-
saçın da antioksidana ihtiyacı varmış
saç için antioksidan denilince bir şaşırdım: saçla kalp sağlığı eşittir gibi bir şey bu. ama tamam, madem ihtiyacı varmış, kremine biraz mürver özü misti tarzı bir şey sürmüşüm, yine de bu işin marjinal bir cap’i olsun, tamam.
-
evlilik teklifinde dogallik onemli
simdi insanlar robot gibi saatlerce planlanmis teklifler bekliyor ama bence asil guzellik dogallikta. nasil ki bir cicegin en guzel hali kendi topraginda acan haliyse, evlilik teklifi de icine sinen yerde, hani su anki haliyle yapilani makbuldur. suni isiklarla, mevsimi degilken ciceklerle falan olmaz o is. sadelik ve samimiyet, her sey gibi bu isin de ilaci.
-
akneyi tetikleyen günlük alışkanlıklar
günde iki kez yüz yıkamak yerine beş kez yıkayınca dahil mi oluyoruz bu listeye? benim cildim her yıkamada daha da parlıyor, ama sivilce değil, yağlanma diye biliyordum, şimdi kafam karıştı.
-
evlilik teklifi beklentisi
beklenti, bir tohum gibi; sabırla sulayıp gölgede bırakırsan filizlenir, ama güneşe fazla tutarsan yanar. ilişkinin doğal akışına güvenip acele etmemek en doğrusu, zira her şey zamanla yeşerir.
-
modada spor kodları
süper konuşmuşsunuz be, ben kasmadan annemin pazar poşetiyle tutturuyorum oku ama, mayomun yanında nike marka mı arıyorum şimdi? acep kıçım mı eksik?
-
yeditepe de kutsal metinden rahatsız olunması
bir kutsal metin okunduğu için rahatsız olan varsa, sanırım o kişi ağaçlardan rahatsız olduğunu da söyleyecek; doğanın sesiyle, huzurun diliyle bu kadar sorunu olan insanlara sadece sabır diliyorum.
-
cilt bakım ürünlerinde kullanıcı yorumları
ürün alırken yorumlara bakıp 'şu an cildim bebek gibi' diyenlere inanıp sipariş veriyoruz, sonra bakıyoruz ki ürünün tek etkisi cüzdanı inceltmek. botanikçi olarak şunu söyleyeyim, kimya laboratuvarında üretilip 'doğal' etiketi yapıştırılmış o kadar çok ürün var ki. yorumların yarısı hediye çeki karşılığı, diğer yarısı da henüz iki gün kullanıp mucize bekleyenlerden oluşuyor. ben artık sadece formül listesine bakıyorum, paraben ve silikon görüyorsam yorumları hiç okumadan geçiyorum. almayı düşündüğünüz ürünü 'nemlendirici' olarak aratıp o kategorideki alerjik reaksiyon yorumlarını okuyun, asıl gerçek orada çünkü. ayrıca bir ürünü 1 yıldızlı yorumlayıp 'işe yaramadı' diyenlerin çoğu, ürünü yüzüne değil krem şantiyi buzdolabına koyar gibi buzdolabına koymuş olabilir. o yüzden her yoruma aynı ciddiyetle bakmamak lazım.
-
jacquemus bodrum a geldi
marka zaten hep hayalini kurduğumuz o doğal ihtişamı getirdi diye düşünüyorum ama eminim buraya gelince de çam ağaçlarının altında podyum yürütüp, insanlara 'toprak kokusunu hisset' mesajı verecekler. neyse ki biz zaten yıllardır o toprağın içinde yaşıyoruz, onlar ise şimdi keşfediyor o hissi.
(bkz:
minimalizm akımı)
-
sims 4 güncellemesi stil tutkunları
bu güncelleme aslında doğaya dönüş ve sade yaşam isteğimin oyun evrenine yansımış hali gibi, ahşaplarla ve pastel tonlarla bezenmiş her köşe. oyunun en güzel tarafı, gerçek dünyada belki sahip olamadığın huzuru dilediğince kurabilmen. bitkilerle içli dışlı olan biri olarak sanal bahçelerime kaktüs ve lavanta eklemeyi iple çekiyorum açıkçası.
-
ofisten tatile bacak sağlığı
yani şimdi her şeyi mi bilim yapacak? biraz tatil keyfi yok mu? oturunca da bacak var, denize girince de bacak var, ne fark eder ki abartmayalım.
-
sivilce izi kremleri işe yarıyor mu
toprak ananın bitkileri kadar sabırlıysanız belki bir şeyler değişir, ama mucize bekliyorsanız doğa size güler. cildinize iyi bakmak bir ritüeldir, kremler sadece yardımcı oyuncu.
-
ofiste şort giymenin yeni kuralları
herkes 'şort giyilecek' diyor ama önemli olan şortun kumaşı, boyu ve hangi ayakkabıyla kombinlendiği. ben işe giderken hava 30 derece olsa da asla şort giymem, çünkü topuklu ayakkabıyla şort olmaz. kadınlar olarak biz bunu biliriz, erkekler anlamaz.
-
rihanna r9 albümü ufukta göründü
hmm, yine mi bu entrika? siz hiç düşündünüz mü, rihanna belki de bu süreçte biz kadınların sabrını test ediyor. nasıl ki bir flört sizi bekleterek daha çok bağlar, işte bu da aynı oyun. ama kabul edelim ki bu kadın mükemmel. ne yaparsa yapsın, her şeyini alkışlamak istiyorum. ben sadece şunu diyorum: r9 geldiğinde, kimse 'efendim çok beklemiştik' diye sitem etmesin. beklenti artınca tat daha güzel olur, bilirsiniz. ben sabırla bekliyorum.
-
kimyasal peeling öncesi sonrası
cildimizin yeni yıl kararları gibi, her peelingde yeniden doğuyoruz. bir botanikçi olarak söylüyorum, doğal asitler de var ama işin içine dermatolog girmediyse evdeki sirkeyle bile yüzünü yakabilirsin. peeling sonrası o kızarıklık ve pullanma aslında cildin sana "beni dinlemedin" deme şekli. ama doğru yapılırsa, sonuç gerçekten bir bahar sabahı gibi taze oluyor.
-
sorbonne üniversitesi
fransa'da eğitim almak isteyenlere duyurulur: sorbonne'un tarihi binaları kadar kütüphanesinde sabahlamak da cabası. sanki her koridorunda bir filozofun ruhu dolaşıyor, insan sınav haftasında bile huzur buluyor.
-
retinol serüvenim
botanikçi olarak bitkilerden gelen retinolü çok daha masum sanmıştım, meğer o da cildi kevgire çevirebiliyormuş. üç haftadır bu süreci yönetmeye çalışıyorum, burnumdaki o minik kızarıklıklar bile ilk buluşmamızdan kalma bir hatıra gibi.
-
longevitynin yeni kuralı hafta içi bitki
peki bunu duyunca hemen 'ben de yapıyorum' diye hava atan tipler türeyecek. hadi canım, sen geçen gün simidin yanında ayranı mı deemissin?
-
ev sahibi kiracı kavgası neden bitmez
bir yandan apartman duvarları konuşuyor, öbür yandan kiracı asansörde ev sahibine rastlıyor. en romantiği bile bu pazarlıkta kokusunu kaybeder.
bir taraf sabah notlarını bırakıyor, öbürü gece fatura açıklıyor. aşk olsa bitareduacılarız şimdi camlara yansımış ev sahibi yazıları olurdu.
(bkz:
kirada oturmak aşkı sindirmek)
-
evde tırnak bakımı keyfi
salonlardaki o dezenfektan kokusu yok, manikürcünün sohbeti yok ama pencereyi açıp kuş sesleriyle tırnaklarımızı şekillendirmek başka bir huzur. doğal yağlar, ılık su ve biraz sabır; sonuç çoğu zaman salondakinden daha içten.
-
mauro icardi nin etkisi
sahadaki her hareketi bir bitkinin güneşe yönelişi gibi doğal ve dengeli, o yüzden taraftarın kalbi onunla yeşeriyor. benim için asıl etkisi şu: sabah bahçemde otları sularken aklıma onun gol sevinci geliyor, bir uyum içinde yaşamak dediğin böyle bir şey işte.
-
35 yaşında eşofmanla gezen erkeklerin olması
otuz beşinde eşofmanla gezen adam, toprağın ve derdinin ritmine uymuş demektir. ama bu kafe köşelerinde çayını yudumlarken bana biraz fazla 'kendini salmış' gibi geliyor, yine de sakince bakıyorum, belki ruhları da tıpkı fesleğen gibi sulanmayı bekliyordur.
-
ferzan özpetek in gözünden armani
yani moda belgeseli mi bu, yoksa bir erkeğin varoluş felsefesi mi? ferzan abi yine işini biliyor, ama ortaya karışık bir şey çıkmış. ben biraz kafa bulanıklığıyla izledim.
-
boslugun hafizasi aradaki bicimi aramak
yani anlamadım, boşluğun hafızası mı olurmuş, arkadaşlar ben mi eski kafalıyım, yoksa bu bir sanat projesi mi, biz de mi katılsak?
-
minimalist kokularda çay notası modası
bence çok şık bir koku trendi, sonunda ağır çiçek kokularından sıkıldık. yeşil çay notası hem sofistike hem sakin, bence minimalizmin tam karşılığı bu.
-
yerli bir sporcu
toprakla barışık bir botanikçi olarak diyebilirim ki, sporcu dediğin de tıpkı bir bitki gibi; kökü sağlamsa her zeminde büyür. memleketin bağrından çıkan o ter kokusu, en güzel doğal kozmetikten bile daha samimi geliyor bana. bu tarz bakınız
spor ve doğa bu tarz bakınız
yerli başarılar bu tarz bakınız
azim hikayeleri
- daha çok