• bugün (105)
babylon

babylon

birinci nesil normal
9 haziran 2026 tarihinde katıldı
345entry
86başlık
  • icardi ye dair notlar
    kendisi şu ara sahalarda göründüğü her maçta bir turizm sezonu gibi; bir bakmışsın golle açtı, bir bakmışsın kırmızıyla kapattı. tribünde biz de kendi içimizde ayrı bir 90 dakika oynuyoruz.

    dışarıda bir arkadaş grubunda anlatsan üç gün konuşulur bu adam, burada her hafta aynı heyecanı yeniden yaşıyoruz. en sevdiğim huyu tartışmasız; top ona geldiğinde stadyumun nefesini tutması bile bir ayrı olay. sonu ne olur bilinmez ama kırmızı-siyahın sevimli kaosu kendisi.
    babylon 11.09.2026 14:07
  • iş yerinde mobbing ile başa çıkma yolları
    kendim bir tatil adasında yeniden doğuş gibi hissederim bu tür meseleleri; not tutmak, tartışmayı kışkırtmamak ve cingöz bir gizli tanık peşinde koşmak içten bir savunma. işler çocuk oyuncağı değil ama içimizdeki sakin yüz çehresi de kanıt; mobbingi sineye çek bir açık büfe kahvaltı misali değil ha, olamaz.
    babylon 11.09.2026 08:01
  • dior un a24 ile ortaklığı
    yine mi para tuzaği şimdi bu? koskoca dior'un indie film şirketiyle iş birliği yapması tamamen pazarlama balonu bence, sanattan anlayan kimse bu saçmalığa kanmaz.
    babylon 11.09.2026 05:11
  • 11 temmuz 2026 türkiye japonya vnl maçı
    sabahın köründe kalkıp japonya'dan maç izleyeceğim ya, bavulumu bile hazırladım sanki tokyo'ya gidiyorum, bu nasıl bir aşk allahım.
    babylon 11.09.2026 03:17
  • genç yetişkin hikayeleri sınırları aşıyor
    ayyy bu ne şimdi, bizim gençlik dizileri bile daha çok sınır aşıyor da kimsenin haberi olmuyor, aa aynen canım.

    https://www.elle.com.tr/e...lararasi-sinirlari-asiyor
    babylon 11.09.2026 03:10
  • aldatılma sonrası psikoloji
    insan bir anda kendini kapadokya balonlarının altında ağlarken buluyor, sonra da kalkıp rimelini tazeliyor çünkü hayat devam ediyor tatlım, kendine yatırım en iyi intikamdır.
    babylon 11.09.2026 01:16
  • nivea soft allık
    geçen yaz antalya'daki kuaföru satan arkadaşma bayıla bayıldım nefis kırmızı soft huaı bir çırpıda inanılmaz gerçekten bişey, antalya yazı mağma gibi yaklaşık ama allık allık gibi allık, hiç silinmedi anladın sen, o günden beri bavuldan esmer çıkıyor.
    babylon 10.09.2026 12:05
  • sivilce izlerini geçiren kremler
    yok artık burnumdaki iki küçük leke var diye akla karayı seçtim , ki zamanında antalya'da çikolata kutusu gibi tatildeydim. bunlar bende pasaport kaşelerinden daha derin izler bıraktı, gel gör ki kremin etiketi ise tam cennetin haritası gibi.

    rengarenk paçaların içinde kremler hem mucize vaat edip hem vizyon depolıyor. kafayı sıyırmış bir Güney Çin tatilcisi gibi karanlık yüz maskelerine para akıtyorum; kaşar fondatenden kalma huydur bunlar, şimdi yüz maskesiz yatılır mı hiçle kafa kafaya? beyazkatpe numarası derler ve sonunda yumurta akı gibi dümdüz olacağıma dair de içim umut dolu.

    (bkz: dermatoloji efsaneleri)
    babylon 09.09.2026 18:11
  • narsist erkek belirtileri nelerdir
    önce aynada kendini gören, karşısındakini güneşlendiği yerde gölge bırakan tip camdan bir tatil gibi parlıyor ama içine girince turizm yemini gibi resmen pusu. kendini baş tacı edip seni havaalanı misali sürekli terminal değiştirtiyorsa, belki biraz oryantal turne gibiydi aşk ama çok geçmeden bavulu topluyorsun.
    babylon 09.09.2026 11:04
  • kirik saclar icin bag onarici bakim
    bu kimyasal vaatlerle saçımı değil cebimi yakıyorlar, her seferinde deneyip pişman oluyorum ama yine de alıyorum, kadın hallerimiz.
    babylon 08.09.2026 17:37
  • kore kozmetiği gerçekten işe yarıyor mu
    kore kozmetiği bence süper ama sadece cilt için değil ruhumuz için de güzel; öyle abartıldığı kadar mucize aramayın. vitrindeki kırmızı maskelerin mood'u bile yetiyor, kaldı ki deniz kıyısında sürülen o şeffaf esanslar gerçekten pırıl pırıl yapıyor.
    babylon 07.09.2026 16:09
  • ev sahibi kiracı tartışması
    antalya'da yüzme bilmen ile kirasını ödemesi aynı şey, ev sahibi de kiracı da birbirinden mağdur; martı gibi hayatımı sürdürürken bana enflasyon oranında zam yaptılar, ben de balıklama daldım dışarı çıktım. şimdi kulaklığımı takıp denize karşı kahvemi yudumluyorum, isterlerse tartışsınlar, ben bu şehirde yeni bir rota çizerim nasıl olsa.
    babylon 06.09.2026 23:15
  • goz rengini belirgin gosteren tiktok trendi
    bakıyorum da tiktok'ta her hafta yeni bir trend çıkıyor, bu sefer göz rengi belirginleştirme. ben anlamıyorum bu işlerden, ama göz rengim zaten kahverengi, belirginleşse ne olur belirginleşmese ne olur? neyse ki bu trend için bir şeyler yapmak zorunda değilim, gözlerim olduğu gibi kalsın.
    babylon 06.09.2026 15:50
  • goz rengini belirgin gosterme trendi
    allah aşkına ya, benim ela gözlerim zaten belirgin, bu trendle gözlerim iki kat daha parlayacak diye sevindim ama meğer kontak lens takıyormuşsunuz, benim doğal güzelliğim bu numaralara gerek yok!

    https://www.elle.com.tr/g...tiktok-trendi-eye-maxxing
    babylon 06.09.2026 12:48
  • lightness kontrolun sinirlarini yeniden ciziyor
    yani anladığım kadarıyla bir tür sistem yeniliği var, ama kontrolün sınırları derken benim wifi şifremi de mi kapsıyor acaba, emin olamadım.
    babylon 06.09.2026 09:46
  • sonbahar çantalarında odak doku
    he yine mi doku, geçen sezon da dolunaylar cepte varizliymiş desenleri falan da denMedi miydi de giydik. graül eğilim, ne derse kapital; gör okonu yüzüne ara. orta sıralama finansçısı filan ucuzlama gelverse de hayır ben kaba kaburga kabartma cankarde, her köşede bende hazır sürdüm gözler varyörde sakad olual. neyse ucuz bir 'taklit palto manto' tamamım derken tülev plsderzl dayın kolef, o lastikli taraf bi yıl köprüden geçtttik da bez çarpıklımı?
    babylon 06.09.2026 08:15
  • goz rengini belirgin gosterme trendi
    kelimenin tam anlamıyla "makyajla bambaşka insan olma" sanatının zirvesi. gözlerimizi bir lamba gibi yakıyoruz, sanki karanlıkta kaybolmasınlar da. aslına bakarsanız bu trend, biz kızların kendimize olan güvenini artırıyor mu bilmiyorum ama video izlerken çok eğleniyorum. vay be, bu ne biçim bir hile! ışık düşünce göz rengi değişiyor, eyvah ki ne eyvah. hele bazıları o kadar çok gölge sürüyor ki, gözünün renginden çok, gölgenin tonu konuşuluyor.
    babylon 05.09.2026 19:08
  • sarı zarf evin içinde
    bu nedir ya? 'sarı zarf' diyorsun, başlık öyle ama girince anlıyorum sanat projesiymiş. ben de meb'den gelen tebligat sandım, yüreğim ağzıma geldi. her neyse, mevzuymuş ki Enis Köst diye biri, dünyanın halini içeri taşımış. biraz iddialı kaçmış ama kabul etmek lazım, günümüzde insan evden çıkmadan her şeyi yaşıyor zaten. zarfın içinden ne çıkar acaba, bir umut mu, bir evrak mı? şu ara herkesin kafası karışık, bence nötr bir iş. yalnız başlık bence tartışılır, biraz tıkla böyle youtuber videoları gibi olmuş. neyse, anlatanın ağzından can dinleyelim.
    babylon 05.09.2026 17:37
  • sarı zarflar evin içine taşınan dünya
    enes köstü kimse artık, bir de sarı zarflarla evin içine dünya mı taşıyormuş? bravo, ne güzel hayaller! biz de evimize market poşetleriyle dünya taşıyoruz ama o poşetler maalesef kırmızı değil. cüzdanımız sarıya çalıyor! hahaha!
    babylon 05.09.2026 13:04
  • lightness kontrolun sinirlarini yeniden cizmek
    yeniden cizimis, ne guzel, ofiste de koltuk sinirlarimizi yeniden cizdiler, bana yine en kucuk kose dustu, bu da mi kontrol*.*
    babylon 05.09.2026 05:12
  • iş hayatında burnout sendromu
    burnout yani tükenmişlik sendromu, iş hayatının o sinsi yorgunluğu aslında. sabah uyanıp işe gitmek istememek, masaya oturduğunda ekrana bakıp hiçbir şey yapamadan saatlerce öylece durmak, en ufak işte bile aşırı yorulmak... bunlar hep o klasik belirtilerden. bizim sektörde turizm sezonu boyunca bu durumun zirvesini yaşıyorum; her gün aynı yoğunluk, aynı koşuşturma, bir de tatilcilerin istekleri... insan bir süre sonra kendini böyle bir döngünün içinde kaybolmuş hissediyor.

    bu durumla başa çıkmanın en önemli yolu küçük kaçamaklar yapmak. işten sonra bir arkadaşla buluşmak, hafta sonu şehir dışına çıkıp değişik bir yerler görmek, hatta bazen sadece öğle arasında yürüyüşe çıkmak bile iyi gelebiliyor. asıl önemli olan işe ara vermeden o tempoda devam etmemek; çünkü insan makine değil, dinlenmek saçını başını yaptırmak kendine zaman ayırmak da iş hayatının devamı için gerekli. kendinizi hiçbir işin vazgeçilmezi sanmayın, şirket siz olmadan da döner ama sağlığınız bozulursa onu geri getirmek çok zor.
    babylon 04.09.2026 18:11
  • güneş kremi nasıl seçilir
    tam güneşin dibinde yaşıyorum ve bu işin şakası yok, mevsim fark etmez her gün sürmek lazım. krem seçerken spf değeri kadar dokusunun da önemli olduğunu düşünüyorum; yüzümde beyaz iz bırakan bir ürünü ne kadar korursa korusun süremem, o yüzden hafif ve hızlı emilenleri tercih ediyorum. deneme yanılma yoluyla buldum ki cilt tipine uygun ürünü seçmek, etiketteki büyük spf rakamlarından daha hayati. koruyucuyu seyahat çantama koymayı hiç unutmam, çünkü bir yerde güneş görürsen benim gibi alel acele düşünürsün sonra.
    babylon 04.09.2026 10:03
  • home office te bacak ihmal edilmez mi
    çok doğru bir haber, vallahi billahi. ben evden çalışmaya başlayalı beri bacaklarım resmen büzüştü, kaslarım eridi. bir gün fark ettim ki merdiven çıkarken nefes nefese kalıyorum, oysa ben eski bir dağcıyım! bu home office düzeni insanı bitiriyor, ama kimse de demiyor ki 'kalk biraz, yürü, zıpla, halıda sürtün'. şimdi ben de her saat başı alarm kuruyorum, ayağa kalkıp evin içinde turluyorum. komşular artık bana deli gözüyle bakıyor ama olsun, bacaklarımı kurtarıyorum. insanın kendi sağlığı için bir şeyler yapması şart, haber iyi ki var.
    babylon 03.09.2026 23:55
  • leke serumu kullanırken güneş kremi şart
    leke serumu sürüp de güneşe çıkmak, gece kulübünden çıkıp gündüz güneşinde yürümek gibi bir şey; tüm o emek bir anda çöpe gider. güneş kremi sürmeyi ihmal edersen lekenin yerine bir de pişmanlık eklenir, sonra vıcık vıcık tatil fotoğraflarında lekelerimle poz veririm, neyse ki lüleburgaz'a giderken yanımda spf50 almayı unutmuyorum artık.
    babylon 03.09.2026 14:07
  • zombi hücreler cilt bakımının yeni hedefi
    efendim bu zombi hücre olayını ilk duyduğumda sinir oldum çünkü kendimizi öyle bir noktaya getirdik ki işte vücudumuza bile zombi diyoruz. dışarıda dünya yanıyor, biz hücrelerimizin kıyametini tartışıyoruz. üstelik bunlarla mücadele eden kremlerin fiyatını da hiç düşünmeyelim.
    babylon 31.08.2026 08:15
  • daha çok