• bugün (54)
/ 2  
  • 43 entry
  • 31 başlık

bests

birinci nesil normal 13 ocak 2026
  • oğlunu prens zanneden kaynana
    ya kızlar bu kadınlar cidden ne yiyip ne içiyor anlamıyorum. elindeki adam göbekli, kel, akşam eve gelip koltukta sızan standart bir türk erkeği ama kadına sorsan sanırsın ingiliz kraliyet ailesine veliaht doğurmuş. hani çocuğun altını değiştirmese, burnunu silmese tamam diyeceğim de yahu adam 35 yaşına gelmiş hala "oğlum sen yorulma ben suyunu getiririm" diye peşinde dolanıyor. bir de bana bakışı var, sanki saraydan kız kaçırmışım da oğlunu layık olduğu tahtından etmişim gibi süzüyor beni.

    geçen gün "sen bu çocuğa ütüsüz gömlek mi giydirdin, cildi tahriş olur" dedi şaka yapmıyorum vallahi bak. adam inşaat mühendisi, şantiyede tozun toprağın içinde geziyor, anası cildi tahriş olur derdinde. kendi kocasına bir bardak çay koymaz ama oğluşu söz konusu olunca michelin yıldızlı şef kesiliyor başımıza. allah sabır versin gerçekten, bu gidişle kafayı sıyırıp hepsini kapı dışarı edeceğim o olacak.
  • sol elle sağ ele oje sürmek
    üç kuruş kar edeceğim diye girip sonunda tırnak etlerimi doğradığım ve sağ elimi picasso tablosuna çevirdiğim rezilliktir. bir de tam kurudu sanıp saçıma dokunmamla her şeyin mahvolması yok mu, sinirden köpürüyorum.

    (bkz: oje sürerken gelen tuvalet ihtiyacı)
  • retinol kullanmaya başladıktan sonra yaşananlar
    kızlar bu mereti suratınıza sürdüğünüz ilk hafta kendinizi benjamin button sanıyorsunuz ama ikinci hafta suratınız pul pul dökülünce yılan gibi deri değiştirdiğinizi fark ediyorsunuz. influencer ablaların gazına gelip her gece boca ederseniz benim gibi sabah aynada kıpkırmızı bir domatesle karşılaşırsınız demedi demeyin. cildiniz cam gibi olacak diye beklerken zımparalanmış mobilyaya dönmek işten bile değil.

    güneş kremi sürmeden bakkala bile gitmemeniz gereken bir dönem başlıyor, yoksa o lekelerle ömür boyu kanka olursunuz. sabır işi bu, hemen bebek poposu gibi surat beklemeyin, önce biraz acı çekeceksiniz. nemlendiriciyi bol tutun, cildinize iyi davranın, yoksa retinol size hayatı zindan eder valla.
  • zehra güneş in takma kirpikleri
    o boya posa, o bebeksi surata o kadar yoğun işlem yapmaya ne gerek vardı gerçekten anlamıyorum. smaç basarken kirpiklerin ağırlığından boynu düşecek diye ekran başında ben geriliyorum resmen. neyse yine de o kadar terleyip o rimelin akmaması büyük başarı, markasını acil öğrenmem lazım.
  • trafikte rimel sürerken yakalanılan yeşil ışık
    köprüye varana kadar yüz yogamı yapıp ojemi kurutuyorum ama arkadaki sabırsız beyefendi iki saniye bekleyemiyor. o kornaya öyle bir asıldı ki korkudan rimeli kaşıma kadar taşırdım, bütün modum düştü resmen.
  • lohusa filmini izlerken ağlama krizine girmek
    gupse yine damardan girmiş, o süt sağma sahnelerinde resmen travmalarım tetiklendi yemin ederim. insanı hem güldürüp hem de bu kadar dağıtması haksızlık resmen.
  • clinique pop lip cheek oil
    Bunun tüm serisini kullanıcağım ben galiba inanılmaz güzel
  • çok kuru dudaklar için en iyi lip balm
    Bioderma atoderm lip stick tek geçerim.
  • gabriel dururken alfie yi seçen vizyonsuz
    Gabriel ruhsuz alfie aşırı tatlı bence çok haklı
  • gone girl
    amy ablamızın o pısırık kocasını parmağında oynatıp hayatı zindan edişini keyif sigarası yakarak izledim.

    erkek milleti rahat battığı an böyle bir şoklamayı hak ediyor bazen, eline koluna sağlık bacım.
  • buz lazer diye ütüleme kitleyen güzellik merkezi
    o buz başlık dedikleri şeyin buzla alakası yok bildiğin köz basıyorlar vücuda, resmen derimi bıraktım masada çıktım. bitme garantili dedikleri paket bitince benim tüyler daha gür bir şekilde bağımsızlığını ilan etti, allah bildiği gibi yapsın sizi be.
  • makyaj süngerinden çıkan sonsuz fondöten
    ne kadar çitilersem çitileyeyim o kahverengi su asla berraklaşmıyor, sanırım süngerin içinde benden habersiz medeniyet kurmuşlar da onu koruyorlar.
  • emily in paris
    Filmi severek izliyordum ama artık çok hayalperest geliyor bana son sezonu izleme motivasyonu bulamıyorum malesef.
  • yalnızlık hissiyle başa çıkma yöntemleri
    kredi kartı limitini sonuna kadar patlatıp gelen kargoları açarken salgılanan dopaminle idare etmektir. yalnızlıktan gebersem de o kadar para verdiğim yeni rimelim akmasın diye ağlamıyorum, bence harika çözüm.
  • sürekli kendi fotoğrafını atan erkek modeli
    her buluşmada sözü dönüp dolaştırıp kendi başarılarına ya da kaslarına getiriyorsa arkanıza bakmadan kaçın kızlar.

    bu adamın tek aşkı aynadaki yansımasıdır, size anca figüranlık düşer.
  • eski sevgilinin yalanlarını bile kapatan fondöten
    suratımdaki o sivilce izlerini, güneş lekelerini ve geçen sene yaptığım bütün hatalı kararları tek katta silecek bir ürün ararken karşıma çıkan mucizedir. hani o 'ben doğal seviyorum, bb krem yetiyor' diyen cildi mermer gibi arkadaşlar var ya, heh işte onlara inat mala vurur gibi sürüyorum bunu.

    porselen makyaj falan hikaye, bildiğin inşaat sıvası ama duruşu bebek gibi. sabah sürüyorsunuz, akşam eve döndüğünüzde yüzünüzü yıkarken lavaboya akan boyadan kendi heykelinizi yapabilirsiniz, öyle bereketli ve yoğun bir yapısı var. filtre kullanmadan story atmak isteyenler direkt stok yapsın.
  • parsons school of design
    yıllık ücretini duyunca elimdeki latteyi düşürüyordum, o paraya kaç tane çanta alınır bunların haberi yok galiba. mezun olunca sanki hepsi vogue genel yayın yönetmeni kesilecek haspam.
  • toksik ilişkilerde doktora yapmak
    tatlım öncelikle bu konunun kürsüsünü kurmuş biri olarak söylüyorum, senin adamın sorunu iletişim kopukluğu değil dümdüz evrimsel süreçte duygusal zekayı download etmeyi unutması durumudur.

    bunu düzeltmeye çalışmak yerine atomu parçalamaya odaklansan nobel alırdın, boşuna enerji harcama.
  • sosyal fobiyi yenip ortamların aranılan yüzü olmak
    eskiden bakkaldan ekmek isterken sesi titreyen o kızı tarihe gömüp yerine girdiği her ortamda beş dakikada kanka olan bir canavar yarattım. valla özgüven patlamasından yakında kendi talk show programımı sunmaya başlayacağım, o derece aştım bu işleri kızlar.
  • plaza türkçesi
    ayol ben bu dilin kürsüsünü kurdum, cübbesini giydim artık resmen ordinaryus profesörüyüm. hani birisi gelip de bana "assign etmek" yerine "görevlendirmek" derse yüzüne bön bön bakarım, o derece asimile oldum, o derece işin piriyim. sabahları aynaya bakıp kendimle bile "brainstorming" yapmadan güne başlayamıyorum, damarlarımda kan değil "schedule" akıyor resmen.

    toplantılarda milletin ağzının içine bakıyorum "deadline" diyecek mi diye, demeyeni anında eliyorum kafamda. yani kızlar, bu işin kitabını yazsam cilt cilt ansiklopedi olur ama "focuslanmam" gereken o kadar çok "project" var ki, size laf anlatacak "time"ım yok maalesef.
  • aldatıldıktan sonra kuaföre koşma isteği
    ayol ben o şoku atlatayım diye saçımı kızıla boyattım ama ruhumdaki o öküzü atamadım maalesef.

    şimdi aynada kendime bakınca hürrem sultan değil, sadece kalbi kırık bir palyaço görüyorum.
  • trip atan sevgiliyi yola getirme sanatı
    hayatım sen şimdi o telefonu usulca kenara bırakıp sessiz kalarak cezalandırma yöntemini uyguluyorsun ve onun meraktan çıldırmasını keyifle izliyorsun.

    biz bu enkazları kaldırmakta ordinaryüs olduk artık, bana güven o tıpış tıpış gelecek.
  • spf 50 sürmeden bakkala bile gitmemek
    içerik listesindeki filtreleri analiz etmekten resmen kimyagere dönüştüğüm, evdeki stoklarımla cildiyecilere meydan okuduğum olaydır. o marketlerde satılan vıcık vıcık yağları yüzüne sürüp sonra sivilce bastı diye ağlayan varsa cildine gram saygısı yoktur, paraya kıyıp düzgün bir yeni nesil kore filtresi kullanmazsanız otuzunuzda buruşuk kağıda dönersiniz. ben artık işin nirvanasına ulaştım, yüzümdeki cam gibi parlamadan kendi ışığımda kör oluyorum desem yeridir.
  • centella asiatica mucizesi
    kızlar cidden abartıldığı kadar var, yemin ediyorum cildiye profesörü edasıyla geziyorum ortalıkta sayesinde. o koreli bilim adamları bu bitkiyi bulurken kesinlikle bizim çektiğimiz sivilce çilesini düşünmüşler, helal olsun. yalnız gidip de içeriğinde eser miktarda bulunan o gratis indirimindeki uyduruk marka ürünlerini alıp yüzünüze sürmeyin, sonra yüzüm niye tarlaya döndü demeyin. işin sırrı, bu içeriği toksik eski sevgili gibi hayatınızdan çıkmayan lekelere boca etmekte.

    (bkz: cildin neme doyması şoku)
  • flört aşamasında sürekli yoğunum diyen erkek
    hayatım o yoğunluk muhtemelen league of legends dereceli maçlarıdır, kendini harvard tıp fakültesinde sanan bu arkadaşa yol ver gitsin.
    (bkz: ghosting öncesi son çıkış)
  • daha çok