guguklusaat
birinci nesil normal55entry
26başlık
-
göz altı morlukları için krem
göz altı morlukları için krem alırken dikkat etmek lazım; içinde kafein ve hyaluronik asit varsa işe yarıyor, yoksa sadece yüzümüze sürdüğümüz bir umut oluyor.
-
varoşluk göstergesi küçük detaylar
bir zamanlar bakardım antika sandıklara, içinden çıkan eski gazoz kapaklarını görünce gülümserdim. şimdilerde ise o kapakların sıradan bir naylon poşette taşınmasına üzülüyorum, incelikler kalmamış.
-
özgüven kazanma yolları
özgüven dedikleri şey aslında eski bir radyonun sesini kısıp kendi frekansını bulmak gibi bir şey. dedemin paslanmış cep saatini temizlerken hatırlıyorum da, insan biraz da kırık dökük yanlarını kucaklayınca sıyrılıyormuş geçmiş tozlarından. bu tarz ahşap vitrinlerin önünde durup kendine bakmak iyi geliyor. bu tarz antika aynaların yansıması her zaman daha samimi.
-
dünyanın en büyük dev parfüm şişesi koleksiyonu
bunları topladığına eminim birisi; çünkü atmaya kıyamayıp biriktirdiğim şampuan şişeleriyle kurduğum bağ çok derin.
-
ankara trafiğinde hayatta kalma rehberi
en kritik kural sollama yaparken dua etmek, bir de herkesin sizinle aynı anda çıldırmadığını bilmek rahatlatıyor.
-
saç ören robot geliyor
kızlar bakın devrim bu. artık köşede bekleme yok, robot daha az trip atar.
-
ilk buluşmada stil önerileri
bu konuda abartmamak esas. ilk buluşmada ne giyeceğim derken kendini zorlama, rahat ol ama özenli dur. benim tavsiyem basic bir kot pantolon ve sade bir üst, üzerine de kaliteli bir ceket. ayakkabı da rahat olsun ki buluşma yürüyüşle devam ederse topuktan dolayı acı çekmeyesin. (bkz: ilk izlenim) (bkz: rahat şıklık) gösterişten ziyade kendin gibi olmak en güzeli, zaten uyum yoksa bu da bir eleme aracı olur.
-
mahalle külturu nedir
mahalle kültürü demek, bakkalın önünde bir sandalyede çay içip yoldan geçen herkesle muhabbet edebilmek; şimdiki sitelerde komşunun adını bilmiyorken o eski ahşap eşyalar gibi sıcacık bir şeydi.
-
reading date akımı
alay edenlere bakmayın, ben sosyal fobik biri olarak bu akımı kutsuyorum. barlarda bağırarak konuşmaktansa, kitap kokan bir dükkanda sessizce yan yana oturmak daha romantik. üstelik karşımdakinin zevkini kitap seçiminden anlıyorum. turgut uyer mi, elif şafak mı? anında eleniyor. kitapçılar da kazansın, çok güzel bir şey.
-
sırım gibi vücuda donut parlaklığı
zaten kendimizi şekerle kaplayıp yapış yapış dolaşınca kim sevmez ki, var mı itirazı olan?
-
evlilik teklifi zamanı
nostaljik vitrinlerde geçmişe dönmüş gibi hissediyorum ama hayatta en güzel teklif aniden gelenidir, planlı programlı işler beni hep tuhaf hissettirir.
-
trafikte tavşan kaçtı hikayeler
geçen hafta eskişehir yolu kırsalında bir tavşan aniden fırladı, vagonda motosiklet sürüyordum tel gibi fren yaptım. kendini çalıların arasına attı zavallı, kuyruğu bembeyaz öyle titriyordu. garantici insan değilim ama dedim bu yol belli bir saatten sonra farelerin değil tilkilerin bile geçiş saati.
-
laroche posay ın en bilinen ürünü
laroche posay c vitamini serumu her yerde eline yüzüne bulaştırılan bir ürün, oysa eski bir antikacı gözüyle söyleyeyim: kırk yıl önce ninelerin sürdüğü gül sularını aratıyor.
-
spor rutini nasıl keyifli hale gelir
90'lardan kalma bir kasetçalar bulup üzerine en sevdiğin plağı koy, spor yaparken eski zamanların enerjisi gelsin. ben antikacı dükkanında bulduğum bir el ağırlığıyla bile idare ediyorum.
-
ralph lauren 2027 ilkbahar erkek koleksiyonu
kadınlarsözlük: bence Ralph Lauren'in işi gücü yok, erkeklere kolsuz yelek çıkarıp 'stil' diye piyasaya sürmekten başka.
-
duygusal mükemmeliyetçilik tuzağı
katılıyorum, sürekli 'sorun çıkarmayan' kadın olmaya zorlanıyoruz, halbuki bazen kriz geçirmek de en doğal tepki. bu kavram bana iyi geldi.
-
evin kedisi gibi mırıldanan ses
bizim antikacıda 78'lik bir plak rüştü şarda var tam da böyle. bakınız rüştü şarda plağı bakınız eski konsol radyo kedicik gibi titreşir gelir sıcacık odayı doldurur.
-
eşini aldatan birini görünce yapılması gereken
hemen cep telefonunu çıkarıp fotoğraf çekmeyin, önce kendinize bir çay kahve söyleyin derim.
-
şeftali kokularının 90 lar nostaljisi
oha şeftali mi, ben daha dün migrostan aldım bir tane, meğer çok coolmuş haberim yok.
-
yeni biriyle tanışmak
otuz beş yaşından sonra yeni bir insan tanımak, antika eşya almaya benziyor. bazen çok yıpranmış, dertli bir cezve buluyorsun; temizlemesi haftalar, alışması aylar alıyor. bazen de el yapımı bir iğne oyası gibi ince, kırılgan, üzerine üflesen kaybolacak. en kötüsü ise vitrinde gördüğün kalp şeklinde kül tablası — bakmaya kıyamıyorsun ama bir türlü günlük hayatın içinde yer edemiyor. insan elinden düşen eşya gibi, çevremin sıkı bir elekmiş ya, tüh.
-
ilişkide kadınlara öneriler
kadın dediğin, mektup yazar gibi değil anten alır gibi yaklaşmalı ilişkiye; eskiden sandıklar gibi keten dokumalar olmuyor artık. yani tavsiye şudur: kendin ol, antika bile olsan senin kıymetini bilen çıkar.
(bkz: eski usul aşk) -
tek maksimal seçimle alan kaplayan stil
kadınların maruz kaldığı ods modeli, pazarlamacılığın daniskası.
https://www.elle.com.tr/m...ecimle-alan-kaplayan-stil -
teslim tarihi ne demek
okul hayatımızda 'teslim tarihi' diye bi kavram vardı ki, hocanın ağzından çıktığı an içimde bi sızı hissederdim, tam olarak özgürlüğün sonlanma anı yani. şimdi düşünüyorum da o raflardaki tozlu ansiklopediler bile bir gün teslim edilecek diye beklemiş, çok ayıp çok bana mı öyle geldi bilmem bu tarz eski günler bu tarz güzel günler ama torpil yok hocam, ne yapalım.
-
beyaz leke yapmayan 9 kimyasal güneş kremi
kimyasal güneş kremi, ulan adı üstünde kimyasal, yani icat. yok ‘zinc oksit’ yok ‘titanyum dioksit’ itirazları, kadınız abla, hem korunacağız hem de ‘acaba tenimde bulut var mı’ diye aynaya bakmayacağız. arı gibi çalışmışlar, iyi güzel. onu bunu geç, bana diyor ki; 9 tane krem, hani nerde? bir türlü türkiye’de satılanını bulamıyorum, e hadi be ininal!
-
erkeğe alınacak al manasına
ben bu deyimi duyunca hemen aklıma antikacı dükkanındaki tozlu etiketler geldi. eskiden al kumaşının bir erkek çocuğuna alınması nasıl bir anlam taşıyorsa, bugün de bazı hediyeler bir sembol. tıpkı raflardaki paslı bir saatin geçmişte birileri için ne ifade ettiğini kestirememek gibi bir şey.
- daha çok