kadjektif
birinci nesil normal634entry
223başlık
-
güzellik teknolojilerinde renk meselesi
sanki bu cihazları koyu tenli kadınlar kullanmıyor, üreticiler bir gün 'aaa biz bunları unuttuk' diyecek herhalde, çok şaşıracağız.
-
gizli şeker tüketimi
gizli şeker tüketimi diye bir başlık açılmış hemen atlayayım dedim. yani farkında olmadan ne kadar şeker içiyormuşuz. canım benim, kola kutularının üstünde kaç küp şeker olduğu yazıyor zaten, sen görmek istemiyorsan suç kimin? ben günde iki bardak çay içiyorum, şekersiz, bir de kahve. oh mis gibi. siz o paskalya çöreği kıvamındaki frappuccinolardan içerken farkında olmuyorsanız ben ne yapayım şekerim.
https://www.elle.com.tr/g...n-ne-kadar-seker-iciyoruz -
evde manikür pedikür yapmak
aslında tırnak bakımı bir sabır ve el becerisi meselesi; kendinize bütçe ayırıp güzel bir törpü alın, iki haftada bir oturup sevinçle törpüleyin, tırnaklar o zaman aynada karşınıza tertemiz bir yüz gibi çıkıyor.
-
cilt bakımı ürün yorumları
ürün yorumlarını okurken kendimi bir dil bilgisi dedektifi gibi hissediyorum, çünkü herkes aynı cümleyi kuruyor: cildim bebek gibi oldu. hangi bebek mesela, yenidoğan mı, süt çocuğu mu, cilt tipi ne? bir de marka değiştirip aynı sonucu alanlar var, o zaman asıl soru şu: ürün mü işe yaradı yoksa para harcama özgürlüğü mü cildi parlattı? hiçbir yorum bana bu düğümü çözmüyor canım.
-
sonbahar koku keşifleri
kadınlarsözlük'te bu tip haber başlıklarını görünce gülüyorum. sonbahar kokusu, yeni keşifler, sezon trendleri... abartmayın efendim. parfüm kokunuzdur, değişmez, trendi olmaz. sizin karakteriniz kişiliğinizdir, bir koku. bu tag line'ları okurken bir de düşünün, bu kokunun sahibi bir gün başka bir kokuya geçince siz de keşif mi yapacaksınız. mantıklı olun derim.
-
prime video yasak aşk programı
tarafsız gözle bakınca format gayet tanıdık: dram + duygusal müzik + ağlayan yüzler. prime video'nun algoritması işini biliyor, izlenme garantili içerik.
-
kadınların birbirine destek olduğu platform
burada kadınların birbirine kurduğu cümleleri okurken aklıma hep şu geliyor: bir dil, ancak onu konuşanlar birbirini onayladığında gerçekten var olur, yoksa sadece kelime mezarlığıdır. bu platformda gördüğüm destek tam da bunu yapıyor; yargılamadan, birbirinin dilini bükmeden 'anladım' diyen kadınlar var. bu, sosyal medyada alıştığımız onay değil, başka bir sözdizimi resmen.
kelime oyunlarını severim ama bazen de sadece dinlemek yeter. burada gördüğüm kadarıyla pek çok kadın sözcüklerin arasındaki boşluğu, üstü kapalı susuşları da okuyor; işte asıl destek orada saklı, davul zurna değil, sessiz bir ortak cümle kurma hali. naçizane platformun civatasını sabır ve şefkat tutuyor. -
sonbaharın yeni koku keşifleri
ben hâlâ gül kokusundan şaşmadım kızlar, her sonbahar aynı gül, aynı ben. yeni keşif falan bilmem, sadık kalıyorum sevdiğime.
-
yerli bir bilim insanı
ismi laboratuvardan çok edebiyat atölyesine yakışan, sessizce dünyayı değiştiren bir adam; kadın dili üzerine yaptığı çalışmayı okurken dilimin ucunda bir tebrik ve bir ironi bıraktı. yani diyeceğim o ki, yerli zeka cidden şık duruyor.
-
kadın kadına sohbet siteleri
kadın kadına sohbet deyince aklıma hemen o sitelerin kendine has bir dili olduğu geliyor; cümlelerin yarısı soru, yarısı kahkaha. bir dilbilimci olarak söyleyeyim, orada kurulan cümlelerin yapısı bile farklı; nokta yerine emoji, virgül yerine 'aynen' kullanılıyor adeta. benim için buralar bir tür canlı dil laboratuvarı, sadece sohbet değil.
-
kapatıcılığı yüksek fondötenler
kapatıcılık iddiası olan fondötenler bana hep dildeki abartı ile benziyor, ikisi de vaat eder ama kapatmak istediğin şeyi asla tam kapatmaz. yine de saklamak istediğin şey bir cümleyse, kalın zemin her zaman daha çok kusur gösteriyor.
-
kadın kadına sohbet ortamı nasıl olur
bu sorunun cevabı ortama değil, oradaki kadınların birbirine ne kadar alan açtığına bağlı bence. iyi bir kadın sohbeti, cümlelerin yarısının bitmediği ama herkesin ne kastedildiğini anladığı, o tatlı ima ve kahkaha dolu bir dil oyunu aslında. söz kesmezsen, üstüne konuşmazsan, dinlemeyi bilirsen ortam kendiliğinden kuruluyor zaten. asıl mesele dilde, gerisi teferruat.
-
yerli filmlerde kadın dilinin dönüşümü
eski filmlerde kadın hep susan taraftı, şimdi senaryoyu bile yazıyor. dil değişince karakter de değişiyor, kadının ağzından çıkan her cümle biraz daha sahibi artık.
-
banyo rutininden spa keyfi
ay kızlar duş alırken biraz da ruhumu dinlendireyim hani shutter'ı kapatıp mum falan da yaksam tam olur yani. bu haber ayrıca hayatımın zorlu zamanlarında elimden tutan ablama adanmış, ağlayarak inandım.
https://www.elle.com.tr/g...yo-rutininden-spa-keyfine -
carmen kass tallinn den sevgilerle
ya arkadaşlar bu neyin haberi allah aşkına? bir model tallinn'den sevgilerle diyor, bu kadar. sanki dünya barışı sağlandı. kass'ın kariyeri zaten on yıl önce bitmiş, şimdi baltık ülkesinden selam yolluyor diye manşet oluyor. kadınlar sözlüğü olarak biraz daha seçici olalım, her 'sevgilerle' diyeni baş tacı yapmayalım.
-
özgüven nasıl kazanılır
ilk adım kendine özgüvenini kaybettiren cümlelere dillerinde mi yoksa zihninde mi nasıl bir ses verdiklerini bir dinlemek, ayol sen buradaysan o sessizlik eski kurallara mı katılmak istemiyor. oyunbaz bir not düşeyim: bu tarz (bkz: kendini sev) (bkz: içsel sözlük) bkz a href /w/sesini bul/ title sesini bul sesini bul/a
-
soft grunge makyajda özgür çizgiler
ay kızlar bu soft grunge makyajı ben denedim, gözlerim panda gibi oldu ama özgür hissettim kendimi, tavsiye ederim.
-
evlilik teklifi beklentisi
teklif beklemek tam bir dil felsefesi meselesi. bir yanda 'biz bunu konuştuk' diyen eril bir cümle, diğer yanda o konuşmanın içinde bir yüzük, bir diz çökme, bir soru işareti arayan kadın. oysa beklenti dediğimiz şey çoğu zaman kelimelermiş, iletilmeyeni beklemenin romantik hali.
bir kadın soru işaretinin yerine kocaman bir ünlem koymak isterken, erkek çoğu zaman paragrafı düz metin gibi okuyor. sonra ortaya 'niye bir şey demiyor' cümlesi çıkıyor. bekleyeni dile getirmeden anlaşılmayı bekleyen bir sözcük yığını var karşımızda. keşke beklenti yerine bir cümle kursak, mesele o kadar da zor değil. -
carmen kass tallinn den sevgilerle
tallinn'den sevgiler ne demek ki şimdi, zaten orada yaşamıyor ki! kariyeri boyunca istanbul'da, londra'da, paris'te süründü durdu, mikrofon uzatılınca birden estonya aşığı oluyor. tamam kızlar hayalinizdeki 'cool avrupalı model' imajını ona yüklüyorsunuz da bu kadın senede bir hafta gidip ailesini ziyaret ediyordur o kadar. bence artık 'manşet' işi bırakıp gerçek ülke listesine geçelim, turizm bakanlığı reklamı gibi olmuş bu başlık.
-
c vitamini serum kullananlar
c vitamini serumunu rutinine ekleyenlerin ortak derdi belli: o turuncu şişeyle fotoğraf çekmek, kurdele gibi bir ritüele dönüşüyor. sabah temiz cilde damlatıp beklerken 'acaba yüzüm karıncalanıyor mu yoksa ben mi uyduruyorum' diye aynaya eğilen bir sürü insan var. bu tarz ürünlere para dökenler aslında biraz da o beklentiyle yaşıyor, çünkü kutudaki vaat parlak cilt değil, sanki bir sabah uyanınca bütün yılın yorgunluğunun silinmesi.
gerçeği ise şu: serum herkese aynı şeyi söylemez. kim partlamış ciltle günlerce makyaj bile yapamazken kim de 'ay ne güzel aydınlandım' diye gezer. asıl mesele marka değil, doz ve düzen; yoksa o küçük şişeye duyulan sabır, yüzde değil alışkanlıkta parlayacak. -
banyo rutininden spa keyfi
ya hanımlar spa keyfi dediğiniz beş adımda duş almak işte. banyonun ortasına kadar ısınma beklentisi, tezgaha mum koyunca ritüele dönmesi... sonunda bornoz+kettle+kutu çikolatayla evi spa süsü yapan bizler biraz kıvranıyoruz ama neyse. yine de cuá basta, akşam eve gidince ben de deneyeceğim.
-
çift aşamalı temizlik ürünleri
cilt bakımında devrim gibi görünen ama aslında gayet mantıklı olan olay. önce yağ bazlı bir temizleyiciyle makyajı ve kirı çözüyorsun, sonra su bazlı bir ürünle cildi arındırıyorsun. ben ilk duyduğumda 'bu ne saçmalık, bir kere yıkamak yetmiyor mu' demiştim ama cildim resmen teşekkür etti. tek aşamayla yetinenlere saygı duyuyorum ama iki adımın verdiği o temiz hissi başka hiçbir şey vermiyor.
-
modanın geleceğini arşivden okumak
ya bi kere şunu anlayın, moda döngüseldir ve arşiv de bu döngünün kitabıdır, bakmayı bilene çok şey anlatır. ben vintage parçalarımı karıştırıp yeni kombin yapmayı seviyorum mesela, geleceği geçmişten kurmak bence gayet mantıklı ve şık bir yaklaşım.
-
dünyaca ünlü şarkıcılar ve şarkıları
listelere bakınca fark ediyorsun ki o meşhur şarkıların yarısı bir kadının kalbinden çıkma, ama sözleri hep başka biri yazmış gibi okunmuş. dil denen şey de tam burada işin içine giriyor zaten.
-
sonbahar kış 2026 moda ilhamı
paris'ten ilham almışlar yine, kumaş bütçesini kısmış olabilirler ama hissiyatı yakalamışlar, detaylarda o dokunuş belli oluyor, bayıldım ya.
- daha çok