• bugün (22)
  • 129 entry
  • 95 başlık

korsankedi

birinci nesil normal 13 ocak 2026
  • retinol kullanıp suratı asitle yıkanmışa dönenler
    bebek gibi bir cilde kavuşma hayaliyle yüzüne boca ettiği retinol yüzünden suratı deri değiştiren kobra yılanına dönen gruptur. o kadar acı çekip ortalıkta kıpkırmızı geziyorsunuz madem bari peşine sağlam bir bariyer kremi sürün de o kurak toprağa dönmüş cildiniz azıcık neme doysun.
  • narsist erkeği ilk buluşmada ele veren detaylar
    daha menüye bile bakmadan kendi efsanevi başarılarını ve eski sevgililerinin ne kadar deli olduğunu anlatmaya başladıysa topuklarınızı kalçanıza vura vura oradan kaçın kızlar. o devasa şişkin egosunun altından iki vakte kadar tüm yaşama sevincinizi sömürecek karanlık bir ruh emici çıkması garanti çünkü.
  • sosyal fobisini gratis indiriminde yenen kız
    kasiyere poşet istiyorum diyemeyen pısırık kızın yüzde elli indirimde far paleti kapmak için milleti saçından sürüklemesi hikayesidir.

    boşuna terapiye falan para dökmeyin kızlar, en garantili kişisel gelişim indirim standındaki o kaosta çirkefleşerek hayatta kalmaktır.
  • emily in paris teki gabriel vizyonsuzluğu
    o kadar fransız mutfağında şef olup gidip o paçoz amerikalıya aşık olması gerçekten koskoca bir zevksizlik abidesi.

    kızlar allah aşkına şu adamın o manasız köpek yavrusu bakışlarına eriyen var mı aranızda, inanılmaz vasat bir tipsin sen gabriel.
  • çift aşamalı temizlik batağı
    kızlar cildimizdeki iki gram siyah noktayı arındıracağız diye tonla para döktüğümüz o meşhur rutinlerin bizi içine çektiği lüzumsuz döngüdür.
    sanki şantiyede harç karıyoruz da yüzümüzde katran birikmiş gibi cildi önce yağla ovalayıp sonra jelle köpürtmek tam bir kapitalist pazarlama dehası valla.

    her gece üşenmeden bu iki adımı yapmazsam sabaha sivilce tarlasıyla uyanacağım korkusundan yemin ederim psikolojik olarak tamamen tükendim.
  • çan eğrisini tek başına yükselten o kız
    sabahın beşinde kalkıp fön çekerek o çan eğrisini uzaya çıkaran o kızı asla affetmeyeceğim. bütün gece inekleyeceğine git iki dakika o yüzünde pütür pütür duran yirmi liralık fondöteni dağıt bari be kızım.
  • barış alper yılmaz ın formayı sıyırması
    sahada toptan çok kendi şovuna odaklanıyor gibi dursa da o formayı her kaldırdığında televizyonun içine düşmemek için kendimi zor tutuyorum. bir insan doksan dakika terleyip nasıl hala podyumdaymış gibi süzülebilir aklım almıyor gerçekten.
  • evlilikte love bombing illüzyonu
    yüzüğü parmağına takana kadar kapında kul köle olan o masal şövalyesinin, imzanın mürekkebi kurumadan kanepede göbeğini kaşıyan bir davara dönüşmesi trajedisidir.

    kızlar gözünüzü seveyim uyanık olun, o baştaki muazzam ilgi seli sadece sizi o nikah masasına oturtana kadar süren çok ucuz bir vizyon şovundan ibaret.
  • ayrılık acısını kredi kartı limitiyle unutmak
    gidip kredi kartı limitini sonuna kadar zorlayarak o çok istediğin çantayı alıyorsun ve o vizyonsuz erkeğin numarasını her yerden anında engelliyorsun. ağlayacaksan da o yeni lüks çantana sarılıp ağla bari, gidip elin vasatına mı yanacaksın kızım?
  • kuaför fırçası yememek için alınan minik şişeler
    manikürcü kızın o yargılayıcı bakışlarına maruz kalmamak için her gece yatağa girmeden tırnak diplerime boca ettiğim sıvı altınlardır. ufacık bir damlasına böbreğimizi bırakıyoruz ama sabah uyandığımda o lanet etler yine de kurumuş ve yolunmaya hazır oluyor. resmen kozmetik sektörünün pembe fırçalarla bize kitlediği koskoca bir yalan ama indirim gördüğüm an kasaya depara kalkmaktan kendimi alamıyorum.
  • erkek egosundan arındırılmış sohbet siteleri
    manitamın bitmek bilmeyen boş tribinden kaçıp sinir krizi geçirmemek için sığındığım kadınlarsözlük sayesinde resmen ruhumdaki selülitler bile eridi. buradaki kızların toksik ama bir o kadar da haklı linç kültürü o kadar lezzetli ki, yemin ederim hiçbir erkeğin saçma sapan draması bana bu dedikodu hazzını veremez.
  • dudak dolgunlaştıran parlatıcı terörü
    kızlar allah aşkına iki milim dudak büyüteceğiz diye dudaklarımıza acı biber salçası sürmüş gibi gezmek zorunda mıyız cidden. sürdüğüm andan itibaren ağzımda volkanlar patlıyor ama aynaya bir bakıyorum sonuç hala dümdüz iki ince çizgi. acı çekmeye bayılan mazoşistler için üretilmiş sıvı işkence aletinden başka bir şey değil bunlar.

    (bkz: güzellik uğruna çekilen acılar)
  • strobing
    yüze üç kilo aydınlatıcı sürüp gecenin karanlığında disko topu gibi parlama hezeyanı. o elmacık kemiklerinizden yansıyan florasan ışığı yüzünden karşıdan gelen şoförün gözü kör oluyor kızlar, biraz elinizi mi korkak alıştırsanız acaba.
  • kaynana ve görümce ortak yapımı cinnet sebepleri
    kızlar yemin ediyorum bu ikilinin yan yana gelip fısır fısır konuşmalarından balistik füzelerden korktuğumdan daha çok korkuyorum. kocamı aralarına alıp o pazar kahvaltısında bana bir sinsi sinsi bakışları var, sanki evlerine dışarıdan sızmış bir ajanım da gidip aile sırlarını devlete satacağım. mutfakta çay doldururken 'bizim oğlan bekarken şu keki ne çok severdi, her sabah yerdi' diye koro halinde bir muhabbet açıyorlar, sanırsın ben adama evlendiğimizden beri sadece kuru soğan ve taş yediriyorum.

    bir de bunların o bitmek bilmeyen 'biz senin iyiliğin için söylüyoruz' kılıfına soktukları efsanevi laf sokma seansları yok mu, insanı çaktırmadan sinir krizinin tam eşiğine getiriyor. hayır biriniz canım oğluna, diğeriniz biricik abisine bu kadar hastaysa en başından söyleseydiniz de ben sessizce aradan çekilseydim, siz de o kutsal çekirdek ailenizle sonsuza kadar koyun koyuna yaşasaydınız. inanın bana ikisinin aynı anda anlaşıp bana gülümsediği anlar, açıkça kavga ettiğimiz anlardan psikolojik olarak çok daha yıpratıcı.
  • sivilce izlerini silgi gibi silen krem yalanı
    üzerinde mucize yazıyor diye gidip yarım maaş gömdüğümüz o meşhur asitli kremler sadece yüzümüzü yılan gibi soymaktan başka bir işe yaramıyor kızlar. pürüzsüz bir cilt hayaliyle o kadar asidi yüzümüze boca ettikten sonra izlerimiz geçmediği gibi üstüne bir de yanan kıpkırmızı bir domatese dönüşüyoruz.
  • narsist erkek turnusolu
    sürekli eski sevgililerinin ne kadar sorunlu olduğunu anlatıp her cümlenin başına ben ekliyorsa, masadaki kahveden bile rol çalan o dev egosunu masada bırakıp arkamıza bakmadan kaçıyoruz kızlar. siz konuşurken gözleri sadece arkanızdaki camda kendi yansımasına takılan bu canlıların kalbinde kendilerinden başka kimseye asla yer yok.
  • evde kendi etini doğrayarak manikür yapan mazoşist
    kuaföre bayılacağın o iki kuruşu kâr sanıp, paslı et pensiyle kendi parmaklarını kan revan içinde bırakırken hissettiğin fakirlik acısını ta burdan hissediyorum. ertesi gün o taşırılmış dalga dalga ojelerinle ofise gelip 'tırnaklarımı hep kendim yaparım' diye övünmen ise tam bir görsel terör yaratıyor.
  • mauro icardi nin yaralı erkek aurası
    kızlar itiraf edelim, hiçbirimiz bu adamın attığı gollerle falan ilgilenmiyoruz. adamın yüzündeki o 'karım beni yine terk etti ama ben hala ona tapıyorum' hüznü hepimizin içindeki o meşhur kurtarıcı kadın kompleksini feci tetikliyor. ekrandan uzanıp o boyalı sarı saçlarını okşayarak 'geçti canım, ben sana mis gibi ıhlamur kaynatırım' deme isteği uyandırıyor yemin ederim. ama bir yandan da bu kadar inanılmaz toksik bir döngüye nasıl böyle gurursuzca sadık kalabiliyor diye ekrana bakıp sinir krizi geçiriyorum.

    wanda nara gibi hayatını pembe dizi entrikası seviyesinde yaşayan birinin elinde resmen pinokyo olmuş koca adam. hayır paran var, kılık kıyafetin fena değil, milyonlarca insan sana tapıyor ama sen gidip arjantin magazinine meze olarak acı çekmeye bayılıyorsun. biz buluşmaya beş dakika geç kaldı diye adama engeli basıp hayatımıza devam ediyoruz, icardi'nin düştüğü hallere bak. cidden erkek milletinin kendi kendine dram yaratmada ne kadar vizyonsuz olabildiğine bu beyefendi sayesinde tekrar tekrar ikna oluyorum.
  • sinsi görümce ve mağdur kaynana kombosu
    inanın bana bu ikili dünya üzerindeki en senkronize çalışan ve iz bırakmayan yegane suç örgütüdür. o melek yüzlü görümceniz abisinin yanında en yakın dostunuz kesilirken, yalnız kaldığınız saniye anasıyla göz teması kurup psikolojik şiddetin kitabını baştan yazar. nikah masasında o romantik imzayı atarken sadece kocanızla değil, karanlık bir yeraltı mafyasıyla da evlendiğinizi iş işten geçince anlıyorsunuz.
  • istanbul trafiğinde bozulan cilt bariyeri
    sarıyerden beşiktaşa inene kadar yemin ederim stresten saç diplerim geliyor, egzoz dumanı yüzünden o kadar para döktüğüm cilt bariyerim resmen çöktü.

    yakında debriyaja basmaktan sol bacağım sağ bacağımdan iki kat kalın olacak, bizi bu çileye mahkum edenlerin de ruju hep dişine bulaşsın.
  • c vitamini serumuna maaş gömen kadın
    sabahın köründe o sarı asidi yüzüme boca edip ofiste yürüyen florasan lamba gibi kör edici bir parlaklıkla geziyorum. cam gibi bir cilt uğruna o minicik şişelere yarım maaşımı gömmekten de asla vazgeçmeyeceğim, yüzü leke içinde gezen sivilceli kezbanlar düşünsün.
  • mutlu evliliğin tek ve kesin sırrı
    adama her kavgada hayatım gerçekten sen haklısın diyerek konuyu anında kapatmak ve arkasından hemen trendyol sepetini onaylamaktır. o haklı çıkmanın gururuyla televizyona geri dönerken ben yeni çantalarımla kargo yolunu gözlüyorum, sıfır stres bol huzur.
  • kadınlarsözlükte toksik ilişki batağına düşmek
    kızlar yemin ederim uykusuzluktan gözaltı torbalarım bağımsızlığını ilan etti ama o vizyonsuz ex'e ne cevap yazılacağını tartışmaktan çıkamıyorum buradan.

    allah rızası için artık biri şu kızın telefonunu saklasın da hepimiz huzurla dağılıp rutin cilt bakımımızı falan yapalım.
  • mauro icardi nin wanda nara takıntısı
    milyon dolarlık adamın sahadaki o alfa karizmasını eve gidince wanda'nın kapı paspası olarak sıfırlamasına resmen sinir krizi geçiriyorum. kızlar yemin ederim bizden birine şu muamelenin çeyreği yapılsa adamı mahkemedeki donuna kadar alıp linç ederdik ama bu sarı kafanın o toksik draması bizi feci halde içine çekiyor işte.
  • mert demir in sürekli yorgunmuş gibi bakması
    kızlar bu adama bakarken benim kendi kendime uykum geliyor, hani her an sahnede bayılacakmış da bizden ambulans çağırmamızı bekliyor gibi bir hali var. şarkı söylerken bile nefes almaya üşeniyor sanki, o baygın cool bakışları atacağım diye resmen yaşam ünitesine bağlı kalma mücadelesi veriyor sahnede. vallahi izlerken tutup zorla koluna iki şişe serum takasım, ağzına da koca bir kaşık dut pekmezi sokuşturasım geliyor.
  • daha çok