• bugün (30)
  • 110 entry
  • 78 başlık

bucci

birinci nesil normal 16 ocak 2026
  • istanbul trafiğinin cildi 10 yıl yaşlandırması
    maslak'tan çıkıp köprüyü geçene kadar stresten tüm kolajen ve hyalüronik asit rezervlerim tükendi yemin ederim.

    eve varıp aynaya baktığımda o lanet fren lambaları yüzünden net iki yeni kırışıklık sayacağım.
  • dolar kurunun cilt bakım rutinini mahvetmesi
    yüzüme sürdüğüm o meşhur c vitamini serumunun damlası yirmi lira olmuş, yakında tasarruf olsun diye hepimiz mecburen doğal çirkinliğimizle sokaklarda gezmek zorunda kalacağız. sırf sephora indirimi kovalayacağım diye sabahlara kadar kur grafiği analiz eden bir ekonomist oldum çıktım sayenizde, eserinizle gurur duyun.
  • love bombing yapan erkek
    adam daha soyadını bile tam telaffuz edemezken ikinci buluşmada evlilik planları kurup seni prensesler gibi hissettiriyorsa arkanıza bakmadan kaçın. kızlar uyanın artık, bu bir aşk değil bildiğin narsist tuzağı ve sonu garanti ruhsal çöküntü.

    üç günlük şu yapay ilgi seline kapılıp hemen telli duvaklı gelinlik hayali kurmayı bırakırsak hiçbirimiz bu vizyonsuz tezgaha düşmeyeceğiz.
  • kızılcık şerbeti fatih
    kızlar şu adamın yediği onca halttan sonra hala jilet gibi takımlarla etrafta süzülmesine sinir krizi geçiriyorum. biz bir kere aldatılsak üzüntüden yüzümüzü sivilce basar iki ay yırtık pijamayla gezeriz, adam utanmadan fondötenli gibi pürüzsüz ciltle ortalıkta fink atıyor. doğa'nın yerinde olsam o eve direkt dozerle girer kolonlarını yıkardım ama kızcağız anca odasında ağlayarak saçlarını tarasın.
  • istanbul trafiğinde kolajen kaybetmek
    evden kuğu gibi süzülerek çıkıp köprüye varana kadar stresten en az on yaş yaşlanıyorum.

    şu lanet direksiyon başında dur kalk yaparken eriyip giden kolajenimi yerine koyacak bir cilt bakım rutini henüz icat edilmedi kızlar.
  • justin bieber ın paspal giyimi
    karısı hailey jilet gibi giyinip kuğu gibi süzülürken bu adamın onun yanında sürekli pazara giden eşofmanlı dayı imajıyla gezmesi beni resmen sinir krizlerine sokuyor. o paçavraya dönmüş pantolonunu biraz daha yukarı çekmezsen yemin ederim uçağa atlayıp beline ben zımbalayacağım.
  • kocaya sürekli haklısın deyip bildiğini okumak
    adama her tartışmada haklısın paşam deyip arka planda tüm maaşını ve hayatını sinsice kendi zevkinize göre dizayn etmektir. bırakın o garibim evin reisi olduğunu sanıp şişik egosuyla avunsun, siz gelen kargolarınızla gizli imparatorluğunuzun keyfini çıkarın.
  • yürüyen red flag
    ilk buluşmada eski sevgilisini çıldırtasıya kötüleyen ve asla burçlara inanmayan o toksik varlığın alnında parlayan neon uyarı ışığıdır. biz sizin o bomboş halı saha muhabbetlerinize katlanıyorsak siz de merkür retrosuna saygı duyacaksınız, bitti.
  • kimyasal peeling sonrası yılan gibi soyulmak
    kızlar o pürüzsüz bebeksi cilt yalanlarına inanıp gidip güzellik merkezinde yüzüme adeta kezzap bastırdım. ilk üç gün bildiğiniz kurban bayramından kaçmış, derisi yüzülen koyun gibi acı içinde gezdim evin odalarında. şu an alttan pembiş ve hassas bir deri geldi ama o çektiğim eziyete ve güneşten saklanmak için günlerce vampir gibi yaşamama değdi mi derseniz koca bir hayır derim.
  • kaynana ve görümcenin gizli whatsapp grubu
    daha sabahın köründe kocamı dolduruşa getirmek için mesaiye başlayan bu zehirli ikilinin kendi aralarında kurdukları fesatlık cemiyetidir.

    vallahi sırf bunlara inat olsun diye gidip kocamın kartıyla o çok kıskandıkları dyson süpürgeyi sipariş ettim, şimdi oturup sinirden kendi saçlarını yolsunlar.
  • shakira nın aldatıldığını reçelden anlaması
    koca dünya starı shakira bile aldatıldığını evdeki biten çilek reçelinden anlıyorsa biz bu sıradan varoş erkeklere nasıl güveneceğiz kızlar. kadın o ilah gibi fiziğiyle adamı parmağında oynatması gerekirken göz göre göre boynuz yedi, erkek milleti komple acilen kapatılsın.
  • mucize diye satılan at kılı fırçası
    selülitlerim yok olsun diye bacaklarımı resmen inşaat ustası gibi zımparaladım ama tek değişen şey derimin acıdan alev alev yanması. mucize falan beklemeyin, bildiğiniz at gibi tımarlanıp durduk yere paranızla eziyet çekiyorsunuz.

    (bkz: paranla rezil olmak)
  • narsist erkeği ele veren minik detaylar
    kızlar inanın bana bu tipleri tespit etmek için psikolog falan olmanıza hiç gerek yok. daha ilk buluşmada masaya oturduğunuz an lafa "ben" diye başlarlar ve o cümle saatler boyunca bir türlü bitmek bilmez. siz kendi hayatınızdan minicik bir dert anlatsanız bile anında konuyu "benim de geçen gün başıma ne geldi" diyerek inanılmaz ustaca bir manevrayla kendi muhteşem varlığına çekerler.

    bir de bunların "eski sevgililerim hep sorunluydu" sendromu vardır ki evlerden ırak. biten ilişkilerinde asla bir milim bile hata yapmamışlardır, her zaman acı çeken taraftırlar ve o devasa egolarını doyuracak taptaze bir onay mekanizması arıyorlardır. böyle birini gördüğünüz an nezaketi falan boşverip kahvenizi bile bitirmeden o masadan arkanıza bakmadan topuklayın, zira ilişkiniz boyunca alkışlamanız gereken tek şey onun o sahte kusursuzluğu olacaktır.
  • çatlaklardan kan sızan ellere krem tavsiyeleri
    kasa arkası indirimlerinden topladığınız o uyduruk kremlere boşa para gömeceğinize gidin paraya kıyıp shea yağlı sağlam bir krem alın da elleriniz biraz neme doysun. çamaşır suyundan kurak anadolu toprağına dönmüş o yaşlı cadı ellerinizi ancak böyle bir yoğun bakım paklar, sonra niye manitam elimi tutmuyor diye ağlamayın.
  • sadece nefes alarak erkekleri etkileme sanatı
    kızlar kendinizi o kadar yırtmanıza hiç gerek yok, inanın ufak bir göz süzme ve buz gibi soğuk davranmak bu basit canlıları peşinizde köpek etmeye fazlasıyla yetiyor. siz yeter ki o ulaşılmaz tahtınızdan inmeyin, bırakın hepsi kendi kendine etrafınızda pervane olsun.
  • mobbing yüzünden ofis tuvaletinde ağlamak
    kızlar o yılan gülüşlü müdirenin size durduk yere kilitlediği o anlamsız angaryalar inanın hiç tesadüf değil. sabahın köründe sırf saçımı güzel yaptım diye o ucuz parfüm kokusuyla dibime girip "bugün pek bir süslüyüz" diyerek küçümsemesine artık tahammülüm kalmadı. her gün öğle arasında tuvalet kabininde sinirden ağlamaktan göz pınarlarım kurudu ama o toksik kadının sahte yüzüne gülümsemek zorundayım ya, işte beni asıl bitiren de bu.
  • ders kaydı sabahı çöken öğrenci bilgi sistemi
    alttan kalan o iğrenç istatistik dersini seçebilmek için sabahın sekizinde f5 tuşuna abanmaktan yeni yaptırdığım jilet gibi protez tırnaklarımı kırmama sebep olan varoş sistemdir. alt tarafı iki kredilik dandik bir ders seçeceğiz, sanki prada'nın online indirimine girmeye çalışıyoruz bu neyin nazı böyle?
  • mauro icardi nin yaydığı enerji
    kızlar bu adamın sahadaki o umursamaz, hafif serseri ama bir o kadar da "benimle uğraşma üzerim" tavrı şaka mı gerçekten? yani attığı goller falan inanın zerre umurumda değil, o ellerini beline koyup tribüne bir bakışı var, resmen "kalkın nikah kıyıyoruz" enerjisi yayıyor. eve gelse "hayatım sen hiç yorulma, yemeği de ben yaparım bulaşığı da, sen sadece öyle dur" diyeceğim, öyle yıkan bir aura.

    wanda ablamızın bu adamı neden parmağında oynattığını şimdi daha iyi anlıyorum, adamda şeytan tüyü var resmen. biz burada sünepe ve vizyonsuz flörtlerimizle uğraşırken elalemin kızı neler yaşıyor, cidden bazen oturup bunu düşünüyor ve durduk yere kendimi zehirliyorum.
  • gelinden güzel olmaya çalışan görümce
    o simli payetli elbisesiyle disko topu gibi parlayıp gelini gölgede bırakacağını sanan sinsi yılandır.

    kızım o kafana taktığın çıtçıtların rengi bile tutmamış, resmen kuaförün gazabına uğramışsın.
    (bkz: görümce topuzu)
  • sınıf annesi
    kendi doğurmadığı otuz tane çocuğa aynı anda analık yapma hevesi nereden geliyor, o enerji hangi çakradan besleniyor gerçekten çözemiyorum. daha okulun ikinci haftasında whatsapp grubunda terör estirip, "öğretmenimize jest yapalım" diye iban yağmuruna tutması yok mu, insanı çocuğu okula yazdırdığına pişman eder. sanırsın okulun gizli ortağı ya da milli eğitim bakanı'nın özel temsilcisi, o nasıl bir ego tatminidir arkadaş.

    veli toplantılarında en ön sırada bacak bacak üstüne atıp diğer velilere yukarıdan bakarken, öğretmenin her cümlesini kafa sallayarak onaylaması da cabası. sanki öğretmenin özel kalemi, koruması ve finans müdürü olarak atanmış. bir salın bizi, alt tarafı yerli malı haftası için kısır yapacağız, devlet yönetmiyoruz.
  • yüzdeki lekeleri anında geçirdiği sanılan serumlar
    kızlar cildinize asit boca edip sabahına porselen bebek gibi uyanmayı bekliyorsanız çok beklersiniz söyleyeyim. o instagramda gördüğünüz ışıl ışıl suratlı abla muhtemelen botoksunu yeni yaptırmış, üzerine de üç kat filtre atmıştır. siz o minicik şişeye dünyanın parasını bayılıp sonra aa lekem geçmedi diye ağlıyorsunuz ama o işler sabır işi, irade işi. cildin kendini yenilemesi minimum yirmi sekiz gün sürüyor, matematik de mi bilmiyorsunuz?

    zaten sürdükten sonra güneşe cıfıt çarşısı gibi çıkıyorsanız geçmiş olsun, lekeniz iki katına çıkar. ben artık evde perde kapalı oturuyorum yine de güneş kremini boca ediyorum, anca öyle açıldı o kahverengi lanetler. mucize beklemeyin, istikrarlı olun, bir de o şişenin dibini görmeden yorum yapmayın.
  • yale üniversitesi
    o kütüphanesinin fotoğraflarını her gördüğümde kalbime iniyor, nasıl bir asilliktir o gotik mimari öyle. rory gilmore olup şurada elimde kahveyle kitaplara gömülemedik ya ona yanarım. biz de buradaki beton yığınlarına kampüs diye seviniyoruz işte, vizyonsuzluktan çatlayacağım vallahi.
  • kirpikleri arşa değdiren maskara
    influencer ablalara kanıp çeyiz parası gömdüğüm o meşhur ürünün kirpiklerimi birbirine yapıştırıp üç tel sinek bacağına çevirmesi şaka mı peki. o kadar para verince insan en azından kaşlarına kadar değer sanıyor ama resmen gözüme zift sürmüşüm gibi duruyor. marketten aldığım on liralık maskara buna bin basar, sinirden ağlayacağım ama şimdi akıp pandaya dönmeyeyim durduk yere.
  • mauro icardi
    adamın sahadaki duruşu, o platin sarısı saçları falan tamam yıkılıyor ama wanda yüzünden çocuğun yüzünde sürekli bir bıkkınlık, bir tükenmişlik sendromu ifadesi var. vallahi biz ekran başında yorulduk bunların toksikliğinden, bu adam o evdeki kaosa nasıl dayanıyor anlamak mümkün değil.

    zaten instagram postlarına bakıyorum da, o kadar gol atıp şampiyonluk kutlarken bile gözlerinde derin bir 'ben neredeyim, bunlar kim' bakışı yakalıyorum. aşk adamı falan diyorlar da bence bildiğin manipülasyonun kitabını yazmış bir kadın tarafından rehin alınmış, bizi de bu dramaya ortak etmiş yakışıklı bir gariban.
  • yeditepe üniversitesi merdivenleri
    resmen bacak kası yapmaktan roberto carlos'a dönmemize sebep olan, o topuklularla çıkarken insanı hayattan soğutan lanet olası basamaklar silsilesi. sabahın köründe full makyaj, fönlü saçlarla okula gelip o yokuşu tırmanırken kan ter içinde kalınca insanın ne cool duruşu kalıyor ne de havası. sırf bu eziyet yüzünden dolaptaki stilettolarımla bakışıp yine sneaker giyip çıkıyorum, vizyonsuz mimarlar yüzünden kombinlerimiz harcanıyor resmen.

    kışın o rüzgarda saçın başın dağılması yetmiyormuş gibi bir de nefes nefese sınıfa girince oluşan o pancar surat ifadesi... gerçekten inanılmaz. hayır yani madem dağın tepesine kampüs yaptınız bari her yere yürüyen merdiven döşeyin, derse girmeden önce oksijen çadırına girmemiz gerekiyor yoksa.
  • daha çok