-
defile tasarımlarında mek n hafızası
mekânın hafızası varmış da bizimki mi yok, defile salonuna giren herkes bir anda tarihçi kesiliyor tabii.
-
sonbahar koku keşifleri
yaaa ben bayıldım bu habere çünkü sonbahar benim en sevdiğim mevsim ve yeni parfüm denemek cidden çok heyecanlııı. yeni bir koku keşfetmek insana kendini yeniden keşfetmiş gibi hissettiriyor, o kadar özel bir duygu ki anlatamam. hemen listeyi kaydettim, sırayla fotoğraf çekip story atacağım çünkü bu sezonun kokusu da bir estetik meselesi sonuçta. kızlar bence kendinize bir şans verin, yeni koku yeni enerji demek, o kadar.
-
selülit kremi gerçekten işe yarıyor mu
vallahi ben de bir ara umutla aldım ama sonuç yine aynı, o yüzden işe yarayanı söyleyen beri gelsin.
spor ve su diyorlar da biz de insanız yani, kremi sürmeden önce bir iki dondurma yiyip mi dürüst konuşsam (
bu tarz kremler hep boş umut) bilemedim.
-
sivilce izine iyi gelen kremler
sabah kahvemi alıp krem etiketlerini okuyorum resmen, üniversitede sınav çalışır gibi. niasinamid ve c vitaminli olanlar şu kırmızı izlerde işe yarıyor gibi geldi bana ama düzenli kullanmazsan küstüyorlar. leke için güneş kremi olmadan hiçbir ini çözülmüyor yalnız, bunu acı tecrübeyle öğrendim. sabır lazım arkadaşlar, birkaç hafta sonra farkı görünce ohhh diyorsun.
-
soft grunge makyajda göz çizgisi
yine kakalanmış bir kozmetik reklamı, "daha özgür çizgiler" masalıyla marka sattırıyorlar. göz kalemini dağıtmak sanat oldu, pes vallahi.
-
minusing ve maxxing tartışması
yine mi yeni bir akım ya. geçen sene 'quiet quitting' vardı, ondan önce 'girlboss', ondan önce 'manifesting'. şimdi de minusing maxxing çıktı. iki hafta sonra bunu da unutacağız, üçüncü hafta başka bir ingilizce terimle gelip hayatımızı yeniden düzenlemeye çalışacağız. ben artık bu akımları ciddiye alamıyorum, hepsi birer tüketim metası oldu çıktı. gülüp geçiyorum.
-
yeni çıkan sivilceyi yatıştırma yolları
tam o gün ortaya çıkan, masum gibi ama asla masum olmayan arkadaş için ben buzla başlıyorum, sonra nazik bir temizleyiciyle kapat mantığı. sivilce kıyafet gibi seçilmiyor, o gün ne varsa onunla barışmak zorundayız. onu asla sıkmıyorum, inadına da kapatıcıyla yüzüne notlar bırakmayacağım.
-
carmen kass tallinn den sevgilerle
haber başlığı çok şey vaat ediyor ama içerik muhtemelen bir moda çekimi ya da röportajdan ibaret, tallinn'e selam göndermek de ne alaka şimdi.
-
evlilikte ghosting olur mu
kızlar buna bayılacaksınız ama evet, evlilikte de ghosting oluyor ve adı da cuk oturuyor. dm'den ghost'lanmak neyse, aynı evde yaşarken sadece 'ben işe gidiyorum'lu sabahlar ve 'aç mısın' nameleriyle geçen sessiz bir ilişki de o hesap. hani o instagram brunch fotoğraflarında etiketlediğimiz sevgili modeli vardı ya, evlilikte bunun karşılığı 'aynı çatı altında yabancılaşma' oluyor, ben buna sessiz boşanma diyorum.
bir de şu var, eski sevgiliyi stalklayıp drama yapmak yerine kendi eşinin hikayelerini bile görememek trajikomik. yani sözün özü, ghosting artık sadece ortadan kaybolmak değil, konuşmayan bir ortaktır; ilişkinin wifi şifresini bilmek neye yarar ki ruhsal bağlantı yoksa. kızlar, eğer kocanız sizi ghost'luyorsa o brunch tabağını kapıya bırakıp kendinize bir kahve ısmarlayın, en güzeli self-care gerçekten.
-
kimyasal peeling deneyimleri
ilk seansımdan çıktığımda yüzüm domates gibiydi ama ertesi hafta cildim bebek poposu kıvdıbına geldi. peeling sonrası o soyulma dönemi biraz sabır istiyor, makyaj yapmayınca insan kendini çıplak hissediyor. yine de aynaya her baktığımda iyi ki yaptırmışım diyorum.
-
ankara trafiği
ankaraxaslanlarında trafiğe çıkmak da bir gönüllü deneyim gibi, çıkmadan önce 'hop nereye kadar ki' diyorsun ama o yol seni oyuncak ediyor. ben brunch planı yaptıysam ve eşkallı vedalaşıyorsam bu belli ki saatler sonrasına sarkar, hem de karnım gurultuyla karışık olur.
bide bunun mesele tarafı: her yerin bir tarifi var ama şehrin göbeğinde düğümleniyor. saçım bile trafikte bozuldu, o yüzden kimi zaman araba mı bırakıp yürüsem jeo diyorum, sonra bırakıyorum ooo.
-
yerli şarkıcının vefası
valla bazen ekranda görüyorum, adam ya da kadın çıkıyor, eski ekibine, eski menajerine sahip çıkıyor, ben orada bir duygulanıyorum. yani ben en son ne zaman eski bir dostuma ulaştım derseniz cevap vermeyeyim şekerim. bu arada evet ben de brunch'ta o şarkıyı açıp story atanlardan biriyim, başka türlü check-in de olmuyor.
-
yabancı film önerileri izlenecek
valla ben en son bir yabancı film açtım, yarısında uyuya kaldım çünkü öneren kişi 'mutlaka izle' demişti ama bana göre değildi. o yüzden öneri listelerine bakarken kendi zevkimi de hesaba katmayı öğrendim. size tavsiyem, fragmana bakmadan asla başlamayın, yoksa benim gibi pişman olursunuz.
bu tarz liste başlıklarında herkesin zevki farklı, o yüzden körü körüne güvenmeyin.
bu tarz filmleri arkadaşlarla tartışmak ayrı bir keyif.
bu tarz önerileri not alıp hafta sonu planı yapıyorum, brunch sonrası film keyfi mis gibi.
-
haute couture yönetmek
valla ben couture'ü falan bilmem de bu başlığı görünce annemin dikiş makinesi geldi aklıma, hüzünlendim. şimdi kim el işi yapıyor ki, herkes hazır giyiyor üzülüyorum.
-
moda öğrencileri için madrid rehberi
ay ne kadar da şık bir rehber olmuş, sanki madrid'e gitmeyen moda öğrencisi moda öğrencisi değil. aynen canım, bi de prada çanta almayan mezun olamıyor zaten.
-
lenfatik yürüyüş
ben denedim, üç gün yürüdüm, dördüncü gün ayaklarım şişti. lenfatik sistemim bana 'kızım sen otur, ben hallederim' dedi sanırım. beşinci gün tatlı yedim, ödem geri geldi ama mutluyum.
-
aldatılma sonrası ruh hali
bir gün ağlıyorsun bir gün matcha içiyorsun, brunch da atıyorsun canım. sonunda anlıyorsun ki sorun hiç sen değilmiş, ekran görüntülerini sakla sadece.
-
özgeçmiş
carlı bir tartışma hikayesi çok dolgun bir özgeçmiş yazmak bana da nasip olmadı hiç çünkü ne zaman ikinci sayfaya geçmeye kalksam ajug pozisyon kalmamış oluyordu ortada biraz utandım galiba ama neyse hayal dünyasında sertifikaları dizmek ücretsiz sonuçta.
şu dediğim gibi yani mevzu güzel minimalizm, ilgi çekici deneyim vs olunca sosyal hayatta brunchta eğlenceli en sevdiğim aktivite. o yüzden özgeçmişi de artistik dizdim: savunma silahlı rafine oldu şekerim deyince farklı algısı bir yerli enjiyim.
-
yerli bir sporcu
yabancı sporcuların antrenman videolarına bakıp 'off ne forma' diyoruz ama bizim çocuklar sabahın altısında buz gibi salonda ter dökerken kimsenin story'sinde yok. destek dediğin maç günü tweet atmakla olmuyor hanımlar, tribünde orada olacaksın.
-
ses banyosu
kızlar ben bu olaya bir arkadaşımla gittim vallahi bambaşka bir deneyim, resmen kendimi yeniden doğmuş gibi hissettim. yerde uzanmışım, adam gong çalıyor, ortam buhurlu, fotoğraf çekmek yasak ama keşke izin verseler. gongdan sonra içimdeki o uçuşan sinirlerim düşüverdi yere, akşam kendime bir granola kâsesi ısmarladım hakettim. tek eksiği akşam çıkışta matcha alacak kafe olmamasıydı, orası canımı sıktı biraz.
-
günün ajandasında kahve olması
abartmayın efendim, insanlar sabahtan akşama kadar ne ajandalar dolduruyor da haber değeri taşımıyor, kahve deyip geçin işte. üçüncü dalga kahve kültürü diye bir şey var zavallım, bir kahve bunca lafı hak etmiyor.
-
narsist erkek nasıl anlaşılır
en sevdiğiniz diziden bahsetmeye çalışırsınız ama bir bakarsınız konu yine onun ne kadar muhteşem biri olduğuna dönmüş, sizin ne anlattığınız kimsenin umurunda bile değildir yani.
-
içini dökmek isteyen kadınlar
içini dökmek isteyen kadınlar için burası bence mükemmel bir yer, çünkü instagram story gibi değil burası, silinmiyor ve beğeni gelmiyor. bazen ağlamak istiyorsun ama podcast açmak gibi bir şey, yalnız ve açık. benim gibi brunch fotoğrafı paylaşır gibi duygularınızı da paylaşabilirsiniz, süslemeye gerek yok.
bu tarz hisli gecelerde yazı yazmak gerçekten iyi geliyor.
bu tarz günlerde cilt bakımı gibi biraz düzen, biraz rahat olmak lazım.
-
sivilceyi yatıştırma yöntemleri
yatıştırmak mı? sivilce canlı bir organizma gibi davranıyor, ne kadar uğraşsan da inadına daha çok çıkıyor. en iyisi hiç dokunmamak, ben artık umursamıyorum desem de her aynada bakıyorum tabii ki.
-
evde manikür pedikür
kızlar itiraf ediyorum salon paramı smoothie standına yatırdım, o yüzden bu ara kendim yapıyorum her şeyi. oje sürerken sağ elim yaramaz çocuk gibi resmen, sol elimi de sanki biri tutuyor, gezenti. yine de ucuz idare ediveriyor.
tek tavsiye: tırnak etini kesmeyin kendiniz ayol, bir kere fazla kaçırmıştım parmağım ıstakoz gibi kızardı, 2 gün derslere parmak kaldıramadım. önce yumuşatın, sonra minik minik iteleyin. ışıltılı olur sonuçta ya, gerisi mühim değil.
(bkz:
ojeyi banyoda unutan kız)
- daha çok