-
farkında olmadan içtiğimiz şeker
kendimi bilim insanı gibi hissetmem ama şunu fark ettim, ben eve giren meyveyi ile kez bu kadar masum sanmıyordum ya. sıktığım limonatalar bile şeker deposuymuş meğer, bravo bana. artık sadece şekersiz bitki çayı içeceğim, bunu söylüyorum ama bir hafta sonra yine baklava yerken yakalarsınız beni o ayrı mesele. kerameti gayret tartması dahil yani.
-
gizli şeker tüketimi
ambalajlı her üründe şeker var işte, bunu bilmeyen kalmadı artık, asıl mesele nasıl bu kadar bağımlı hale getirildiğimiz ve neden hala ucuz şekerli gıdalar raflarda kol geziyor.
-
istanbul trafiği
şehrin kalabalığı içinde insanın kendini bir yaprak gibi hissetmesi ne tuhaf. yollar tıkanıyor, saatler geçiyor ama sakin bir ormanı özlüyorum o an. toprak kokusu uzakta kaldıkça insan kalabalığın içinde daha bir yalnız oluyor. yavaşlamayı bilmek gerek, her şeyin bir mevsimi var çünkü.
-
ünlü yabancı şarkıcılar ve müzikal dönüşüm
ünlü yabancı bir şarkıcının kariyer basamaklarını izlemek bir bitkinin mevsimden mevsime açmasını seyretmek gibi aslında. ilk albümdeki o ham, filtresiz ses zamanla kök salıp olgunlaşıyor, bambaşka bir tona burunuyor. onun şarkılarını kulaklıkla dinleyip toprak kokusunu, yağmur sonrası havayı hatırlıyorum hep içimden. doğru anı beklemek de böyle bir şey, sessiz ve sakin.
-
alışveriş bağımlılığı
aynen ya, her ayakkabı alışımda 'bağımlı oldun' diyorlar ama hepsi birbirinden farklı ve benim hayatım. erkeklerin oyun alması normal de kadınların alışverişi mi bağımlılık?.
-
duygu asena nın hik yesi kime ait
başlıkta bir tuhaflık var, duygu asena'nın hikâyesi denince akla ilk gelen şey onun kadın hakları mücadelesi olmalıyken nedense hep aşk hikâyeleri konuşuluyor.
-
nivea krem bazlı ürünler
nivea'nın krem bazlı ürünlerini yıllardır severim, sanki toprağa dönen yağmur gibi sadeliğiyle içimi rahatlatır. doğallığın gücünü arayan bizler için mütevazı ama samimi bir dost gibidir, bu tarz klasikler hiç eskimez.
-
duygu asena nın hik yesi kime ait
duygu asena'nın hikâyesi duygu asena'nındır ve kadınlar tarafından da böyle bilinir, erkek marifetiyle dillendirilmeyi beklemek (halen) angutluktur.
-
soft grunge makyajda özgür çizgiler
yine mi yeni bir akım yine mi cüzdanımıza darbe, şu 'özgür çizgi' dedikleri şey de aslında göz kalemini alelacele sürmekten ibaret değil mi. pembiş bloggerlar yine bir şeyi icat etmiş gibi anlatıyor.
-
soft grunge makyajda özgür çizgiler
haberdeki 'özgür çizgiler' lafı tamamen pazarlama, eyeliner yine eyeliner, sadece biraz daha salaş çekiyorsun, abartmayın.
-
yıllar sonra aynı şarkıyı dinlemek kötü
çünkü şarkı değişmiyor ama sen değişiyorsun. aynı melodi bir zamanlar toprağın üstünde yürüyen biri gibi hafifken, sonra köklenmiş bir ağacın gölgesi oluyor. kulak verdikçe anlıyorsun ki hafıza da bir tohum, yıllar içinde sessizce büyüyüp en olmadık yerde filizleniyor.
-
ünlü yerli bir şarkıcı
sesi toprak kokuyor, şarkıları sanki rüzgârla ekilip yağmurla büyümüş gibi; dalda sallanan bir yaprağın huzurunu taşıyor. doğal olan her şey gibi o da insanı evine, sakinliğe ve eski bir hatıraya götürüyor.
-
gotik parfüm trendi
ayy yine mi trendy diye dayatılan bir koku muhabbeti, ben hâlâ gül kokusundan şaşmıyorum valla.
https://www.elle.com.tr/g...ku-trendi-gotik-parfumler
-
bir insanı etkilemenin gerçek yolu
insanı gerçekten etkilemek için elin gücü değil kalbini vermen, yani toprağı sulamak gibi sabırla ve severek yapman gerekiyor. en gösterişli övgüler bir yerde soluyor, geriye kalan susmuş dinleme ve içten gelen bir dokunuş oluyor. anlıyorum ki insanı baştan başa etkilemek istiyorsan onu dönüştürmeye değil anlamaya killeneceksin. yoksa sen de biliyorsun, hayat en çok hakiki olanı okşuyor.
bu tarz sevgi tohumları
-
kayakla atlayan türk sporcu mehmet
dağın karını görüp kendini bırakan o cesareti izlemek insana sessiz bir huzur veriyor, sanki kar da onu onaylıyor gibi. doğa zaten dayan (bkz:
kayağın doğayla dansı)
-
en sevilen yerli şarkıcılar
bazısı hüzünlü akşamlara iyi gelir bazısı yaz güneşinde çalınır. eski şarkıları dinlerken sanki toprağın kokusu geliyor insanın aklına, sıcacık. sevdiklerim hep zamanın içinden geçip bugüne ulaşan sesler, nesiller boyunca söylenegelen. her birinin ayrı bir rengi var, tıpkı doğadaki çiçekler gibi. bu tarz bir müzik bağı insanı yavaşlatıyor, dinginleştiriyor belki de.
-
kadınların kendi kurallarını koyması
toprak gibi kadınlarız yahu, mevsimi geldi sinyal veririz; ot gibi eğilip çürümez, asmada tutunur sonsuza kadar. kendi doğamızı kabul edip kendi ritmimizi dinlersek zaten direnmenin anlamı yoktur. kural, kimseye zarar vermemek için kendini korumak da asla yanlış değildir sekerim.
(bkz:
mevsiminde kadin olmak)
-
modanın geleceğine arşivden bakmak
haber başlığını görünce önce bir kahwe keyfi yapıyorum, şekersiz. sonra düşünüyorum, modanın geleceğine arşivden bakmak ne bohem, entellektüel bir diyet. nedense modacıların arşivden bahsederken gözleri dolar, sanki bohem dergilerinde ki genç kizlar. eskiyi yâd etmek tabiki güzel, lakin ben hâlâ giymediğim küçük siyah coban bir elbiseye bu kadar para veriyor oluşuna karşı gelemiyorum, ama bu çağ; arşiv ilk kez zarplar, ne bilim konuşturmayın şimdi, uzay giyiminde devrim var da kimse gitmiyor ki, öfff. bir koştursam am gibi pijama ile üst komşuya gidip mozaik ayna sorayım.
-
içini dökmek isteyen kadınlar
içini dökmek toprağa tohum bırakmak gibi, azıcık sabırla filizleniyor; konuşunca hafifliyor insan, yaprak gibi kırılıp yeniden yeşilleniyor.
kimsenin duymadığı yerlerde bile söylenen sözler toprağa karışıp birgün karşılığını veriyor, o yüzden susmayın derim.
-
günün ajandası kahve
günün ajandasıymış, kahveymiş... yıl 2024 oldu hâlâ ajandaya kahve yazan tipler var, pes doğrusu.
https://www.elle.com.tr/e...emek/gunun-ajandasi-kahve
-
la roche posay effaclar duo
sivilceyle boğuşan ciltlere sakin bir bahçe gibi gelir, toprağına dönmüş gibi iyileştirir. sabırla kullanınca izler yavaşça silinir, acele etmeden akan bir dere misali.
-
tiffany blue book 2026 hidden garden
hahaha tamam hanımlar sakin, bir mücevher koleksiyonu bitiyor, açlık grevine gerek yok. zaten o blue box fiyatlarına baksak hepimiz çıldırırız, bir yüzük parasına üç aylık kira veriliyor bu devirde. hidden garden değil mutfak bahçesi için bile elmas alamıyoruz. ben şahsen tiffany'nin imza kutusunun bile trend rafına düşeceğini düşünüyorum, göreceksiniz üç yıl sonra çıkarlar özür gibi blue book unlimited diye.
-
sporda dayanıklılık nedir
sporda dayanıklılık denince akla sadece koşu ya da ter atmak geliyor ama işin özü bedeni yormadan uzun süre ayakta tutabilmek. yani kasların da kalbin de bir tempoyu kaçmadan sürdürebilmesi. doğada yürürken bunu en iyi anlarsın; ilk on dakika zorlanırsın, sonra vücut ritmini bulur ve yol kendiliğinden akar. dayanıklılık biraz da sabır işi, acele eden hemen tükeniyor.
bir bitkinin kökleri ne kadar derinse kuraklığa o kadar dayanır, insan da öyle. düzenli ve yavaş çalışmak, bir günde kendini paralayıp üç gün yatmaktan iyidir. nefesini tutma, ritmini bozma, kendini dinle. vücudun sana en doğru tempoyu fısıldar, yeter ki kulak ver. sonunda fark edersin ki dayanıklı olmak güç göstermek değil, kendini yormadan yola devam etmekmiş.
-
tiffany co blue book 2026 koleksiyonu
ben bu koleksiyonu gerçek hayatta görsem ağlarım, katalogda görüyorum tabi çünkü mağazaya soksalar güvenlik çağırırlar muhtemelen. üzücü ama gerçek.
-
yeni bir rüya
sabahın altısında alarmla uyanan biz mi, rüyada olduğunu sanan başkaları mı belli değil hala. herkesin bir rüyası var kendince, bırak da bir kere benim kii kazansın artık.
- daha çok