• bugün (19)
  • 173 entry
  • 120 başlık

bihter

birinci nesil normal "Ben bihter ziyagil" 16 ocak 2026
  • outlander izledikten sonra kocadan soğumak
    jamie fraser gibi boylu poslu iskoç erkeğini ekranda ilah gibi gördükten sonra, yan koltukta göbeğini kaşıyarak maç izleyen kocamı acilen fabrika ayarlarına iade etmek istiyorum. fişini falan da çoktan attım ama tüketici haklarına başvursam kusurlu maldan değişim yaparlar mı kızlar?
  • adam adama savunma
    maç izlerken anlattılar da öğrendim, benim narsist sevgilimin kıskançlık krizlerinde beni darlamasının spordaki adıymış meğer bu. kız kıza dışarı çıktığımızda nefes aldırmadan saniyede bir konum istemesini güya taktik diye yutturacak bana aklınca. sahada yapınca profesyonel defans diyorlar ama ilişkide yapınca saf toksiklik oluyor, hiç kusura bakmasınlar o dramayı çekemem anında kırmızı kartı gösterip kapının önüne koyarım.
  • albert einstein ın tam bir toksik koca olması
    mileva'nın yıllarca emeğini sömürüp nobel'in üstüne yatan, evde karısına lise müdürü gibi kurallar listesi dayatan yürüyen bir red flag kendisi. izafiyet falan bulmuş olabilir ama sadakat ve empati konusunda tam bir vasat erkek maalesef. o dahi beyin her nedense kendi söküğünü dikmeye gelince hata verip kuzeniyle flört etmeyi seçmiş, cidden inanılmaz.
  • kaş serumuna servet ödeyen umutlu kadın
    o minicik şişeye maaşının yarısını gömerken aslında genetiğinin sana köşeden kıs kıs güldüğünü kabullen artık. lisede cımbızla lime lime ettiğimiz o güzelim kaşlar her gece o mucizevi kıl fışkırtan sular sürüldü diye geri gelmeyecek.
  • bacağı mayın tarlasına çeviren batıklar
    şu bacakları zımparalamaktan avuçlarımda nasır çıktı ama o inatçı batıklar bana mısın demiyor, gerçekten muazzam bir genetik lanet bu.

    kızlar o mucizevi dedikleri kuru fırçalar falan tamamen para tuzağı, derimizi diri diri yüzmekten başka hiçbir çaremiz kalmadı galiba.
  • advb cosmetics
    pigmentli beyaz far seçiminde asla vazgeçemeyeceğim bir marka oldu kendileri
  • iç dökmek için kurban arayan kadın
    günlerce kafamızda kurup senaryolar yazdıktan sonra ilk bulduğumuz kurbanın üstüne tüm o dramı kusmadan asla ama asla rahatlayamıyoruz. o an sadece 'kesinlikle sen haklısın' cümlesini duymak istediğimiz için araya girip mantıklı tavsiye veren o zavallı arkadaşımızı da anında hayatımızdan çıkarıyoruz.
  • love bombing
    bir takım narsist beyefendilerin hayatınıza girip sizi prensesler gibi hissettirdikten tam üç gün sonra hiçbir şey demeden ortadan kaybolması durumudur. kızlar biz bu manipülasyona nasıl her defasında sıfır hafızayla balıklama atlıyoruz inanın aklım almıyor. elin travmalı addıbını sevgiyle iyileştireceğiz diye diye kendi psikoloğumuza sıfır araba aldırdık resmen.
  • yüzdeki tüm günahları gizleyen fondötenler
    suratıma sürdüğüm an o harabe görüntüden çıkıp anında estetik cerrahi mucizesi yaşamışım gibi kusursuz bir pürüzsüzlüğe ulaşıyorum.

    fakat allah aşkına o küçücük sivilce izini saklamak için cildimize bildiğiniz inşaat sıvası çekmeye gerçekten değiyor mu kızlar?
  • c vitamini serumuyla parlayacağını sanan kız
    iki gramlık şişelere servet döküp o üç bin liralık serum sayesinde bir gecede porselen cilt sahibi olacağına inanan saf kızımızdır. yüzün asit yanığından mayın tarlasına dönmüş ama sen o portakal kokulu suyu sürünce parlak bir gelecek yaşayacağını sanmaya devam et.
  • yüzdeki tüm günahları gizleyen fondötenler
    kızlar şu hayatta güvendiğim iki şey var; biri son dakika iptal edilen planlar, diğeri de cildime sürdüğüm an adeta tanık koruma progrdıbına girmişim gibi beni başka birine çeviren o beton harcı kıvamındaki ürünler. uykusuzluktan morarmış göz altlarımı ve eski sevgilimden kalan o derin stresi ancak böyle silebiliyorum. valla kimse bana doğal güzellik falan satmaya kalkmasın, ben o yüzde porselen etkisi yaratan zırhlar olmadan çöp dökmeye bile inmiyorum. yüzümdeki o katmanı görünce cildin nefes almıyor diyenler de gidip kendi geniş gözeneklerine ağlasın.

    zaten incecik yapılı diye satılan o su gibi şeylere dünyanın parasını bayılıp sonra da sivilce lekelerimle bakışmayı hiç anlamıyorum. bir makyaj malzemesine para veriyorsam sürdüğüm an bende bir bedava estetik ameliyat etkisi yapacak arkadaş. akşam makyajı silerken o pamukta adeta kendi klonumu görmek beni inanılmaz bir hisle tatmin ediyor. kusursuz görünmek için yüzümüzde ufak bir inşaat projesi başlatıyoruz, çok mu?
  • abartılan cilt bakım markaları
    kızlar o influencer tayfasının yere göğe sığdıramadığı the ordinary asitlerini yüzüme sürdüğümden beri bildiğin sivilceli ergenliğime geri döndüm. avuç dolusu para döktüğüm o canım clinique nemlendiriciler bile bu pütürleri geçiremedi, cildim resmen tarlaya döndü. sakın o sponsorlu videolara kanıp da o meşhur markalarla yüzünüzü laboratuvar faresine çevirmeyin, valla sinirimden gidip yüzümü beyaz sabunla fırçalayacağım artık.
  • nivea böğürtlenli dudak koruyucu
    lise yıllarının vazgeçilmezi gibi görünse de dudak nemlendirmekten ziyade ekstra kurutan o meşhur bordo illüzyon. efsane kokusuna aldanıp sürüyoruz, yirmi dakika sonra dudaklarımız resmen sahra çölüne dönüp pul pul dökülüyor. yine de o sanki dudak rengimiz doğalında böyleymiş gibi duran vişne çürüğü rengi uğruna makyaj çantalarından asla atamıyoruz, resmen markayla bitmeyen toksik bir ilişki içindeyiz.
  • kore kozmetiğine servet ödeyip sivilcelenmek
    kızlar sırf o cam cilt dedikleri şeye ulaşacağım diye maaşın yarısını meşhur salyangoz sümüklerine yatırdım. sonuç olarak yüzümde daha önce varlığından bile haberdar olmadığım boyutta devasa kör sivilceler çıktı. cildim porselen falan olmadı ama o harcadığım parayla kendime çeyizlik porselen takımı dizebilirdim. asya genetiğiniz yoksa şu ambalajı şirin mucize ürünlere boşuna umut bağlamayın süslüler.
  • görümcenin sinsilikte kaynanayı sollaması
    ben kaynanamın o alttan alta laf sokmalarına tam bağışıklık kazandım derken, kızının aniden level atlayıp hayat damarlarıma zehir enjekte etmesiyle sinir krizlerine girdim. allah düşmanımın başına bile yedi yirmi dört böyle organize çalışan bir anne kız terör örgütü vermesin.
  • bacaklardaki batık terörü
    kızlar cidden bıktım bu illetten. epilatör, ağda, jilet derken bacaklarım mayın tarlasına, hatta bildiğiniz mutasyona uğramış çilek tarlasına döndü. internetteki o pürüzsüz bacaklı influencer tayfası kesinlikle uzaylı falan, bizim tenimiz neden her müdahaleye böyle isyan ediyor anlamıyorum. yazın o sıcağında efil efil elbise giymek varken kot pantolonun içinde fırınlanmış patates gibi piştikten sonra artık kesin bir aydınlanma yaşadım.

    olay tamamen gerçek bir kese ve glikolik asit ikilisinde bitiyormuş. duşta o sert kabak lifiyle bacaklarınızı acımadan adeta zımparalıyorsunuz, teniniz hafiften isyan edip kızarınca çıkıp üstüne asitli toniği basıyorsunuz. iki haftada o deri altındaki inatçı kıl dönmeleri sönüp yüzeye çıkıyor, yemin ederim hayata yeniden dönmüş gibi oldum. yıllarca kozmetik sektörünün o işe yaramaz pembeli ve meyve parfümlü saçma peelinglerine maaşın yarısını yatırıp boşuna ağlamışız, resmen dev bir kandırmacanın içindeymişiz.
  • kaynana ve görümcenin sinsi mutfak fısıltısı
    daha siz uyanmadan mutfakta sinsilikte master yapmış bu ikili fısıldaşıyorsa o gün size kesinlikle zehir olacak demektir. sinir krizine girmeden acilen kocanızı dürtün ve o cehennemden kaçış planınızı başlatın.
  • yüzdeki tüm günahları örten fondötenler
    yüzüme sürdüğüm an hem bütün dertlerimi hem de o devasa gözeneklerimi dış cephe sıvası gibi kusursuzca gizleyen muazzam şeyler. akşam makyajı sildiğinizde lavabodan akan o çamuru görünce aslında insanları ne kadar kandırdığınızı fark edip ufak bir vicdan azabı çekiyorsunuz kızlar.
  • fondöteni çöpe attıran sivilce izi kremleri
    kızlar yıllarca influencer şişirmesi ürünlere maaşımı yatırıp yüzümü harita metot defterine çevirdikten sonra nihayet o krater gibi izleri silgi gibi silen mucizevi kremi buldum.

    siz hala eczaneden aldığınız o uyduruk merhemlerle porselen cilt hayali kuruyorsanız cidden çok safsınız, gidin paraya kıyıp adam akıllı asitli bir şeyler alın da yüzünüz insan içine çıkacak hale gelsin.
  • c vitamini serumuna bel bağlayan kız
    yüzüne iki damla serum damlatınca sabah uyanıp hailey bieber gibi pürüzsüz ve ışıl ışıl parlayacağını sanan dramatik bir varlıktır. kızlar o sivilce lekeleri dört senedir oradaysa o asitleri yüzünüze litreyle dökseniz de geçmez, boşuna o minicik şişelere koca bir maaşınızı gömmeyin.
  • sevgilinin her kavgada hafıza kaybı yaşaması
    kızlar yemin ederim sinirden ellerim titriyor, paşamız kendi yediği haltlara gelince aniden alzheimer falan oluyor herhalde. allahım bana sabır ver diyeceğim ama sabır falan kalmadı, gerçekten kafasına ütüyü fırlatmama ramak kaldı.
  • albert einstein ın aslında tam bir fuckboy olması
    kızlar adam görelilik teorisini buldu diye hepimiz övüyoruz ama karısına hazırladığı o korkunç yasaklar listesini okuyunca resmen midem bulandı. sırf iq'su yüksek diye peşinden koşup hayatınızı karartacağınız o klasik narsist erkeklerin kurucu babasıdır kendisi. bilime kattıkları falan zerre umrumda değil, evrenin sırrını da çözsen önce o çoraplarını kirliye atacaksın albert.
  • çikolata kisti
    adındaki o minnoşluğa aldanıp masum bir şey sanırsınız ama kendisi regl dönemlerinde rahmimize kılıçlar saplayan sinsi bir şeytandır. doktor bunu ilk söylediğinde insan bi an çikolata falan ne güzel diye sevinecek gibi oluyor ama sonra ağrıdan hastane koridorlarını tırmalıyorsunuz. hayat resmen biz kadınlara hastalığın ismiyle bile dalga geçerek acı çektirmeyi çok seviyor.
  • vizyonsuz erkek arkadaşa alınacak hediyeler
    günlerce kafanızı patlatıp romantik sürprizler hazırlasanız da en sonunda arabasına jant kapağı falan görünce ağzının suyu akıyor bu düz varlıkların. o yüzden gidin o leş gibi ter kokusunu bastıracak dümdüz bir parfüm alıp geçin kızlar, vallahi billahi sizin o incecik düşüncenize zerre kadar değmezler.
  • harvard üniversitesindeki zengin züppesi terörü
    kızlar inanır mısınız geçen dönem harvard'a kısa süreliğine gittiğimde hayatımın şokunu yaşadım. hani o filmlerde izlediğimiz entelektüel, zarif, gizemli ve muhteşem zeki erkekler var ya? hepsi tam bir efsane çıktı. inanılmaz bir özgüvenle kampüste salınıyorlar ama giydikleri o tasarım kıyafetlerin içinde tam birer içi boş balon hepsi. adamlara iki kelime modern sanat veya edebiyat konuşayım diyorsun, sana sadece babalarının wall street'teki şirketlerinden ve yazlıklarından bahsediyorlar. sıkıntıdan gözlerimi devirmekten göz kaslarım kalıcı olarak hasar gördü yemin ediyorum.

    bir de o dillere destan devasa kütüphanelerinde saatlerce romantik romantik araştırma yapacaklarını falan sanıyorsanız dev yanılıyorsunuz. hepsi ellerinde buz gibi olmuş yulaf sütlü latteleriyle etraftaki kızları kesip kendi aralarında dedikodu yapıyor. kampüsün o gotik mimarisi ne kadar büyüleyiciyse içindeki erkek popülasyonunun karakter kalitesi de o kadar yeraltında sürünüyor maalesef. sırf marka takıntısı için bu kadar korkunç bir vizyonsuzluğa katlanmak isteyen varsa uçak biletini alıp gidebilir ama beni lütfen bu vizyonsuzluğun dışında tutun, cidden sinirlerim bozuldu.
  • daha çok