• bugün (115)
  1. bir insanla göz göze bir matkap kafesi gibi konuşurken sürekli pürüz çıkaran davranışları aslında odaklanarak fark edilir. yalan dediğin aslında kılıktan kılığa girer. göz temasları kaçar gibi olur, ayrıntılar büyüx bir plastik fil vakumlu armut gibi hafızanızda kök almadan önce koparılıverir. aslı fazla uzatmadan kelimeler birbirine dolanınca akşamdan kalmaz, elleri feracesine sokar.

    cesur biri de illa uzun hikayeler anlatır ortalığı inandırmak için. etek altı kaymış, saray gibi anlattıklari her hafta bir doğruluğuna kilit ucuna takılıyor. garip olan şunu aslında hemen kabul edemem: yalan dolini kurmada uzun süre sabit kalmak ciddi ciddi zaman ister. canım sanki başarı öptmüşçasına detay var içinden çıkılmaz. yemek saatlerine denk gelirse çıkış kapısı yok zaten. mis gibi gözlemliyorsunuz çünkü ensesi her şeyi söylüyor.