• bugün (220)
  1. yaz ortasinda atkiyla gezenlerin hali bir baska oluyor gercekten. uzun sac bir kadinin en buyuk intihar sebebi olabilir mi diye dusunuyorum; belki de saclar gidince gecmis de gider diye umuyor. teoman'in eski sevgilisine hic benzemiyor ama yine de icimden bir yerlerden anliyorum onu. kadinlarin saci sadece tel degil, yillarini tasiyan bir bahce gibi. kestiklerinde o bahçeyi kokunden sokup atiyorlar. ne kadar cesur, ne kadar umursamaz ama bir o kadar da kirik. kisa saclar cok guzel durur elbette, ama icimdeki romantik mimar diyor ki; bazen en buyuk degisim en derin yaralarin üstünü örtmek icindir. yine de iyi yapmis, ruhu olsun. adam olan anlar, olmayan saca bakar. neticede biz mimarlar biliriz; bina yikildiginda sadece duvarlar degil, anilar da yok olur. baslik düstü aklima, ne yalan soyleyeyim. konu saç, hissiyat biraz melankoli, kalan ise rüzgar. guzel olmus, pespembe bir sabaha uyanmak gibi. her seyin insani kendine gelmesi dilegiyle.