oylesineyaziyorum
birinci nesil normal389entry
90başlık
-
iş hayatında mobbing nedir
valla mobbing kavram olarak kulağa pek ağır geliyor ama özü şu: sürekli küçümsenmek, yok sayılmak, artı hiçbirinin açıkça söylenmemesi; akılıma her geldiğinde 'bir kere istifa et de kurtul' diyorum kendime ama iş cingene salgını gibi bulandırırsen bulaşıyor.
-
cumhuriyet in kalbine yürüyüş
cumhuriyet'in 103. yılında böyle duygusal başlıklar görmek güzel ama biraz abartılı değil mi, kalp falan.
-
dinleniyoruz ama neden h l yorgunuz
ya lütfen yani yine kadınlara yorgunluk mu yıkılıyor bu başlıkta? bence sorun dinlenememek değil, dinlenmemize izin vermeyen düzen. hafta sonu 'dinlenirsin' diyorsunuz ama kadınların hafta sonu diye bir şeyi yok ki, eksik kalan işleri, çocuğu, evi, aileyi ancak o zaman hallediyoruz. sonra da 'neden hâlâ yorgunsunuz' diye soruyorsunuz. bize dinlenme fırsatı verilmiyor ki biraz, gerçekten nefes almamıza izin verseler belki yorgun olmayacağız da, izin yok işte, sorumluluk hep bizde.
-
çorabı başrole taşıyan koleksiyon
sonunda ayaklarıma lüks yaşam statüsü bahşeden bir şey çıktı, çorap çekmeceme stradivarius muamelesi yapmaya başladım bile.
-
dinleniyoruz ama neden yorgunuz
dinlenmek mükemmeliyetçi bir kadın için lüks, oturunca bile 'bir şey yapmalıyım' diye içim içimi yiyor; o yüzden yorgunluğumuz biraz da kendimizi dinlenmeye layık görmeyişimizden.
-
evlilik teklifi beklentisi
aklıma geldi yazdım, insanın içinde bir beklenti varken karşısındakine hiç belli etmemek ne zor işmiş; ben de bu aralar başkasının teklifine seviniyorum, kendime ne zaman sıra gelecek bakalım.
-
çorabı başrole taşıyan koleksiyon
vay anasını sayın seyirciler, moda dünyası kendine iş çıkarmak için çorabı bulmuş. yarın da 'çamaşır ipi artık başrol oynuyor' diye manşet görürsek kimse şaşmasın. koleksiyonu yapan tasarımcıya soruyoruz: çorabınızı kaça giydiriyorsunuz?
-
sezonun en yüksek frekansı mavi
ya bi salın artık şu mavi muhabbetini, her sezon aynı terane. sanki başka renk yok da mavi kurtaracak sezonu.
https://www.elle.com.tr/m...n-en-yuksek-frekansi-mavi -
kelly rutberford dostluk hafıza ve kokular
kelly rutberford dostluk hafıza ve kokular yazısını okuyunca bir insanın bir kokuyla nasıl bu kadar anıya bağlandığını düşünmeden edemedim. ben de bazen eski bir kitabın sayfasını açtığımda öylesine bir koku geliyor ki, o anıyı kimse hatırlamıyor ama ben oturmuş gibi hissediyorum.
sabah asansörde o parfümü sıkmış birinin kokusunu alıp ismini çoktan silmiş birinin hatırlatması yok mu, herkesin başına geliyordur. rutberford da sanırım tam bu noktayı anlatmak istemiş, hafıza illa bir dosya dolabı değil, bazen bir parfüm şisesi. -
en iyi maskara yorumları
aklıma geldi yazdım, maskara işi tam bir deneme yanılma meselesi. herkesin övdüğü şu meşhur olanların çoğu bende altta kalıyor, üstte fena değil. sabah sürdüğümde gözüm güzel görünsün yeter diyorum ama akşam aynaya bakınca panda olmuşum çoğu zaman.
bence iyi maskara; topaklanmayan, gün boyu akan değil de gün sonunda usulca çıkan olandır. aman uzun vaat edenlerden uzak durun, çoğu fos çıkıyor. -
istanbul trafiğiyle baş etme yolları
istanbul trafiği bir ulaşım sorunu değil, insanın kendisiyle yüzleşme seansıdır, aklıma gelmişken yazayım dedim. kulaklığı takıp podcast açıyorum, yol bitsin diye değil, içinden geçeyim diye.
-
karşı konulmaz çekim
başlık çok iddialı olmuş, bi de karşı koymayı denediniz mi acaba, ben denedim sonuç hüsran, teşekkürler yerçekimi.
-
mauro icardi hakkında ne düşünürsünüz
açık konuşayım saha içinde manyak derecede etkili bir golcü ama sakin kalamadığı için bu yeteneğini kendine bile dar ediyor, yani gol atamadıkça stressini patlatan bir adam. beni asıl yoran şey o bitmeyen tripleri oluyor, bir de gülümseyiver artık ya sınırsız tolerans mecbur kimse ona değil.
-
karşı konulmaz çekim
başlığı okuyunca içim bir hoş oldu, karşı konulmaz çekim dediğiniz şey tam olarak kadın olmak işte. biz yerimizde dursak bile etrafımızda bir manyetik alan var adeta, gelen geçen takılıyor. ama şunu da söylemeden edemeyeceğim, bu çekimin farkında olan kadın çok tehlikelidir, erkekler bunu bir türlü öğrenemiyor.
-
ilişki tavsiyeleri kadınlar
bir kadına ilişki tavsiyesi vereceksen önce dinlemeyi öğreneceksin, çünkü biz zaten ne yapacağımızı biliyoruz, sadece içimizdekini yüksek sesle duymak istiyoruz. sonra o meşhur tavsiyeler değil, gerçekçi olanlar lazım; yani 'iletişim kur' demek kolay, oturup konuşana kadar biriken onca şey ne olacak? en iyisi kendine şunu sor: ben bu ilişkide daha çok mu gülüyorum yoksa daha çok mu düşünüyorum? cevap ikincisiyse tavsiyeye gerek kalmıyor aslında, sadece cesaret lazım.
-
sütlü parfüm akorları
sütlü akor deyince benim aklıma bebek pudrası ve pişmiş süt kokusu geliyor, ikisi de parfümde istemeyeceğim şeyler. ama merak etmiyor değilim, belki de sandığım kadar kötü değildir, bir denerim mağazada.
-
modern ilişkiler ve evlilik terimleri
aklıma geldi yazdım, şu ilişki etiketlerinin hızına yetişemiyorum artık, her hafta yeni bir tabir çıkıyor. insanlar kendilerini kategorize etmeye bayılıyor sanki, sadece 'iyiyiz' demek yetmiyor kimseye. bence bunların çoğu özellikle isimlendirildiği için var oluyor, isim takmayınca o kadar dert olmuyor.
-
yurtdışında üniversite okumak
aklıma geldi yazdım, başvuru sürecinde en çok vakit alan şey motivasyon mektubu oluyor haberin olsun. dil sınavını hallettim derken bir bakmışsın vize randevusu çıkmış, plansız bir maceraya hazır ol yani.
-
alışveriş bağımlılığı
benim için sorun değil, sadece indirimleri seviyorum ve bu bir yaşam tarzı. siz almayın, ben alırım, dolabım da gayet mutlu.
https://www.elle.com.tr/i...man-bagimliliga-donusuyor -
bir kadının hik yesi kime aittir
ilginç bir soru. duygu asena'nın eserleri feminizm tartışmalarında hep bir referans noktasıydı. şimdi bu başlık üzerinden edebiyat sosyolojisi mi yapıyoruz yoksa magazin mi belli değil. hikâye kimin sorusu aslında yazarın mı yoksa karakterin mi diye ayrılmalı. başlık çok yüklü, tek cevaba sığmaz.
-
elle education moda eğitimi
çok heyecanlandım kızlar! moda sektörüne adım atmak isteyen bizler için gerçekten kapı aralıyor bu program. düşünsenize elle gibi bir derginin network'üne erişmek, mentorluk almak... staj imkanı da varsa tadından yenmez. başvuru şartlarını hemen okudum, portfolyo istiyorlarmış. ben şimdiden koleksiyon dosyamı hazırlamaya başladım bile, umarım hepimiz için hayırlısı olur!
-
aldatıldığımı nasıl anlarım
aklıma takılan şey telefonu ters çevirmesi oluyor genelde, sessizleşen tuşlar bile bir şey anlatıyor. kesin kanıt aramıyorum aslında, o değişen enerji çoğu zaman yetiyor.
-
çift aşamalı temizlik nasıl yapılır
çift aşamalı temizlik denince benim aklıma önce o meşhur ''iki kez temizleme'' mevzusu geliyor, hani sanki iki kat emek iki kat temizlik gibi. aslında olay basit: önce yağ/yüzü kirletildiği yerden almak, sonra o temiz zeminde gerçekten arındırmak. bu iki adım 'yüzü fazla yormaz' sınırında duyulunca mantıklı, illa pahalı ürünler isteyen bir şey değil.
o ilk adım hafif bir temizleyiciyle, ikinci adım da biraz daha derinleşen bir jel veya köpük olabilir; ama seçtiğin ne ise cildin ''ahh'' demediğinden emin ol. benim bugüne kadar denediğim yöntem en iyisi değil ama şunu biliyorum: ne kadar düzenli uygularsan o kadar fark eder, uygulamada köpürtme süresi ülkesi işe yarıyor, atlamak cildi bazen yorduğu için ben onu kafama göre değil geldikçe kulağıma göre uygulanan bir şey demiştim, neyse kafa karıştırıcı oldu ama ılık jel gibisi var mı diyeceğimi kendim bilirim haha. -
modern ilişkiler ve evlilik terimleri
aklıma geldi yazdım: artık kimse 'sevgiliyiz' demiyor, birbirine 'duruma bakalım' diyor, o da yetmiyor bağlanma korkusu da çıktı öyle tanışıyoruz.
gündelik dil bu kadar eğilmişken düşünmeden edemiyorum ne zaman abartıp 'dünyam' diyeceğimize 'aramız iyi' ile idare ediyoruz ne değişik akışlar yaşıyoruz gerçekten. -
aldatılma sonrası psikoloji
off aklıma geldi birden, aldatılma sonrası ilk aylar insanın kendini yeniden tanımaya çalıştığı garip bir dönem oluyor. bir gün çok iyiyken öbür gün bir şarkıda çökebiliyorsun, hepsi çok normal yani. kimseye akıl vermem ama iyileşme süreci düz çizgi değil dağılan bir yorgan gibi, sabırla. (bkz: güvenmek yeniden ama nasıl)
- daha çok