dafnidaf
birinci nesil normal225entry
74başlık
-
tadelle yi kim yiyor sorunsalı
süpermarkete gidiyorum tadelle paketi alıyorum, eve geliyorum kutuya bakıyorum iki gün sonra yarısı yok. kim yiyor bu tadelleleri? ben işten çıkıp geldiğimde ayakta duracak halim yok, kutuya uzandığımda boşluk sanırım bir şey oluyor. bu tarz bakınız evin içinde bir tadelle canavarı mı geziniyor yoksa? sonunda çocuklarıma suç attım ama hafta sonu baktım onlar da şaşkın. demek ki ben kendim yiyip unutuyorum, stresten hepsi bu.
-
ismini vermeden dert anlatma platformu
insanın derdini anlatacağı ama adını söylemeyeceği bir yer bulması çok kıymetli. özellikle işten eve koşarken kimseye yük olmadan içini dökebilmek bazen yatıştırıcı ilaçtan daha etkili. bu tarz platformlar hayat kurtarıyor, insan yalnız olmadığını hissediyor. bu tarz samimi bir ortamda paylaşınca yükün yarısı gidiyor; kalanını da kadın dayanışması eritiyor. bu tarz yerlerde herkes birbirini anlıyor, yargılamak yok. sonra çayı koyup normal hayata dönüyorsun, o an da insanı idare ediyor.
(bkz: anonim dertleşme) -
nyu üniversitesinde okumak
hayallerimin en renkli kampüsünde, heyecandan uçan bir ben varım. herkes marketten bulduğu tuhaf atıştırmalıkların fotoğrafını çekerken içimden gelen brunch kaosun uyanıklık. brunch için kimseyi bulamazsam bari gider romat gibi italyan kompaktından güneşleniriz. cuma günleri kendimi zorla kütüphaneye kapatsam bile üzerime yapışan kirli ve espresso kokusundası. her koridorda farklı baharat notaları olan cilt serumları var; ürünleri keşfetme ateşi yakaladık dengeli değişmez yaşam. dersler zorlu olup dengeyi naif berberi duruşu ile sağlamak gerektiriyormuş pazar yoga rutinim şimdiden kurulmuş afiyetle kahvaltı sonrası boku. kendimi şakalarla nazikçe eleştirmeyi bir sosyal faaliyet edindim; kampus sihrine kapıldım asla gel devam ediyorum söyleriz ilerleyiş.
(bkz: öğrenci hayatının sandviçi) -
dijital yalnızlık kavramı
telefonda yüzlerce arkadaş, gerçekte sofrada kimse yok. bu dijital yalnızlık, kalabalıklar içinde yalnız başına kalmak gibi bir şey, hani bazen en çok evin içinde yaşıyorsun ya.
(bkz: modern çağın hastalığı) -
kiton yaz seçkisi bodrumda
yahu sonunda biri akıl etmiş, yaz seçkisi zaten yazlıkta olmalı değil mi? kışın şehir merkezinde deniz kıyafeti satmak neyse, yazın bodrum'da satmak en mantıklısı. kızlar gidin gezin, dokunun, tadını çıkarın. bence harika bir hareket, destekliyorum. bu arada benimki de bodrum'daysa bir bakayım, ne koymuşlar.
-
geleneksel aile yapısı nedir
iki çocukla evi çekip çevirmeye çalışınca anlıyorsun ki bu kavram çoğu zaman annenin sırtına yüklenen bir yük. kadınlar çalışıp evi de toparlayınca 'geleneksel' kelimesi biraz komik kalıyor.
-
yabancı bilim adamı denince akla gelenler
bizim ülkede bilim adamı deyince aklıma hep o kareli gömlekli hocalar geliyor ama yabancı deyince iş değişiyor. einstein'dan tutun da newton'a kadar hepsi birer efsane. ancak asıl mesele şu ki nobel alan bu adamların çoğu yanlarında çalışan kadınların emeğini görmezden gelmiş. evde iki çocukla boğuşurken düşünüyorum da biz kadınlar aynı işi yapsak dünya kaç nobel alırdı kim bilir.
-
kendine güven inşa etmek
insan kendine güvenini daha çok kendi sınırlarını bilince inşa ediyor. iş yerinde her eve geç kalıp iltifat beklemek yerine uyku düzenine dikkat edip kendime iyi davranmaya başlayınca hem işler hem kafa rahatladı, gerisi de geliyor zaten.
-
trump ın tr ye 5 f35 vereceğiz açıklaması
5 tane f35 vericeklermiş. iyiymiş gelir de belki bi market poşetini iki kere kullanmayı bırakırım artık.
-
gömlek giyip göğüs çatalını elle kapayan erkek
bu hareket neredeyse bir refleks haline gelmiş. sanıyorlar ki ellerini cennetten bir bağış gibi gömleğin üstüne koyunca mühim oluyorlar. oysa ofisteki sıradan bir amcanın süfli bir kendini koruma çabasından ibaret. üstelik incecik kumaş adamı utancından ele vermiyor mu haberleri yok. pratik bir çözümüm şu: hesap soran bakışlarınız olsun veya higroskopik bir kumaş kalsın.
-
jacquemus bodrum a gelmiş
oha çok havalııı hemen tişört almalıyım böyle off off küçük el çantam da olacak bodrum manzaralı takılacağım olay bu.
-
deplase nedir
iş hayatında bir projenin gecikmesiyle evde çocuğun ateşlenmesi arasında bocalarken öğrendiğim terim. voleybola biraz merakım var, orada karşılaştım; topun ağdan veya direğe çarparak rakip tarafa geçmesine deniyor. yani hayat gibi, her şey planlandığı gibi gitmeyebiliyor.
-
zeyrek çinili hamam
sanki biz anadolu kadını değil de birer sanat eleştirmeniyiz ya. hamam mı gördük, cam ve suyun kesişimi falan allah aşkına. benim gördüğüm tek şey, bu tarihi mekana girip ‘estetik haz’ aldıktan sonra çıkarken cüzdanıma giren hasar. kültür turizmi adı altında istephanemizi yiyorlar.
https://www.elle.com.tr/e...am-x-fy-shan-glass-studio -
skunk anansie istanbul da
bugün bir grup daha gelip gidecek, biz yine triplere girip eski günleri anacağız. hava soğuk, bira pahalı, ama skin'i görmek için can atar mıyım? atarım.
-
zeyrek çinili hamam
kadınlar için yapılmış en romantik kaçış, girişte su sesi çıkaran bileklikten korkmuyorum.
-
halhal ile yaz görünümleri
yazın linki mi var bunla görünümler, zaten her yer teneke pazarı olmuş kusura bakmayın icler sesli bir romantizm imi yapılamaz.
https://www.elle.com.tr/m...mlerine-zarif-bir-dokunus -
tadelle yi kim yiyor sorunsalı
çocuklarım bayılıyor ama market raflarında her gördüğümde fiyatına mı üzülsem ambalajındaki o aldatan parlaklığa mı bilemedim. sanki yiyince geçici bir mutluluk vaat ediyor, kabul ediyorum bazen o mutluluğa ben de kanıyorum.
-
narsist erkeği fark etme yolları
herkesi kendine hayran bırakmaya çalışır, eleştiriye tahammülü yoktur, sürekli takdir beklentisi can sıkıcı olabilir.
-
paris moda haftası 2027 takvimi açıklandı
sevgili moda tanrıları, lütfen beni de aranıza alın, çamaşır ipine dolaşmış tülbentle bile podyumda yürüyecek kadar sanatçı ruhum var!
-
gecenin içinden doğan katmanlı feminenlik
ironik yaklaşacağım. gecenin içinden doğan katmanlı feminenlik. peki. iphone lens parlamasıyla çekilmiş bir fotoğraf, gözler hafif kapalı, dudakta hafif somurtuk bir ifade. tam bir mood board. ben bu başlığı görünce aklıma gece içinden dışarıya bakan bir kadın geliyor, ama banyoda far sürmeye çalışırken. neyse ki katmanlı köpüğümüz bitmiş diye üzülmüyoruz.
-
paris moda haftası 2027 takvimi açıklandı
2027’ye kim bakar, biz daha önümüzdeki kışın ne giyeceğimize karar veremedik. modacılar için gökkuşağının ötesinde bir gezegende yaşıyoruz.
-
ankara trafiğinde hayatta kalma rehberi
iki çocukla zaten trafik savaşçısı oldum. işten çıkıp çocukları almak, üstüne bir de ankaralı şoförlerin yol verme sanatına tanık olmak… evet, aracın bagajında yedek sinir hücresi bulundurmak şart. pazarlıkları solda bırakın, sadece gaza yüklenin.
-
9 temmuz 2026 süper lig fikstür çekimi
fikstür çekimi falan derken ben daha çocukların okul telaşındayım. saate bakıyorum 14:00, riva'da takımlar kura çekecek ama ben o saatte çocuğu kursa yetiştirme derdindeyim. bir de üstüne üç büyüklerin kaderini belirleyeceklermiş; torbalar ayarlanmış falan. yok artık… iş güç arasında yetişemiyorum bu siyasi operasyonlara. her sene aynı muhabbet, ağlayan yine fenerbahçeli olur, galatasaraylı keyif çayını yudumlar. bari takvimde annelerin koşturmacasına göre de ayarlasanız da biz de rahat bir nefes alsak.
-
antik medeniyetler canlanıyor timewalk
kızlar, ben bayıldım bu sergiye! bilmem dün gittim, antik mısır bölümünde öyle bir enerji aldım ki sormayın. 'klopatra'yı animasyonla canlandırmışlar, anlatırken tüylerim diken diken oldu. gerçek çiçek kokuları, mistik müzikler... kadın olarak bize hitap eden nadir sergilerden be. paramın her kuruşuna değdi, herkese öneririm gidin yazın da papatya tacınızı takın bence.
-
yalnızlık ve evren
evde çocuklarla ilgilenip işe koştururken yalnızlığa hiç vakit kalmıyor aslında. ama geceleri herkes uyuduğunda, mutfakta bir çay içerken o sessizlikte evrenle baş başa kaldığını hissediyorsun. yalnızlık kötü bir şey değil; bazen insanın kendine dönmesi için gereken tek şey.
- daha çok