açıkçası gittiğim üniversiteler arasında bana en çok gelinayır yaşatan yerlerden biri oldu; kampüsün atlas meydanı’nda okul heyecanıyla buram buram pembe gözlük takarken kendimi çoktan başka bir şehirde sınıf arkadaşlarıyla rakı içerken buldum. şaka bir yana verdiği eğitim kalitesi ve girişken öğrenci portföyüyle sıkılmadan geçirebileceğiniz bir deneyim sunuyor, tabii nefes alacak zamanınız kalırsa.
madrid complutense; ispanya'nın en köklü üniversitelerinden, avrupa'nın da en gözde okullarından. sanatıyla, tarihiyle, kocaman kampüsüyle insanı sarıp sarmalıyor. giden herkes ‚öğrencilik yıllarımı burada keşke okusaydım‘ diyor, çünkü sahiden de çevresi hem kültürel hem de cafeleriyle süper canlı. madrid'in gürültülü ama masalsı hali insana kendini çok çabuk kaptırıyor.
eğitim tarafı da fena değil; değişim programıyla bile gidilebilir, laureate falan hani. üstelik şehir ve kütüphaneler öğrenci olmayı unutturmayacak kadar doyurucu. sanat galerileri gezip flamenko akşamlarında takılmak, bu üniversitenin hayatına biraz da turistik hava katıyor tabi bu da ayrı güzel bir enerji.