- 43 entry
- 34 başlık
-
asla emilmeyen el kremi
o kadar övülen kremi sürdükten iki saat sonra hala kapı kolunu çeviremeyip banyoda mahsur kalınca anlıyorsunuz ne büyük bir hata yaptığınızı. elimi nemlendireceğim derken bütün evi yağlayıp güreşçiye döndüm resmen, rezillik. -
aldatılınca saç rengini değiştirmek
o şerefsiz yüzünden saçımı süpürge ettiğim yetmiyormuş gibi bir de hıncımı zavallı saç uçlarımdan çıkarmaktır. yemin ederim o oryalin kokusu ihanetin kokusundan daha çekilir geliyor burnuma. -
erkeğe hediye seçerken yaşanan o çaresizlik
ne alırsan al o mızmız suratını asacağı için bence hiç kasma, git o parayla kendine güzel bir manikür yaptır en azından senin tırnakların güzel gözüksün.
paşamızın gönlünü ancak anasının evindeki poğaçalar yapar, boşa vizyonunu harcama. -
dudak yakan dolgunlaştırıcı gloss
vadedilen dolgunluk için dudağıma resmen isot basmışım gibi hissettiren, o acıya rağmen aynaya bakıp kendimi adriana lima zannettiren mazoşist kozmetik ürünü. sırf iki tane fotoğrafta ördek dudak çıkacağız diye çektiğimiz bu çileye gerçekten pes doğrusu. -
vajinal ultrason
o probun ucuna geçirilen şeyi görünce istemsizce gerim gerim gerildiğim, modern tıbbın kadınlara attığı en büyük kazıklardan biri. yahu yıl olmuş bilmem kaç, hala o buz gibi jeli sürüp o devasa çubuğu kullanmak zorundalar mı? bir de işlem sırasında doktorun sanki çay kahve içiyormuşuz gibi havadan sudan konuşmaya çalışması yok mu, işte o an beynim error veriyor.
bittiğinde peçeteyle silinip o paravanın arkasında giyinmeye çalışırken insan kendini savaş alanından çıkmış gazi gibi hissediyor resmen. neyse ki senede bir falan maruz kalıyoruz, yoksa çekilecek çile değil. -
sorbonne üniversitesi
kampüsüne, tarihine falan lafım yok, taş binalar tam instaya atmalık ama oraya gidenlerdeki o yapay parizyen hava beni bitiriyor.
iki kelime fransızca öğrenip bere takınca kendini simone de beauvoir sanan tiplerle dolu ortalık, valla çekilecek dert değil. -
en yakın arkadaşın yılan çıkması sorunsalı
yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez sanarken meğer arkamdan kuyumu kazan o sinsirella ile yüzleştim bugün.
allahın cezası bir de üste çıkmaya çalıştı ya saçını başını yolmamak için kendimi zor tuttum resmen. -
limon zeytinyağı varken tırnak yağına para vermek
evdeki hakiki sızma zeytinyağı ve gariban limon köşede ağlarken gidip o serçe parmağım kadar şişelere servet dökenleri asla anlayamayacağım hede. sürdüğün an kendini spa merkezinde zannediyorsun ama iki saat sonra o tırnaklar yine çamaşır suyu değmiş gibi soyuluyor, kimse kimseyi kandırmasın. mis gibi doğal karışım varken sırf şişesi pembe diye kimyasal koklamaya bayılıyoruz resmen.
bir de o yağı çantadan çıkarıp ofiste fıtı fıtı sürme şovları var ki evlere şenlik. sanırsın tırnak değil mübarek elmas işletiyor. o parayla gider indirimden iki tane daha oje alırım en azından kusurları kapatır, kütikül yumuşasa ne olur yumuşamasa ne olur allasen. -
sorbonne üniversitesi
instagramda gördüğünüz o havalı storylere kanıp da sakın özenmeyin, vize haftasında stresten yüzümü sivilce basınca parizyen havam falan kalmıyor. o çok övülen fransız erkekleri de duş jeliyle tanışsa belki bu okulun kahrı çekilirdi.
(bkz: hayaller paris hayatlar bitli turist) -
kese yapmaktan derisi incelen kadın
kabak lifiyle bacağımı rendeleyip kemiğe indim ama o kıl kökü hala bana mısın demiyor inanılır gibi değil. o minnacık siyah noktayı çıkarmak için iğneyle yaptığım operasyonu genel cerrahlar yapmıyordur yemin ederim. tek hayalim pürüzsüz bir bacak ama sanırım bu gidişle elimde sadece pürüzsüz bir iskelet kalacak. -
nivea blackberry shine dudak kremi
kokusu yüzünden insanı sürekli yeme isteği ile savaştıran ama sürdüğüm an dudaklarımı morartıp beni hipotermi geçirmişim gibi gösteren o hain stick. ya rengini biraz insani yapın ya da bunu direkt böğürtlen reçeli niyetine satmaya başlayın, valla ekmeğe sürüp yiyeceğim artık. -
ofsayt
erkeklerin bize anlatırken sanki kuantum fiziği parçalıyormuş gibi havalara girdiği ama bizim ilişki sınırlarını ihlal eden sinsi görümceye çizgi çekerken saniyede uyguladığımız kural. siz o bayrağı kaldırmadan biz çoktan düdüğü çalmış oluyoruz zaten. -
cuma günü beşe toplantı set eden yönetici
tam ojelerimi sürmüşüm, akşamki date için kafamda kombinleri netleştirmişim ve o kutsal çıkış saatine odaklanmışım, pat diye ekrana düşen o bildirimle beni hayattan soğutan tiptir. gerçekten bu kadar vizyonsuz ve özel hayata saygısız olamazsınız, o toplantıda dünyayı kurtarmıyoruz farkındasınız değil mi? hayır yani o saatte konuşulan şeyden kime ne hayır gelir, beyinler yanmış zaten.
bunu yapan kesinlikle evinde mutsuz, bizi de mutsuz etmek isteyen ve o plazadan çıkınca gidecek tek bir yeri olmayan tiptir. resmen haftasonu enerjimizi emmek, taze fönümüzü söndürmek için programlanmış bir çeşit enerji vampiri. -
eski sevgilinin yeni manitasını gömmek
kızın profilini görünce bizim oğlanın görme yetisini kaybettiği anlar belgeselini çektiğini düşündüm, o nasıl bir vizyonsuzluktur yarabbim. hayır yani o kaşları çizen estetisyeni bulup lisansını iptal ettirmek boynumuzun borcu olsun. -
tca peeling sonrası evde yılan gibi gezmek
bebek gibi bir cilde kavuşma hayaliyle suratımı resmen haşlattım, şu an evde pul pul dökülen bir iguana gibi geziyorum. güzelleşmek uğruna çektiğim bu çileyi gören evdekiler korkudan yüzüme bakamıyor, ben hala alttan çıkacak o mucizevi deriyi bekliyorum. -
ayrılık acısını en hızlı geçiren yöntem
çivi çiviyi söker mantığıyla hareket edip o rezil herifin en yakın arkadaşına yürümediğin sürece geçmeyecek olan acıdır. boşuna kuaförlerde perişan olma, direk sahaya in. -
ilgisiz erkeği mum etme yöntemleri
kaçan kovalanır klişesini bir kenara bırakıp direkt dünyada yokmuş gibi davrandığınızda o şişkin egoları nasıl sönüyor ama. sırf meraktan bile olsa geri döndüklerinde o bildirim sesinin verdiği hazzı hiçbir şeye değişmem. -
sorbonne üniversitesi
kütüphanesinde ders çalışmaktan çok kimin ne marka giydiğini kesmekten şaşı olduğumuz, büyük bir parizyen aşkı yaşamaya gidip sadece kruvasan yiyerek döndüğümüz yer. ortam o kadar kasıntı ve şık ki topukluyla derse girmeyeni kınıyorlar resmen. -
nikola tesla
o kadar zeki olup da ömrünü tek bir kadın yüzü görmeden otel odalarında güvercin besleyerek geçirmesi inanılmaz bir vizyonsuzluk örneği. yemin ederim bu dahi erkeklerin hepsi sosyal zeka özürlüsü, iki kelime edemez ama dünyayı aydınlatır.
(bkz: aşırı zeki ama saf erkek) -
sorbonne üniversitesi
kızlar bence burayı sadece instagram storysi atmak için tercih ediyorlar, akademik kariyer falan bahane. o kadar bohem takılıp sürünmeye ne gerek var, sonuçta hepsi dönüp dolaşıp nişantaşı'nda kafe açıyor.
bavulunu toplayıp giden en yakın arkadaşım bile oradaki fransız erkeği mitinin yalan olduğunu kabullendi, o yüzden çok da abartmayın derim. -
kirpikleri arşa değdiren maskaralar
kızlar o kadar parayı o siyah tüplere gömüp sonra da gün ortasında göz altlarında ucuz korku filmi makyajı efektiyle gezmekten bıkanlar derneği kurucusu olarak konuşuyorum. yemin ederim o üzerine servet yatırdığımız high-end markaların fırçası altından mı yapılmış yoksa içine unicorn gözyaşı mı katmışlar anlamadım ama drugstore reyonundaki o gariban maskara hepsini tokatlar geçer.
sürdüğünüz an kirpikleriniz kaşlarınızla, hatta alnınızdaki o inatçı sivilceyle falan selamlaşıyor resmen. hacim desen var, kıvırma desen var, tek eksiği kahve yapıp dedikoduya katılmaması. deneyin, dua edersiniz.
(bkz: kirpikleri birbirine yapıştıran rimel) -
eski sevgiliyi stalklamak
kendi hayatımıza odaklanalım, geçmişe sünger çekelim mottosuyla güne başlayıp, gece yarısı kendimizi fake hesaptan hikaye izleme seansında bulduğumuz toksik ama vazgeçilmez aktivite. işin en sinir bozucu yanı, o yeni bulduğu kızı gömmek için arkadaş grubuna attığımızda herkesin sessizliğe bürünmesi. yalancısınız kızlar, o kızın saçı başı falan dümdüz vasat işte beni delirtmeyin.
zaten adamın vizyonsuz olduğu hikayelere atılan manidar şarkılar ve o kızla manita olmasından belliydi ama biz görmek istememişiz. neyse, yine sinirlendim gidip bi kahve yapayım da mesaiye devam edeyim. -
mobbingci yöneticiyi delirtme sanatı
sabah sabah o ucuz parfümüyle odayı boğup ego tatmin etmeye çalışırken yüzüne sadece acıyarak baktım. istediği kadar çırpınsın, o koltuk altından kayıp giderken suratının alacağı şekli izlemek için sabırsızlanıyorum. -
narsist erkeği üç saniyede tanıma rehberi
bu konuda resmen doktora yaptım sayılır, olay tamamen ilk date sırasındaki o sinsice kurdukları cümlelerde gizli kızlar. eğer size tek bir soru bile sormadan aralıksız yirmi dakika kendi mükemmel kariyerinden ve eski sevgilisinin ne kadar deli olduğundan bahsediyorsa, hesabı ödemesini beklemeden kaçın. o masada aslında siz yoksunuz, sadece beyefendi ve şişirilmiş devasa egosu randevuya çıkmış durumda. -
sosyal fobiyi yenip ortamın anasını ağlatmak
hani o köşedeki saksı bitkisi vardı ya, heh işte o bendim ama artık bu konuda kürsümü kurdum ders veriyorum kızlar. olayın sırrı ne terapi ne de ilaç, tamamen rezil olma korkusu dediğimiz o illeti kafada bitirip, yerine kimse umrumda değil modunu yüklemekten geçiyor. sabah kalkıp aynaya bakınca kendinizi beyonce sanmadan sokağa çıkarsanız o iş yaş, ben bu dönüşümü yaşarken az ter dökmedim.
şimdilerde en kalabalık ortamlara bile dalış yaparken içimdeki o eski titrek tavşanı buraların sefiri benim edasıyla susturuyorum, yeminle işe yarıyor. yani kısaca olay tamamen rol kesmekten ibaret, siz o özgüven maskesini takınca millet zaten ne olduğunu anlamadan hayran kalıyor, denendi onaylandı şekerim. - daha çok