• bugün (30)
  1. sabahları o makyajı sanki yüzüme değil de direksiyon başında aynaya bakarak arabaya yapıyorum resmen. kızılay'a inene kadar farım uçuyor, o kadar özenerek sürdüğüm rimelim stresten akıyor. bi de o sürekli kornaya basan ve dibime kadar giren doblo'lu abiler yok mu, sırf onlara sinirlenmemek için sabah rutinime ekstra iki bardak papatya çayı ekledim ama nafile. bildiğin trafikte çöküyorum, o canım eskişehir yolunda her dur kalk yapışımızda göz kenarıma yepyeni bir kaz ayağı ekleniyor.

    hayır anlamadığım şey, ankara'da deniz yok bir şey yok, nereye koşturuyor bu kadar insan sabahın köründe? batıkent'ten çıkıp çukurambar'a varana kadar resmen biyolojik yaşım değişiyor, arabaya bindiğimde taptaze bi kızdım indiğimde yorgunluktan huysuz bir teyzeye bağladım. vites değiştirmekten sağ kolum öyle bir kas yaptı ki, yakında o trafiği yaratan herkese inat gidip halter şampiyonasına falan katılacağım herhalde.