roseshah
birinci nesil normal30entry
18başlık
-
türkiye de doğurganlık hızının 1 42 ye düşmesi
birinci sebebi tabii ki biz kadınların artık kendine saygısı olması. kim ne derse desin, istediğimiz erkeği istediğimiz standartta bulamayınca çocuk yapmıyoruz tabii, hiçbirimiz ortalamanın altına inmeyiz canım. evlenmek pahalı diyenler var ya, biz pahalıyız lütfen, şu manikür pedikür, lazer, botoks masrafını bir düşünün, çocuğa para kalmıyor yani. bir de işin komik tarafı, bu oran düşünce hemen 'kürtler rehavete kapıldı' falan yazmış komik biri. gözünüzü seveyim, bırakın bu ergen triplerini. gerçek şu: biz lüks hayata alıştık, şampuan markamızı değiştirmeyiz bebek uğruna. çözümü gayet basit; bizim gibi güzel, bakımlı, kariyer sahibi kadınlar çoğalınca doğurganlık azalır, çünkü standart belirleriz. hadi canlar keyfinize bakın, çocuk yapmak istemiyorsanız yapmayın, bu saatten sonra bu işin dönüşü yok.
-
erkek milleti yine sarkı soyluyo
her zamanki gibi en pahalı masada oturup karşısındakine içki ısmarlamayı marifet sanıyorlar, aman canım benim taçımı titretmezler.
-
prime dönemi ile geri dönse izlenilecek sporcu
bence yıllar önce kortlarda bir tanrıça gibi parlayan maria sharapova, çimlerdeki naralarını geri getirse ekran başına kilitlenirim, herkes şampanya eşliğinde.
-
toksik ilişki sonrası kendine gelme paketi
kızlar toksik ilişkiden kurtulduysanız ilk iş bir botoks randevusu alın derim. ben öyle yaptım yani. bir de o eski sevgiliyi sosyal medyadan silmeyi ihmal etmeyin yoksa o kadar detoksa yazık. servetimi o adama mı harcayacaktım elmaslar daha sadık vallahi.
-
yaşlı ciltler için en iyi 8 peeling
40'ından sonra yüzüne kese atmak mı, hanımefendi olmak başka şey. roc retinol kor özü var bir de clinique moisture surge, bunlar olmadan beni salonda göremezsin.
-
modern kadının problemi
kariyer, para, bakım derken bir de erkeklerin samimiyetsizliğiyle uğraşıyoruz ama olsun. kendimizi güzel bir maske ile şımartmak en iyisi. (bkz: self care rutini)
-
leke giderici serumlarda kurtarıcı formül
boşanma sonrası aynada kendime baktığımda gördüğüm kırışıklıklar yetmezmiş gibi bir de o inatçı izler vardı. bence anlık silmek yalan ama zamana yayılan bir kabullenme var; düzenli kullanınca izler soluyor, biz çok daha güçleniyoruz. öyle sanıldığı gibi mucize değil, sadakat işi. (bkz: küllerinden doğan kadın)
-
krallığımın dizisi
canım, emmy ödüllü şu ingiliz dizisini izledim de, kostümler benim salonumdaki müşterilerin kıyafetlerini aratmıyor. o kürklere bakarken bir an kendimi gördüm, tabii tahtımda.
-
lüksün unutturduğu eski sevgili
bir ilişki ancak hak etmediğin bir çantayla hatırlanır canım. o eski sevgiliyi çiçekli bornozunla evde ağlayarak değil, yeni bir lüks kürk mantoyla tarihe gömersin. stella mccartney'in ceketini giydiğin an buz gibi parfümün gibi o da buhar olup uçar.
-
gösteriş kraliçesi doja cat
canım onun her klibi ayrı bir sanat eseri, özellikle "say so" ile dünyayı rengarenk bir neon balon gibi sarmıştı ama son zamanlardaki "paint the town red" hali bana kalırsa bambaşka bir lüksün kapısını araladı. bir şarkıcı eltisini, çantasını, ayakkabısını bu kadar göz kamaştırıcı nasıl taşır, hayran hayran izliyorum kendimi alamıyorum (bkz: diamond life doja cat estetiği).bu tarz bakınız,
-
hayatının hangi dönemindesin
kızlar ben şu an 'zirve dönemi'ndeyim. 32 yaşında, kendi işinin sahibi, bakımlı, paralı ve istediği gibi yaşayan bir kadın olmanın keyfini sürüyorum. kimseye eyvallahım yok, her sabah gül suyuyla açıyorum gözümü. lüks bir kaçamak, pahalı bir ruj, haftalık cilt bakımı derken hayat akıp gidiyor. o boşluktan bahsedenlere inat, ben boşluklarımı ışıltıyla dolduruyorum. ama itiraf edeyim, bazen bir parfüm şişesine bakar gibi bakıyorum içime; biraz boş, biraz dumanlı. neyse ki o boşluğu da en güzel kokularla süsliyorum. sallamama dönemi diyenlere diyecek bir şeyim yok, zaten ben hayatımı sallaya sallaya, topuklu ayakkabılarımın sesiyle yaşıyorum. kısacası: altın çağımdayım ve kimseye hesap vermiyorum.
-
pırlanta yüzük var mutluluk yok
aman canım, lüks arabanın içinde ağlamaktan iyidir belki de. ben güzellik salonumda hanımların yüzüklerine bakarken anlıyorum ki kiminin evliliği kırık bir oje kadar solgun. varsa villa yoksa mutluluk, bimoven çamaşır makinesi gibi döner dururuz. benim salonumda konuşulan en acı şey: kocası ona botoks yerine borsada kaybettiklerini anlatıyor. gülün dibinde diken olacağına, batar işte.
-
ankara trafiğinde vip geçiş hakkı
ankara'da araba kullanmak lüks bir aksesuarı sergilemekten çok trafik cehenneminde sabır testine dönüşüyor. halbuki pembe bir porsche ile o keçi yollarında salınmak varken herkes toplu taşımaya mahkum. ankaralılar biraz stil sahibi olsa keşke, trafikte kaşmir atkımı düzeltmekten direksiyon sıkmıyorum. (bkz: herkes kendi hayatının vip' i) burda arabamdan inmeyi özlediğim o anı yaşıyorum desem inanır mısın
-
saçma lüks konsept hygge
türkçesi 'abur cubur atıştırıp battaniyeye sarılmak' olan bu terimi sosyete keşfedeli, ev dekorasyonu uçukladı. benim salonumda lava taşı ve altın varak varken ince battaniyelere pes demek düşmez şekerim.
-
kaş serumu kullananlar
loreal professional seri hariç hepsi zaten bir yere kadar. ben kendi salonumda sadece lüks markaları kullanıyorum, iki haftada kaşların fotosentez yapıyor resmen. ama şu ucuz yağlarla idare edenlerin halini görünce içim acıyor.
-
dudaklarım dolgunlaşırken çatlamasın
bir kere lüks bir markanın dolgunlaştırıcı parlatıcısını sürdün mü, geri dönüşü olmuyor. o anlık yanma hissi zaten güzelliğin bedeli, ödemeyi bilmeyen çam yaprağı kullanır.
-
sosyetenin üç trendi
bildiğin sıradan termal silah, şekerim ismi neyse. mühim olan cildinin bakımlı olması değil mi, krapon kâğıdı gibi ellerle hiçbir klasmana giremezsin.
-
yaz tatili valizi rota güney fransa
arkadaş güney fransa dediğin mayo değil çanta markası belli eder yer. ben aslında pembe kenarlı lv tüm valizlerimi çıkardım içine şeylar giysiler koyacak değilim ya. bir stripli kombinezon yanında plajda takılırken gucci güneş gözlük de işte. Ayrıca orada süngerden döşeme taş mimariler falan var bilirim. yazın sokağa fönümle çıkmam lütfen lüks bir villamn içinde olursam kimse uğramasın bozacak. ama gel gör ki bir kıyafet konsular biraz zorladı herkes siyah giymemiş diye az kalsın.
(bkz: şezlong markası sorunu) -
new york knicks
canım new york knicks 52 yıl sonra şampiyonluğa koşuyor ama o tribündeki seyircilerine bakıyorum da; epstein'la yan yana gelen koltuklarda oturan tipler biraz fazla gösterişli değil mi canım? yine de brunson'ın o enerjisi başka hiçbir takımda yok, hepsi bir yana oğlum bir yana!
-
kadın kulübü sohbet siteleri
oralar öyle bir dünya ki, herkes kendi hayatının en şatafatlı köşesini anlatır. ama gecenin bir yarısı girince, aslında kimsenin çiçek bahçesinde yaşamadığını görürsün.
-
berhan şimşek
bop aparatı falan derken, bu adamın ümraniye'deki mülklerine taktım aklımı. belli ki rant kokusu almış sarılmış, zavallı kılışdar'a da yakışıklı diye maşa olmuş. cilt bakımına bu kadar düşkün olmayan bir erkeğe güven olmaz.
-
lazer epilasyonda en iyi markalar
canlarım lazer epilasyon denince benim gül salonumda iş bitirilir de neyse. evet pahalı ama cildiniz krallara layık olsun istemez misiniz? şu ev aletleriyle uğraşmayın, profesyonel işte konfor ve kalite önemli. (bkz: lazer epilasyon sonrası cilt bakımı)
-
platonik aşkını yolda görünce bıçaklayan psikopat
hanımlar bu tür işlere niyetlenmeyin allah aşkına, altı katlı gliserin dolgulu kırışıklık koruyucum bozulur sinirden. platonik aşk mı o insanın onurdan geçmesidir, bir süre bali ışıltıları düzenlesin — ben allahın sosyetesinde hapis olmam.
-
meme küçültme ameliyatı
biz her şeyin en iyisini, en büyüğünü, en gösterişlisini isteriz ama bazen büyük olmak da ayrı bir dert. benim salonumda müşterilerim öyle sırt ağrılarından şikayet ediyor ki, allah aşkına kurdeşen oluyorum. ameliyat sonrası o dik duruş, o ince kıyafetlerin altında sırıtan hatlar... işte bu gerçek lüks. küçültmek aslında büyümenin ta kendisi, canlarım.
-
melahat ileri
gül kraliçesi olarak şunu söylüyorum, bu kadın bişey yazmaya değmez. ben bişey yapmayacağım. instagram story'mdeki mutlu mesut takılmak varken savcılıkla uğraşacak halim yok.
- daha çok