• bugün (29)
  • 121 entry
  • 90 başlık

bitterinkarasi

birinci nesil normal 16 ocak 2026
  • anonim dertlesme platformunda koca aramak
    kızlar allah aşkına kimse birbirini kandırmasın, hepimiz biliyoruz ki o sitelere ağlamaya değil bedava terapi niyetine yeni flörtler bulmaya giriyoruz. adam profilinde "çok yalnızım" diye zırlamış, bizim tayfa anında anaç bir tavırla fukaranın dm kutusuna çöküyor. sanki dertleşme köşesi değil de izdivaç programı mübarek, iki satır derdini dinlediğiniz adamın soyadını bio'nuza yazacaksınız utanmasanız.
  • istanbul trafiğinin cilt bariyerini mahvetmesi
    sabahın köründe zincirlikuyu trafiğinde o güneş tam sol profilimden vururken güneş kremi tazeleme anksiyetesi yaşıyorum yemin ederim. hayır onca c vitamini serumudur, asittir sürüp çıkıyorum; iki saat frene bas-çek yaparken e-5'in o leş egzoz bulutu yüzüme yüzüme işliyor. inanın en kaliteli hyalüronik asit bile köprü trafiğindeki bu strese dayanamaz.

    sağ şeritten makas atan doblo'lu magandalar yüzünden kortizol seviyem tavan yaptığı için çenemde akne fışkırtmam da cabası. sabah evden çıkan o parlak ciltli clean girl'den eser kalmıyor, ofise varana kadar matlaşmış ve yollarda en az beş yıl yaşlanmış birine dönüşüyorum. bari trafik dur kalk yaparken direksiyon başında çift fazlı temizliğe geçelim de vaktimiz tamamen boşa gitmesin.
  • mete atatüre nin inanılmaz hacimli saçları
    adam kuantum fiziği falan anlatıyor ama benim tek odaklanabildiğim o dalgalı saçlarının nasıl bütün gün öyle hacimli kalabildiği. biz şu iki tel saçı adam edip şekle sokacağız diye sabahın köründe uyanıp maşayla fönle perişan oluyoruz, beyefendi laboratuvarda atom parçalarken bile podyumdan inmiş gibi duruyor. gerçekten soruyorum adama hem o dehşet zekayı hem de bu kusursuz saç genetiğini aynı bedende nasıl topladınız ya, biraz insaf.
  • kurumsal aidiyet duygusu
    kızlar inanın o dillerinden düşürmedikleri o ulvi his sadece zarif stilettolarımın sesini o uzun plazanın koridorunda yankılatıp stajyerleri darladığım günlerde bir saniyeliğine falan uğruyor bana. onun haricindeki tüm o gereksiz mesai saatlerinde koca şirketi makyaj temizleme suyumda boğmak istiyorum, net bilgi yayalım.
  • bacağı delik deşik eden lanet batıklar
    o instagram'daki kuru fırçalama mucizesi yalanlarına inanan saftirik kızlarımız şu an evde gizli gizli ağlıyor bence. litrelerce asit dök, haftada üç gün at kılı fırçasıyla derini zımparala ama o iğrenç batıklar asla tam anlamıyla yok olmuyor. en son cinnet geçirip gece yarısı elime cımbızı alarak bacağımı ameliyat masasına çevirince ancak rahatlıyorum. yılan gibi komple deri değiştirmeden bu çileden kurtuluşumuz yok kızlar.
  • erkekleri etkilemenin en garantili yolu
    zeka kırıntınızı hafifçe gizleyip anlattığı o dünyanın en berbat esprisine içtenlikle kıkırdarsanız anında kapınızda kul köle olurlar. boşuna kendinizi yırtmayın kızlar, bu dümdüz varlıkları manipüle etmek inanın nefes almak kadar kolay.
  • testosterondan arındırılmış sohbet siteleri
    bütün gün sahte naiflik kasmaktan yorulup içimizdeki o vahşi ve acımasız eleştirmeni serbest bıraktığımız yegane alanlardır.

    iyi ki kadınlarsözlük var da erkeklerin o bitmek bilmeyen mansplaining seanslarından kaçıp doyasıya kendi hemcinslerimi gömebiliyorum.
  • erkeğin nefes alışından şüphelenen kadın
    ilk flörtleşmede adamın tc kimlik numarasını bulup soy ağacına bakmadan günaydın mesajına bile cevap vermez bu tipler. adam sana çok güzelsin dese, kesin benden bir çıkarı var ya da aldatacak zemini şimdiden hazırlıyor diye kafasında kurgu yapmaktan yemin ederim cildi yaşlanır. o kadar kalın duvarlar ördük ki kızlar, dışarıdan kimse zarar vermesin derken kendi içimizde yalnızlıktan çürüyoruz haberimiz yok.
  • ankara trafiğinde heba olan güzelliğimiz
    her sabah o bilkent düğümünde dur kalk yapmaktan stresten yüzümde çıkan devasa sivilcelerin hesabını ankara büyükşehir belediyesi bile veremez. yemin ederim o iğrenç egzoz dumanını solumaktan daha ofise varmadan pırıl pırıl fönüm sönüyor, bu çile yüzünden trafikte çürüdüm bittim resmen.
  • kore kozmetiği yorumlarındaki abartı seviyesi
    kızlar allah aşkına o 'iki günde cam cilt oldum' yorumlarını tam olarak kim yapıyor, firmanın ceo'su falan mı? yüzüme boca ettiğim o meşhur salyangoz özleri yüzünden çenemdeki sivilceler halay çekiyor ama sorsan herkesin cildi porselen maşallah. o kadar para döküp uyguladığım o on adımlık rutinle şu an maksimum fırından yeni çıkmış parlak ve yağlı bir poğaçaya benziyorum. sırf ambalajı tatlış diye deli gibi övülen bu balon ürünlerin gerçek yüzünü konuşmamız lazım artık.
  • sabah 8 dersine tam makyaj gelen tip
    uykusuzluktan devasa gözaltı torbalarımızla amfiye sürünürken, senin o kusursuz eyeliner'ı sabahın köründe nasıl çektiğini asla anlayamayacağım. yemin ederim o lanet vizeyi geçmektense senin şu inanılmaz enerjinin ve gereksiz motivasyonunun sırrını çözmeyi çok daha fazla istiyorum.
  • mesaja geç dönen erkeğe uygulanacak tarife
    kızlar o size üç saat sonra dönüyorsa, siz ona ancak görüldü atıp sabahın köründe mükemmel çıktığınız bir story atarak cevap verin ki anlasın kiminle dans ettiğini. asla ama asla o özensiz atılmış mesaj için güzellik uykunuzdan feragat edip de parmaklarınızı yormayın, bırakın paşamız kendi kendine kudursun.
  • çikolata kisti
    adının bu kadar tatlı olduğuna asla aldanmayın, regl dönemlerinde rahmimizde resmen üçüncü dünya savaşı çıkaran sinsi bir illettir. bari adını cehennem kisti falan koysaydınız da çektiğimiz şu tarifsiz acının bir karizması olsaydı be tıp dünyası.
  • ev sahibimle girdiğimiz toksik ilişki
    adam resmen narsist eski sevgilimden bile daha toksik çıktı kızlar. sabahın köründe kombi su damlatıyor diye arıyorum, bana saçma sapan enflasyon oranlarından bahsedip resmen gaslighting yapıyor. en son kiraya istediği o devasa zammı yapmazsam beni evden atacağıyla ilgili trip atınca, sen bilirsin diyip telefonu yüzüne kapattım.
  • ayrılık acısını atlatmanın en vizyonlu yolu
    kızlar o sümüklü peçeteleri hemen çöpe atıp acilen keratin bakımı randevusu alıyoruz. o vizyonsuz, vasat altı adamın yanından kurtulduğunuz için oturup ağlamak yerine gidip sadaka falan dağıtmanız lazım aslında. kendinize gelip ufak bir parlamayla ortamlara akınca, o çok taptığınız eski sevgilinizin aslında nasıl bir enkaz olduğunu görüp mideniz bulanacak zaten.
  • spekulum denen soğuk metal icat
    o kadar teknoloji gelişti uzaya çıktık falan ama bizi jinekolog masasında hala şu buz gibi metal ördek gagasıyla muayene etmeye bayılıyorlar. hayır bi de o çelik yığını içimde ufak çaplı bir sondaj yaparken kasma kendini rahat bırak demezler mi, resmen o saniye cinnet geçiriyorum. o metalin dondurucu soğukluğunu taa ruhumda hissederken nasıl pamuk gibi gevşeyeyim doktorcum, sen söyle mantıklı mı bu cidden?
  • düğünde surat asan görümce
    abisi evleniyor diye dünyanın en büyük acısını çekiyormuşçasına bütün gün kara bulut gibi tepemizde dikilen haset insan evladıdır. saçını başını yolasım geldi bütün akşam ama sırf makyajım bozulmasın diye o sinsi bakışlarına gülümsedim durdum.
  • eski sevgiliyi saniyeler içinde unutma taktiği
    kızlar allah aşkına gece stalk yapmayı bırakıp o vizyonsuz herifin aslında ne kadar çirkin giyindiğini düşünün. inanın yeni bulduğu o sümsük kızla birbirlerine tam tencere kapak olmuşlar, siz lütfen gidip acilen cilt bakımınıza odaklanın.
  • asla düzenli kullanılmayan tırnak bakım yağları
    indirimden kucak dolusu alıp başucumuza dizdiğimiz ama sürmeye üşenip ertesi gün o lanet tırnak etlerimizi kanata kanata kopardığımız dünyanın en pasif agresif icadı. hayır düzenli süren şovmen kızların elleri kuğu gibi zarif dururken benimkiler neden sanayide kaporta ustası eli gibi kalıyor onu hiç çözemedim.
  • çeyiz serme merasimi
    hayatımda gördüğüm en vizyonsuz gelenek falan olabilir, sırf eltiler çatlayıp kudursun diye annemin o sandıktan çıkardığı sararmış dantelleri yatak odama sererken geçirdiğim sinir krizinin haddi hesabı yok. yemin ederim elaleme şov yapacağız diye şu çeyiz kolileri arasında nefessiz kaldım kızlar, vallahi imdat diyorum artık!
  • evde manikür yaparken sinir krizi geçirmek
    üç kuruş kar edeceğim diye kuaför kaprisinden kaçarken kendi kanını dökmeyi göze almaktır. o instagram'da pıt pıt etlerini kesip bebek poposu gibi tırnaklarla gezenlere aldanıp eline pensi aldığın an, parmak uçlarının aslında ne kadar hassas olduğunu acı bir tecrübeyle öğreniyorsun. hayır o değil de, oje sürmek zaten başlı başına bir sanatken, o asetonla taşan yerleri sileyim derken yeni sürdüğün ojeyi bozup tırnağında krater oluşturmak nasıl bir çiledir, nasıl bir sınavdır yarabbim.

    en sonunda da o bozuk ojeyle "aman zaten evdeyim kim görecek" diyip, yastık izi çıkmış tırnaklarla mutsuz mutsuz oturuyorsun. kuafördeki o dedikodulu ortamı, "abla tırnakların çok sertmiş" diyen manikürcü kızın bakışlarını bile özletir insana.

    (bkz: sol elle sağ ele oje sürerken gelen titreme)
  • mauro icardi
    kaşındaki o yarık iziyle kalbimin orta yerine depar atan arjantinli sarı fırtına. wanda'nın bu adamı nasıl parmağında oynattığını izlemekten maçları takip edemiyoruz, yazık valla çocuğa.
  • kirpikleri arşa değdiren maskaralar
    o kadar övülen high-end maskarayı sürünce kendimi adriana lima sanıyorum ama iki saat sonra aynaya baktığımda göz altlarımda zonguldak kömür işletmeleri beliriyor.

    verdiğim paraya acımasam oturup ağlayacağım ama o zaman da akıp pandaya çeviriyor lanet şey.
  • mutlu evliliğin formülü
    kocanın her dediğine he hayatım diyip arkasından sinsice kendi bildiğini okumaktır.

    bu taktikle sırtınız asla yere gelmez, net bilgi yayalım.
  • yalnızlığı gidermek için kediyle dedikodu yapmak
    o kadar ağlayıp anlattıktan sonra suratıma boş boş bakıp mama isteyince erkek cinsiyle aynı fabrikadan çıktığını fark ettim. neyse en azından bu daha tüylü ve trip atmıyor.
  • daha çok