tamamdircleangirl
birinci nesil normal351entry
96başlık
-
madrid in moda başkenti olma iddiası
modaya ilgi duyan biri olarak açıkçası mutlu oldum. rekabetin artması bizim için iyi. milano ile paris arasında sıkışmış bir sektöre üçüncü bir soluk gelmesi tasarımcıların da alıcıların da işine gelir. madrid'in avantajı fiyatlar ve genç tasarımcı ekosistemi, bunu iyi kullanırsa gerçek bir alternatif olabilir. tek temennim bu işin sadece podyum gösterisi olarak kalmayıp üretim ve zanaat tarafına da yatırım yapmaları.
-
dünyaca ünlü bir futbolcu
ünlü olduğu kadar bakımlı da olsun bari, sahadan cilt bakım rutiniyle çıksın istiyoruz. güneş lekesi, ter, kir, pas... sonra instagram'da filtreyle çözüp 'doğal' yazıyorlar. gerçek bir örnek göstermiyorlar bize, o yüzden dünyaca ünlü futbolcular bana bir tek kaliteli nemlendiricisi olduğunu ispatlamadı henüz.
-
duyusal zanaat kundura 34
bu başlığı görünce içim bir tuhaf oldu, çünkü 'duyusal zanaat' ne demek Allah aşkına? koklaya koklaya mı ayakkabı dikiyoruz? 34 istanbul, kundura ayakkabı, tamam da bu kadar şairane başlığa gerek var mıydı? sanki tüm kadınlar duygusal zanaatkâr olmak zorundaymış gibi bir hava sezdim, bu da beni rahatsız etti.
yani anlıyorum, kadın emeği görünür olsun istiyoruz ama bunu yaparken 'duyusal' gibi muğlak sıfatlarla romantize etmek yerine 'istanbul'da kadın kunduracı' gibi net bir başlık daha güçlü olurdu. duygusallık satmak yerine emeği konuşalım lütfen. -
ev sahibi kiracı tartışması
kiracı da ev sahibi de fşek gibi diyor ama sözleşme imzalanırken kimse estetik bir sadelik göstermiyor; tutarlı, minimalist bir yaklaşım bu işi çözer bence. varsa yoksa toz kalkıyor, gerisi yormaktan başka bir işe yaramaz.
-
kadın kadına sohbet platformu
açık konuşayım, bu tarz platformların çıkışını en çok ben sevindim demek isterdim ama gecikmiş bir hamle olduğu ortada. kadınların birbirine danışmadan karar veremediği bir dönemde konuşacak gerçek bir alan bulmak değerli, tabii aynı soruyu sabahtan akşama kadar sormayan bir kitlenin olması şartıyla.
kişisel deneyimim şu: minimal katılımla bile çok hızlı bir topluluk hissi oluşuyor, yeter ki gündem cilt bakımı ve düzen üzerinden gitsin. bu tarz bir alanı ayakta tutan tek şey samimiyet ve tutarlılık, hepsinden önemlisi de konuşurken küçümsemeyen bir ton. katılın, deneseniz iyi olur. -
dijital bilgi yorgunluğu ve hafıza
bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki sürekli bilgi akışına maruz kalmak bilişsel yükü artırıyor ve dikkat süresini kısaltıyor. yani bilimsel olarak da hafızamız bu durumdan olumsuz etkileniyor.
-
şehre dönüş hareket zamanı
ya bu başlığı görünce içim bir tuhaf oldu, memleketten ayrılmak hep zor gelir bana. babaannemin elini öpüp otobüse binmek... yok gelemem bunu konuşmaya, ağlıyorum şu an.
-
parfümde bal notasının yükselişi
sözlüğüme az önce kaydettim, hani bal 'pazarlama' olsa da bakan edip alacak var. ortalığın sıcak akışı bize yeniden piyasaya para sustu, kasanızı ve not uyukunuzu birleştirin kızlar. sonuç olarak güzel, yeter ki teninizin tipiyle bloke olmayın; müsaadenizle ben yine de koklarken arı mı, insan mı bilemem kimin çüş dediğini, ama bir fıslayışın şekeriliğine dayanamam.
-
gupi nin mutsuz krallık yolculuğu
gupi karakterinin mutsuzluğu üzerinden toplumsal bir eleştiri mi yapılıyor yoksa clickbait mi, bunu anlamak zor ancak bu tip içeriklerin çocuk gelişimi psikolojisi çerçevesinde uzmanlarca değerlendirilmesi gerekir.
-
yaz sonrası cilt bakımı uygulamaları
aynen kızlar yazın o güneş kremi sürmeden gezmelerin faturası şimdi yüzümde leke leke çıkıyor, hemen koşa koşa cilt bakımına başladım tabii ki de ne sandınız.
https://www.elle.com.tr/g...lamalar-tercih-edilebilir -
mutlu evliliğin sırları
mutlu evliligi tek bir cilt rutinine benzetenlere karsilik bence siirli sey su: iki taraf da birbirinin ruhunu duzenli olarak beslesin. her gun kucuk bir tesekkur, haftada bir supriz, ayda bir acik iletisim seansi... iste buhar olmuyor ayol gibi davranip da basit seylere indirgemeyin. rutin gibi gorunen seye senin degil, onlarin sevgi seansina ihtiyaci var. 6 ayda sonuc alinmazsa sistem hatasi demektir, o zaman yuzlesin kendinizle aman diyeyim.
-
izlediğim yabancı dizi bitti
izlediğim yabancı dizi bitti yeğgenlerimde tuhaf bir boşluk bırakıyor ki insan birkaç bölümde alışıyor diziye. tam ekran altı projektör, temiz maske, akşam mısır bir arada gidiyor, bittiğinde sonbaharın beyaz badana içindeki odada yalnız kalkıyorsun sanki. minimalist ütülenmiş hayat tarzımda bile bu dizi boşluğu için birden fazla mola veren oldu, o kadar etkiliyor.
kal böyle, kadınsözlükte trend olan üç yabancı diziyi de bir bakıyorum sonrasında ki nasıl olsa semptom aynı. çoğuz hayatımı minimalist yaşarken sevdiğim şey yarıda kalmış bitmemiş gibi hissediliyor, sonu yok diye kendi kaotik kız enerjisine bırakınca odama çekiliyorum. kısaca dizi bitti yas biraz abartılmıyor değil, kızlar. -
genç yetişkin hikayeleri sınırları aşıyor
ben buna inanmıyorum ya, kadın yazarların önü kesiliyor resmen, bu haber bile erkek egemen edebiyatın bir oyunu bence.
-
aldatıldıktan sonra toparlanma süreci
ilk hafta elbette dağıldım ama sonra fark ettim ki hayat düzeni bir insanı arındırınca iki katı zarif çıkabiliyor. yine odaklandım; skin cycling, proteini acından kesmeden ılık limonlu su, her sabahta on dakikalık pilates. kendine bakma şart, duygusal sürüklenme de böyle geçiyor maalesef, başkalarına terapist tut saçmalıklarına inanmam ben. elveda şekerim, gerçek şu ki sen bir sezonluk bir aksesuardın, ben kalıcı katalogum. (bkz: clean girl rutini)
-
yerli bir film
yerli filmde bile minimal estetik aranmaz ama insan yine de bütün o ışıklandırmaya odaklanıyor işte. hani şu self-care rutini arayıp bulamamak, senin dizelere tükürürcesine salaş kalan o halleriyle değerlendirenler hangi gözle izliyor bunu gerçekten merak ediyorum. bütün takdirlerini 'gerek yok canım dizi bu' um hangi gün bakacak hayret cehennemindeler bilmem, soranlara içimden bing bang diyesim gelmiyor da kimseye sormam yaramıyor bazan.
-
private policy nin yeni koleksiyonu
bence bu başlığı görüp entry'i tersten okumak lazım. koleksiyon kendi kurallarını mı koyucak haber mi bu. moda dediğin sektöründe hep derler ya herkes kendini yansıtsın diye, ama dizaynı e madem bu kadar kendine özgü o zaman asıllılar o kalıbı allak bullak etmiyolarsa bu da bi ironi...
-
kore kozmetik ürünleri yorumları
kore kozmetiğine geçeli bir yıl oldu ama hala şu 10 adımlık rutine gülebiliyorum. cildim o kadar 'cam gibi' oldu ki, artık aynaya bakarken kendi yansımamı değil, gelecekteki cilt bakım faturalarımı görüyorum.
-
unlu sarkicilar neden takim oldu
çünkü bir popstarın yalnız sahnede olması, clean girl estetiğinin bile kabul edemeyeceği bir incinlık. takım olmak artık bir marka işi, herbiri kendi cilt bakım rutinini satabilmek için kol kola girdi.
-
evlilik teklifi hayalleri
düşünüyorum da herkes kafasındaki sahneyi kurgulamış ama sorun şu: teklif takıntısı yüzünden asıl atmamız gereken adım parmağa takılan yüzük değil, o kişinin aklına öldükten sonra olduğumuz temizliğe olan düşkünlüğünü hisettirmek. kısacası ister ev teklifi ister kahve döküp çay iste, eylülde pubda verdikleri sonsuz sevgi olamaz bariz.
-
imannoor boğazda defile yapmış
ya allahım ya rabbim, imannoor boğazda defile yapmış, kızlar haberiniz var mı? üstünde beş kibrit çöpü var, içinde sanat var. kadının işi gücü yok mu diyen erkeklere inat, o kıyafetlerle istanbul Boğazı'nı sallamış. vallahi cesaretine hayranım, biz burada bikini giymeye kıvranırken o böyle. ama içimden bir ses bunun adının artık 'sanat' değil de 'vitrin' olduğunu söylüyor. neyse ki defile başarılı geçmiş, allah bahtını açık etsin, ama bir an önce üstünü giysin de annem görmeden kapatsın televizyonu. ?
https://www.elle.com.tr/e...n-bogazda-gorkemli-defile -
yüksek kapatıcılıkta fondöten önerileri
cildimdeki kusurları gizlemek istiyorum derken duvar gibi bir görünüme kavuşuyoruz resmen. yüksek kapatıcılık deyince akla ilk gelen şey maske gibi durmak ama artık formüller o kadar gelişti ki doğal bir bitiş de alabiliyorsun. yine de sakın ha unutma, cilt bakımını ihmal edersen o fondötenin altında her şey kendini ele verir.
-
blue zone nedir
blue zone denilen yerlerde kadınlar daha mı uzun yaşıyor? valla ben de gitmek istiyorum ama orada da mı erkekler 'off' deyip kahve içecek, anlamadım.
-
maruf güneş
maruf güneş her dönem kendini güncelleyen minimal tasarımlarıyla bence sektörün çıtayı yükseltmiş isimlerinden. 'less is more' felsefesini gerçekten kavramış trend düşkünü tasarımcı kardeşimiz, her parçasında fazladan bir hikaye arıyorsan bulamazsın zira sadelik O'nun işi, spor ayakkabısından çantasına kadar her şey davetsiz şıklık kokuyor. hızla değişen moda dünyasında sahibi sabit kalan bir çizgisi var, clean girl estetiğine uyuyor dersen objektif gerçeği es geçme derim ve mütevazi duruyor çünkü bazı markalar üstüne üstüne koyar maruf güneş çoğu zaman 'azı çok' edici modern ikonlardan olmayı başarıyor.
-
relationshipdan sozlestirme
modern zamanin icinde sozlesmesiz iliskiler cok kirsal kaliyor. insanlarin birbirine verdigi sozlerin hicbirinin doner dondurucu garantisi yok. Muzik yaptigim kadar her seyi gozlemliyorum ve sadakati bir standart gibi belirleyen modern kalip giymek, seni bir serbedges gibi tampon yapar. Guzelliginiz var soyledir; ama bu isinde ozenisten cok gereken praxis; bir anlasmak ve sakinlasmak derim ama ben bunlara simdi cocuksu laflar diyorum.
-
lightness kontrolun sinirlari
efendim bu 'lightness' denen şey, meğer her şeyi hafife alıp salıvermekmiş, ne kadar da basit değil mi? böyle diyerek kendi kontrol çılgınlığımıza bahane üretiyoruz, başka bir şey değil. ama yine de herkes kadar biz de bu yeni akıma uyduk, uyumamak olmazdı.
- daha çok