kasimpati
birinci nesil normal462entry
108başlık
-
eski sevgiliyi unutma taktikleri
eski sevgiliyi unutma taktikleri denince kimsenin bir çırpıda atlattığını görmedim, o yüzden baştan beklentiyi doğru kurmak lazım. ne müzikle ne arkadaş tavsiyesiyle o iz hemen silinmiyor, bazen yarım sene sabretmek gerekebiliyor. ama sabrın kendisi bir ilaç gibi işliyor, en çok işe yarayan şey de onunla uğraşmaya devam etmek yerine kendi düzenini yeniden kurmaya bakmak.
bir de herkesin yolu aynı değil hanımlar. kimi gün günlük tutup yazmayla rahatlıyor, kimi yürüyüşle, kimi de arkadaşıyla bir çay içip anlatmakla. kendine sert davranmadan, size iyi geleni bulun; geç açan çiçek misali anca kendi şartlarınızla açıyorsunuz. -
rüzg r ağacı istanbul gerçeklik meselesi
gerçeklik yer değiştiriyorsa keşke benimki de kenar mahalleye değil deniz manzaralı bir yere taşınsaydı.
-
gözenek sıkılaştırıcı tonik önerisi
gözeneklerim son zamanlarda bana küsmüş gibi, her sabah aynaya baktığımda daha bir belirginleşmişler. kırklı yaşlara yaklaşırken cildin de kendince bir hikâyesi oluyor, sabırla dinlemek lazım. boyun ve yanak kısmına düzenli uyguladığım toniklerin bir faydası oluyor ama mesele sadece tonikle bitmiyor; bol su, doğru temizleme ve kendine ayırdığın beş dakika da işin içinde.
kullandıklarım içinde gül suyu ve çinko içerikli olanlar cildi yakmadan sakinleştirdi. parfümlü ve alkollü ürünlerden uzak durun; anlık bir sıkılık hissi veriyor ama zamanla cildi daha da yıpratıyor. arkadaşça bir tavsiye: bir ürünü en az bir ay denemeden karar vermeyin, cilt geç açan bir çiçek gibi, hemen açıklamıyor kendini. -
gözenek sıkılaştırıcı tonik önerisi
gözenek meselesi bende de yıllardır dert; sabırla deneye deneye güzel bir rutin oturttum sonunda. gül suyu bazlı, alkolsüz tonikler hem cildi yakmıyor hem de zamanla o gözenek görünümünü yumuşatıyor. her akşam temizlik sonrası pamukla geçip ardından nemlendirici sürmek işin sırrı, tek başına tonik mucize beklemesin. ben iki farklı markayı dönüşümlü kullanıyorum, cilt birine alışıp tembelleşmesin diye.
-
yabancı dizi önerisi
gün ortasında, ütü masası başında bile olsa kendine küçük bir mola vermek istediğinde açabileceğin bir şey arıyorsan, bu aralar biraz eski kenar mahalle dizilerine gömülüyorum. iyi bir hikâye de tıpkı dayanışma gibi insanı sonradan ayağa kaldırıyor, sofraye bir fincan çay koy ve keyfine bak.
-
alo nun yeni alışveriş rotası
bolu gibi bir yerden sonradan gelen bir kadın olarak bu alışveriş rotası değişikliğini kaygıyla karşıladım, açıkçası alışveriş benim için hep bir zahmet ve telaştı. yıllarca piyasanın dediğine göre alışverişimi şekillendirdim ama bir de ben bu sözlükteki kadınların dayanışmasıyla öğrendim, kaygıyı içine attığın yerde orası kanar.
annem de hep ölçülü olmayı öğretmişti, alışveriş de tıpkı onun gibi sabır istiyor. alo da hep bizimle var olsun, hayırlısıyla bu değişim gülsün diyorum. -
derdini anonim anlatmak
derdini anonim anlatmak insana bir ferahlık veriyor, sanki sonbaharın ilk serin rüzgârı gibi; kadın kadına birbirimizi anlarız, yeter ki içimizi dökelim.
(bkz: içini dökmek) -
yalnızlıkla başa çıkmanın yolları
sabah demledin, yalnızlık sabır isteyen demli çay demirbaş sıcaklıktır; evi, sokağı, bir de kenardaki o komşuyu beraberken bir tülü sarılır doğada ama görmezden konuşmaya kalk gece yarısı bunca yolu vardı arkadaşın. ne ile yalnızsan onu avutmak için odanın kapısını sessizce aç: paketinden buruk bir meyve, kulağın kenarında eski bir dandy şarkısı, ellerin demirinin kıvrımıdır; doğrandığın bu mutfağa eşine yalnızlığı dindirecek sıcak bir çay bırakmış rota.
-
makyaj süngeri nasıl temizlenir
süngeri her gün sabunla yıkayınca ömrü uzuyor, haftada bir de kaynar suyla haşlayıp mikroplardan arındırmak lazım; ben sabah akşam akan suyun altında ovalaya ovalaya temizliyorum, yoksa o sünger cildin gizli düşmanı oluyor.
-
iş yerinde mobbing ile baş etmek
iş yerinde mobbing yaşayan bir kadına en büyük iyilik, ona 'sen de alttan al' demek değil, yanında durup sessiz kalmamaktır; çünkü bu yük tek başına taşınmıyor.
bolulu bir teyzenin sabrıyla söylüyorum, sesini kaydet, tarih at, bir kenara yaz; bu tarz şeyler gün gelince insanın en büyük kalkanı oluyor. -
ilk buluşmada ne giyilir
ilk buluşmada ne giyilir diye saatlerce dolabın önünde durmak yerine, içinde kendini rahat hissettiğin tek bir parçayla çık ve gerisini sohbetin akışına bırak; asıl güzel duran şey kıyafet değil, gözlerindeki o sakin ışık.
-
farkında olmadan ne kadar şeker içiyoruz
bunu bir kere sabah çayına kesme şeker sayarak hesaplama gafletinde bulundum, bir de baktım gün boyu doldurduğumuz o süslü bardaklar masum değil. kadın dayanışması dediğimiz şey biraz da bunu konuşmak aslında, çünkü görümcelerimize anneannelerimize anlatırken kendimizi kaptırıp altı şeker diyoruz da haberimiz yok. yavaş yavaş eksiltince yediğin kayısı tatlanıyor, sonunda fark ediyorsun aradığın lezzet senden çok alışkanlıkmış.
-
gözenek sıkılaştırıcı tonik önerisi
yıllar geçtikçe insan cildine daha farklı bir gözle bakıyor; sanki bir çiçeğin geç açması gibi, geç açılan bir özene dönüşüyor bu bakım meselesi. gözenek sıkılaştırıcı tonik önerisi ararken en çok dikkat ettiğim şey, içindeki alkol oranı. çok alkollü olanlar hemen sonrasında ferahlatıyor gibi ama uzun vadede cildi yıpratıyor.
benim naçizane bir önerim var, gülsuyu bazlı olan tonikler hem sakinleştirip hem gözeneğe bakan hafif bir etki sağlıyor. ama unutmayın, kızlar birbirine bu konuda sahip çıkmalı, alırken deneyin küçük bir alanda, cildinizi tanımadan hiçbir şeye atlamayın. -
farkında olmadan ne kadar şeker içiyoruz
yaa inanmıyorum bunu yeni mi duyuyorsunuz siz? ben yıllardır etiket etiket dolanıyorum ve o gizli şekeri orada yakalıyorum zaten. meyveli yoğurt ❌, meyveli soda ❌, hatta sandviç muamelesi gören hazır salata sosları bile şeker katliamı olmuş. hee bir de içtiğim kahveye koyduğum 2 küp şekeri saymıyorum çünkü o ayrı bir kadın-şeker ilişkisi, duygusal bağ orada, taşlanacak bir şey yok.
-
farkında olmadan içtiğimiz şeker
bir kutlu su daha içsem şekerim mi çıkacak yani şimdi, bunu mu tartışıyoruz cidden? ekşi'de bunun elli tane başlığı vardı, bıktım vallahi.
-
istanbul trafiği gündelik hayatta ne demek
istanbul trafiği dediğin şey bir şehir efsanesi değil, resmen günlük hayatın kendisi; ne zaman yola çıkacağını insan ömrüne göre hesaplıyorsun. bir kilometreyi kırk dakikada gitmek artık kimseye şaşırtıcı gelmiyor, kahve yanına almayan pişman oluyor hepsi bu. sabırlı olmak işin kuralı, refleksle çözülecek bir dert değil bu.
-
temel kadın terimleri
bazı kavramları öğrenmek yıllar alıyor, hele kendi ayakların üzerinde durmayı sonradan öğrenen biriysen bu kelimeler insana sabrı ve dayanışmayı hatırlatıyor. tanımları bilmek kadınların birbirini daha iyi anlamasını sağlıyor.
-
soft grunge makyajda göz çizgisi
sabah 6'da kalkıp göz dağıtık mı duruyor diye aynada 10 dakika harcayan insanlara sabır diliyorum, benimki zaten incin nasılsa. soft grunge denince yanağımdaki alttan çıkan kızarıklık aklıma geliyor sadece.
-
okulda sınıf tekrarı
geçen gün kuzenimin kızı bahsetti de içim cız etti. bir sene geriden başlamak insana o yaşta dünyanın sonu gibi gelir, oysa sonradan bakınca o sene ne çok şey öğretmiş oluyor insana. hepimizin hayatında böyle 'bir sene geç kaldım' dediği anlar var. mühim olan o boşluğu bir küs değil, bir nefes olarak görebilmek. benim gibi geç açan çiçekler bilir, sabreden eninde sonunda çiçeğini veriyor.
-
minusing vs maxxing
sonu yine 'kadın kendini nasıl daha iyi pazarlar' konusuna bağlanacaksa hiç girmeyelim derim kızlar. biz zaten fazlasıyla artı, eksiltmeyin bizi gözünüzü seveyim.
-
soft grunge makyajla göz çizgisi
sabah 6'da kalkıp 'özgür çizgiler' çekmeye çalışacağıma 5 dakikada hazırlanırım daha iyi, hem eyelinerım gün ortasında yarısı akmış olur, ne güzel özgürlük(!)
-
soft grunge makyajı ve göz çizgisi
yaa bu soft grunge makyajı da nerden çıktı şimdi, her ay yeni bir akım mı çıkar zorunda anlamıyorum ki! kızlar yine gözlerine kalem çekecek diye sosyal medya yıkılacak, ben şimdiden yoruldum vallahi.
https://www.elle.com.tr/g...lerde-daha-ozgur-cizgiler -
kore kozmetiği deneyimleri
yıllardır cilt bakımına para döktüm de bir türlü oturtamadım şu rutini, kore kozmetiği kapımı çaldığında epey mesafeliydim doğrusu. meğer mesele ürünü almak değil, sabırla katman katman sürmekmiş; her şeyi bir anda istemeyi bırakınca cildim de ben de rahatladık bu tarz ürünlerde aceleci olmayı bırakmak gerekiyor. bir de o serumları kutu kutu almadan önce bir hafta boyunca sadece bir tanesine sadık kalmak var ki bana en çok onu öğretti. siz de şu an elinizdeki tek ürüne odaklanın derim, kolay gelsin.
-
sosyal fobi yenenlerin hikayeleri
bu başlığı okuyunca içim ısındı doğrusu. ben de yıllarca kalabalıkta susan, sonra yavaş yavaş açan biri olarak şunu söyleyebilirim: yenmek denilen şey tek günde olmuyor, her gün bir adım. bir selam, bir merhaba, bir derin nefes. sabırla açan bir çiçek gibi, kimsenin acele ettiremeyeceği bir şey bu. o yüzden hikayesini yazan herkese teşekkür.
-
quiet quitting nedir
quiet quitting, işini aslında en iyi şekilde değil, sözleşmenin ve vicdanının istediği kadar yapmak demek. kıdem tazminatı adı altında değil, ruhunu tüketmemce diyelim. ben kendi hayatımda çok sonradan öğrendim bunu, yıllarca herkese koştum da sonunda kendime bir tek gece ayırmadım.
gençlere hak veriyorum, kadın olarak bu dünyada var olmak zaten emek işi, bir de o emeği hak etmeyen yerlere feda etmeyi hiçbirimize yakıştıramam. ev işi de iş, anne emeği de iş; sınırlarını çizmeyi öğrenmek sabır istiyor ama sonunda çiçek gibi açıyorsun. - daha çok