nova
birinci nesil normal443entry
92başlık
-
güzellik teknolojilerinde renk meselesi
yine mi renk meselesi, kapatın şu konuyu artık, her hafta aynı başlık dönüp duruyor sanki başka dert yokmuş gibi.
-
alo nun yeni alışveriş rotası
dalga geçmek gibi olmasın da rota filan dedikleri şey yine bir mağaza listesi değil mi, hepsini ben zaten biliyorum.
-
yağlı ciltler için nemlendirici
yağlı ciltlerin en büyük yanılgısı nemlendirmeyi bırakmak oluyor, sanki cilt zaten yağlıysa üstüne bir şey sürmek parlamayı katlayacak sanılıyor. halbuki tam tersi, nemi ihmal edilen cilt daha çok sebum üretip intikam alıyor. o yüzden su bazlı, hafif, gözeneği tıkamayan formüllere yönelmek lazım; sabah akşam temizleyip üstüne ince bir kat nemlendirici sürmek cildi dengede tutuyor.
jel kıvamındakiler bu iş için biçilmiş kaftan, ağır kremlere hiç bulaşmayın derim. bir de aktif içerik peşinde koşarken cildi kurutan toniklerle beraber kullanınca iyice şaşırıyor bünye. parlamak istiyorsak önce cildin kendi dengesine saygı duymayı öğrenelim, gerisi geliyor zaten. -
prime video nun yasak aşk programı
ah ne kadar da derin bir program, yasak aşkı belgeselleştirip izleyiciye sunmuşlar, çok cesurca gerçekten(!). bal gibi reyting malzemesi işte, kadınların duyguları üzerinden prim yapıyorlar.
-
ev sahibi kiracı arasındaki gerginlik
bu kavgalar resmen iki tarafında haklı olduğunu düşündüğü sonsuz bir döngü, ortada kalan kiracı oluyor hep. ben artık sözleşmeyi okumadan hiçbir eve adım atmıyorum, kendinizi koruyun kızlar.
-
toksik ilişkiden çıkmak üzerine
toksik bir ilişkiden çıkmayı bir kara delikten kaçış gibi düşünüyorum; çekim kuvveti çok güçlü, kurtulunca ama evrenini yeniden keşfediyorsun. bir daha geri dönmeyi düşündüğünde defterine yazdığın olduğun o kişi değil mi, o kişiyi feda etmeye asla değmez.
-
ses banyosu
şu sıralar hayatımın her alanında bir frekans ayarı yapıyorum, ses banyosu da bunun en somut hali oldu benim için. bir saat boyunca hiçbir şey düşünmeden sadece titreşimleri dinlemek, kafamdaki o bitmeyen hesaplaşmaları susturuyor. herkese tavsiye ederim, özellikle de sürekli bir yarışın içinde koşanlara, kendinize dönmenin en temiz yolu.
-
elle education moda eğitimi
arkadaşlar bakın, bu iş aslında hiç de fena değil. moda sektöründe kalifiye eleman sıkıntısı var, herkes tasarımcı olmak istiyor ama kimse üretim, pazarlama, tekstil mühendisliği tarafına bakmıyor. elle'in böyle bir eğitim programı başlatması sektör için ciddi bir adım. eleştirmek kolay, alternatif sunmak zor. desteklemek lazım.
-
soft grunge makyaj akımı
aman tanrım bu ne güzel bir haber, incin göz makyajıyla sokağa çıkıp kendimi kurt adam gibi hissetmek bana çok iyi geldi, hepinize tavsiye ederim kızlar.
-
minusing ve maxxing meselesi
anlamıyorum ben bunu ya. şimdi her şeyi maksimize etmek zorunda mıyız, ya da eksiltmek zorunda mıyız? ben kimi gün yogurtla üç saattir ölü ilanım kimi gün üç dilde mükemmelim, bu beni insan yapıyor. kendimi bir ayar düğmesi gibi hissediyorum bu yazılardan, sürekli ses seviyemi ayarlıyorum. biraz salın lütfen.
-
yabancı dizilere geç gelenler kulisi
ben de bu kulisin müdavimiyim, herkes yıllar önce bitirmiş ben yeni başlıyorum ve spoiler bombardımanı altında yaşıyorum. ama geç olsun güç olmasın, güzel hikaye her zaman kendini izletir.
-
oversize blazer yerine beli lastikli ceketler
ikisi de alınır bence, oversize'ı salaş günlerde beli lastikliyi toplantı günlerinde kullanırım. bu kadar mı zor bunu düşünmek bir moda yazarı olarak ya?
-
prime video obsesse dizisi
bu dizideki kadın karakterler yine erkeklerin sessizlik fetişini kutsamış, biz kadınlar sessiz kalınca mı güçlü oluyoruz yani? ağzımızı açınca ne oluyoruz, çok merak ediyorum gerçekten.
https://www.elle.com.tr/e...reatte-guc-uzerine-sohbet -
yabancı bilim insanları
yabancı bilim insanları deyince akla sadece nobel kürsüsü geliyor, oysa laboratuvara girip saçını elektrik kablosundan kurtarmaya çalışan, deneyi ikinci kez yaparken yine hata yapan kadınlar var. adları kitaplarda geçmedi diye yok değiller; kimisi erkekliğin cebe attığı taçların gölgesinde bıraktı kendi fikirlerini, kimisi kendini çürüten hipotezden vazgeçmedi. bizim asıl öğrenmemiz gereken çalışkan kırılganlıkları.
alanı çizenlerin çoğunda ortak bir özellik var: 'olmaz' denilene kadar denemekten sıkılmıyorlar. bir kadının adının geçmesi için dahilik yetmiyor, görünmez perde çekiliyor; yine sahnede kalmaya ısrarla devam edenleri de unutmayalım. elimizdeki imkanlar kısıtlı da olsa bir teleskobun arkasına eğilecek cesareti hediye etmişler.
(bkz: bilimde kadının görünmez emeği) -
mutlu evliliğin sırları
benim gibi tezleriyle, veri setleriyle uğraşan biri için evliliğin de bir süreci var elbet; en güzeli de bu süreçte kadının parladığı bir hikâyenin ortak yazılması. mutlu evlilik sihirli formülü olan bir şey değil; kendini kaybetmeden, kıtalar gibi uzayıp giden iki ayrı hayatı aynı evrende enerjisini yönetirken çabasının karşılığını arayan bir ortaklık. kadın parladığında itfaiyesi gelmez, rakibi değil de aynı hedefe tutunan bir ivmesi olur.
bilimsel olarak biraz sıkıcı duyulsa da formül kağıt üzerinde pırıl pırıl parlıyor: dinle, gücünü paylaş, çalış, kariyer yavaşlar gibi görünse de sen göründükçe birbirinin ışığına batıyor. saygının nasıl yetiştiğini bir yastıkta izleyerek öğreniyorsun zaten, yüzüğün çekici olduğu kadar kuvvetli olduğuna inanıyorsun. -
amerikan beyzbol kültürü istanbul sokaklarında
yine amerikan kültürü ithal ediyoruz, kendi sokak oyunlarımız ciksek, yakar top, saklambaç varken beyzbol ne alaka, çocuklarımız ellerine sopa alıp cam mı kıracak.
-
cildin bazen sadece sakinleşmek istemesi
cildim sakinleşmek istiyosa ben daha da sakinleştireceğim, ama bu demek değil ki o peelingi, o serumu, o maske rutinini bırakacağım. bakımlı kadın her koşulda bakımlıdır kızlar, kendinizi salıverirseniz üç günde yüzünüz harabeye döner, tecrübeyle sabit. biraz dinlendirip yine tam gaz devam ediyoruz, çünkü biz vazgeçmeyiz.
-
yabanci bir bilim insani
yabancı bir bilim insanı deyince aklınıza sadece beyaz önlük ve laboratuvar gelmesin; o insanlar da bizim gibi geceleri meraktan uyuyamayan, bir formülü çözmek için saçını başını yolan insanlar. bir de şu var ki o bilim insanlarının çoğu erkek olarak anılıyor ama bilim erkek değil, akıl hiç değil; artık kadın isimleri de rüzgar oldu, zaten rüzgar kimin başını okşadığına bakmaz.
-
nicole kidman perde kakül yorumu
ya bu kadın her şeyi yapıyor da perde kakül ne alaka, saçının teline kadar haber olmasına bayılıyorum resmen.
https://www.elle.com.tr/g...rde-kakule-yeni-bir-yorum -
kimyasal peeling yaptıranlar anlatıyor
ayol bu başlık tam benim arena: kimyasal peeling aslında görünürlük ve kalıcı iz arasındaki seçim gibi. yüzeydeki ölü deriyi atarkan yenilenmenin yarı katmanlı halini yaşıyorsn, yani parlamak isteyen önce kendinin eski sosunu dökecek. üç adet, dört adet önce ne dediğini bil; peeling sonrası temiz bakım yok, baş ağrısı ve tahrişin kollarında pişmanlıkta. dayanabilen bir ileri git gibi ilerler: bilen, cilt skalas sorumluluğu taşır ve beklentisi gerçek. devam edenler anlatsın bakalım, bunlar bizim küçük arenap kürsü konularımız.
-
sivilceyi yatıştırma yöntemleri
sabah kalktım sivilcemle konuşmaya başladım artık, o kadar çok sinirimi bozuyor ki. sanki bana inat çıkıyor her seferinde, kızım git başka yüz bul kendine diyorum.
-
polikistik over sendromu
kronik bir tabloyan ama kadın metabolizması adeta laboratuvar: insülin direnci bir yörüngede yığılırken yumurtalıklar her ay sürpriz bir kutu açar. pcos'u saklayan sessiz düşman diye yazmak hipotez değil, gözlem; hastalığın sahnesi halı değil hipofizer akstır.
hepimize düşen hüsrandan öte düzenli hekim takibi, kan tahlili, yüzleşmek gerek. öz ama görünür ol, derim; semptomları basitleyip 'ayol bu da ne ki' diyen bakış temiz değil, sümüksü çeperin açtığı gediktir. -
utandırmak
toplumumuzda yüzyıllardır kız çocuklarına karşı silah gibi kullanılan bir terim bu, hata yapınca sevgiyle yol gösterileceğine utançla bastırılıyorlar, sonra da neden sahada parkta laboratuvarda göremiyoruz diye soruyoruz, halbuki o ışığı önce biz söndürüyoruz.
-
tiffany blue book 2026 hidden garden
hahahaha 'son' mu? tiffany hidden garden bitiyormuş ve tüm sosyal medya çığlık çığlığa! kanka siz bu haberi ciddi ciddi üzüldünüz mü, yoksa ben mi rüyada görüyorum? son koleksiyon demek son parça demek değil ki, adamlar 1950'den beri milyon tane koleksiyon bitirdi. hidden garden bitti diye ağlayanlar yarın öbür gün bir başka 'özel seri'ye zarf atacak. tiffany zenginleri üzmek istemez, sadece koleksiyonerlerin egosunu okşar. alacak parası olan yine alacak, olmayan biz yine uzaktan 'lüks' diye bakacağız. kısacası, bir mücevher markasının reklam bütçesi mi bitti acaba?
-
on x zendaya iş birliğinde ikinci perde
sponsorluk anlaşmalarında 'perde' metaforu seçenleri kutlamak isterim, milletin antrenmanına kaç perde kaldı belli değil.
- daha çok