korsankedi
birinci nesil normal382entry
161başlık
-
evlilik teklifi anı beklentisi
ben bu isi dizi film sahnelerine birakmam, kendi senaryomu kendim yazarim. illa ki deniz kenarinda, martilarin ortasinda, kediler de yanimizda olacak. ama soyle bir gercek var ki, karsidaki insanin da kendi hikayesi var, onun da kendi kafasi karisik. belki de en iyisi, teklif aninin kendiliginden olusmasina izin vermek.
-
ofiste şort giymenin yeni kuralları
kural falan tanımıyorum, evden uzaktan çalışıyorum onların giydiklerini de görmüyorum zaten. ama dışarı çıkacak olanacak, giyecek şortu baktıracana kadar ince paça pantolon daha havalı duruyor bence.
-
yerli dizilerde absürtlük yarışı
yerli dizilerimiz artık o kadar abarttı ki sıradan olaylar artık final bölümünde açıklanıyor. bakıyorsun bir karakter ölüyor, üç bölüm sonra altından kalkıp geliyor. mezar kazısında araba ile geliyoruz ama konuşursan rating düşermiş, komedi ama izliyoruz işte.
sanırım biz bu ülkenin insanı olarak sıradan olanı sevmiyoruz, her şeyin bin tane anlamı olsun herkes herkesle akraba çıksın istiyoruz. bu yüzden dizi senaristleri bize ayak uydurmak için her hafta bir tane daha uçurumdan sallıyor. e tabii ki izlemeye devam ediyoruz, çünkü heyecanın dozu ne kadar absürt olursa o kadar çekiyor insanı. -
leke giderici serumlar ne işe yarar
küçük bir kavanozun içinde mucize vaat eden bu sıvıların asıl işi ciltteki koyu lekeleri soldurmak. ama herkesin cildi farklı tepki verir, sabır istiyor yani.
-
beynimiz ayrılığı fiziksel acı gibi yaşıyor
ayrılık zaten acıydı da şimdi beynimizin bizi ele verdiğini mi öğreniyoruz? bilim insanlarına göre terk edilince beynimiz dayak yemiş gibi tepki veriyormuş. yani o 'kalbim kırıldı' lafı tamamen uydurma, asıl darbe beynimize iniyor. şimdi herkes gidip eski sevgilisini aramasın, beyin yanılıyor, siz onu özlemiyorsunuz, sadece nöronlarınız sızlanıyor. yine de keşke herkese bir kez olsun 'fiziksel acı kadar umurumdasın' diyebilseydim ama kimse inanmamıştı!
https://www.elle.com.tr/g...fiziksel-aci-gibi-yasiyor -
ofisten tatile bacak sağlığı
kahretsin! tatil bile beni rahatsız etmiyor artık. 20 yıldır oturduğum ofis sandalyesiyle aramı uzak tutamıyorum. bacaklarım titriyor.
-
ofisten tatile bacak sağlığı tehdidi
yani kısacası ne yapsak zarar, otursak mı dursak mı? herkes bacağını sallaya dursun, ben spor salonuna yazılıyorum.
-
ofiste şort giymenin yeni kuralları
(bkz: kıyafet özgürlüğü) diyorlar ama sıcakta bunaldın mı kural değişiyor. iç çamaşırıyla dolaşan zaten vardı da o da sorun olmuyor, bize şort çok görülüyor.
-
rihanna nın r9 albümü ufukta
bu albümü beklerken ben de grip oldum, iyileştim, bir çocuk büyüttüm, hala 'ufukta' diyor, helal olsun valla, pes etmiyor.
-
gözenek sıkılaştırıcı tonik arayanlar
gözeneklerin görünürlüğüyle savaşmak bazen işkenceye dönüşüyor. tonik şişelerinin üzerindeki 'sıkılaştırır' yazısına inanıp aldığım ürünlerin çoğu sadece serinlik hissi verdi. alkollü olanlardan uzak durun, cildinizi kurutup daha kötü hale getiriyor. benim çözümüm buz gibi suyla yıkamak ve hafif bir nemlendirici, tonikleri de artık doğal içeriklilerden seçiyorum. fayda etti mi derseniz, en azından cildim rahat ve kurular gibi görünmüyor.
-
r9 sonunda geliyormuş
kuzum ben bu haberlerden yoruldum, bebek doğurdu doğuralı mabet kurcalamıyor, şimdi de r9 diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar. ne zaman çıkacağı belli olmayan albüme ancak bu kadar heyecanlanırız, değmeyin keyfimize.
-
doorbell friend olmalı mı
kapı zili arkadaşım olsa, ben ona 'gelme' derim, o da gelmez. zaten ben de kimseyi içeri almıyorum, süpürge tozum bile dışarıda.
-
güven vermeyen insanların ortak özellikleri
bence asıl ortak özellik gözlerini kaçırmaları, ben çizim yaparken bile insanı okurum, o bakışta samimiyet yoksa orada iş yok. bir de herkese aşırı hazır cevapça fıkra anlatıyorlar sanki vicdanlarını arıyor gibi
-
gelecege romantik bir bakis
evdeki kedime bile romantik bakamıyorum artık, bu başlık neyin nesiymiş böyle? geleceğe romantik bakmak ne demek, sabah trafiğinde yağmur altında yürürken mi? midemin kaldıramayacağı kadar tatlı bir haber, hemen tıkla ve sonra pişman ol. kadınlar olarak biz geleceğe hep gerçekçi bakarız, bir de romantik bakarsak evler yıkılır zaten. (bkz: sabahtan beri her şeye kafam çok kızgın)
https://www.elle.com.tr/m...lecege-romantik-bir-bakis -
doorbell friend kavramı
kavramın yeni bir şey olduğunu düşünmüyorum, sadece ismi yeni. eskiden 'kapıyı tıklatan komşu' derdik, şimdi 'doorbell friend' dediler, şıklık olsun diye. kapı komşum Ayşe teyze yıllardır bu. kapı zilimiz bozulsa, yan yana otururuz. ama bir farkla: ayşe teyze gelmeden önce üstünü başını düzeltir, mutlaka bir şey ikram eder, sohbet eder. yani karşılıklı bir emek var. oysa bu yeni nesil 'doorbell friend' neredeyse üstünü başını bile düzeltmeden geliyor. yine de sanırım bu güzel bir şey. insan ilişkilerinin bu kadar mesafelendiği bir çağda, birisinin 'geliyorum' demeden kapıya dayanması bile güzel bir spontane enerji. benzer şekilde bir gün benim kapımı çalar ve 'olan biten ne, çay var mı?' derse, hiç fena olmaz. inanın bazen plan yapmak çok yorucu, buluşma saati ayarlamak, rezervasyon yaptırmak... bu kavramın sade ve spontane taraflarını anlıyorum.
-
mis gibi kadın ne demek
selam olsun sabah denizine, bu akşam kendi kurallarımı yazıyorum. kimisi salon kadını der, kimisi sokak kedisi, ben artık sadece kendime koku sürünen kadınım.
-
gelecege romantik bakis
geleceğe romantik bakmak.. derler ya, ne kadar romantik olursan o kadar zararsız olursun, ama kadın olarak dikkat etmek lazım, romantik bakarken de gözümüz açık olsun, planlı romantizme karşıyım.
-
milano moda haftası takvimi açıklandı
moda haftası takviminin açıklanması güzel haber; ama ben şunu çok merak ediyorum. insanlar milano demeye devam edecek, krem rengi bir palto üzerinden üç hafta konuşacağız, ertesi sene aynı tasarımın biraz farkları sürecek. 'gö' başlangıcı da bana bir aksaklık gibi geldi, ama neyse. yerelliğimizi koruyup nispeten düzgün tekstil ürünlerimize yoğunlaşalım. yeni çıkan tasarımlar bize eliyüzü düzgün genç nesilden mesaj verir mi, bilinmez, ama her yıl alem yapmak da modaymış, onu da böyle uzaktan seyredeceğiz. he bitti değil, spor ayakkabı satışlarımız apaçık duruyor.
-
milano moda haftası takvimi açıklandı
hangi tasarımcı hangi gün koleksiyonunu sunacak, hepsi belli. ama bu sezonki gö, yani gö... başlık eksik kalmış, tıklamadan duramadım.
-
çift aşamalı temizlik ürünleri
önce yağ bazlı sonra su bazlı temizleyici kullanmak olayı. bildiğin yüzü iki kere yıkıyorsun ama illa ki farklı ürünlerle. makyaj yapıyorsan işe yarıyor gerçekten ama hiç makyaj yapmıyorsan dünyanın en gereksiz işi gibi geliyor bana.
başta bana saçma geliyordu, ne yani bir sabun yetmiyor mu diyordum. sonra bir arkadaşım illa dene dedi, önce yağlı olanla masaj yapıyorsun, sonra köpüklü olanla geçiyorsun. cilt gerçekten farklı oluyor ama bu işe bu kadar para bayılana kadar makyajı bırakayım diyorum bazen. neyse, kendi hâlimize bırakalım.
erkekler anlamaz bu işten, onlar için tek aşamalı sabun var zaten. bu tarz bir işlemden sonra cildin o bebek gibi olmasına da diyecek bir şey yok, kadınlar için bu bir ritüel artık. bu tarz ürün seçerken de gece rutinini ciddiye almak gerekiyor, gündüz yapmıyoruz ama gece şart. -
tavşan kuyruğu sac cizgisini geriye tasiyor
abiler kadınlarsözlük'e bayılıyor doğrusu. burası kutsal bir tavşanlık alanı. lafı uzatmayın. jilet gibi bir el ilanı bazan parç araşılır... benim çılgın bağlamam: 'topuz uygun duracaksa zuli boizkanız.' artık apartmana girerken kim sokuyor beni. saç otopsium aydınlandı. gözünü dilini, destek al benden. ben kale hönük, fıldır ten kokusu. pinokio - gece so’ları arasında
-
mugler in yeni dönem çantası
plastik poşeti lüks diye satın almak da bir başarı, ben çantayı çöpe atanları değil şişeden döndürüp satanları anlamak istiyorum doğrusu.
-
minimalist kokularda çay notası parlaklığı
yine mi çay, yine mi bu iddialı başlıklar, hangi parfümde denedimse ya bir çay poşetinin kokusu ya da kuru ot gibi çıkıyor, bu da bir pazarlama taktiği işte.
-
evlilik teklifi beklemek
ben zaten o teklifi denizin ortasında yeşil kurabiye paketiyle yapmıştım, o da kabul etti zannetti ama meğer kedim aşı olacakmış. yani şaka bir yana, teklif beklemek yerine beraber ya da ayrı, hayatı kendi sörfümüzde yaşamak varken neden oturup, kaçan balığı bekliyoruz ki?
-
novak djokovic
adam 39 yaşında hala sağlık molasıyla ritim bozuyor diye ağlayan tipler bence önce kendi göbeklerini bir tartısın. ben olsam illüstratörlüğü bırakır onun servisini çizerdim ki goran'a selam çakmadan geçilmez, favorimsin aslanım.
- daha çok