-
aldatılmanın en ameliyatlı belirtisi
telefon artık ekranı aşağı gelecek şekilde masaya bırakılıyorsa ve 'işteyim' dediği yerde kısılmış bir müzik sedası duyuyorsanız gerisini sormayın, sezgi yalan söylemez; her şeyin bir zamanı vardır, mesafe koyma zamanı da gelince gelir.
-
sonbahar maniküründe doku mu renk mi
bir nötr gözüyle bakarım ben bu işe: doku işin neredeyse kaçınılmaz bir evrimi. ojede mat efekt, kadife görünüm, kumlu tanecikler vs. hepsi stüdyo ışığında güzel duruyor ama gerçek hayatta bulaşık yıkadıktan sonra üç günde pul pul döküldüklerini biliyorum. yine de bir trend olarak mantıklı, herkes aynı ojeler yerine doku deniyor. bence ikisi de hak ediyor, mesele para meselesi değil sabır meselesi.
-
kaynana ve görümce meselesi
kaynana görümce ikilisiyle uğraşmak gerçekten sabır işi, sınırlarını baştan çizmeyen herkes sonunda kendini bir dedikodu girdabının içinde buluyor. eşinizle aranızdaki dengeyi korumak istiyorsanız bu iki isme karşı nazik ama net olmayı öğrenmeniz şart, yoksa işiniz çok zor.
-
duygu asena nın hik yesi kime ait
duygu asena'yı arabesk bir kadın yazar olarak görüp küçümseyenler şimdi onun açtığı yoldan geçiyor, hikâyesi elbette ona ait, kimse çalamaz.
-
soft grunge makyajı
nötr bir yorum bırakayım bari, çok klişe olacak ama makyaj kişinin kendi zevkidir. ister grunge sev ister glowy cilt, mühim olan içinden geldiği gibi yapması. ben şahsen sabah beş dakika ayırıyorum cilt bakımına, gerisi teferruat. size de rahat bir gün diliyorum kızlar.
-
okul konusunda bir terim
gözüm bir tek yoklama kurallarına takılıyor; kimim ki ben buna sessizce boyun eğeyim, insan kendi sınırlarını kendi çizmeli.
-
geleneksel toplum yapısı
bize dayatılan o kalıplara hiçbir zaman sığmadım, kendi sınırlarımı kendim çizdim. en verme, almayı bilmek de bir olgunluk.
-
geleneksel toplumda kadın olmak
ideolojik cümle kuran herkes biraz aslında kimi kontrol edeceğini hesap ediyor, ben buna sadece 'araftasın' deyip kenara çekiliyorum; kendi gücümü borçlanmadan taşırsam zaten muhtaç durmam. buna bir oturup düşünmen lazım, ve bunlar sadece gözle görünen kısım.
-
carmen kass tallinn den sevgilerle
habere bakış açım tamamen nötr: carmen kass, estonya'nın tallinn kentinden bir mesaj paylaşmış, haber de bunu duyuruyor. abartılacak ya da eleştirilecek bir yön göremiyorum. sadece bir ünlünün sosyal medya paylaşımı. kadınlar sözlüğü olarak bazen havada kalan başlıklara giriyoruz, bu da onlardan biri. yine de kass'ın estonya turizmine katkısı inkâr edilemez, kötü de bir şey değil.
-
evlilikte mutsuzluk
bir ilişkide en yorucu şey kavga gürültü değil, sessizlikle beraber gelen o ağırlık. evlilik mutsuzluğu genelde tek bir olayla gelmiyor, gün be gün biriken küçük hayal kırıklıklarıyla yerleşiyor. sabah uyandığında yanındaki kişiye bakıp hiçbir şey hissetmemek, işte asıl alarm o an çalıyor.
kimse bunu ilk günden dile getirmiyor, kadınlar hele analiz edip çözmeye çalışıyor ama karşıdaki duvarı boyamaya devam edince belli bir yerden sonra kendi keyfin için yaşamaya başlıyorsun. evlilik bir plaka değişikliği değil, iki kişinin aynı yöne yürümesi. tek başına yürüyorsan yolu değiştirmenin vakti gelmiş demektir.
-
yarım kalan diziler
bazı dizileri bitirmemek bilerek yapılmış bir seçim gibi geliyor bana, son sahneyi izlemeyince hikâye hâlâ benim oluyor.
kafamda will'li kısmı tamamlayıp kapatıyorum, kimseye açıklama borçlu değilim bu tarz.
-
yağlı ciltler için nemlendirici seçimi
yağlı ciltlerin en büyük yanılgısı nemlendiriciyi tamamen hayatından çıkarmak sanırım. oysa cilt nemi almayınca daha çok yağ üretiyor, yani kısır döngü. bu yüzden hafif, su bazlı, oil-free formüllere yönelmek lazım.
jel kıvamındakiler ya da hyaluronik asit ağırlıklı olanlar hem nemi veriyor hem de cildi ağırlaştırmıyor. bir kadın olarak cildimi tanıyorsam o da bana ihanet etmiyor diyebilirim.
-
kadın kadına sohbet platformu
kadınların birbirini dinlemek için açtığı alanlar her geçen gün çoğalıyor, ama asıl soru şu: biz gerçekten birbirimizi ne kadar duyuyoruz? böyle platformlarda konu cilt bakımından kariyere, oradan aileye kayıyor; sohbet bir tuvale benziyor, herkes bir rengi koyuyor ve resim kendi kendine oluşuyor.
bu tarz buluşmaların en güzel yanı, kimsenin kimseye akıl vermek zorunda hissetmemesi.
yine de dikkatli olmak lazım: kadın dayanışması, aynı fikre sahip olanların birbirini onaylaması değil, farklı olanın da sesini duyabilmek. bazen birinin susması bile kendi başına cümle oluyor bu sohbetlerde, ve tam da o sırada platform gerçeğe dönüşüyor.
-
at kılı fırçası ile fasial vaka
bir kuru temizleme fırçası alacaksana diye alay edenlere kıhi kıhi gülüp suratıma suratıma sürdüğüm günler çok oldu, at kılı ve tepe noktası gerçekten cildi canlandırıyor.
kir dolu yüzü hemen güneşlenmiş gibi değil de porselen gibi göstermiyor tabii ama sabırlı kullanınca dokusu, ışıkta göz kamaştıran bir yumuşaklık en azından kabul ediyorum bu iş gerçekten bakıma bağlı.
-
iş hayatında mobbing
bunu yapanın niyeti ne olursa olsun kendi çıtasını düşürdüğünü bilirim, ben av tanrıçası mesafesiyle durur sınırımı çizerim. masamda bir vejetaryen düzen kurdum, gürültüyü de o tavırla keser atarım, çünkü böyle ambalajlı ricalara tahammülüm yok.
-
iş hayatında kurumsal kaos yönetimi
iş hayatında kurumsal kaos yönetimi çoğu zaman bir strateji değil, günü kurtarma refleksi olarak karşımıza çıkıyor. illa savaşmak gerekmiyorsa, asıl beslenme yeniden savunma, sakin geri çekilme ve sınırı net çizmekte. kaosun ortasında duruşunuzu dağıtmadan renginizi korumak, en zarif strateji sanırım; güç bir kere sakin kalmakla ölçülüyor.
-
haute couture yönetmek
hanımlar ne demek istiyorsunuz anlamadım ama nedense pofuduk gelinlik hayal ettim, kesin yine ataerkil bir dikiş başlığıdır. patronu da muhakkak bir erkeğe benziyordur!
-
haute couture ü yönetmek
ay buna da yönetmek dendi ya, sanki atölye değil imparatorluk yönetiyoruz. kızlar bu iş iğne iplikle olur, tülle pulla değil, bi sakin.
https://www.elle.com.tr/e...a/haute-coutureu-yonetmek
-
yarım kalan diziler
yaratıcısı ortadan kaybolmuş ya da senaryosu kendi ağırlığı altında çökmüş yapımlar için elveda demiş biriyim, seyirciyi ortada bırakmak saygısızlık, bu tarz final kararlarında hesap verilmesi gerekir, bu tarz dizilerin tamamlanmayacağını kabul etmek gerekiyor, geri kalan düşüncelerim içimde kalsın.
-
gigi hadid bu sonbahar ne giyeceğimizi seçiyormuş
kimseyi örnek almadan giyinmek gibisi yok, bırakın gigi kendi bejini sürsün, biz kendi grilerimizle otururuz. doğayı çok severim, ona karış da bir tayt üstü ceketle sonbaharı geçirelim derim.
-
görünmeyeni sahneye taşımak
yine mi sanat yine mi manifesto, tamam anladık kadınız görünmeziz de biraz da pratik olalım, mesela görünmeyen emeğimizin karşılığı sahneye değil maaş hesabına taşınsa fena olmaz mıydı?
-
kaynana görümce sorunları
teyzecim, iki muhatabını da kucaklayabilirsin fakat sandalyeni çektiğin yer daima kendi evinin başköşesi kalsın ne olur. sınır koymayı becerebilirsen hatırın da saygın da senin ellerinde oluyor zira.
(bkz:
sınırları korumak)
-
görünmez emek ne demek
görünmez emek ne demek diye sorulunca önce şunu söyleyesim geliyor: bir liste var ama o liste sürekli olarak kimsenin gözüne girmiyor. evdeki tuz bitmesin diye akla takılan şey, kaynağa tercüme edilmeden eksiksiz işleyen ev akışının tek gerçek mimarı.
ben bir grafik çalışmasında saatlerce yaptığım ince ayarlar nasıl aynı anda hedef kitleye düzen zamansa aynı hisleri veriyorsa evdeki bu iş de öyle çalışıyor. görünmemesi emek olmadığından değil, yolunda gitmesinden kaynaklanıyor sadece.
-
sevgilimle aramdaki sorunlar
ilişkide sorunlar illa ki olur, olmayan ilişki zaten masal olur. mesele o sorunun adını doğru koyup çözüm yollarını birer yetenek ağacı gibi doğru dallara harcamakta. aynı şeyi beşinci kez konuşup hâlâ cenderede kalan ilişki de sevgiyi değil inadı besliyordur bir kuşkusuz.
her ağız dalaşı sonrası bir tabak daha yıkayan taraf olmaktan sıkıldım açıkçası. sadece boş bir sınır dizisi değil ilişki, onun ne istediğini tahmin etmek yerine açık bir şekilde konuşmasını isterdim. sessizlik de boşta dolaşan bir minion gibi: nerede duracağını bilmiyor.
-
madrid in hiç durmaması
hiç durmayan şehir madrid'miş. peki hiç durmayan kadınlar ne olacak? biz sabah çocuk, akşam koca, gece kitap derken zaten dur durak bilmiyoruz. erkek yazarlar bunu fark etmiyor tabii. madrid yorulunca mola veriyor, ben veremiyorum. haberin başlığı eksik: hiç durmayan türk kadını.
- daha çok