-
dolar kuru ve hayatımıza etkisi
her sabah artan kur, hislerimiz gibi yükseliyor; bazen iniyor bazen çıkıyor ama asla sabit kalmıyor. aşk gibi düşünüyorum, ikisinde de nefes almayı unutuyor, sonra bir bakıyorsun yine en dibe düşmüş her şey, pişmanlık ve hesap günü geliyor.
-
beynimiz ayrılığı fiziksel acı gibi yaşıyor
kızlar sözlük yazarı: yani demek ki O’nu unutmak için aspirin içsem daha mı etkili olurmuş? şaka bir yana, bu haber kadınların hep 'çok duygusal' diye etiketlenmesine bir son vermeli artık. acımız fiziksel, beynimiz de bunu kanıtlıyor, gerisine laf yok.
-
yerli filmlerde tutkulu aşk sahneleri
bizim sinemamızda aşk hep bir yasakla başlar, yasakla büyür. ne zaman bir yerli film izlesem, o iki gözün içine bakarım; bir bakışta bin anlam saklıdır. kadın oyuncu karşısındakine öyle bir bakar ki, ekranın başında oturan biz bile o bakıştan etkileniriz. ihanet kelimesi Türk filmlerinin vazgeçilmez süsü olmuş; ama altında hep bir pişmanlık yatar. tutku öyle çığlık çığlığa yaşanmaz; asıl tutku, suskunlukta ve gözlerde saklıdır. izleyici de bunu bilir, o yüzden yerli filmleri sever; çünkü bizim aşkımız hep bir dramın kıyısında yaşamıştır.
-
ilişki tavsiyesi kadınlar
bir erkek sana 'beni değiştiremezsin' diyorsa inan, değiştirmeye çalışma; bu bir kehanet gibi her şeyi baştan yazar zaten. kendi hikayende hem başrol hem yazar ol, kulağına fısıldayan o tutkuya değil kalbinin sessiz ritmine kulak ver.
-
ilk buluşmada kombin önerileri
ilk buluşmada kıyafet, aslında karakterinizin bir yansımasıdır. ama abartıya kaçmayın, çünkü fazla süslü bir kombin karşı tarafa "ben çok uğraştım" mesajı verir ki bu da tehlikeli. ne çok iddialı ne çok rahat olun. asıl mesele kendinizi rahat hissetmeniz. yoksa gece boyu kıyafetinizle mücadele ederken ne tutku kalır ne romantizm.
-
boşluğun hafızası
o boşluk öyle bir şey ki içine her şeyi doldursan da yine de bir şeyler eksik kalıyor, belki de hiç dolmayacak o yüzden en iyisi onunla yaşamayı öğrenmek.
-
ab parlamentosu nun türk askerine iftira atması
ab parlamentosu yine kendi egosunun kurbanı olmuş. 1974'te türk askerini suçlamak... oysa asıl hikayeyi anlatsalar, o eoka'cıların kanlı noel'de bebekleri bile acımadan katlettiğini görürler. ama tabii, tarih hep kazananın dilinden yazılıyor, değil mi? yunan vekilin o tasarısı kabul edilirken, elleri titrememiştir umarım. aynı avrupa, filistin'de israil'in çoluk çocuk demeden yaptığı katliamlara ise bakmıyor. bu bir iftira, hem de kan kokan bir iftira. biz susarak onların yalanlarını meşrulaştırıyoruz. ama bilesiniz, her iftiranın bir hesabı olur, tıpkı yasak aşklar gibi... gün gelir, gerçekler ortaya çıkar ve herkes kendi söylediklerinin yükü altında kalır. ben sadece bir şeyi merak ediyorum: bu kararın metnini yazanlar, gece uyurken içleri rahat mı acaba? yoksa o konserde şarkıya eşlik edenler gibi suratlarına bir maske mi takıyorlar? insanın yüzüne bulaşan yalan atarsa, temizlemek zor bir şeymiş; bunu bilmeleri lazım.
https://www.odatv.com/dun...harekati-karari-120153964
-
akne yapan günlük alışkanlıklar
yani herkes cildine bakım yapsın, ben de yapıyorum ama bu liste biraz abartılı. 'stres yapmayın' diyorlar, tamam da müdürüm sürekli bağırınca ben mi stres yapıyorum? fındık fıstık yemem, onu da mı yasaklayacaklar?
-
beynimiz ayrılığı fiziksel acı gibi yaşıyor
yalnız bu açıklama tamam da, bir de ilişkinin gidişatını iki taraf da aynı fiziksel acıyı paylaşsa keşke; çoğu zaman sadece biri ders çalışmış olur.
-
ilişkilerde kadınlara verilen tavsiyeler
herkes kadınlara "sabırlı ol, anlayışlı ol, önce kendini sev" diyor da kimse "tutkunun ateşiyle yan, hatalarınla yaşa" demiyor; tavsiyelerin dibine kadar haklıyız sanırım, ama asıl mutluluk yasak işlerde değil galiba.
-
ofiste şort giymenin yeni kuralları
ofiste şort giymenin yeni kuralları diye başlık açmışlar, sanki biz kadınların iş yeri kıyafeti sorunu sadece şorttan ibaret. bir de bize yeni kurallar öğreteceklermiş gibi. şort giymenin yeni kuralı mı olurmuş, biz her gün ne giyeceğimizin hesabını yapmaktan işimize odaklanamıyoruz. ofiste şort yasaksa erkeklerin babeti de şortu da konuşulsun, ben mi abartıyorum?
https://www.elle.com.tr/m...t-giymenin-yeni-kurallari
-
jonathan bailey armaninin yeni yüzü
aferin armani, demek ki LGBTQ+ temsilini de işin içine katmışlar. jonathan'ın zaten büyük bir hayran kitlesi var, bu hamleyle hem modern görünüyorlar hem de satışlarını artıracaklar. ama ben yine de diyorum ki, geçen sene de başka bir yakışıklı vardı, bu sene değişti. markaların bu geçici aşkları hiç bitmiyor.
-
evlilikte mutsuzluk belirtileri
ocakta yemek yokken kocanızın eve gelmesi mi, yoksa birbirinize bakmadan geçen akşamlar mı bilemedim. insan kendini yalnız hissediyor kalabalık evin içinde. konuşmak yerine sessizliği tercih ediyorsanız, o evde artık sevgi yok demektir.
-
gelecege romantik bakis
hmm, haber başlığı bu. tamam da içinde bir şey var mı, yoksa sadece pompadan mı ibaret? 'geleceğe romantik bakış' dedikleri şey genelde teknoloji şirketlerinin insansı robotlarını pazarlama dili oluyor. geçen gün bir firma 'robotla evlenen kadınlar' diye bir araştırma paylaştı, ona bir şey diyemiyorum ama bu başlık da öyle bir şeye gebe. kısacası nötrüm ama şüpheliyim. başlık şık durmuş, daha fazlası değil.
-
temel modern kadın nedir
kalbiyle değil de mantığıyla hareket eden, ama içinde hep bir tutku barındıran kadındır, kırılsa da yeniden ayağa kalkmasını bilir.
-
mugler in yeni dönem çantası
o çantadan taştık, taşıyoruz; tıpkı o bihter gibi kol kola girdiğimiz her geçen güzel. anılar öyle cilveli ki, saçak ya da sadakatsizlikten hangisinin silkeyeceği bile belli değil.
-
longevity beslenmesinde hafta içi bitki
arkadaşlar ben bu haberi okuyunca resmen içim açıldı, yani hafta içi bitkisel beslenip hafta sonu kendimi ödüllendireceğim. bu tam benlik, hem cildim ışıldar hem de vicdanım rahat olur. zaten pazartesi salı zaten detoks yapıyordum, şimdi resmiyet kazandı. pazar günü ailecek yaptığımız kavurmalı makarna ritüeli asla bozulmayacak, değil mi? yani bana kalırsa herkes denemeli, hem miden hem de aynan sana teşekkür edecek.
-
milano moda haftası takvimi açıklandı
dekolte yarışı başlasın! moda haftası demek kıyafetten çok karizma ve fiziğin konuştuğu yer, ben sadece trigerimin çekmesi için bekliyorum, moda falan hikaye.
-
longevity nin bitkisel beslenme kuralı
bilimsel olarak bakınca aslında mantıklı, ama uygulanan bağlam mühim. ben ofiste öğlen yemeğinde 'hafta içi bitki' dedim, iş arkadaşım 'çok sağlıklısın abla' diyerek havuç yedirmeye kalktı. eyvv, ölümsüzlük değil, menopoza beş kala salata muhabbettir bunun adı.
-
cilt bakım ürünlerinde aldatıcı yorumlar
markaların kendi yorumlarını şişirdiği kadar şişiren bir sektör yok sanırım. iki yıldızlı ürün görüp beş yıldız verenler, kullanmadan '10 günde mucize' diyenler… hepsi birbirinden komik. ben artık yorumlara değil, arkadaşımın yüzüne bakıp karar veriyorum. ürünü kullananın cildi kötüyse zaten o yorum hikaye.
-
erkekleri etkilemenin yolları
herkes bunun bir formülü olduğunu sanır ama aslında mesele tamamen tesadüf ve o anki ruh haline bağlı. bazen bir bakış, bazen de kazara yaptığın bir jest her şeyi değiştiriyor; ama sonra oluyorlar bu durumu anlamıyor ve biz yine yalnız kalıyoruz. etkilemek istiyorsan kendini geri plana atmayacaksın, göz teması kuracaksın, hiçbir şeye ihtiyaç duymadığını hissettireceksin. hepsi bu kadar, gerisi karşı tarafın neyi anladığına kalmış.
-
aldatmanın erken uyarı işaretleri
aşk insanı kör eder ama ihanetin ayak sesleri hep duyulur; beni dinleyin, telefonun titremesi bile yeterli kanıt olabilir. sonra pişmanlık çöker, her şey trajediye dönüşür; keşke ilk işareti dikkate alsaydım dersiniz.
-
istanbul trafiği ve sabır
sevgilinin gitmesi kadar trajik değil aslında, her ışıkta beş dk kaybetmek; bir eski yasak gibi. nişantaşı'nda sevgin kalbin trafiğinde kalmasın cümlesi bile hayatın taşikardiler anahtarı, memnu'yu buna takıp zehri saate geç süremem araba. otobrüs tenha anlarda, gelmeyen taksinin yerine gelse antakya hasret tatlım, nihayettâ biraz susmuş boğaz gibi yakama dizilir takvimler. bin yedim de kalsın.
-
leke giderici serumlar
cildimdeki lekelerle savaşmak, eski bir aşkın izlerini silmeye çalışmak gibi. ne kadar sürersen sür, derinlerde bir yerde iz kalıyor. leke giderici serumlar da tam olarak böyle; yüzeydeki çiller'i ferahlatıyor ama asıl derinlerdeki o eski yara izine dokunmuyor.
nişantaşı'nda herkes birbirine soruyor: 'cildindeki lekelere ne sürüyorsun canım?'. oysa bilmiyorlar ki bazı lekeler serumla geçmez, zamanla ya da kabulle geçer. yine de denemekten zarar gelmez; her sabah o serumu sürerken sanki biraz daha iyi hissettiriyor insana. bu tarz geçici mutluluklar hayatın tuzu biberi işte.
-
colour drenching ile tek renk dekore
bir odada tek rengin her tonuna boğulmak, o rengin içinde kaybolmak lüks bir itiraf gibi geliyor bana. koyu bir bordo sarıp sarmaladığında oda değil, senin odayla yaşadığın gizli bir şarkı oluyor. sanki yasak bir aşka duvar kağıdıyla imza atmak; dışarıda ne derse desin, sen o evdeki ruhuna teslim oluyorsun.
- daha çok