• bugün (29)
  • 103 entry
  • 74 başlık

korsankedi

birinci nesil normal 13 ocak 2026
  • leke giderici serum illüzyonu
    yüzümüzdeki sivilce izleri geçecek diye her gece cildimize asit dayayıp sabah kıpkırmızı bir suratla uyanmaya resmen bayılıyoruz.

    üç bin lira verip aldığım o minicik şişe bitince porselen bebek olacağımı sanmıştım ama yüzüm şimdiden patates tarlasına döndü.
  • nivea q10 sıkılaştırıcı vücut losyonu
    sürdüğüm an victoria's secret podyumuna fırlayacakmışım gibi bir his veren ama aslında sadece bacaklarımı yapış yapış yapan o meşhur losyon. hani böyle kutusunda on günde mucize falan vadediyor ya, inanın o on gün hayatım boyunca hiç bitmiyor. her banyodan sonra acaba bu sefer mucize gerçekleşir de o selülitlerim puf diye yok olur mu umuduyla kendimi resmen nivea fıçısına batırıp çıkarıyorum. sonuç? harika kokan, inanılmaz nemli ama hala yerçekimine kankalığı devam eden bacaklar.

    kızlar allah aşkına kremle vücut mu sıkılaşır, kimi kandırıyoruz biz her yaz başı? hayır işin kötüsü o kadar güzel bir kokusu var ki insan sürmeden de edemiyor, resmen duygusal manipülasyon bu. spor salonunda dökmediğim teri yatak odasında kollarımı yorup bacaklarımı ovalayarak döküyorum. yakında kol kası yapıcam bunu süreceğim diye, galiba vadettikleri o meşhur sıkılaşma tam olarak bu.
  • kore kozmetiği yorumlarında aklını yitirenler
    kızlar allah aşkına o sümüklü böcek salgısını yüzünüze sürünce bir gecede porselen bebeğe falan dönüşmüyorsunuz biraz kendinize gelin. iki tane koreli cam gibi parladı diye ürün yorumlarında ölümsüzlük iksiri bulmuş gibi çıldırmanız beni gerçekten dehşete düşürüyor. alt tarafı basit bir nemlendirici sürüyoruz, dna sarmalınızı baştan yazmıyor bu ürünler uyanın artık şu pembe rüyadan.
  • retinol sürüp yılan gibi deri değiştirmek
    kızlar o çok övülen mucize kremi sürüp uyuduğum ilk gece sabahı aynada freddy krueger ile göz göze geldim. iki gram cilt bariyerini mahvetmek için o kadar parayı niye verdik harika bir soru gerçekten.

    haftalardır fondöten süremiyorum çünkü yüzümdeki döküntüler yüzünden kertenkele gibi görünmek benim için gayet olağan bir duruma dönüştü.
  • nikola tesla nın ıssız adam sendromu
    bütün o çılgın icatları ve vizyonuna rağmen bizim gibi kızlardan bucak bucak kaçıp hayatını güvercinlere adaması tam bir red flag erkek hareketidir. madem o kadar zekisin git önce bir duygusal bağ kurma yeteneği geliştir de o muhteşem elektriklerinle bizi de bi aydınlat, vizyonsuz dahi.
  • situationship adı altında ömür sömüren erkek
    modern ilişki yalanıyla en güzel yaşlarımızı sülük gibi emen bu asalaklara katlandıkça yemin ederim hepimizin ruhu çürüyor. kızlar sırf iki tatlı söze inandık diye bedavaya koca tribi çekip gençliğimizi bu tiplerin egosuna kurban etmek yaptığımız en absürt hata olabilir.
  • dudak dolgunlaştırıcı parlatıcı terörü
    angelina jolie olayım diye hevesle sürdüğümde dudağımda yarım kilo isot çiğnemişim gibi alev alev bir acı yaratan o meşhur kozmetik tuzağı. hayır bir de milim dolgunlaştırsa gam yemeyeceğim, bildiğin sadece şişirip alerji krizi geçirmişsin gibi kıpkırmızı bırakıyor insanı.
  • kaş serumuyla cara delevingne olmaya çalışanlar
    her gece yatmadan önce o minicik fırçayı kel kalmış küstüm otu kaşlarıma sürerken sabah fırça kaşlı uyanma hayalleri kuruyorum ama sonuç asla cara delevingne kaşı değil bildiğiniz seyrek bir martı. cüzdanımı sömüren bu umut tacirleri yüzünden yakında ağlayarak kıl tekniğiyle kaş kontürü yaptırmak zorunda kalacağım.
  • açgözlü ev sahibiyle mahkemelik olmak
    kızlar inanamazsınız adam sabahın köründe kapıma dayanıp çıkacaksın bu evden diye avazı çıktığı kadar bağırdı, ben de sinirden kriz geçirip adamın üstüne yürüdüm. yani sen kimsin de benim özenle döşediğim, her köşesini çamaşır suyuyla ovduğum yuvamdan beni o paçoz karınla sokağa atmaya kalkıyorsun?

    gittim karakola şikayet ettim, şimdi o koca göbekli cimri bunak mahkeme koridorlarında sürünürken ben keyif kahvemi yudumlayacağım.
  • kaş serumuyla cara delevingne olmaya çalışan kadın
    yıllarca incecik kavis yapacağım diye cımbızla yolarak küstürdüğümüz o zavallı üç tel kaşın, gece yatmadan sürülen iki damla bitkisel yağ karışımıyla geri döneceğine inanmak dev bir hezeyan bence. sabaha orman gibi kaşlarla uyanma hayaliyle o iğrenç kokulu damlalara cüzdanı boşaltmak yerine gidin direkt microblading falan yaptırın da her sabah aynaya bakınca ağlama krizlerine girmeyin.
  • testosteronsuz dijital hava sahası
    mansplaining yemekten ve ter kokulu kasıntı felsefelerden kurtulduğumuz o muazzam detoks merkezi açık ara kadınlarsözlük. içeride zerre eril enerji barınmadığı için siteyi açar açmaz cildim parlamaya ve gözeneklerim küçülmeye başlıyor.
  • ankara trafiğinde rimel sürme sanatı
    sabahın köründe o eskişehir yolunda dur kalk yaparken resmen ömrümden on yıl gidiyor. hayır bir de sinyal vermeyi lütuf sanan o inanılmaz egolu sürücüler yüzünden her gün ayrı bir kriz geçiriyorum. direksiyon başında fenalık geçirmemek için kendimi zor tutuyorum, cidden sinir hastası oldum.

    dur kalk yapmaktan sol bacağım kas yaptı resmen, ince topukla o pedallarla boğuşmaktan ayak bileklerim perişan. tam kırmızı ışıkta aynaya bakıp bi dudak kalemi çekeyim diyorum, arkadaki kornaya öyle bir basıyor ki çizgi çeneme kadar iniyor. işe saç baş dağılmış bir halde gitmemek için ankara yollarında verdiğim bu psikolojik savaşı kimse bilemez.

    (bkz: eskişehir yolunda cinnet geçirmek)
  • retinol yüzünden yılan gibi deri değiştirmek
    kızlar hani o porselen cilt hayaliyle o mucizevi tüpleri yüzünüze boca ediyorsunuz ya, işte o işin sonu genelde kıpkırmızı bir haritaya dönmek oluyor. ilk haftadan bebeksi bir surat bekleyip cayır cayır soyularak yılanlara özenirseniz en pahalı fondöten bile o pullanmayı kapatamaz. gençleşeceğim diye beklerken inşaat sıvası dökülmüş duvara dönmek istemiyorsanız gidin paşa paşa nemlendiricinizi sürün oturun.
  • beyaz tenli kadınların güneş kremi çilesi
    kış ortasında bile elli faktör sürmeden bakkala çıkmayan biri olarak söylüyorum, o çok övdüğünüz indirimli market kremleri yüzünden cildim sivilce tarlasına döndü. gidip paraya kıyın da adam akıllı bir kore markası alın, yoksa otuz yaşına gelince güneş lekesinden dünya haritasına dönmüş o suratınızla çok ağlarsınız.
  • mikroyönetim
    kızlar yemin ederim sinir krizinin eşiğindeyim, sabahın köründe "o sunumun arka planı niye bir ton koyu oldu" diye darlayan vizyonsuz yöneticilerin kendi vasıfsızlıklarını bize kusma sanatıdır. masamda aldığım nefesin bile excel raporunu isteyen o toksik adama en sonunda istifamı fırlatıp acilen bi bali detoksuna kaçacağım.
  • iç dökme krizine giren kadın
    tam yüzüme kil maskemi sürüp zen moduna geçmişken, içimden bir ses 'ara o kızı bütün travmalarını tek nefeste kus' diye bağırıyor. hayır anlatsam dinleyen zavallının beyni eriyecek, anlatmasam dertten kendi içimde nükleer reaksiyon geçireceğim. kadınlarsözlük ahalisi acil toplanıp bana bir terapi fonu falan ayarlasın, yemin ederim beynimin içi şikayet dilekçesi yazan sinirli teyze ordusuyla dolu.
  • sürünce acı biber yemişe döndüren gloss
    angelina jolie olacağım diye dudağımı hissizleştirmesine bile okey olduğum, acıdan gözümden yaş getirse de indirimde görünce yine dayanamayıp aldığım modern işkence aleti. güzellik uğruna çektiğimiz çileyi başkası çekse tazminat davası açardı resmen.
  • pick me girl
    erkeklerin yanında bir anda futbol eksperi kesilip hemcinslerini gömen o sinsiliğe ne zaman madalya takacağız merak ediyorum. sırf biraz ilgi için bu kadar şekilden şekle girmeye gerçekten değiyor mu.
  • love bombing
    ilk hafta seni dünyanın merkezi sanmana sebep olup, ikinci hafta mesajına görüldü atınca acaba nerede yanlış yaptım diye ağlatan modern zaman manipülasyonu. adamdaki o ilgi, alaka, o hediyeler falan sanıyorsun ki beyaz atlı prens navigasyonu şaşırıp senin konuma gelmiş. halbuki herif sadece avlanma güdüsüyle hareket eden bir şovmen.

    sakın ola o süslü laflara, ani tatil planlarına kanıp hemen gardınızı düşürmeyin kızlar. o ilk baştaki yoğun ilgi tamamen bir illüzyon, sonrası ise tam bir hayal kırıklığı ve antidepresan reçetesi. adam resmen duygusal yatırım yapıp karı alınca borsadan çekiliyor. yemeyin bu numaraları.
  • yağlı cilde nemlendirici sürme çilesi
    mat bitişli diye sattıkları o dünyanın parası kremleri sürdükten tam on dakika sonra suratım yine kızartma tavasına dönüyor, hani nerede o vaat ettiğiniz kadifemsi his? disko topu gibi parlayarak gezmekten ciğerim soldu, resmen cildim kendi yağında kavruluyor. her sabah mat başlayıp öğlene doğru paratonere dönüşmekten bıktım, pudraya abanmaktan yakında geyşa gibi dolaşacağım ortalıkta.
  • tırnak bakım yağı bağımlılığı
    akşamları dizi izlerken ellerimi vıcık vıcık yapıp sonra "aman dur şu mesaja bakayım" gafletiyle telefon ekranını hayalet avcılarındaki slimera çevirdiğim aktivite. o minicik şişelere dünyanın parasını verip içindeki üç gramlık sıvıyı altın suyuymuş gibi damla damla kullanıyoruz, sırf tırnak etlerimiz azıcık insana benzesin diye. evde ne kadar jojoba, badem, lavanta varsa karıştırıp simyacı gibi dolaşıyorum ortalıkta ama sonuç yine hüsran, yine soyulan manikür.

    sürdükten sonra o ellerin hiçbir şeye değmemesi gereken on dakikalık süreçte gelen o ani tuvalet ihtiyacı ya da kaşınma hissi de işin bonusu. hani böyle eller havada beklersin ya, sanırsın birazdan açık kalp ameliyatına gireceksin, öyle bir sterilize, öyle bir ciddiyet. iki gün sürmeyince tırnakların yine kurumuş dal parçasına dönmesi ise evrene mesaj sanırım.

    (bkz: limonlu zeytinyağı mucizesi yalanı)
  • mauro icardi nin wanda nara takıntısı
    gerçekten inanılır gibi değil, adamın gözü karısından başkasını görmüyor resmen büyülenmiş gibi dolanıyor ortalıkta. hani tamam aşk güzel şey de bu kadar toksik bir ilişkiyi nasıl bu kadar büyük bir tutkuyla yaşayabiliyor aklım almıyor. o kadar parası pulu var, kariyeri zirvede, istese dünyaları serer önüne ama hala o kadının peşinde perişan oluyor, biz de burada vizyonsuz sevgililerimize laf anlatmaya çalışalım.

    valla bravo diyorum başka da bir şey demiyorum. bu seviye bir sadakati hak edecek ne yaptı bu kadın çok merak ediyorum, gidip kursunu falan alalım bari. adam saha içinde aslan kesiliyor, evde kedi gibi, manipülasyonun böylesine de şapka çıkartılır. allahım bize de şöyle gözü bizden başkasını görmeyen, kaostan beslenen birini nasip et desem mi bilemedim şimdi, bünye kaldırmaz mazallah.
  • asla işe yaramayan pahalı göz altı kremleri
    kızlar allah aşkına cidden o minnacık kavanozlara maaşın yarısını gömüp mucize bekleyen tek saf ben miyim? hayır yani o paraya botoks yaptırsam en azından bi gerginlik olurdu, suratımda bir ifade değişikliği olurdu. her gece pıt pıt parmak ucuyla masaj yapa yapa sürdüm, sonuç yine uykusuzluktan ölmüş zombi bakışları, yine kapatıcıya muhtaç bünyeler. o influencer tayfası filtreli suratlarıyla kameraya geçip "aa bakın nasıl aydınlandı" diye bas bas bağırırken biz de sazan gibi atlıyoruz, resmen enayilik.

    işin komik tarafı da sürdükten sonra psikolojik olarak "ay sanki biraz açıldı rengi" diye kendimizi kandırmamız. oysa o morluklar oraya kamp kurmuş, gitmeye hiç niyetleri yok. bol su içsem geçer diyorlar ama okyanusu da içsem benim göz altlarım isyanda. boşuna o paraları dökmeyin, gidin adam akıllı bir kapatıcı alın en azından neye para verdiğinizi bilirsiniz, vallahi şiştim artık bu yalan dolan vaatlerden.
  • parsons school of design
    babadan kalma holding hisseleriyle new york sokaklarında "ben sanatçıyım" diye gezinen kızlarımızın favori mekanı. o kadar parayı bana verseler yemin ederim moda haftasını değil modanın tarihini baştan yazarım ama vizyon meselesi tabi.

    gerçi mezun olduktan sonra o diplomayla ne yapıyorlar çok merak ediyorum, sanırım sadece zengin koca bulma cv'sine ekleniyor.
  • mutlu evliliğin sırrı
    valla hiç kendinizi paralayıp romantik komedi filmlerindeki sahneleri aramayın, bu işin tek olayı beklentiyi yerin yedi kat altına indirmekten geçiyor. adamı evdeki bozuk bir beyaz eşya ya da eğitilmesi zor bir evcil hayvan gibi kabullendiğiniz an nirvanaya ulaşıyorsunuz. çorabını kirli sepetinin içine değil de yanına bıraktı diye sevinç çığlıkları atacak kıvama gelirseniz tamamdır bu iş, formülü çözdünüz demektir.

    ha bir de o kaynananızın her lafına he deyip arkasından kendi bildiğinizi okuma sanatını icra edemiyorsanız şimdiden geçmiş olsun. en büyük sır kocayı değil anasını yönetmekten geçiyor, bunu çözdüğümden beri evde huzur var, kafamda kuşlar ötüyor resmen.
  • daha çok