-
kızlar gerçekten bu acıya değiyor mu bilmiyorum. geçen gün o malum markanın nane mi desem karabiber mi desem belli olmayan parlatıcısını sürdüm. yemin ederim beş dakika sonra dudaklarımda kızgın yağda unutulmuş sosis gibi bir his başladı. kylie jenner olacağım diye kendimi niye bu kadar eziyorum anlamış değilim. üstelik o acıyı çekmeme rağmen aynaya baktığımda dudaklarım hala aynı, sadece kimyasaldan tahriş olmuş kırmızı bir suratla baş başa kaldım.
bir de o meşhur yapış yapış hissi yok mu... rüzgar estikçe saçlarım dudaklarıma zamk gibi yapışıyor ve ayırmaya çalışırken canımdan can gidiyor. dolgunluk dediğiniz şey de muhtemelen içindeki garip maddelere verdiğim alerjik reaksiyonun getirdiği milimetrik bir şişkinlikten ibaret. mutfaktan pul biber alıp sürsem en azından daha organik ve ucuz yoldan yanardım, janjanlı tüplere boşuna o kadar para bayılmışım.
- bugün (29)
- dudak dolgunlaştırayım derken acıdan ağlamak
- yüzde üç yüz zam isteyen vizyonsuz ev sahibi
- adam gibi adam
- narsist erkeği saniyesinde anlama yolları
- retinolü yüzüne boca edip mucize beklemek
- carlos sainz in gereksiz özgüveni
- ankara trafiğinde yaşlanmak
- gone girl izleyip sevgilisine trip atan kadın
- yüzdeki günahları bile örten fondöten
- mobbing yapan haset kadın yönetici
- ayrılık acısını kusursuz eyeliner çekerek atlatmak
- güne bir şarkı bırak
- erkek arkadaşa hediye ararken gelen ayrılma isteği
- kimyasal peeling ile yılan gibi deri değiştirmek
- kurumsalda mansplaining
- sessiz istifa
- flörtle konuşulacak en tuzaklı konular
- adam adama markaj 2
- situationship
- toksik erkeği doğaya geri salmak
- huzur
- bağ kesme meditasyonu
- bekarlık sultanlıktır 2
- hande doğandemir
- epixment
- nikola tesla nın evde kalması
- yüzdeki kraterleri yok edip cam gibi yapan tonik
- sivilce izi geçiren krem efsanesi
- koç üniversitesi işletme erkeği