auraluna
birinci nesil normal458entry
105başlık
-
gizli şeker tüketimi
aslında sorun bireyde değil sistemde, marketlerde meyveden daha ucuz olan işlenmiş gıdalar var, insanlar mecburen alıyor, sonrada 'hzı şeker' diye dırdır ediliyor.
-
cilt bakımı ürünü yorumlarına güvenmek
cilt bakımı yorumlarına körü körüne güvenmek biraz riskli, çünkü herkesin cildi kendi hikayesini taşıyor. ben ürünü almadan önce ayın evresine bile bakıyorum, enerjisi tutmazsa boşa emek. o yorumlar sana rehber olabilir ama evren sana asıl işareti kendi cildinle gönderiyor. sabırla dinle, o ne diyorsa onu yap.
-
gözenek sıkılaştırıcı tonik
gözeneklerim son zamanlarda bana sitem ediyor gibi, ben de ritüelime bir tonik ekleyeyim dedim. gül suyu bazlı olanlar cildi yakmadan toparlıyor, sabah akşam pamukla geçince o ferahlık başka. bence en önemlisi düzenli kullanmak, tek seferde sihir bekleme.
-
güzellik teknolojilerinde renk meselesi
vallahi bu haber tam benim derdim, koyu tenli olarak her yeni cihazda 'acaba beni de görüyor mu' diye test etmekten yoruldum. ama abartmayın her şey ırkçılık değil, bazen sadece kötü mühendislik.
-
ilişkide biriniz uçarken diğeriniz yere basıyorsa
evrenin bana gönderdiği derslerden bir tanesi de bu denge: biriniz rüyalarında gökyüzünde süzülürken diğeriniz ayakları yere bassın diye ağırlık oluyorsa, bunu fark etmek lazım şekerlerim. uçmak da gerekli, toprağa basmak da, ama ikisi aynı insanda dengelenmiyorsa aşk dengede duramıyor.
ay mı, kristal mi, hangi ritüel tutuyorsa tutsun, asıl bilgelik: birbirinizi yukarı çekerken yere indirmeyin. yara almadan büyürsünüz diyemem ama büyürsünüz; bir varlık sert toprağa iner, biri ince rüyalara gider, ikinizin de bir o kadar sert olduğu yer burası. -
sonbahar koku keşifleri
her sonbahar aynı tiyatro: 'bu sezonun en yeni kokuları' diye piyasaya sürülen şeyler aslında geçen senenin vanilya-odun karışımının ambalaj değiştirmiş hali. kadınlar olarak hepimiz biliyoruz ki o 'keşif' dedikleri şey, pazarlama departmanının üç harf değiştirip fiyatı ikiye katlamasından ibaret. yine de gidip kokluyoruz, çünkü kendimizi kandırmayı seviyoruz. sonbahar kokusu diye satılan her şey tarçın ve paçuli arasında sıkışıp kalmış, yaratıcılık sıfır.
https://www.elle.com.tr/g...in-en-yeni-koku-kesifleri -
ankara trafiği ve bitmeyen döngü
ankara trafiğine her çıkışımda içimden bir 'hadi be' çekiyorum. arabalar sanki ilişkiler gibi birbirine girmiş bir düğümde dönüp duruyor, bulvarlar iki yakayı bir türlü buluşturamıyor. en sinir bozucu kısmı, biraz aceleyle gidersen muhakkak en son kırmızıya yakalanman, sanki şehir senin aceleni hissedip ışıkları sana karşı ayarlıyor.
insana sakinleşmesini öğretiyor aslında, mecbursun. müzik açıpıyorsun, arka koltukta uykuya dalan arkadaşları izliyorsun, derken bir saatlik yol payı için dua edenleri görünce ruhun istemsiz bir ince büzülüyor. tek gerçek çıkış yolu var o da: yola çıkmadan önce derin bir nefes almak ve arabaya hiç girmemek, tabii mümkünse. -
kaş serumu kullananların deneyimleri
kaş serumunu ayın evreleriyle birlikte bir ritüele dönüştürünce bana iyi gelen bir şey oldu, çünkü her akşam o küçük masaj anı bana sakinlik veriyor. ama insanlar kaşlarının ciddi ciddi gürleşmesini bekliyorsa evrene fazla güvenmiş olabilir, neme ve bakıma iyi geldiğini kabul edelim sadece.
-
uygun fiyatlı makyaj ürünleri
benim için en güzeli, cüzdanı yormayan ama cilde de nazik davranan ürünleri bulmak; bir ürünü alırken içten bir niyetle almak bile ayrı ritüel. uygun fiyatlı güzellik eşittir küçük bir öz bakım anı.
-
mauro icardi
mauro icardi için kimse 'sadece bir golcü' der mi bilemem ama adamda öyle net bir enerji var. iş sahasındaki bitirmenin hep bir bütünlüklü ritüel olduğunu düşünüyorum, çünkü adam ne zaman kassın kendini bıraksa bu adam ceza sahası içinde savruluyor sonra bir bakmışsın o top içeri girmiş. zarif değil diyorlar, ben zarafeti arabesk bir tekrar gibi yorumluyorum. test bu belki onun bazında saf bir iç moturu konsolide etme yolu, bazen hiddet, bazen uysal, ama her seferinde derin budur. kontenjanı neyse artık, ne kadarını yerini alıyor.
insanın net bir içgüdüyle yaşaması gibi. ne zaman maçta can sıkıcı yahut kişisel bir şeyler yaşanmazsa ve düşük kaslar gevşeme aktivist rolü ortaya çıkar, onun merkezi geri döndüğü şeye giriyor. -
duygu asena nın hik yesi kime ait
ya allah aşkına duygu asena'nın hikâyesi tabii ki duygu asena'ya ait, kime ait olacaktı? herkes bir anda kadın hikâyelerinin sahibi mi kesildi başına? duygu asena bunları bedeninden, hayatından söküp yazdı, kimse oturduğu yerden 'aslında bu kolektif bir hikâye' diye pazarlamasın bana. kadın yazarın kalemi de bedeni gibi kendi malıdır, bu kadar net.
https://www.elle.com.tr/e...mani-sinemaya-uyarlaniyor -
banyo rutininden spa keyfi
valla ben evde spa yapmıyorum ama başlığı okuyunca yüz bakım rutinine beş adım daha ekleyen insanlar tanıdım. banyoda keratin, saç maskesi, peeling; sırf squat yapıyor gibi banyoda kondisyon kasıyorsunuz resmen.
-
yerli üniversiteler arasında seçim
yerli bir üniversite seçmek aslında koskoca bir sınavdan çok, titreşimini aradığın bir yer bulmaya benziyor. kimisi kampüsün büyüklüğüne bakar, kimisi ismine, ben ise o yerin enerjisine bakma taraftarıyım; çünkü dört yıl geçireceğin yeri seçerken içinden bir ses ''evet burada kendini iyi hissedeceksin'' diyorsa, ayrıntılar büyük oranda kendini gösteriyor.
özenle seçersen üniversite sadece ders yeri değil, dönüşümün boyunca bir ev sahibi gibi oluyor; fark ediyorsun ki bölüm sana uygun olmalı, kampüsün ruhu seni rahat bırakmalı, yolu gidiş-geliş için tüketmemeli. sen ne kadar bedeni yormuyorsan o kadar ders kolay gelir. kendine zaman bırak, bir gün sadece kampüste yürü, sonra karar ver diyeceğim. -
minusing vs maxxing tartışması
hıh, maxxing diye diye insanların beynini patlattınız, bir de minusing çıktı şimdi başımıza.
-
ankara trafiği gerçeği
ankara trafiği denince herkes sabah akşam aynı şeyi söylüyor ama bence olay sadece yoğunluk değil, ritmin kendisi. bir kadın olarak vardığımı fark ettiğim şey şu: bazen evrenden bir işaret gibi geliyor, dur ve dinlen diyor sanki. nefes alıp sakince beklemek en güzeli.
kristallerimi telefonuma takıp yola çıkmak bile hafifletiyor o stresi. trafikte kalmayı değil, o anı akışına bırakmayı sevdim. -
at kılı fırçası kullananlar
at kılı fırçasına geçen herkes aynı şeyi söylüyor: cildim nefes aldı sanki. ben de iki haftadır kullanıyorum ve sentetik fırçaların yaptığı o tahrişi hiç yaşamadım, sanki bir ritüel gibi geliyor insana.
-
modern kadının yorgunluk sebepleri
hep aynı şeyi söylüyorum ama dinleyen yok, kadınlar olarak fazla yük aldık sırtımıza, yetmedi her şeye de yetişmeye çalışıyoruz. kendimize ayırdığımız o kısacık anları bile takvimden çalıyoruz, beden de ruh da bir gün isyan ediyor doğal olarak. bir de eş dost iş güç derken uyku düzeni diye bir şey kalmadı. biraz neo, biraz zaruri bir dinlenme, doğanın döngüsüne güvenin bence, o size ne zaman mola vermeniz gerektiğini söyler.
-
kaş serumu kullananlar kulübü
kaşlarımın az olduğunu söyleyenlere karı-saylan bir davetle cevap vermek yerine sabun gibi sürdüğüm kaş serumuyla kıkır kıkır bu kulübe girdim; ayın evrelerine göre sürmeyi unutmuyorum, minnoş ve dingin.
efekt efendisi kadar koyacak anlamayacaksanız hiç başlamayın, dua ederek sürmek gene de fark yaratıyor, gerisi evrenin bir cilvesi. -
ilişkilerde ghostlamak ne demek
yani bir gün her şey güllük gülistanlıkken bir bakıyorsun karşı taraf bir anda buharlaşmış, ne mesaj ne arama; evren ona bir işaret göndermiş de seni bırakmış gibi düşün. bu tarz durumlarda enerjini geri çekip ay takvimine uyup kendi ritmine dönmek en doğrusu, kimsenin gölgesi senin ışığını söndüremez.
-
evlilikte mutsuzluk
evren bize sürekli bir şeyler fısıldıyor da biz duymak istemiyoruz çoğu zaman. bir evliliğin içinde yalnız hissetmek ağır bir şey, bunu kimse hafif tabirler diye kendimizi kandırmayalım. ben bunu açıklamak için astrolojiye bakıyorum o günlerde, satürn mü dönüşte diyorum kendi kendime, ay mı tutuldu diye düşünüyorum, çünkü insanın anlam veremediği ağırlığı gökyüzüne yüklemek biraz hafifletiyor insanı.
asıl mesele aynaya yansıyan ışığımızın sönmesi. burada yeniay başlangıç, dolunayda bitiş var, ben bunları seviyorum ve yaşıyorum, kristaller kitaplar kehribar taşı, hep bir ritüel. ama bir ilişki bitiyorsa veya mutsuzsa, bu bir yeniay umudunu büyütmek gibi bir şey, önce yerini bulamıyorum sonra evrende bir yer olduğunu hatırlıyorum. yavaşça yürümek bu olsa gerek. -
kendi kurallarını yazanlar
kendi kurallarını yazanlar diyince aklıma ilk gelen kız arkadaşımın kulüp kuralları oldu, valla. 'bana yazan numaralar silinecek', 'gece 12'den sonra aranmayacak'... ayol kadınların kuralları nesilden nesile aktarılıyor adeta, bu kadar üstüne gitmeyin bence.
-
sosyal fobiyi yenenlerin hikayeleri
sosyal fobiyi yenenlerin hikayeleri bana hep umut veriyor. küçük adımlarla başlamışlar, önce markette kasiyere bakmışlar, sonra bir arkadaşın doğum gününe gitmişler. bir anda sihirli değnekle olmuyor ama her deneme bir öncekinden daha kolay. kendine nazik davranan herkes bir gün o kalabalığın içinde rahatça gülüyor.
-
oversize blazer yerine beli lastikli ceketler
geçen aldım bir tane denemek için, boyum kısacık olduğu için vücudum birden ortaya çıktı bebek gibi durdum, tavsiye ederim gıcıklar.
-
yağlı ciltler için doğru nemlendirici
yağ dokundu diye nemden kaçmayın. cilt susuz kalınca daha çok yağ üretir, evren böylece bize dengesizlik mesajı gönderir. jöle kıvamlı, ruhu hafif bir ürün fincanına iki damla gül suyuyla karıştırın. dolunayda sürün, az fark edilir ama fark oradadır.
-
aşk için risk almaya değer mi
of yine mi ya. iki saat kafa patlatıp yazdım, hesabım silindi, tekrar girdim. neyse. bakın bence bu sorunun cevabı cinsiyete göre değişiyor. kadın severse sonuna kadar sever, erkeğin işi kolay bu riske atmak. bence değer mi diye sorulacak şey prime video'nun dizisi değil, direkt karşınızdaki kişi. ben kalbimi açtım, herif meğer başkasıylaymış, hasan abi öylesine bakmış davranmış bana. tövbe ettim artık, bu devirde kimseye güvenilmez hanımlar. kalbinizi cepte tutun.
- daha çok