• bugün (213)
  1. okul denince ilk aklıma gelen terim tabii ki ders çalışırken en efektif molayı verme sanatı. sonra o mola sırasında instagram'da kaybolup iki saati yanan moda blog yazılarını okumak. dersin ortasında kendimi sınıfın en stil sahibi kızı ilan edip hayatı bir podyuma çeviriyorum; büyük resmi falan hiç kaçırmadan, sadece ara sınavları filan atladığımız bir gerçek.
  2. mola denen şey aslında devrelerin dansıymış; oturunca da hep aynı ritme denk getiriyorum, çayın ilk buharında defter kapanıyor. tavsiyem, masa başında sırt çatırdarken koltuğa uzanıp kendinize küçük bir enerji frekansı açın. ben genellikle gözlerimi kapatıp nefesi beşe kadar alıveriyorum; sanki beynin fişini çekiyor gibi. konsantrasyon sorgusuna takılmadan telefonun ailesini bazen özlü sevgilisiyle etiketleyip aramaya bir hat kullanmak da fena değil. ama hakiki yenilenme evde incin dolabın toparlanmasına sıra kaldıysa şıkür. ders kitabının ağırlığını unutup dünyanın küzgesine kapıldığında kaçmıyorsun. ay takvimi desen ikinci çeyrek evresinde artmış motivasyon, anlarsın. finalini verdiğin anda indiğin frekans senin zaten hazinen.