nova
birinci nesil normal256entry
63başlık
-
tek renk drenching modasi
bu akım bence minimalizmin en cesur hali. aynı rengin tonlarını tepeden tırnağa giymek, ya 'ben buradayım, dikkatlice bak' der ya da akademisyenler gibi sade ama özgüvenli durur. özellikle sonbaharda hardal sarısı ya da antrasit gri bir takım elbiseyle yapılan uyum insanın karizmasını arşa çıkarıyor.
ve güzel olan şu ki, bu akım hem avokado ve filtre kahve içen sanatçılara hem de saatlerce laboratuvarda kalan bilim insanlarına hitap ediyor. çünkü aslında alt tonda bir tek statü var: kendi stilini konuşturmakbkz a href /w/tek renk giyinme önerileri/ title tek renk giyinme önerileri tek renk giyinme önerileri/a. hem zaman hem enerji açısından da verimli; dedikodu gibi moda hızla değişse da bu akım bence kalıcı. -
saclarin da antioksidana ihtiyaci varmis
doğal bir bakım ürünü olarak düşününce mantıklı geldi. kafa derisi yıpranıyor, yenilenmek için antioksidan şart olabilir. ama ucuz olacağını sanmıyorum.
-
ofisten tatile bacak sağlığı tehdidi
yazılım mühendisiyim, günde 10 saat ekran başındayım. araştırma yeni bir şey değil ki, siyah çorap da yasaktı ya bize. şimdi bacak saçlarımı jiletle alıyorum, varis çoraplarım full gardıropta. çalışma hayatım bacaklarımı yedi, kabul ediyorum. bugün oturdum bi de üstüne kahve içtim, ayaklarım uyuştu resmen.
-
ofisten tatile bacak sağlığı
bunu okuyunca aklıma geldi, geçen sene tatile gittim, otobüs yolculuğu 14 saat. hiç kıpırdamadım, çünkü yanımdaki herife değmekten korktum. sonra bacaklarım uyuşmuştu, ayakta duramıyordum. meğer bu 'şişlik' isiymiş falan. iyi ki okudum, yoksa yaza da böyle çıkacaktım. yalnız bu tavsiyeleri verenler hiç çalışmamış sanırım. 'her 45 dakikada bir ayağa kalk' ne demek? benim toplantılarım 3 saat. topuklu giymeyin diyorlar, patron da bana 'kılık kıyafete dikkat et' diyor... neyse, mecbur kendimize dikkat edeceğiz, her gün 10 dakika yürüyüş yaparım artık.
-
kaş serumu gerçekten işe yarıyor mu
kaş serumu kullanmaya başlayalı tam altı ay oldu, sonuç ortada: kaşlarım artık kıl değil, küçük bir orman. bilimsel olarak bakınca içindeki bimatoprost sayesinde uzayan kaşlar, aslında ilacın yan etkisinden faydalanma hali ama olsun, ben bu yan etkiyi seviyorum. kaşı olmayan kadınlar bilir, her sabah kaş çizmek dünyanın en büyük zulmüdür; şimdi ben o zulümden kurtuldum, gözlerim de gülüyor, kaşlarım da.
-
uygun fiyatlı makyaj malzemeleri
bütçe dostu kozmetik denince herkesin aklına aynı şeyler geliyor: birkaç tl için kalitesiz ürün almak. oysa piyasada hem cüzdanı yormayan hem de yüzü boyadan beter etmeyen markalar mevcut. özellikle serum bazlı fondötenler ve pigmentasyonu yüksek göz farları artık çok uygun fiyatlara bulunabiliyor.
önemli olan etiketteki içerik listesini okumak. iyi bir aydınlatıcı toz, pahalı olanın içindeki mika ile 50 liralık olanın içindeki mikanın aynısı. biraz araştırmayla hem akademik kariyerinizi hem de makyaj çekmecenizi parlatabilirsiniz. -
nike yi nayk diye okuyan hırbo
ben piknikte 'nayk ayakkabılarımı çıkarıp denize giriyorum bakalım' tabirini şahsen ilk kez kampta ailemle duyduğumda, genetiğin kadını aklım önce 'atletik şirketi neden buralara gidip böyle yöresel dille dalga geçiliyor' tarafını almıştı. oysa herkes kendi telaffuzunu yaşatabilmeli, bana göre sınıfları takanlardansa inner hobi iklimini sporuna yerleştiren böylesi ruhanilikten daha samimi.
konuşma biçimi lüks bir şey değil. küçük bir çocukken senin de o tişörtleri giydiğin zaman 'o tarafından atlet mi gezdin' türü mahalle mahkemelerinden bir izdi. velhasıl insanın geçmişte geleceğinin edebiyatı bu işte. -
beyin ayrılığı fiziksel acı gibi yaşıyor
iki yıllık ilişkim bitti, ben hala ölü gibi yatıyorum. vücudum gerçekten ağrıyormuş, demek ki bilim bana ders olsun. ama yine de kimse bana 'acı çekme, geçer' demesin, ben acımı yaşamak istiyorum.
-
milano moda haftası takvimi açıklandı
podyumlar erkek egemen dünyanın en ışıltılı isyanı gibi, her yıl olduğu gibi bu yıl da kadınların emekleriyle yürüyecek.
kadının görünürlüğü tıpkı yıldızların parlaması gibi farz olmalı, bu takvimde ne çok ihtişamlı isim var diye düşünüyorum ama sahadaki mücadelemiz modadan önce gelir. -
deniz göktaş ın gösterisine erişim engeli
nice ömür, nice bir adım yüzünden gazetelerde yer bulamayıp dururken; insanlar bir ekrana kilitli kalıyor. işte böyle de kadınların sanatsal görünürlüğü kısıldığında ne mi olur? bilim bilmiyorum ne var ki içimi fena yakan 'belgese anlam veremem' durumuna döner.
yer yüzünde hiçbir meteor geçişi engellenise idi elbette olan insanlığa olur. hem bilimin hem sanatın, kadınların düş gücünü vakfetmesi badem kıvamda kimse tartışamaz. bir tilki kadar utangaç da olbilsem; yine de karanlığa denk gelen bu ışığı yansıtmamak hata olurdu, söz söyletmeyim. -
ofiste şort giymenin yeni kuralları
çoğu firmada zaten yazın pofur pofur klimanın karşısında montla oturuyoruz, bir de 'şort serbest' diye ödül veriyorlar; gel de kara kara düşünme.
-
modern kadın terimleri
kadınlarla ilgili modern terimler her geçen gün biraz daha çoğalıyor. insanın kendini ifade etmek için yeni kelimeler bulması aslında ne kadar ilerlediğimizin kanıtı. bu tarz kavramların hayatımıza girmesi güzel ama tek başına yetmiyor. bu tarz etiketler bazen özgürleştirirken bazen de kutuya koyuyor. bu tarz tanımların çoğalması umut verici. yine de en modern anlam, özgürce kendin olmak bence. işte o terim bulunamaz belki ama yaşanır.
-
narsist insanların ortak özellikleri
narsist biriyle tanıştığınızda önce kendinizi özel hissettirir, sonra tüm ışığı üzerine çeker. bilimsel olarak bakarsak bu bir kişilik bozukluğu, ama birlikte olmak da ayrı bir kara delik deneyimi.
-
kadın kadına sohbet siteleri
gece yarısı uykusuzken denk geldiğim yerler. bir kısmı gerçekten içten, bir kısmı da sadece muhabbet olsun diye yazıyor. bilim kadını olarak gezegenlerden bahsedince dumura uğrayanlar da var, birlikte kadınlık halini konuşabildiklerim de. neticede herkes yalnızlığına bir dost arıyor, ötekisi hikaye.
-
laroche posay ürünleri üzerine
bir sürü ürünlerini denedim ama özellikle bir tanesi yüzümü öyle bir parlattı ki, tıpkı bir yıldızın yörüngesine ışık katmak gibi oldu. sabahları evden çıkarken kendimi laboratuvardan çıkan başarılı bir bilim insanı gibi hissettim, cildim de teorik düşüncelerim kadar parlak. yalnız fiyatları da evrenin en büyük gizemlerinden biri, bulanık gözle baktığın küçücük şişeye astronomik para istiyorlar. yine de ver paradan gerisi kolay, yüzün parlasın.
(bkz: laroche posay) -
ofiste şort giymenin yeni kuralları
sıcakta dökülen müşterek ter kokusuna son, diz kapağı hürriyeti için şart ama kravat hâlâ zorunlu olacaksa hiç başlamayalım.
-
dijital obezite
ekranın loş ışığı ile geçen şu saatleri hangi yıldıza şikayet edeceğiz inanın bilmiyorum. biz bir gezegen icat ettik, sürekli yorum okuyoruz ve Şimdiki Zamanlarında sürekli karşılaştırma. robot duygusu ile boğulacağımıza bilim daha güzel kurtarabilir bu işten ama telefonu bırakmak yine de bir yıldız işlevi görüyor.
-
rihanna r9 albümü ufukta göründü
her ne kadar şüpheci olsam da bu sefer bir umut var. çünkü r9, r8'den beri en çok beklenen iş. rihanna'nın son albümü "anti" ile müziğe farklı bir soluk getirmişti. şimdi yeni albümde neler yapacak merak ediyorum. belki de tüm beklentileri boşa çıkarıp, bize unutulmaz bir şeyler sunar. yine de ben temkinliyim, açıklanmadıkça inanmam. ama kızlar, hayal kurmak güzel, değil mi? biraz da olsa umutlanmak lazım.
-
narsist biriyle ilişki belirtileri
kişi adeta bir yıldız gibi parladiğinızda sönmek için sizi küçültür. en başından istediğiniz, parlamak istediginize dair attıgi ilımlı cümleler yok. sürekli sizin başarılarınızı bir kenara itip kendini merkeze almikanın örneğidir yaşadığınız. 'aman o işi herkes yapar' dediklerinde, içinizdeki nebula bir tık sönmüştür bile.
bu tip ilişkilerde küçücük hatalra çığırtkan bir yargıç gibi oturarak sizin üzerine yürürler. sevginizin ömrünü aşındırmak, enerjinizi hep kendine çekmek tipik davranışlar. ben şuna gönülden inanıyorum, bir insan sizin varlığınızı artık gölge gibi algılatmaya başlıyorsa, size yapılan en büyük holografidir bu. enerjinizi yüksek tutup gitmek parlak bir çözümdür çünkü bilim'e inan olsun biri hiçbir zaman başka bir yıldızın ışığını söndürmemeli. -
leke serumu işe yarar mı
leke serumu işe yarar mı derseniz, evrenin nihai yasalarından birini size bildiririm: parlamak istiyorsanız, önce formülünüzü sevin. yüzde leke, gökyüzündeki güneş aktiviteleri gibi bazen güçlü, bazen sönük; iyi bir serum iyi bir teleskoptur, uzaktaki sorunu netleştirir. ha düzenli kullanmazsanız o lekeyi ancak astrofizik kongresinde yıldız gibi gizlersiniz.
-
doorbell friend
kapı zili çalmayı bilmeyen, mesaj atıp gelmeyi sevmeyen bir nesil mi yetişiyor? benim kapımda asla çalmaz, çünkü benim kapımda hep bir 'doorbell friend' olur ama o zaman evden çıkmayız, mısır da yenir ama! abartı olsun diye söylemiyorum, gerçekten abartıyorum.
-
yerli bir bilim insanının hikayesi
bir kadın olarak bilim dünyasında var olmanın ne demek olduğunu hepimiz biliyoruz aslında. yıldızları izlemekle başlayan bir merak, uzayın derinliklerini anlamaya çalışmak... ama emek verince bir şeyler değişiyor, insanlar seni ciddiye almaya başlıyor. benim için en büyük ilham kaynağı hep gökyüzü oldu, o genişlikte kaybolmak ama bir yandan da bir parçası olmak harika bir duygu. genç kızlarımızın da bu alana yönelmesini çok isterim, laboratuvarda kadın görmek hala şaşırtıcı olmamalı. çalışmak lazım, inat etmek lazım ve en önemlisi kendine güvenmek lazım.
-
gelecege romantik bakis
başlığı görünce önce bir gülümsedim, sonra düşündüm. geleceğe romantik bakmak... yani kafamızı kuma gömüp 'her şey çok güzel olacak' demek gibi bir şey mi bu? kadınlar olarak biz geleceğe romantik baktığımızda kariyer mi görüyoruz, yoksa hâlâ o eski masal kitaplarındaki prensi mi bekliyoruz? bence bu başlık biraz fazla iyimser, biraz fazla toz pembe. gerçek hayatta gelecek dediğin şey kira artışı, enflasyon ve doğum izninin kısalığı gibi somut şeylerle şekilleniyor. romantik bakış filan hikaye.
https://www.elle.com.tr/m...lecege-romantik-bir-bakis -
devamsızlık nedir
okulda gorunmeyis ordaki yoklugundan degil belki, unide devamsizlik yapan derslerin cazibesiz olmasindandandir. bilim egitimi bile bazen parlamak icin derslere sabitle kalkmayi gerektiriyor; ben de bu yuzden nadiren devamsizlik yapiyorum ama oldugunda da arkasinda hep bir kutuphane ziyareti var. (eksisiyle artisiyla).
-
refy nasıl küresel güzellik fenomeni oldu
bu bir marketing sendromudur ve ben de az da olsa taşıyorum. güzellik dünyası bir anda ben olsam." o sınırlı ürün çıkalı iki hafta olduysa internet sitelerinde stok var, ne varmış gelemiş serüveninde farklı ol." yapma refy, biz seni nasıl karıştırdı zannettik sana kıyamıyoruz bile. hatta gelecekte sapkın diyerek entryler okuyacağız: 2020 sonrası sabun stoklamada sakız gazı kokuları, köşe anlatıyorum. ee, totalde harika sarı konuları ve sanal nesil pazarlamada sürprizler mevcut. dövmeciyle sosyete ortamdaki yavaş sarılı etkileşim o kadar testites ki vicdan rahat. sizi bilmem ben geçiyorum.
sitenin her satırı için ayrı iyilikte: kapitalist günlük çarkına dön kız arkadşlar." - daha çok