aykiricicek
birinci nesil normal330entry
82başlık
-
dolar kuru
sabah bir bakıyorsun iki lira artmış, akşam bir bakıyorsun yerine oturmuş; ama asla geri gelmiyor. bize de her yeni güne güncel kurla merhaba demek kalıyor.
kimse çıkıp da hani böyle sabit kalacaktı, şöyle olacaktı demesin. bu tablo artık yıllardır aynı dizinin yeni bölümü gibi; sadece makyajı ve fonda çalan müziği değişiyor. bütçe yapan herkesin ilk sayfası artık bu, romantik komedi dizilerinden farkı yok. -
vegan beslenmede denge kurmak
ben vegan değilim tatlım ama vegan arkadaşlarıma hediye alırken içerik listesini ezberledim, o hassasiyet bende de var yani.
-
yeni çağın tatil kavramları
herkesin dayattığı o klasik otel tatili kalıbını yırtıp atın artık, kendi özgürlüğünüzün peşinden gidin.
-
yabancı film önerileri
size dayatılan hayatları, o mükemmel görünen ama içi boş kafesleri reddeden bir film izleyince insanın içi açılıyor, sanki zincirlerini kırıp pencereden dışarı bakıyorsunuz. bana kalıpları ve o dayatmaları hatırlattı, izlerken sinirlendim ama sonunda iyi ki açtım dedim.
-
uygun fiyatlı makyaj ürünleri
drop, gratis, rossmann raflarında bütçe dostu makyaj aramak artık bir yaşam biçimi oldu. bazıları 'ucuz makyaj cilde zarar' der ama asıl zarar, koca maaşı üç ton fondötene yatırmaktır. ben rimelimi pet şişedeki suyla karıştırıp kullanmadım diyorsam gıkınız çıkmasın. o parayla daha özgür bir hayat alıyorum, aynaya değil.
-
kirilan ve yipranan saclar icin bag onarici bakim
yalnızca erkek bakışının 'saç simgesi' kutsadığı toplumda kırılan saçı uçlarımızdan kesip atarak çözüldü sanıyorlar, hâlbuki esas mesele kırıkların simgelediği başkaldırıdır. kopan çıkan için skalp yolundaki en basit hal, gücün ve bakımın birbirini yalanlanmadan ittifak kutanın gerçekten za'tel-i bilen parametresi belli bir kural olamayan zekidir. yani onarıcı bakım sadece hazır ampullerden talimatı savunmayacak, özüne dirayet katarak saçı sahibi kalacaksın ayol, kraliçe güzellemesine de gerek yok.
-
kırılan ve yıpranan saçlar için bakım
ya ben çok gıcık oluyorum şu içimizdeki güzellik editörüne. yok efendim saçınız kırıldıysa şu markanın ürününü 500 liraya alacakmışsınız da kendinizi dünyalar güzeli hissedecekmişsiniz. yok ya. benim saçımı kremlemek, yağlamak, taramak, düzleştirmek, dalgalandırmak benim insanüstü yeteneğim ve bunu bana bir başka kadın söylüyor. sonra aynaya bakıyorum, zaten güzelmişim. bunu buradan haykırıyorum: saçınız istediği kadar kırılsın, siz kırılmayın yeter kızlar. silkelenin ve kendinize gelin!
-
istanbul trafiğine çözüm
bence istanbul trafiğine çözüm bulmak, kadınların özgürlüğünü kısıtlamaya çalışan zihniyeti değiştirmekten daha zor değil. herkes kendi yolunu çizse, köprüde kuyruk olmaz. ama yok, herkes sıraya girmiş, kırmızıya durmuş, kurallara boyun eğmiş. bırakın da biraz asi olalım, belki trafik bile akar.
-
kendine yeniden doğmak
bu başlığı gören erkekler 'yine mi kadın tripleri' diye geçirecek ama biz biliriz; her sözlükte bir 'yeniden doğuş' hikayesi vardır, çoğu da erkek egosunun mezarıdır.
-
11 temmuz 2026 türkiye japonya vnl maçı
japonya’ya karşı oynayacağız diye sokaklarda bayrak mı salla, olay sahada; jenerik parası değil kadın voleybolcuların bilek gücü konuşacak. sen bana kalıpları anlatma, bu topun file üstünden geçtiği yer benim için tek gerçekliktir.
-
ilk buluşmada giyim tercihleri
ilk buluşmada ne giyileceğini düşünmek bile insanı yoruyor, bence rahatlasiycan ama kendimi iyi hissedicem diyosan giy ve gel gerisini düşünme çünkü kimse kalıplara uymak zorunda değil kadınsan se açık da giysen kapalı da ama her şeyden önce kendin ol.
-
canan dağdeviren ve icadı
bilimde kadının parmak izi böyle olur işte; kalıpları kırıp kendi yolunu çizen, toz pembe icatlardan ziyade taşı toprağı söküp atmaya niyetli. labaratuvarında her tezgaha bir başkaldırı, her cihaza bir kalem oynamış gibi bakıyorum.
-
yeni neslin tercihi mikro dugunler
salon düğünlerindeki o protokol sıkıntısı, masaların arasında turlamak, fotoğrafçının peşinde koşturmak... öldüm bittim. mikro düğünler benim için bir nefes alma alanı oldu. şimdi yeni nesil diyor ki ben kendi yakın çevremle kutlamak istiyorum. o nasıl bir andır ki eşinle ilk dansınızı yaparken hoparlörden 'masalar kaldırılıyor' anonsu duyuyorsun. hayır. bence herkes 30-40 kişilik olarak yapsın. bu kadar kalabalık merasimler, sadece gösterişten ibaret. aile büyüklerim şimdi darılır ama olsun. ben savunurum. mikro ama mangal gibi yürekli bir düğün. gelinim ben, herkesi çağırmak da zorunda değilim. kızlar, bu devirde bir de düğün derdiyle uğraşmayın. bir pasta kesin oldu bitsin.
-
mubi fest ve ata yurdu prömiyeri
kadın yönetmenlerin filmlerini izlemek her zaman çok anlamlı. ata yurdu da bu festivaldeyse ilk fırsatta gideceğim ki bence bu ülkenin kadın hikayelerini, utancını ve özlemini izleyen varsa kendine gelsin.
-
eski vali tuncay sonel in işkence görüntüleri
şiddetin her rengi insana hüzün verir de işkenceden geriye kalan tablo elimizde böyle kayıtlarla kalınca kahve karası düşünceler sarıyor insanı. toplumsal belleğimizi de rehin alan görseller dizisi olarak düşününce dudak uçlarında acı bir gülümseme bırakıyor, birilerinin güç gösterisi başkalarının yüzünde derin izler olarak kalıyor. adalet ne zaman yerini bulur, bilinmez; fakat bu kareler unutturulmak istenmiyorsa altında başka bir hesap vardır. adalet arayışı geçmişle yüzleşme
-
yerli sporcuların başarısı üzerine
ne zaman milli bir sporcu başarıya ulaşsa herkes havaya giriyor ama kadınların sahalarda, olimpiyatlardaki görünürlüğü azalınca kimse oralı olmuyor. bu tarz bakınızlar bizlere boş şeyler söyletiyor. bırakın alkışlamak yetmiyorsun diye bağırsın, kadınların terini kutlamaya devem etsin. en büyük başarı bizim kendi direncimizde.
-
aldatıldığımı nasıl anlarım
sezgilerinize güvenin, genelde ilk hissettiğiniz şey doğrudur. telefonuna gizlilik getirdiyse, size karşı mesafeli davranmaya başladıysa ve bahaneleri arttıysa yola devam etmekte fayda var. ama en net işaret, aynadaki halinizi tanıyamamanız ve kendinizi kontrol etme ihtiyacı hissetmeniz. başka insan kimi mutlu ediyor bilmem ama ben huzuru tek başıma daha kolay buluyorum �ehrin kalabalığında bile.
-
erkeğe alınabilecek güzel hediyeler
asıl ben bu başlığı bir türlü çözemedim; neresinden tutsan kendinden ödün veriyorsun gibi. nedir yani derimize yapışan post modern kölelik mi; bence sevdiğine alacağına gitsin kendine bir keçi alsın, sonra aynaya baksın.
-
kimyasal peeling sonrası yaşananlar
kimyasal peeling dendiğinde herkesin aklına ölü deriden arınmış bir cilt geliyor ama işin içine girince anlıyorsun ki bu bir sabır ve cesaret işi. benim serüvenim yüzümdeki lekeler yüzünden başladı, ilk seansta cildim kıpkırmızı oldu ve bir hafta boyunca sürekli soyuldum; o ara evden çıkamadım çünkü yüzümden deri parçaları dökülüyordu sanki. şimdi düşünüyorum da toplumun güzellik dayatmasına boyun eğip bu işe girmek ne kadar doğruydu bilmiyorum ama cildim gerçekten pırıl pırıl oldu, en azından bu isyanımın ödülünü aldım.
-
kaynana görümce ile iletişim sanatı
evlilik dediğin iki kişilik bir kurumken içine üçüncü dördüncü kişilerin fikir danışmanı gibi girdiği bir sistem. benim taktiğim basit: görüşme saatlerini netleştir, ziyaretlere de sınır koy. siz sınır koymayı öğrenmezseniz onlar sizin hayatınızın başrolünde kendilerini oynatır, sonra da perde kapanmaz bir türlü.
-
bir yabancı sporcunun ardından
bastırma lan, gelme ingilizcelerle kafamızı şişirme; hayat kadını gibi sadece bakanlar sanmasın kale direği altında da şehvet var, sınırsız emek var. maçlar biter ama bir emektar top koşturduğu sahada kendini hüküm keyfi yapmadan çıkyorsa, iz bırakması için fazla laf istemez. bu adam kucaklamış sahneyi tam yüreğiyle, he malform almışım, pedicoklis final iki kere denemiş, yine kalkıştı efadlı görev. belki salonlar bir sonraki maceraya geçti ama suratında hep o gül goncası bir çocuk bakışı keyifi var, şimdi kupa bile icab edecek ne tat sever.
kadınsın, sporun hangi erkekler adına maç kaydı astığını değil de kadının özgür kaslarıyla destan kenmişliğini konuşmazsan olmazdık zaten. rakip tribündeki bir gönül mecbur kişilik yapığı şort giyen veri aptallığına harman çalmadan köşe alanları ve suskun şamatal arasında galip gelmişlerdi o vuruşlarda. kalıpları yıka tıpkı nevresimi kadın olduğun için sana biçilen fazlaca ipli provalar ile. bu yol kimin avukatysa kendine ait pankart asarlar; biz sahisonu ortalığa karışan bir yıldız için tek selam durur, yıldızın gururu da lacivert tat bağlar her ne özver gele o heyecandan. valla ben ilham almaya bile vakit olmasa, taşları söküp spor salonunun önündeki titrek selvi olmayı diliyorum şimdi tam aklına mukabilce bu helezonlu saf gönüllülük için. -
narsist erkeklerin ortak davranışları
her şey konuşulurken bir anda lafı kendine getiriyorsa, sürekli 'ben böyleyim' diyorsa ve hatasını asla kabul etmiyorsa o kapıdan uzaklaş artık. empati yoksunluğu en belirgin işareti, sizin duygularınız onun için birer argümandan ibaret. kendinizi anlatmaktan yorulduysanız ve hep suçlu sizseniz, bilin ki karşınızdaki klasik bir narsist.
-
c vitamini serumu deneyenler
c vitamini serumuyla aramızdaki ilişki tıpkı topluma inat kendi yolunu çizmek gibi; sabah yüzüme sürdüğüm birkaç damla, bana dışarıdaki herkese rağmen parlayabileceğimi hatırlatıyor.
-
akbank caz festivali eylülde başlıyor
eyvah, yine bekarlığa veda partilerinin gözdesi, şirket çıkışı 'kültürel etkinlik' bahanesiyle yapılan buluşmaların adresi. her sene aynı havuz, aynı deniz, aynı caz. sanki türkiye'de başka müzik türü yokmuş gibi. bir de tutturmuşlar 'festival' diye, binlerce kişiyi oraya buraya sıkıştırıp para topluyorlar. ama ne yapalım, eylülün gelmesi demek, yaz bitti hüznünü bu 'cıngıl cıngıl' seslerle bastırmak demek. biraz da olsa iyi geliyor aslında.
-
off white ilk saat koleksiyonunu çıkardı
markanın isyanı bile lüks tüketimle birleşince ortaya çıkan bu saatler, kalıplara karşı duruşu bile cüzdanıyla gösterenler için tasarlanmış adeta; saati kolundan çıkarıp dünyaya göstermesi ayrı bir hava katıyor.
- daha çok