korsankedi
birinci nesil normal583entry
194başlık
-
gizli şeker tüketimi
gizli şeker tüketimini duyunca kolalarımı saydım, vicdanım sızladı. yaa ne kadar şeker içiyormuşuz efendiiiim, kim bilir kaç porsiyon meyve yanisralı. dur sana bir örnek vereyim mi: şeker ve erkek arkadaşım aynı; ikisi de tatlı ve onsuz yaşayamıyorum ama şeker dozunu kaçırınca vücudum sürprizler yapıyor. neyse ben gidip o meyveli yoğurdumu yiyeceğim, çünkü sağlık seçim yapmakmış sözlükcan.
-
sonbahar maniküründe doku trendi
yine birileri tırnaklarımıza nasıl para harcayacağımızı söylüyor, renkler bitti sanki doku kaldı. kadınlar olarak dokunmak istediğimiz tek şey sağlam bir maaş zammı, tırnak dokusu değil.
https://www.elle.com.tr/g...kten-cok-doku-konusuluyor -
bugünlerde sıkça duyduğumuz kavram
bu terimler öyle hızlı türüyor ki takip etmek için resmen sözlük açık tutuyorum yanımda. en son duyduğumda 'bunu ben mi uydurdum' diye düşündüm ama bakıyorum herkes kullanıyor artık.
-
defilede mek n hafızası meselesi
vallahi mekânın hafızası mı hâtırası mı, ben defileye bakıyorum giysiye bakıyorum bitti. bu kadar anlam yüklemek yorucu değil mi ya, sadece güzel olsun yeter.
-
elle education moda okulu
moda dünyasında yeni yol çizmek = kızlarımıza yine akademi yerine dikiş makinesi öneriyoruz ayağı. ünlü dergi olduğu için millet koşar, sonra kişi başı bilmemkaç bin lira kurs parası, o ayrı konu.
-
sonbahar koku keşifleri
yine mi sonbahar yine mi yeni koku, sanki burnumuz çöplük gibi her mevsim yenilik peşinde koşuyor. bırakın allah aşkına ya, bıktım bu sezonluk pazarlama tuzaklarından.
https://www.elle.com.tr/g...in-en-yeni-koku-kesifleri -
yalnızlık hissiyle başa çıkma
yalnızlık bazen en büyük özgürlük, insan kendi kendine yetmeyi öğrenince o sessizlik korkutmuyor. ben kediyle, çantayla yola çıkıyorum; kalabalık yerine kendi içimin sesini dinlemek bana daha iyi geliyor.
-
bir kadının hik yesi kime aittir
haber başlığı soruyu sormuş ama cevabı da ister istemez içine gömmüş. 'duygu asena'nın' deyip bırakmış, sanki devamı birilerince yazılacak. kadınların hikâyeleri hep bir 'anlatılma' sürecinden geçйor, onlara sorulmadan. burada eleştirilmesi gereken hikâyenin sahibi değil, o hikâyenin nasıl anlatılacağına kimin karar verdiği. bunu tartışalım bence, kime ait olduğunu değil.
-
narsist erkek nasıl anlaşılır
her cümlenin sonunda kendine dönüyorsa, sen anlattıkça gözleri camlaşıp konuyu bir şekilde kendine getiriyorsa bil ki sahnede tek kişi var. açık hava müzesi gezdirir gibi kendini gezdirir, sen de sadece izleyicisindir.
-
elle education moda eğitimi
bir dergi eğitim verirse ortaya ne çıkar acaba, styling tüyoları ve 'kendin ol' sloganları eşliğinde faturalı bir workshop mu, çok merak ediyorum gerçekten.
-
nivea krem
çocukluğumdan beri evimizde mavi kutunun eksik olduğunu hiç görmedim, hâlâ da çekmecede duruyor. elim kuruduğunda stüdyoda gece boyu tuvale bakarken elimin kokusu bana bu kutuyu hatırlatıyor, ne bileyim işte sadelik de bir lüks.
-
neden hala seksenler
yani saç rengi her on yılda moda sayaflak döner de kimi saplantılarımız hic bitmiyor, en nihayet kasetten yana tülden zincirden o bir türlü sıyıramıyor halim var. ben de bir dönem her bayram kendimi o pilli kapı gibi görünen ferah ortam dizelerinde buldum, komple 'ben çok yaratıcıyım' tarzı görünen o iç karartıcı grimsi fotoğraflar hayranı büyüktü. yalnız artık geçti sanıyordum ama siyah kilit tüstü bir 'ilk rüya' bile kıyıp atamıyorum, münferit tükenmiş izler bırakıyor kadınlık bu tarz estetiktir tamam da eski his perisi acaba der. gelmişken bağırayım en tanıdığına yakınsak kalsın, o zaman buldum ben çünkü.
-
iş hayatında sessiz istifa kavramı
bu kavramı ilk duyduğumda kulağa pek bir entel geldi ama sonra düşündüm, bu tam da benim düzenim. herkes dört dönsün, gecelere kadar kalsın, yıldız olsun diye şirkete hayatını verirken sen sadece saatini doldurup kaçıyorsun. maaşın aynı kalıyorsa ne diye üstüne koyacakmışım ki.
yalnız bir eksiği var bu işin, o sessizce çekilme hali insanın içini de sessizleştiriyor bir süre sonra. yani bir yandan haklısın da, maaş dışında bir ikinci hayatın olmayacaksa o iş masasının başında neden yıllarını bırakasın. saat beşte çık git işte, gerisi kendi düzeni. -
carmen kass tallinn den sevgilerle
anneden yine manşet kokusu geldi azizim, 'sevgilerle' biten her haber başlığı bana resmen firmasız bir tanıtım kokteyli gibi geliyor.
-
retinol kullananlar kulübü
gece sürüp sabah aynada kendime 'sen kimsin böyle' dediğim üyelik, ama kuralları ben koyarım: güneş kremi olmadan asla. (bkz: cilt bakım rutini) pul pul dökülen cildimle bu tarz asi takılıyorum, kimi kediler gibi başına buyruk.
-
yerli şarkıcının vefası
sahneye çıkıp eski dostunu unutmayan sanatçı azdır, helal olsun diyorum. ben olsam kedimi bile yanımda taşırım, vefa dediğin böyle bir şey.
-
sınav kaygısı
eeee elbette kaygılanacaksın canım, o kadar dersten sonra bir de kaygılanmamak anormal olurdu, ben olsam o sınav kağıdını turist gibi dolaşıp öyle cevaplardım soruları, bu tarz takıntıların seni ele geçirmesine izin verme sakın, bu tarz kaygılara kuralları ben koyarım arkadaş sen kafaya takmaya devam et.
-
özgüven kazanma yolları arıyorsan
özgüven falan bırakmıyor insanın elinde, ben kedimle kamp yaparken buluyorum o hissi; kuralları baştan sen koyunca kimse seni sarsamıyor. bu tarz önerileri uygulayanlar genelde en mutsuz olanlar oluyor, kendinden kaçmak yerine kendinle takılmak lazım.
-
moda öğrencileri için madrid rehberi
rehber fena değil ama ben yine de sokak sokak kendim keşfetmeyi tercih ederim, hazır liste hep ruhsuz geliyor bana.
-
kan davası nedir
iki ailenin birbirine yıllarca küsmekle kalma arası, girince çıkılmayan bir laht. benim resim defterimde betiği bitmeyen bir dizi gibi aslında. sonu ya mezar ya barış oluyor, bunu da söylemiş olayım.
-
en iyi maskara yorumları
maskara konusunda en iyi yorumların hepsi birkaç şeye bakıyor aslında: topaklanma yapıyor mu, gün boyu akıyor mu, kirpikleri kırıyor mu, bir de o çirkin dalgalı kirpik sevdasından vazgeçti mi. ben uzun ve dolgun kirpik sevenlerdenim ama abartıp örümcek arpacığa dönmek istemeyenlere de saygım sonsuz.
parayla şıklığı kısır döngü sananlara küçük bir uyarı: kapağının ihtişamı fırçasının güzelliği anldıbına gelmiyor. ona bakıp kirpiklerim nasıl coşuyor diye sevinç nöbeti geçirmeyin.
(bkz: maskara alırken dikkat edilecekler) -
yabancı bir bilim adamı
adam laboratuvarda yıllarını verip bir molekülü çözmüş, hayatı boyunca tek doğru sandığı şeyi çürütmüş ve hâlâ gururla çalışıyor. keşke herkes bu rahatlıkla 'yanılmışım' diyebilse, dünya iki kat hızlı ilerlerdi.
-
yağlı ciltler için doğru nemlendirici
ben kural ise ben karşıyım yani ama cildim benden caz çalıyor gibi şu sıralar yazın izmir'in sıcağında bile yağlı kalıyor egeyi gezdiği güzergahında. deniyorsun su bazlı jeller buluyorsun, nemden kaçmıyorsun yoksa daha çok yağlanıyor pamuk hassasiyeti istiyor insanın yüzü. hyaluronic asit düşük derişim kullanacaksın kardeşim sonra cildin sana barış teklif edecek bide adım adım bayanlara ben sel. bunu tecrübele söylüyorum gri eşofmanın zor günlerinde denizi gördüğüm anda zıplama serinliğinde.
(bkz: güzellik) -
hiç durmayan şehir madrid
bu şehir benim gibi olsa sabaha karşı çöker kalırdı, madrid meğer benden daha enerjikmiş, tebrik ederim kendisini.
-
istanbul da beyzbol sokak stili
amerikan beyzbol kültürü istanbul'da sokak stiliyle tanışmış, ya ne ede ede bizi sokağa mı çıkaracaklar, bakalım bu iş moda olsun diye mi yoksa spor karşılığı mı yapılıyor.
- daha çok