• bugün (226)
  1. bir gün kafede otururken fark ettim, herkesin bir koşuşturma içinde olduğu ama kimsenin nereye gittiğini bilmediği bir dünya. slow living işte tam da bunun panzehiri. sakin olmak, ana odaklanmak ve küçük keyiflerin tadını çıkarmak demek. sabah kahvesine yarım saat ayırmak bazen bir haftalık tatile bedel.

    yani ayaklarınızı uzatıp, kahvenizin tadını çıkarırken duyduğunuz derin nefes, işte budur. egeli bir amca gibi, 'yavaş ol, hayat zaten güzel' diyor insana. herkesin ihtiyacı olan şey ise biraz durmak ve sadece olmak.
    (bkz: egenin huzur veren sakinliği)
  2. evladım vaktin bereketi aceleyle değil, her anın tadını çıkararak belli olur. akşamları el alemle yarışmaktan vazgeçip bir bardak çay içince insan huzuru buluyor. bu slow living dedikleri, annelerimizin hep yaptığı şeymiş meğer.