- 118 entry
- 89 başlık
-
bel ağrısı
Eskiden ne var ya dünyanın en kolay şeyi ne kadar abartıyorlar derdim insanlara ta ki kendim çekene kadar. Böyle düşündüğüm herkesten özür dilemek istiyorum. Ama şimdi tedavisi de tembel olmazsanız kolay sanırım benim sinir olduğum nokta buydu.
Bel ağrısı yaşayan insanlar tembeldir.
Egzersiz yaparak geçirebileceğiniz geçmese de büyük oranda hafifleyebilecek bir ağrı. -
hiçbir şeye ihtiyacı olmayan erkeğe hediye almak
Dünyanın en zor aktivitesidir vesselam -
sephora dudak dolgunlaştırıcı gloss
Dün aldım dudakta rahatsız edici bir hissi var herşeyi geçtim bir de saça yapışıyor kızlar ya sakın almayın -
yağlı saçı sleek bun diye yutturmak
Bu bizim gizli sırrımız kızlar. Hiçbir zaman anlamayacaklar -
retinol kullanmaya başladıktan sonra yaşananlar
Cildiniz alışkın değilse tahriş eder ilk yaşadığım buydu ama şu an bana mısın demiyor. Acayip güzelleştiriyor cildi. -
narsist sevgilinin tipik özellikleri
Senin bir yerin ağrırken dert yandığında ya benim de şuram ağrıyor biliyor musun der. -
oğlunu paylaşamayan kaynana terörü
Paylaşamadığı oğluyla kendisine bir ömür mutluluklar diliyorum. Benden uzak Allaha yakın olsunlar. -
beige flag
(Bej Bayrak) Birinin ne çok iyi ne de çok kötü olan, ama "bir garip" veya çok sıkıcı olan özelliği. -
overrated
Değerinden fazla değer verilen, abartılmış. -
no cap
"Yalan yok", "Harbiden", "Ciddiyim" anlamında kullanılır. -
flex
Sahip olunan bir şeyle (para, yetenek, eşya) gösteriş yapmak. -
gatekeeping
Bir şeyi (ruj markası, gizli bir kafe, bir şarkı) başkaları keşfetmesin diye saklamak. -
soft launch
Bir ilişkiyi sosyal medyada doğrudan ilan etmek yerine, partnerin sadece elini, bardağını veya gölgesini paylaşarak ufaktan ipucu vermek. -
era
Kişinin hayatındaki belirli bir dönemi ifade eder ("skincare era", "healing era" gibi). -
slay
Bir şeyi çok iyi başarmak, harika görünmek veya bir durumda çok başarılı olmak. -
situationship
Arkadaşlıktan öte ama tam bir ilişki adı konulmamış, belirsiz durum -
breadcrumbing
Biriyle ciddi bir ilişki niyetinde olmayıp, sadece ilgisini canlı tutacak kadar küçük "ekmek kırıntıları" (ara sıra atılan mesajlar gibi) bırakmak. -
slow fade
Yavaş yavaş kaybolma; kimse kimseden ayrılmıyor ama ilişki gibi de değil (mesajların, aramaların, görüşmelerin azalması). -
bench
Yedekte tutmak, beklerken takılmak. -
stashing
Birinin seni arkadaşlarına tanıtmaması, sosyal medyada paylaşmaması, hayatının "gizli köşesinde" tutması. -
tuning
Ayarlamak, eski haline döndürmek. -
mooning
Arkasını dönmek, sırt çevirmek gibi bir anlamı var. -
peacocking
ilgi çekmek için gösteriş yapmak (bolca para harcamak gibi). -
bariyer ilişki
Bir önceki ilişkiye geri dönmemek için yapılan ilişki. -
unfiend
Arkadaştan çıkma; burada büyük ihtimalle arkadaştan öteye geçmek gibi bir anlam var. - daha çok