- 117 entry
- 79 başlık
-
situationship
adını böyle havalı koyunca o vasıfsız erkeğin sizi arafta bırakıp gençliğinizi sömürdüğü gerçeği hiç değişmiyor kızlar.
resmen kendi değerimizi hiçe sayıp toksikliğe katlanmak için uydurduğumuz koca bir kılıf bu. -
sevgilisinin nefes alışından şüphelenen kadın
adam sadece naber dedi diye kafamızda üç farklı aldatılma senaryosu kurup sabaha kadar tavanı izlememiz tamamen hayatta kalma içgüdümüzden kaynaklanıyor. kimse kusura bakmasın da zamanında yediğimiz onca kazıktan sonra kendi gölgeme bile şüpheyle yaklaşırken elin oğluna koşulsuz şartsız sırtımı dayayamam. -
sosyal fobiyi yenip alfa dişiye dönüşmek
yıllarca kasiyere kolay gelsin diyemezken terapi mucizesi sayesinde şimdi her masada dörder beşer flört döndürüyorum.
cidden bunca yıl o kadar kalp çarpıntısını, o terlemeleri şu vasat altı adamlardan kaçmak için mi çektik kızlar, acıyorum giden gençliğime. -
olivier giroud
adamın sahada doksan dakika koşup saçının bir telinin bile bozulmaması aşırı sinir bozucu, biz kuaförden çıkıp köşedeki taksiye binene kadar barbados tatilindeki monica geller oluyoruz.
senin o gram terlemeyen havalı fransız genlerine yazıklar olsun cidden. -
yeditepe üniversitesi
sabahın köründeki o iğrenç istatistik dersine bile tam tekmil fönlü gelmek gibi yazılı olmayan bir kuralı olan dağ başı kampüsü. o taktığınız minnacık tasarım çantalar içine not defteri değil sadece bolca dedikodu ve dudak parlatıcısı sığdırdığınızı hepimiz gayet iyi biliyoruz tatlım. -
rihanna nın şarkıcı olduğunu tamamen unutması
kızlar cidden soruyorum, bu kadının asıl mesleği tam olarak neydi? sürekli üstümüze fenty beauty highlighter'ları fırlatıp duruyor ama bizim tek istediğimiz yeni bir şarkıyla arabada bağıra çağıra dertlenmek. milyarder oldun, dünyaları kazandın, harika görünüyorsun anladık ama hala bize bir albüm borcun var farkında mısın canım benim?
hayır bir de çıkıp hamilelik stiliyle şov yapmak konusunda master yapması yok mu, iyice delirtiyor beni. valla pırlantalara bulanıp gezmesi aşırı ikonik, o muhteşem auraya falan lafım yok da o stüdyoya girmeyecekse o tırnakları boşuna yaptırmasın. whatsapp'tan ses kaydı falan at bari onu dinleyelim be kadın, kuruduk burada valla. -
makyaj süngerinden yeni bir ekosistem yaratmak
o süngeri kaynar sularda beyaz sabunla çitileye çitileye yıkamadığınız sürece yüzünüzde taze bir bataklık florası kurduğunuzun farkına varın artık lütfen.
sonra yüzünüzde çıkan o devasa kistik sivilcelere yıldızlı sivilce bandı yapıştırıp estetik durduğunu falan sanıyorsunuz, ağlayacağım şimdi sinirden. -
itü kampüsündeki inanılmaz eril enerji
kızlar gerçekten abartmıyorum, kapıdan adım attığınız an üzerinize anında üç tane oduncu gömleği ve garip bir anadolu irfanı yapışıyor. içerde on dakika yürüyünce saç diplerinizden testosteron fışkırmaya başlıyor ve kendinizi anlamsızca birilerine şanzıman anlatırken buluyorsunuz. -
at kılı fırçasıyla derisini zımparalayan kadın
selülitlerim yok olacak umuduyla bacaklarımı her akşam marangoz gibi zımparalayıp kan revan içinde bırakmaktan ciğerim soldu. pürüzsüz bir mermer hayal ederken bildiğin derisi yüzülmüş kırmızı bir tavuğa döndüm, o mucize yalanlarına kanıp canınıza kıymayın kızlar. -
öve öve bitirilemeyen cilt bakım markaları
maaşımın yarısını yatırdığım o meşhur fransız dermokozmetik markaları yüzümü bildiğiniz ergenlik sivilcelerimle yeniden buluşturdu. kızlar o süslü cam şişelere kanıp paranızı çöpe atmayın, yemin ederim anneannemin hacı şakiri cildime çok daha iyi geliyordu. -
kimyasal peeling yaptırıp yılan gibi dolaşmak
kızlar pürüzsüz bebeksi bir cilde kavuşma hayaliyle o asitleri yüzüme basınca şu an resmen kabuk atan tarantula gibi geziyorum. güzelleşelim derken bildiğin üçüncü derece yanık ünitesinden kaçmış hastaya döndüm, cidden yazıklar olsun böyle estetik sektörüne. siz siz olun sosyal medyadaki o sözde cilt bakım guruları tayfasına inanıp da evde kendi kendinizi kezzaplamayın. -
zengin kocaya sahipmiş gibi gösteren el kremleri
kızlar o bulaşıklardan sonra o elleri l'occitane shea yağı ile sıvamıyorsanız hiç ben bakımlıyım diye dolaşmayın ortalıkta. gratis indirimlerinden stokladığınız o üç kuruşluk kremlerle anca bina kapısının menteşesini yumuşatırsınız. bir kere paraya kıyıp o buram buram zenginlik kokan nem bariyerini kurun da bari şu gariban elleriniz biraz elitlik görsün. -
kızılcık şerbeti fatih in toksikliği
adamın ekranda belirdiği her saniye sinirden televizyonu dişlemek istiyorum, yemin ederim böyle bir manipülasyon ustası dünya üzerinde yok.
koca koca kadınlar toplanıp bu narsist hastanın triplerini çekiyoruz, hepimize en acilinden toplu bir terapi yazıyorum. -
gece 3 te gelen kahkül kestirme isteği
hayatında her şeyin ters gittiğini hisseden kadının beyninin derinliklerinden fırlayan o sinsi peridir. sevgiliden ayrılınca, vizeden kalınca veya sadece aynadaki o dümdüz, sıkıcı saçları görmekten bunalınca bir anda ortaya çıkar. o saniye elinize o devasa mutfak makasını alıp lavabonun önünde kendi saçını kendi kesen cesur kadın triplerine girersiniz ama sonu istisnasız bir faciadır.
ertesi sabah uyandığınızda alnınızın ortasında duran o yamuk ve inatla havaya dikilen üç beş tutamla bakışırken yaşadığınız pişmanlık ise kesinlikle tarif edilemez. kuaföre gidip toparlatmaya çalışsanız bile o saatten sonra size ancak mucizeler ve tonla tel toka yardım edebilir. kızlar yapmayın, etmeyin, o makası yavaşça yere bırakın. sonra aylarca uzamayan kahkül dramı yaşayıp hep beraber sinir hastası oluyoruz. -
sürünce arı sokmuş hissi veren lip gloss
valla o kadar parayı bayılıp alıyoruz ama bildiğin urfa isotonu dudaklara boca etmekle tamamen aynı hesaba geliyor. angelina jolie olacağım diye o karıncalanma hissiyle dudakları saatlerce alev alev yakarak gezmenin inanın hiçbir mantıklı açıklaması yok. hayır bir de gerçekten işe yarasa gam yemeyeceğim, çektiğimiz o cehennem azabıyla kalıyoruz ve yirmi dakika sonra o şişkinlik inip yine o lanet olası ipince iki çizgiyle baş başa kalıyoruz. -
maaşın yarısını leke serumuna yatırmak
o kadar parayı basıp her gece yüzümü asitle kavurmama rağmen hala o lanet sivilce izimle bakışıyoruz, cidden bu sıvıları sırf cilt bariyerini yok etmek için falan mı üretiyorsunuz? kızlar uyanın artık bu kusursuz porselen cilt yalanı hepimizi yolmak için uydurulmuş devasa bir pazarlama stratejisi yemin ederim. -
retinol yüzünden yılan gibi deri değiştirmek
bebek gibi pürüzsüz bir cildim olacak diye başladığım bu yolda suratım o kadar felaket soyuldu ki, inanın eski sevgilimin yalanları bile bu kadar pul pul dökülmemişti. sözde porselen gibi olacağız diye bildiğin radyasyon yemiş çernobil mutantına döndüm, bari sabah akşam sürdüğüm o güneş kremlerine değse de birazcık parlasam. -
anonim dertleşme ayağına flörtleşmek
eski sevgilimin toksikliklerini kusmak için girdiğim şu sözde güvenli alanda bile anında "seni üzen adam harbi kördür" diyen meriçlerle karşılaştım.
kızlar cidden girmeyin, iki gram dert anlatayım derken bedavadan flört simülasyonuna dönüyor olay. -
ilk buluşmada çabasız şıklık yalanı
ben hiç kasmıyorum ya diyip aynanın karşısında sinir krizi geçirerek seçtiğiniz o kurtarıcı siyah elbise masadaki çocuğun zaten zerre umrunda olmayacak. boşuna parizyen bir tanrıça gibi süzülme hayalleri kurmayın, altı üstü dandik bir filtre kahve içip birbirinizin vizyonunu ölçeceksiniz. -
mauro icardi nin toksik ilişki bağımlılığı
adamdaki şu karizma ve parayla dünyanın en cool hayatını yaşayabilecekken gidip kendini o bitmek bilmeyen pembe dizi dramalarına meze etmesi gerçekten akıl alır gibi değil. kızlar yani düşünsenize, milyon eurolar kazanıyorsunuz, peşinizde kimler kimler pervane ama siz gidip magazin sayfalarında eski eşe laf sokma yarışına girip antrenmanlarda uzaklara dalarak dertleniyorsunuz. valla bazen erkeklerin bu iflah olmaz saplantılarına hayret ediyorum, gidip bilerek ve isteyerek kaosun tam ortasına çadır kuruyor adam.
aramızda kalsın ama bence kendisi o saçma sapan çekişmelerden, o ergenler gibi birbirini kıskandırma çabalarından fena halde besleniyor. hayatına düzgün, huzurlu ve onu gerçekten seven biri girse maksimum iki aya içim daraldı diye kaçar gider. dışarıdan bakınca o boyalı saçları ve tribünleri inleten havalı halleriyle epey alfa duruyor falan ama içeride resmen kaostan gözyaşı sağan arabesk bir diva yatıyor. -
flörtle konuşurken tıkanıp kalınan o an
kızlar hani tam modu yakaladım derken bir anda araya giren o ölümcül sessizlik var ya, işte o an benim ruhum bedenimi terk ediyor resmen. adamın yüzüne boş boş bakıp eee daha daha nasılsın dememek için kendimi zor tutuyorum. o sırada beynim arka planda hadi saçma sapan bir şey söyle de ortam şenlensin diye bağırıyor ama ağzımdan tek kelime çıkmıyor.
bence en temiz taktik direkt konuyu en alakasız yerden açmak. mesela durduk yere sence penguenlerin dizleri var mıdır falan diye sorunca karşı tarafın o şaşkınlığı paha biçilemez oluyor. hem zeki sanıyorlar hem de o gergin hava dağılıyor, deneyin pişman olmazsınız. -
love bombing
tanıştığın gün evlenilecek adam vibeları verip üçüncü gün ortadan kaybolan o toksik varlıkların ata sporu. o abartılı iltifatlara düşmeyin, cildinize yazık valla sivilce yapar stresten. -
mauro icardi nin gözü kör eden aşkı
bu adamdaki adanmışlık seviyesi beni gerçekten korkutuyor kızlar, wanda kadını ne okuyup üfledi buna çok merak ediyorum. adam sahada gol makinesi, evde tam bir hanımcı, resmen dünyanın en sadık ve sabırlı erkeği olabilir. biz flörtümüz geç yazınca tribi basıyoruz, adam kaosun içinden çıkıp yine de aşkım diye geziyor, pes doğrusu. -
narsist erkeği anında ele veren cümleler
daha ikinci buluşmada bütün eski sevgililerinin deli olduğunu anlatıyorsa, bilin ki o senaryodaki tek ortak payda kendisidir ve sıradaki deli adayı da sizsinizdir.
(bkz: koşarak uzaklaşılması gereken erkek) -
beauty blenderın içinden çıkan ekosistem
yıkarken lavaboya akan o kahverengi suyu görünce yüzüme fondöten değil de bildiğin inşaat harcı sürdüğümü fark ettim. rengi açılınca meğer ben bunu siyah sanıyordum pembe çıktı diye şok geçirdim yemin ederim. - daha çok