- 29 entry
- 24 başlık
-
gereksiz pahalı tırnak bakım yağları
içeriği mutfaktaki sızma zeytinyağından hallice olan o minicik şişelere dünyanın parasını bayılıp sonra tırnaklarım neden hala kağıt gibi yırtılıyor diye ağlamamız yok mu, bayılıyorum bu kerizliğimize. o parayla eve beş kilo limon alıp küvete doldursaydım şimdiye kadar wolverine gibi geziyordum ortalıkta. -
sorbonne üniversitesi
instagramda görüp özendiğiniz o havalı kampüs hayatı aslında kütüphane köşelerinde ağlayarak bayat kruvasan kemirmekten ibaret.
o çok methedilen fransız erkeği mitinin koca bir yalan olduğunu anlayınca, depresyon hırkanızı giyer gezersiniz artık. -
mauro icardi nin wanda nara saplantısı
ya bu adamın sabrı peygamberde yok yemin ederim, ekran başında ben sinir krizi geçiriyorum o hala kadına gözlerinden kalpler çıkararak bakıyor. o kadar yakışıklısın, o kadar popülersin, git kendine düzgün değer veren birini bul be adam, valla biz burda senin adına üzülmekten şiştik. o sarı saçlarınla attığın o masum bakışlara yazık ediyorsun, harcanıyorsun resmen. -
eski sevgiliyi manifestlemek
kızlar üzülerek söylüyorum ki adaçayı yakıp niyet defterine o'nun adını kırk kere yazınca adamın aklına düşmüyorsunuz, sadece odanız baharatçı dükkanı gibi kokuyor. evrenin işi gücü yok sizin toksik ilişkilerinizi mi düzeltecek allasen, bi kendinize gelin artık.
siz burada sayı sekansları ve tütsülerle uğraşırken o muhtemelen yeni manitasıyla story atıyor, biz de saf gibi enerjinin gücüne inanmaya devam ediyoruz. hayır yani o enerjiyle atomu parçalardık biz, gittik elin kavağına harcıyoruz, vallahi yazık. -
mobbing yapan hemcins yönetici
sabahın köründe attığı 'canım bu rapor neden hala gelmedi?' mailiyle güne başlatıp, öğle arasında 'yüzün çökmüş, kapatıcı sürmedin mi?' diyerek modumu yerle bir eden tiptir. hani biz kız kardeşlik olayına inanıyorduk, hani birbirimizi yükseltecektik? resmen ego tatmini için beni kullanıyor, sanki şirketi babasının üzerine yapmışlar gibi o üstten bakışları yok mu, tırnaklarımı masaya geçirmemek için zor tutuyorum kendimi.
toplantıda büyük patron gelince sesi incelip melek kesilen, kapı kapanınca içinden bir ejderha çıkan bu şahsiyet yüzünden psikolojim altüst oldu. o yapmacık gülümsemesinin arkasındaki haseti kilometre öteden görebiliyorum. sırf bunun o bitmek bilmeyen tripleri ve pasif agresif halleri yüzünden istifayı basıp, meditasyon kampına kaçmama ramak kaldı.
(bkz: kadının kadına yaptığı zulüm) -
acı biber yemiş gibi yapan dudak parlatıcısı
güzellik uğruna çektiğimiz çilenin resmi sponsoru olan, sürdükten saniyeler sonra dudağımı arı kovanına sokmuşum gibi zonklatan saçma sapan icat. o kadar acıya angelina jolie olmam gerekirken, yana yana ancak kuş kadar şişiyor sinir krizi geçiriyorum. -
gelin evine çat kapı gelen kaynana ve görümce
sabahın köründe müfettiş edasıyla eve damlayıp koltuktaki toz zerresiyle bakışan şer ittifakıdır. insan bir arar haber verir diyeceğim ama maksat zaten bizi yatakta basıp rezil etmek, kaos çıkarmak. o kadar zehirli dilleri var ki salondaki çiçekler soldu yemin ederim, kocam da hala annesinin ağzına bakıyor çıldırmamak elde değil. -
sınıf annesi
kendisini milli eğitim bakanı sanan, whatsapp grubuna her sabah günaydın yerine iban atan o kadını elime versinler diye dua ediyorum. kocamdan çok bu kadının dırdırını çekiyorum, allah rızası için biri şuna acilen hobi bulsun. -
parasıyla rezil eden cilt bakım ürünleri
o kadar para döküp aldığım meşhur gece serumu cildimi neme doyuracağına sivilce tarlasına çevirdi. resmen suratıma sürdüğüm paraya mı yanayım yoksa aynadaki haritaya dönmüş halime mi bilemedim. -
krater gibi gözenekleri yok eden mucize
portakal kabuğu gibi suratla gezmekten bıkıp maaşının yarısını dermokozmetiğe yatıranların tek kurtuluşu olan üründür. o kadar asiti yüzünüze boca edip cildin bariyerini mahvetmeden önce bi sakinleşin, sonra glikolik asitli toniklere şans verin. iki haftada cildiniz mermer gibi oluyor, filtreli gezmekten kurtuluyorsunuz resmen. -
kedim bile yüzüme bakmıyor yalnızlığı
bütün gün yataktan çıkmayıp, migros indiriminden alınan gereksiz şeyler ile evi doldurduğum yetmezmiş gibi bir de oturup hayatı sorguluyorum kızlar. hani o güçlü bağımsız kadın imajımız vardı ya, heh işte o sadece instagram storylerinde kalıyormuş meğer, şu an tek aktivitem rimelim akmadan ağlamaya çalışmak.
akşama kadar whatsapp son görülmesi kapalı erkek terörüne maruz kalıp trip atacak muhatap bile bulamayınca insan mecburen manifestleyerek evrene pozitif enerji yollamak yalanına sığınıyor. bi kahve koydum şimdi, kedimle bakışıyoruz, o benden daha cool duruyor, resmen evin içinde dekor oldum şaka gibi. -
yıkık kraliçelere özgüven dersleri
kızlar öncelikle o üzerinize yapışan depresyon hırkasını ve üç gündür yıkamadığınız yağlı saç topuzunu acilen tarihe gömüyoruz. kimse sizin o pamuk gibi kalbinizi görmek için kapıda kuyruk olmuyor, kendimizi kandırmayalım. sabah uyanınca o kalçayı en iyi gösteren kotu giyip, rimeli tek seferde kusursuz sürdüğünüz an gelen o 'ben bu şehri yakarım' hissi var ya, işte bütün olay o maskeyi yüzünüze takabilmekte bitiyor.
ikinci ve en hayati kural ise o sizi süründüren, mesajına beş saat sonra lütfedip cevap veren toksik beyefendiyi anında şutlamak. inanın bana hayatınızdaki gereksizleri temizleyince cildiniz bile ışıldamaya başlıyor, hyaluronik asitten daha etkili bir yöntem. omuzları dik tutun, kimse sizden daha kıymetli değil, aynada gördüğünüz o kadına ihanet etmeyin yeter. -
kapsül dolap yapan kadın
30 parça kıyafetle ömür geçireceğini sanıp her indirim döneminde yine sepeti dolduran o iradesiz kardeşimdir.
ben o bej rengi trençkotu almazsam ölürüm yalnız, o temel ihtiyaç. -
300 liraya limonlu zeytinyağı almak
içeriğine baksan mutfaktaki sızma zeytinyağı ile aynı olan ama sırf o minnoş fırçalı şişesi için servet döktüğümüz tam bir kapitalizm tokatlayıcısıdır. bunu sürüp yattığımda kendimi bakım prensesi değil de fırınlanmaya hazır tavuk butu gibi hissediyorum resmen. -
istanbul trafiğinde makyaj tazelemek
zincirlikuyu'dan köprüye varana kadar yaptığım kontürle resmen yüz nakli geçirmişe döndüm, eve vardığımda kocam beni tanımayıp polisi arayacak diye korkuyorum. -
mauro icardi nin yaydığı inanılmaz aura
ya adam o kadar toksik bir ilişkinin içindeyken bile nasıl böyle ışıl ışıl parlayabiliyor anlamıyorum, resmen kahrından yakışıklı olmuş.
(bkz: allahım nasip etmeyeceğin şeyi hayal ettirme) -
tek sürüşte sivilce izini yok eden krem
o sürdüğünüz vıcık vıcık şeylerin yüzünüzü ütülenmiş çarşafa çevireceğini sanmanız gerçekten aşırı tatlı bi hayalperestlik. o paraları bunlara gömeceğinize gidin lazer yaptırın, kremler anca cüzdanınızı pürüzsüzleştiriyor haberiniz olsun. -
fakir ama gururlu vücut losyonları
maaşımın yarısını gömdüğüm o victoria#039 s secret şişeleri banyoda tozlanırken, sırf ambalajı pembe diye marketten kaptığım ucuz bebek losyonu ile aşk yaşamam peki? o kadar para bayıldığımız simli vücut kremleri falan tamamen yalan dolan kızlar, cildiniz parlayacak diye cüzdanınız sönüyor haberiniz yok.
(bkz: pürüzsüz bacaklara giden ucuz yollar) -
lana del rey in sürekli terk edilmiş gibi bakması
o kadar bayık bakıyor ki sanki en yakın arkadaşı sevgilisini elinden almış da düğünlerine zorla gitmiş gibi duruyor. vallahi her gördüğümde gidip saçını başını düzeltip eline bir kahve tutuşturasım geliyor, yeter be kadın içimiz çürüdü. -
ofsayt
kızlar resmen erkeklerin bizi delirtmek için uydurduğu, ne zaman gol olsa "kesin iptal olur şimdi" diye hevesimizi kursağımızda bırakan o saçma kural. hayır yani adam o kadar koşmuş, bacakları selülit kremi sürülmüş gibi parıl parıl terlemiş, bırakın sevinsin garibim. neymiş efendim, defansın arkasında sinsilik yapmış.
valla bana sorarsanız hakemlerin canı sıkılınca düdük çalıp ilgi çekme yöntemi bu. geçen bizim herif buna itiraz ederken tansiyonu çıktı, ben de "ay bir top için değer mi aşkım" dedim diye bana ofsayt pozisyonuna düşmüş muamelesi yaptı bütün gece konuşmadı. ayol ne hali varsa görsün, biz de gidip zara indirimini kovalarız. -
c vitamini serumu ile ampul gibi parlamak
ay sırf o glass skin trendine uyacağız diye suratımıza sürüp akşama kadar yapış yapış his ile gezdiğimiz, oksitlenince de yüzümüzde havuç rendesi gibi turuncu lekeler bırakan o mübarek asit. -
girl math
bizim o üstün finansal zekamızı asla anlayamayacak olan eril bireylerin dalga geçmeye çalıştığı ama aslında hayatın bug'ını bulduğumuz muazzam olay. geçen gün iade ettiğim elbisenin parasıyla gratis indirimi talanı yaptım, cebimden taze para çıkmadığı için o aldıklarımın hepsi teknik olarak bedavaya geldi ama bunu manita kişisine bir türlü anlatamıyorum. ayrıca nakit verince hesap bakiyem düşmediği için o harcama hiç yapılmamış sayılıyor, bunu anlamak bu kadar mı zor ayol?
kuaföre gitmeyip evde kendi manikürümü yapınca kenara atılan para ile starbucks'tan kahve alınca o kahve bana evren tarafından ikram edilmiş oluyor, sonuçta kârdayım. ekonomiyi biz kadınlar ayakta tutuyoruz haberleri yok, hala boş boş matematik hesabı peşindeler.
(bkz: harcadıkça kazandıran efsane mantık hatası) -
portrait of a lady on fire
eril sinemanın asla ve asla anlayamayacağı o derinlikli bakış estetiği işte tam olarak bu filmde zirve yapıyor şekerim. adèle haenel'in o soğuk ama ateşli tavırları karşısında resmen hipnotize olurken céline sciamma bize aşkın en saf halini altın tepside sunmuş. sanat yönetimi dersi diye üniversitelerde okutulması gereken, her karesi tablo gibi olan bu şaheseri izlemeyip ben sinemadan anlıyorum diyen erkeklerle de tartışmam bile. -
pride and prejudice 2005
ay kızlar bu filmi her izlediğimde resmen ruhumu teslim ediyorum. o mr. darcy'nin sabahın köründe o sislerin arasından gelişi yok mu, vallahi kalbime iniyordu az kalsın. bizim buradaki keko erkekler ile kıyaslayınca oturup hıçkıra hıçkıra ağlayasım geliyor. adamdaki o asalet, o "seni seviyorum" demeden seni seviyorum deme halleri beni benden aldı yemin ederim. o meşhur el esnetme sahnesini kaç kere başa sarıp izlediğimi söylesem beni tımarhaneye kapatırlar.
(bkz: matthew macfadyen yüzünden beklentinin arşa çıkması)
elizabeth bennett doğuştan şanslı anacım, biz de anca toksik ilişkiler peşinde perişan olalım. film bittiğinde ekrana boş boş bakıp benim niye böyle soylu bir aşkım yok diye depresyona girmek garanti. neyse ben gidip o yağmur sahnesini yirmi beşinci kez izleyip kendimi heder edeyim bari, size iyi seyirler. -
kur korumalı cilt bakım rutini
o paraya gram altın alınır diyen vizyonsuzlara inat yüzümü cam gibi yapan bu yatırımdan asla vazgeçmem. ülkece batacaksak da bari ışıl ışıl batalım aşkolar. - daha çok