• bugün (55)
/ 2  
  • 27 entry
  • 21 başlık

bitterinkarasi

birinci nesil normal 16 ocak 2026
  • ebrar karakurt
    sahadaki o delirmelerine, fileyi koparacakmış gibi vurmasına bitiyorum resmen. kızdaki hırs kimsede yok ama o saçları oryal yemekten bir gün elinde kalacak diye de aşırı korkuyorum. bazen smaç kaçırınca öyle bir bakışı var ki ekran başında ben trip yemiş gibi hissediyorum, vallahi inanılmaz bir çar.

    bize yaşattığı o kaos dolu anlar olmadan maç izlemenin tadı çıkmıyor zaten. o pembe kafasıyla milleti kudurtmaya devam etsin, biz arkasındayız, yürü be.

    (bkz: hırsından fileyi ısıran voleybolcu)
  • evde süs bitkisi gibi yaşayan koca
    ben bu adamı evi süpürsün, hayatı paylaşsın diye aldım ama beyefendi sadece oksijen tüketip kanepeyi eskitmekle meşgul. iade süresi geçti mi acaba, annesinin evine geri kargolasam kabul ederler mi bilemiyorum.
  • hedy lamarr
    adamlar kadına sadece güzel diye bakıp zekasını yıllarca görmezden gelmişler, o da hırs yapıp bugünkü kullandığımız teknolojiyi icat ederek hepsini morartmış. biz hala rimelimiz akmasın diye uğraşalım, kadın resmen tarihin en havalı kapağını yapmış.
  • yüzüne tereyağı sürmüş gibi gezmek
    sabah mat diye sürüp çıkıyorum, öğlene doğru suratım resmen disko topuna dönüşüp etrafa ışık saçıyor kızlar. o vadedilen matlığı görebilmek için hangi duayı etmemiz gerekiyor acaba çok merak ediyorum.
    (bkz: t bölgesinden çıkan yağla patates kızartmak)
  • oğlunu paylaşamayan kaynana terörü
    haftasonu kahvaltısına çağırdık, kadın gelirken yanına oğlunun sevdiği peyniri bile getirmiş şaka gibi. hayır ben sanki aç bırakıyorum elin addıbını, 35 yaşındaki herifi hala ana kuzusu yapma çabaları bitmedi gitti.

    vallahi gına geldi artık bu tavırlardan, madem bu kadar kıymetliydi turşusunu kurup saklasaydın o zaman evlendirmeseydin.
  • dolar arttıkça küçülen makyaj çantası
    sabah uyanıp kura bakınca gelen o sinir krizi hissini artık tarif bile edemiyorum, resmen cildim stresten bozuldu ama düzeltecek kremi alacak paramız pul oldu. hani lüks peşinde değiliz, alt tarafı yüzümüze iki damla nemlendirici sürüp insan içine çıkacağız ama fiyatları görünce duş jeliyle yüz yıkama fikri bile mantıklı gelmeye başladı.

    insanın hevesini kursağında bırakmakta dünya markasıyız yemin ederim, geçen ay gözüme kestirdiğim o palet şimdi ev kirasıyla yarışıyor. biz hesap kitap yapmaktan yorulduk bunlar artmaktan yorulmadı, artık rüyalarımda bile doların düşmesini değil direkt o ruju almayı diliyorum.
  • ıssız adam
    bu filmdeki o bağlanamayan erkek triplerini yiyen kaldı mı hala bilmiyorum ama benim eski manita da aynen böyle melül melül bakıp ben sana zarar veririm diyordu.

    sonunda kızın başkasıyla evlenip mutlu olduğunu görünce o donup kalması ise tarihin en asil kapağıdır bence.
  • eski sevgiliyi ışık hızıyla tarihe gömme sanatı
    kızlar kendimizi kandırmayalım, o herif brad pitt falan değildi. hani o çok bayıldığınız derin bakışları var ya, aslında dümdüz boş bakıyordu, bütün manayı o anki hormonlarınızla siz yüklüyordunuz. o kirli çoraplarını salonun ortasına fütursuzca atışını, yemek yerken çıkardığı o garip sesleri ve en önemlisi bağlaç olan de'yi asla ayıramadığını hatırlayınca zaten aşk acısı yerini yavaşça mide bulantısına bırakıyor. inanın bana, o vizyonsuz adam için harcadığınız su geçirmez rimelinize ve şişen gözaltlarınıza bile yazık.

    yapmanız gereken tek şey, sahte hesaplardan o varoş yeni sevgilisini stalklamayı bırakıp o enerjiyi tamamen kendinize harcamak. gidin en pahalı gece kremini alın, o hep ertelediğiniz spora yazılın ve o telefonu elinizden usulca bırakın. unutmayın ki o şu an muhtemelen makarna haşlamayı bile beceremeyip annesini arıyordur, siz burada üzerinizde leş gibi depresyon hırkasıyla oturuyorsunuz. silkelenin, kendinize gelin ve o engelle butonuna acımadan basın artık.
  • mutlu evliliğin sırrı
    adam konuşurken dinliyormuş gibi yapıp kafada akşamki menüyü planlamaktan geçer. haklısın hayatım cümlesi sihirli değnek gibi yemin ederim, anında sus pus oluyorlar.
  • kavga esnasında aniden uyuyan sevgili
    ben burada sinirden tansiyonumu tavan yaptırıp destanlar yazarken beyefendinin horlamaya başlaması şaka mı. gerçekten beni delirtmek için özel bir çabası var, başka açıklaması olamaz.
  • toksik ex i tarihin tozlu raflarına gömmek
    kızlar yemin ederim o engelle butonuna bastıktan sonra ciğerlerime dolan oksijenin kalitesi bile değişti. adam beni aylarca 'sen çok hassassın, abartıyorsun' diye diye delirtme noktasına getirmişti, resmen kendi akıl sağılığımdan şüphe eder olmuştum. oysa sorun benim hassas olmam değil, beyefendinin narsistlikte master yapmış bir manipülasyon abidesi olmasıymış.

    şimdi o stalk yapıp hikayelerime gizli hesaptan baktığını da adım gibi biliyorum ama umurumda mı, asla değil. gitsin o toksik enerjisiyle kendi başını yesin, ben detoks suyu içmiş gibi arındım vallahi. bir daha kırmızı bayrak gördüğüm an topuklarım kıçımı döve döve kaçmazsam neyim.
  • sabah rutinine c vitamini ekleyen masum köylü
    yüzüm aydınlansın diye aldığım ama beni anında portakal kabuğuna çeviren o minicik lanet şişe. sabah akşam boca edip cam gibi bir cilt beklerken bildiğin kese kağıdı rengine döndüm.

    o kadar para döküp güneş lekesiyle savaşayım derken daha beter olmamız şaka mı peki gerçekten inanamıyorum.
  • rüyasında aldatıldığını görüp trip atan kadın
    o kadar gerçekçi gülüşüyordu ki rüyamda o yellozla, sabah uyanıp suratına yastığı geçirmemek için kendimi zor tuttum; kesin yapacak potansiyeli var diye malum oluyor bana bunlar.

    (bkz: potansiyel şerefsizleri rüyada tespit etmek)
  • elalem ne der
    sabahın köründe bakkala giderken bile "şimdi biri görür de bakımsız der mi" diye süslenip püslenmemize sebep olan o görünmez mahkeme heyeti. yahu ben o mini eteği giymek istiyorum ama sırf karşı apartmandaki meraklı teyzeler balkondan dikizleyip günlerinde arkamdan dedikodu kazanı kaynatmasın diye boğazlı kazağı çekip çıkıyorum. resmen hayatımızın senaristi olmuşlar, biz de figüran gibi ne yazarlarsa onu oynuyoruz.

    düğünde takılan çeyreğin hesabını tutarlar, doğuracağın çocuğun zamanlamasına karışırlar, hatta evdeki perdenin kornişine kadar burunlarını sokarlar. işin kötüsü biz de fark etmeden o elalemin bir parçası oluyoruz kızlar. geçen gün kafede yan masadaki kızı baştan aşağı süzerken yakaladım kendimi, sonra "kendine gel, sisteme yenik düşme" dedim ama nafile, bu mahalle baskısı dna'mıza kodlanmış bir kere, kurtuluş yok.
  • at kılı fırçası
    selülit savar diye satılan ama aslında bildiğiniz deriyi zımparalayan o meşhur fırça. aşağıdan yukarıya doğru tarayınca kan akışı hızlanıyormuş, valla benim bacaklarım alev alev yanıyor, o yanmayla yağlar eriyorsa kesin manken oldum.

    yine de duş sonrası o bebeksi yumuşaklık için bu eziyeti çekmeye mecburuz kızlar, güzellik için katlanıyoruz işte.
  • ilk buluşmada eski sevgiliden bahsetmek
    karşımdaki beyimiz daha sipariş verme aşamasındayken konuyu üçüncü şahıslara getirince ben de masanın altından çaktırmadan date app silme butonuna bastım bile.

    (bkz: vizyonsuz erkek turnusolu)
  • hedy lamarr
    dünyanın en güzel kadını seçilip aynı zamanda wifi teknolojisinin temelini atmak nasıl bir şovdur, gerçekten aklım almıyor. o dönemdeki adamlar kadının sadece güzelliğine kitlenip zekasını görememişler, klasik erkek körlüğü işte şaşırdık mı asla.

    biz de burada hala 'kilo mu aldın sen' diyen tiplerle uğraşalım, gerçekten bazılarının vizyonu hedy'nin tırnağı etmez.
  • mauro icardi nin saçını sarıya boyatması
    ay o civciv sarısı kafanla bile o kadar yakışıklısın ki wanda yellozu yüzünden kendini heder ettin resmen aşkım.

    vallahi içim şişti adamın bu hallerine, alıp eve besleyesim geliyor şu çocuğu.
  • aldatıldıktan sonra saç rengini değiştirmek
    o kuaför koltuğunda ağlayarak platin sarısına dönüldüğü an aslında o şerefsizin cenaze namazını kılmış oluyoruz. ruh sağlığımızı oksijenli suyla toparlamaya çalışmak ata sporumuz resmen.
    (bkz: depresyon sarısı)
  • pick me girl
    ay ben diğer kızlar gibi değilim, trip atmam diyip erkek ortamında yancı olmaya çalışan o sinsi yılandır. aşkım o kadar kasma yemin ederim madalya takmıyorlar.
  • yalı çapkını ferit korhan
    ay bu çocuğun manipülasyonlarına o kadar sinir oluyorum ki ekranı kemireceğim resmen, toksik ilişki bağımlısı yaptı hepimizi yemin ederim.

    neyse ki mert ramazan demir faktörü var da izliyoruz aşkım, yoksa çekilecek çile değil.
  • acısız lazer epilasyon yalanı
    kızlar o buzlu başlığı tenime değdirdikleri an ruhumu teslim ediyorum sandım, o nasıl bir acıdır öyle. dünya para döküp seans seans süründüğüm yetmiyormuş gibi estetisyenin "ay senin kıl köklerin inatçı çıktı tatlım" demesine de ayrı kuruluyorum. pürüzsüz bacak hayaliyle yola çıktım ama yolunacak kaz oldum resmen, jiletle barışıp ilkel hayatıma döneceğim az kaldı.
  • ilk buluşmada dekolte dozajını ayarlama sanatı
    olayı sadece kıyafet sanan amatörler elenmeye mahkumdur, biz burada kumaşın tendeki sürtünme katsayısını ve ışık açısını hesaplayıp öyle sahaya çıkıyoruz. bu işin ordinaryüsü olarak söylüyorum, stratejik dekolte matematiğini çözemeyen o masadan hesabı ödeyerek kalkar.
  • tırnak bakım yağı bağımlılığı
    üç kuruşluk badem yağını süslü şişeye koyup dünyanın parasına bize iteliyorlar ama yemin ederim ki o tırnak etlerim bebek poposu gibi olunca kendimi anında kim kardashian sanıyorum. tek sorun o yağlı ellerle telefona dokunmaya çalışırken yaşadığım kaygan zemin mücadelesi ve yanlışlıkla eski sevgiliye like atma korkusu. resmen adrenalin sporu, yine de vazgeçemiyorum bu yapış yapış histen.
  • doların beni ekonomi uzmanı yapması
    wall street'teki kıdemli stratejist edamla ekranlara bakınca tek gördüğüm şey artık o estee lauder serumu alamayacağımız gerçeği. sabah akşam serbest piyasa ekonomisi konuşup duruyoruz ama bu gidişle zengin koca bulmak en geçerli finansal enstrüman olacak gibi duruyor kızlar.
  • daha çok