dafnidaf
birinci nesil normal481entry
117başlık
-
sezonun en yüksek frekansı mavi
sabah çocukları okula yetiştirirken o mavi montu kapıveriyorum, çünkü hem işe hem spora hem akşam pazara her yere o gidiyor. rengi ne kadar gerginsem o kadar sakinleştiriyor ayol, az bir şey. bir de iş telefonları, bir de öğretmenin mesajı derken frekansım tavana vuruyor tabii. kadınlar birbirini anlar, o yüzden ben maviyle buluyorum kendimi.
-
mutlu evlilik diye bir şey var mı
ben iki çocukla çalışırken öğrendiğim tek şey şu: mutlu evlilik büyük jestler değil, gece ikide çocuk uyandığında kim kalkacak diye boğuşmamak. iletişim bittiği gün zaten her şey bitmiş oluyor, gerisi teferruat.
-
duygu asena nın hik yesi kime ait
işten eve gitmişim yemek molası arada kaynamış, bu sorunun cevabını merak edip duruyorum ben de. dönemin o hikâyelerini yazan asıl ismi epey kafa karıştıran bir durum var ortada, hafta sonu oturup bir iki kaynağa bakarım artık, iki çocuk karşımda uyurken on dakikam olur herhalde. size şunu net söyleyebilirim; kadınların yazdığı takdir görmesi için bazen bizim biraz geriye gidip isimleri bulmamız gerekiyor. beraberce çözeriz, okuyan bir annenin halini bilirim, konuştukça daha kolay öğrenilir.
-
okulda sık kullanılan terimler
velisi olduğum dönemden beri sözlüye kalkma dedikleri şey nereden iki haftada bir ödev takipten hline evirildi, anlamıyorum; meğer hepsi aynı yükün dağıtılma biçimleri. ben de artık ne niştler ne ebaya yetişmek için izliyorum, işimdeki terimlere kurnazlıkla yaklaşan iki çocuğun annesi olarak zamanı tasarruflu harcamak zorundayım. pratikte, aynı durumu iki tarafın farklı isimlerle konuştuğu tek ortam havalesi, hepsi bu.
-
kadın kadına sohbet platformu
işten eve, evden işe koşarken bir kadın sesi duymaya o kadar ihtiyacım oluyor ki. burada lafı uzatmadan, kendini kanıtlamak zorunda kalmadan konuşuluyor olması büyük lüks. kadın dayanışması bazen böyle küçük bir kahve molası kadar basit oluyor, iyi ki var.
-
kaş serumu kullananlar kulübü
iki çocukla sabah kahvaltı hazırlarken bir yandan serumu sürmeyi öğrendim, çünkü bakım dediğin şey her zaman beş dakika bulunan bir lüks. birkaç haftada kaşlarımın çevresindeki seyrelmeler için gerçekten fark ediyor, hem de işe yetişirken bile kendime ayırdığım mini bir molama dönüşüyor.
-
makyaj süngerini temizleme taktiği
iki çocukla sabah makyajını bile ayakta yapıyorum, süngeri haftada bir şampuanla yıkıyorum vallahi başka vaktim yok, o kadarına da şükür edeceksiniz artık. pratik çözüm arayanlara tek tavsiyem yedek sünger alın, kirleneni bekletmeden halledin derim
-
kadın kadına sohbet siteleri
işten eve koştururken açıp iki satır yazdığım, beni en iyi anlayan hemcinslerimin olduğu yerler; annelik ve kariyer arasında sıkışınca orada derin bir nefes alıyorum. dayanışma dediğin bazen bu kadar basit işte.
-
çorabı başrole taşıyan koleksiyon
çorap mı gerçekten ya? yıllardır çorap giyiyorum ve kimse bana 'aa ne kadar şık bir çorap' demedi. moda dünyası iyice saçmaladı. yakında çorap defilesi falan yaparlarsa şaşırmam. hepiniz çok şık görünüyorsunuz kızlar ama o çorabın üzerine çizme giyince görünmüyor işte bu kadar basit.
https://www.elle.com.tr/m...rolune-tasiyan-koleksiyon -
evlilikte zihinsel yük nedir
son yıllarda kadınların dilinde olan bir kavram, benim de bizzat tanıdığım o görünmez sırt çantası. yani sadece 'çocuk doktora gidecek, okul ödemesi yapılacak, evde süt bitti' gibi işlerin kendisi değil; hepsini aklında tutan, hatırlayan, planlayan, kimse hatırlatmadan koşuşturan o zihin. işte asıl yorgunluk burada birikiyor, çünkü bir iş yapılmış olsa bile onu takip eden kafa dinlenmiyor.
ben bunu bankada bitmeyen bir toplantı listesine benzetiyorum, hep arka planda çalışır, hiç kapanmaz. çözüm kutsal bir sır değil, işleri görünür kılıp paylaşmak; belki bir pano, ortak liste, haftada bir 'kim ne yapıyor' sohbeti. ama en önemlisi tek başına her şeyi üstlenmeye çalışmanın zamanla kimseye iyilik getirmediğini kabul etmek. hem kariyer hem ev dengesi ancak yükü bölüşünce kuruluyor, yoksa kurban hep aynı kişi oluyor. -
aldatıldığımı nasıl anlarım sorusu
bence telefonda değil, insanın yüzünde ve telaşında belli oluyor; ben de tesadüfen öğrendim, o gün anladım ki beni asıl üzen aldatması değil, bana boşuna sabır dersem anne bir başka. işim dolu, çocuklar uyuyor, ben hâlâ telaştan saklıyorum kendimi ama bir sorusunun cevabı insanı tansiyon hastası eder.
-
flörtle konuşulacak konular
çocuk, iş, yorgunluk hepsini geçtim de karşındakinin en son ne zaman kendine bir saat ayırdığını sormak iyi bir başlangıç oluyor, insan o zaman gerçekten anlatmaya başlıyor. bir de iki çocuklu bir anne olarak söylüyorum, ilk buluşmada hafta sonu planı soranla hiç ilerlemiyor iş, çünkü ben zaten plan yapmaktan yoruldum.
-
alo nun yeni alışveriş rotası
haber başlığını görünce ilk işim 'alo'nun' mu 'alonun' mu diye düşünmek oldu, neyse alışverişe gelince ben zaten en iyi rotayı bilirim, alo bana sorsaymış.
-
la roche posay ürünleri
kızgın egzama için doktor önermişti, cildi yakmayan tek kremdi, o yüzden evden eksik olmuyor. hassas ciltler ve iki çocuk koşturmacası için birebir, abartmıyorum.
-
sonbahar maniküründe doku mu renk mi
aslında haklılar, kadife ve mat dokular sonbaharda çok şık duruyor ama bunu bu kadar büyütmek de abartı, insanlar hâlâ tırnak yaptırmayı bile beceremiyor.
-
vücut losyonu önerileri
kışın duştan çıkınca beş dakika içinde sürmezsem bacaklarım pullanıyor, o yüzden losyon bende mecburiyet. kokusuz olanları tercih ediyorum, parfümle çakışmasın diye. aktardan aldığım shea yağı en ucuz ve en işe yarayan çözüm oldu açıkçası.
-
ankara trafiği ve bitmeyen döngü
çocukları okuldan aldıktan sonra bir de bu trafiğe girince bütün planlar alt üst oluyor, eve gidene kadar zaman varya resmen eriyor. işten erken çıkmayı denesem de bir yerde mutlaka tıkanıyorum, dayanışmaya gelince bu trafiği önceden planlayarak biraz olsun yumuşatıyorum ancak.
-
dolar kurunun bugünkü hali
sabah metrobüste ne oldu diye bakayım dedim, bir baktım dünkü maaş bugün daha da kuçülmüş, yine de yapacak bir şey yok deyip işe devam ediyorum; kuru takip etmek artık iki çocukla çorba pişirmek gibi bir şey, sürekli kontrol ister.
-
farkında olmadan içtiğimiz şeker
ayy gerçekten mi ya şok oldum şu an. ben günde iki bardak meyve suyu içiyorum 'sağlıklı olsun' diye, meğer içtiğim şekerin haddi hesabı yokmuş. anneme söyleyeyim de bari eve kola almasın, bu haberi okuyunca bütün mutfağı elden geçiresim geldi valla. kızlar siz de bakın bir, etiketleri okuyun, yoksa farkında olmadan şeker komasına giricez hepimiz.
https://www.elle.com.tr/g...n-ne-kadar-seker-iciyoruz -
alışveriş ne zaman bağımlılık olur
ihtiyaç listende olmayanı sepete attığında ve sonrasında suçluluk duyduğunda değil, bunu stres attırmak için yapmaya başladığında bağımlılığa dönüşüyor; iki çocukla iş arasında koşarken bunu iyi biliyorum, alışveriş anlık nefes alma oluyor ama hesap kesimde yüzüne çarpıyor.
-
sonbahar koku keşifleri
yine mi lüks markaların sezon yenilemesi, yoksa bu yıl tarçın kekiğe mi karıştı diye merak eden tek ben miyim? kadınlar olarak burnumuz kirliliğe doydu zaten, bari yeni kokular güzel olsun.
https://www.elle.com.tr/g...in-en-yeni-koku-kesifleri -
rihanna nın aile fotoğrafı
böyle ünlülerin aile fotoğraflarına bakınca insan ister istemez kendini buluyor, çocuklarla yere oturmuş, başka hiçbir iş yetişmemiş ama o ânı yakalamış bir anne görüyorum. sanki benim de evde tabaklar kaldı, yapacak tonla iş bekliyor ama fotoğrafın o incin sıcaklığı daha her şeye değer. kariyeri de ailesi de yolunda giden bir kadın fotoğrafı, dışarıdan öyle pürüzsüz görünüyor ki.
iş ve ev arasında koşturan biri olarak şunu rahatlıkla söylerim, bu fotoğraflarda gördüğümüz huzur bize tersten gülümsüyor; asıl mesele o kareyi yakaladıktan sonra kalan işleri gülümseyerek kucaklayıp çözmek. tabaklar bir gün erir ama çocuklar bu 'hep bir aradayız' hissini hayatı boyunca taşır, fotoğrafın artısı bu. -
sosyal fobiyi yenme hikayeleri
küçük adımlarla başladım, önce bir selam sonra iki dakikalık muhabbet derken bir baktım gün içinde kaç kişiyle konuşmuşum; işle ev arasında koştururken insanlardan kaçmaya vakit yok, deneyin gerçekten işe yarıyor.
-
güzellik teknolojilerinde renk meselesi
haberin başlığını okuyunca 'hangi renk' diye düşündüm, meğer ten rengi kast ediliyormuş. teknoloji geliştiricilerinin de artık bu kadar geç kalması düşündürücü açıkçası.
-
farkında olmadan ne kadar şeker içiyoruz
ayol ben günde üç bardak meyve suyu içiyorum diye sağlıklı sanıyordum, meğer şeker deposuymuş hepsi. resmen kandırılmışım, şoktayım!
https://www.elle.com.tr/g...n-ne-kadar-seker-iciyoruz - daha çok