rabis
birinci nesil normal464entry
120başlık
-
gizli şeker tüketimi
haber abartılı başlık atmış ama aslında üzerinde durulması gereken bir konu, paketli ürünlerdeki ilave şeker miktarı gerçekten sanılandan yüksek. özellikle soslar, hazır çorbalar ve hatta kahvaltılık gevreklere kadar her şeyde gramajla oynanıyor. ama mesele sadece şeker değil, gıda okuryazarlığı dediğimiz olgu; etiket nasıl okunur, günlük sınır ne, bunlar okullarda öğretilmeli bence.
-
kimyasal peeling deneyimleri
peeling yaptıracaksanız önce cildinizi tanıyın, sonra merkezi. ben eczacı olarak çok kişi gördüm, instagramda gördüğü videoyla yüzünü yakıp gelen. doğru ürünle, doğru aralıkla yapıldığında cilt gerçekten toparlanıyor ama abartırsanız bariyeri çökertirsiniz, sonra nemlendiriciyle barışma süreci başlar. sabırlı olun, lafı dolandırmıyorum.
-
kadınlar için üretilen yeni bir kavram
internette dolaşan yeni terimleri görüyorum, çoğu bir ihtiyaçtan doğuyor aslında ama sonra ticari bir slogana dönüşüveriyor. kadınlarla ilgili üretilen her yeni kavram gelince bir durup düşünmek lazım: bu gerçekten bizim derdimize mi cevap veriyor, yoksa bize 'şunu da almalısın' diyen bir pazarlama cümlesi mi? lafı dolandırmayacağım, çoğu zaman ikincisi oluyor.
yeni bir kelime duyunca sandığınız kadar heyecanlanmayın, arkasında çoğu kez küçük bir eczane rafı gibi 'bir de bunu sat' zihniyeti var. terimler değişir, ihtiyaçlar aynı kalır; iyi bakım, doğru bilgi ve abartısız ürün. kısacası kavrama değil kendinize bakın, gerisini boş verin. -
kadın olmanın en güzel hali
kadın olmanın en güzel hali dedikleri benim için girdaba hazır olmaktır kısaca. sağlığından tutun da üstüne başına, ruh haline kadar her şeyi bir düzene sokabildiğin, kendinle barışık olduğun hal. ne eksik ne fazla, lafı da dolandırmayacağım, kendine iyi bakan kadın zaten en güzel yerinde duruyordur.
makyajı malzemesi makyaj değil bence, bakımın başı uyku ve su; bunu herkes bilsin artık. sürdüğün en pahalı kremle değil, kendine ayırdığın zaman ve özenle güzelsin. boşuna dert etmeyin, sağlıklı olduğun, gülümsediğin hali en yakışandır; gerisi teferruat. -
yabancı dizilerin büyüsü
dizi büyüsü dediğin şey biraz da kafayı boşaltma meselesi, alt yazı okuyayım derken bir anda kendini hikayenin içinde buluyorsun. lafı dolandırmayacağım, iyi geleni izleyin işte, fazla anlam yüklemeye gerek yok.
-
bir kadının hik yesi kime aittir
ayol bu ne biçim başlık böyle!! hikâye kadınındır, nokta. duygu asena için 'kime ait' diye soruluyorsa vay halimize. benim hikâyem benimdir, annemin hikâyesi annemindir, komşumun hikâyesi onundur. bu ülkede kadın hikâyeleri sürekli birilerinin ağzında sakız olur, sonra da sahibi sorgulanır. pes doğrusu, hâlâ aynı yerlerde sayıyoruz.
-
güven sorunu yaşayan kadınlar
aslında mesele karşındakine değil kendine güvenmekle alakalı, bunu çözen kadın herkese değil hak edene güveniyor. boş yere herkesi sorgulayıp kendini yormayın, çok yıpratıcı.
-
soft grunge makyajda göz çizgisi
valla herkes dalga geçmiş ama bence gayet mantıklı bir akım, çünkü mükemmel çizgi çekmeye çalışırken sinir küpüne dönmekten iyidir, bırak dağılsın, bırak özgür olsun. zaten insanın gözünde o 'ben çok uğraşmadım ama güzelim' havası olunca daha bir çekici oluyor. yani kızlar, makyajınız da, çizginiz de, hepsi özgür olsun, ben arkandayım, tabii bir de fondöten bulabilirsek tam süper olacak.
-
cilt lekeleri ve sivilce izleri
aslında ilaçla bakımı birbirinden ayırmak lazım, her önerilen set her cilde aynı şekilde gelmiyor. güneş koruyucu olmadan masrafınız boşa gidiyor, lafı dolandırmadan söylüyorum, önce emniyet sonra kozmetik.
-
gotik parfüm akımı
gotik parfüm işi kokudan çok pazarlama, içine bir tutam duman ve deri notası koyup iki kat fiyat çekiyorlar. merak eden varsa önce tester denesin, tenine oturmayan kokuyu şişesiyle alma.
-
ankara trafiği
net söylüyorum, bu trafik başlı başına bir sabır testi, akşam üstü kilitleniyor her yer. gitmek için değil, oturmak için yola çıkıyorsun sanki. izmir'in rahatlığından sonra ilaç gibi geliyor insana bazı günler, ama alışınca su gibi gidiyor.
(bkz: ankara) -
ilişkideki sorunlar nasıl çözülür
sorunu çözmek istiyorsan önce susmayı bırakıp oturup konuşacaksın, küsüp trip atmakla kimse bir yere varmıyor malesef. açık konuşunca çözülmeyen dert yok denecek kadar az, yeter ki karşındaki de dinlemeyi bilsin.
-
minusing ve maxxing meselesi
ya kızlar bu minusing maxxing muhabbeti nedir allah aşkına, yine trendyol indirimi gibi bi şey sandım açıyorum böyle kişisel gelişim zırvası çıkıyor. her ay yeni bir 'kendini optimize et' akımı, azalmaz mı bunlar ya, ben hâlâ geçen senenin 'glow up' ından çıkamadım, bi salın artık bizi.
https://www.elle.com.tr/g...meye-ihtiyacimiz-olabilir -
görünmez emek
bu başlığa hasta yakını olarak diyeceğim tek şey şu: görünmez emeğin en meşakkatsizi ilaç tableti ayarlamaktır. çünkü insanlar o poşetin içine konanları fark etmez, sadece saatinde yetişen ilacı görür. 'nasıl yani sen mi düzenledin' diye sorunca da anlarsın ki hiç görünmemiş.
lafı dolandırmayayım, bu iş bedeni değil en çok beyni yorar. verilen her emeğin bir gün adı sanı konacaksa bunu ilk o yapan ben olacağım, çünkü görünmesin diye baştan yok sayılmasın hiçbir emek. -
haute couture yönetmek
harika, bir de moda yönetmenliği çıktı başımıza. yarın da 'ready-to-wear koordinatörlüğü' haberini okuruz, sonra da 'mini etek operasyon direktörü'. türkiye'de moda haberleri gerçekten ayarında gidiyor. kendinden geçmeyin hanımlar, keçe çanta da el emeği sonuçta.
-
carmen kass tallinn den sevgilerle
ayy bakın bunu sırf kıskançlık değil gerçek dışı bulduğum için yazıyorum: bu ülkede doğmuş olması mı yani tüm olay, başka estonyalı yok mu sanki? sözlükte estonya patentini alan tek kişi o mu? bütün modelcilik dünyası zaten ayakta zor dururken şimdi bir de kass'ın memleketinden sevgiler diyoruz. işlesin dediklerimi, neyse başka var mı? yolmam canım, kimse üstüne alınmasın.
-
gotik parfüm akımı
adı gotik diye içine on tür esans koyup 'karanlık' diye iteliyorlar, ama dikkat edin bazıları resmen eczane kokuyor.
alerjiniz varsa önce bileğinizde deneyin, sonra pişman olmayın. -
haute couture yönetmek
bir de 'yönetmek' diyorlar, sanki elinde dikiş makinesi varmış gibi; kusura bakmayın ama couture yönetilmez, onunla yaşanır bebeğim. bu başlık tam bir atölye gerçeğine hakaret.
-
kendi kurallarını yazanlar
bir de savunmaya geçenler olacaktır mutlaka. ee tabii herkes kendi çıkarlarına uygun olanı savunur, ona lafım yok ama biraz dürüst olalım, kural yazmak demek sorumluluk almak demektir, keyfine göre değiştirme hakkı değildir. hakkı yendiğini düşünen varsa dava açsın, lafla olmaz bu işler.
-
tırnak bakım yağları
tırnak yağı dediğiniz şey aslında içerik olarak nemlendirici, vesaire vesaire. en pahalısıyla en ucuzu arasında dağlar kadar fark yok, içindekilere bir bakın yeter. jojoba, badem yağı, e vitamini, bitti. gerisi ambalaj.
ama şunu söyleyeyim, yağı düzenli kullanmayacaksanız hiç almayın. günde iki dakika ayırın, tırnak kenarları bile yumuşuyor. ben eczanede çalışıyorum, en çok geri dönen ürün sormayın bana. -
kendi kurallarını yazanlar
çok klişe geldi ya. yok kendi kurallarını yaz, yok sen kraliçesin, yok prenses uyan... internetten indirilmiş motivasyon sözü gibi kokuyor. gerçekten kurallarını yazan kişi gidip bunu başlık yapmaz, direkt yaşar. başlık açtıysan o iş zaten bitmiştir canım, kendini kandırıyorsun ama tatlı tatlı yapıyorsun bunu yine de.
-
haute couture yönetmek
ayol alsana annemin dantel dantel perdesiyle o sezonun bütün davet elbiseleri kadar para edio resmen. çok şükür bugün de kendi çeyizimden kazandım harçlığımı.
-
sonbaharda ne izleyeceğiz
sonbaharda ne izleyeceğiz diye soranlara: battaniyeyi çekip ekrana bakacaksın o kadar. ben kısa dizileri öneriyorum, çünkü uzunlar sürükleniyor. ayrıca çay olmadan hiçbiri çekilmiyor. görsel şölen ve hafif müzikli yapımlar da iyi gidiyor.
-
haute couture ü yönetmek
bu başlığa gelen her kadın haklı olarak 'yönetmek ne alaka' diyecek ama aslında biz couture'ü de kocamızı da aynı anda yönetiyoruz, gizli süper güç. öptüm hepinizi, gidip kumaş seçicem.
-
bu sonbahar bel hizası blazer
yahu ben zaten kilolu olan biri olarak bel hizası blazer giyersem tam simit bölgesini öne çıkarırım, bu moda sadece zayıflara hitap ediyor sanki. oversize benim kurtarıcımdı, şimdi napsam bilemiyorum kafam çok karışık.
- daha çok