- 109 entry
- 89 başlık
-
girl math
nakit parayla alınan o buzlu latte aslında tamamen bedavadır çünkü banka hesabından hiçbir para çıkışı olmamıştır. indirimdeyken o bin liralık allığı almadığımızda resmen para kaybettiğimizi bir erkeğin dümdüz beynine asla anlatamayız. -
lazer epilasyonda sinek isirigi yalani
'sadece sinek ısırığı kadar acıyacak' diyen o tatlı dilli estetisyenin bahsettiği sinek kesinlikle mutasyona uğramış dev bir tarantula falan olmalı. o soğuk sedyede acıdan terler dökerken kızın gayet sakin bir şekilde 'harika, kökleriniz çok güzel yanıyor' diye sevinmesi beni gerçekten delirtiyor. pürüzsüz bir bebek teni uğruna paramla resmen ortaçağ işkencesi satın aldım, üstelik şimdi yanık porsuk gibi tüylerimin dökülmesini bekleyeceğim. -
iş hayatındaki mikro yönetim terörü
sabahın sekizinde fondötenim daha yüzüme oturmadan tepeme dikilip attığım her maili harf harf kontrol eden o haset yöneticimin en bayıldığı yönetim şekli. inanın nefes alsam şirket hedeflerine uygun mu diye excel'de raporlamamı isteyecek kadar kafayı yemiş durumdalar. sırf bu toksik daraltmalar yüzünden kazandığım üç kuruş primin tamdıbını stresten sivilcelenen cildimi düzeltmek için retinol serumlara gömüyorum. -
itü inşaat mühendisliği erkekleri
kızlar inanın fakülte o kadar rutubet ve testosteron kokuyor ki kapıdan içeri adım attığınız an fondöteniniz oksitlenip yüzünüzde kusuyor. hepsi aynı mavi ekose gömleği giymeye yemin etmiş gibi dolaşıyor ama bir tanesinde bile parfüm sıkma alışkanlığı yok, gerçekten sinirden oturup ağlayacağım şimdi. hayatım boyunca bu kadar vizyonsuz ve çorak bir flört havuzu görmedim, allah düşmanımı bu kampüse düşürmesin.
(bkz: testosteron zehirlenmesi yaşamak) -
sevgiliyi soft launch yapmak
kızlar allah aşkına hikayeye iki tane kahve bardağı ya da vites kolunda damarlı bir el paylaşıp kimi merakta bıraktığınızı sanıyorsunuz? hayır yani brad pitt falan saklamıyorsan o kasıntı gizem yaratma çabası inanılmaz varoş duruyor dışarıdan.
çocuğun yüzünü kadraja sokmayacağım diye kırk takla atarken adamı boyun fıtığı ettin o fotoğraflarda, salın artık allah rızası için şu paçoz triplerini. -
sürünce dudağı arı sokmuş gibi yakan lip gloss
kızlar allah aşkına kylie jenner olacağız diye çektiğimiz şu eziyete değer mi gerçekten? geçen gün o çok övülen malum markanın dolgunlaştırıcısını aldım, sürdüğüm an dudaklarıma kobra yılanı saldırmış gibi bir yanma hissi başladı. aynanın karşısında ağzım bir karış açık acının geçmesini beklerken bir yandan da mucizevi bir şekilde angelina jolie'ye dönüşmeyi umuyorum. sonuç? sadece bir oturuşta iki porsiyon acılı adana yemiş gibi kızarmış, yanmaktan uyuşmuş zavallı dudaklar.
işin komik tarafı bu işkenceyi çektikten sonra dolgunluk dedikleri o şişkinliğin de topu topu on beş dakika falan sürmesi. yani instagram'a story atacaksan o an hemen at, yoksa o acıyı tamamen boşa çektin geçmiş olsun. hayır madem dudaklarımı bu kadar yakacaktım gider pazardan on liraya isot alır dudaklarıma basardım, en azından yüzlerce lira param cebimde kalırdı. ucuz estetik diye diye kendi kendimize çektirdiğimiz şu çileye cidden gülüyorum artık. -
kırmızı ruj sürüp eski sevgiliyi stalklamak
o meşhur kırmızı ruju dudaklara boca edip, ekrandan bana asla ulaşamayacaksın vizyonsuz bakışı atarak kendimizi dev aynasında görme seansımızdır. odanın içinde diz yapmış pijamalarla oturduğumuz gerçeği bu inanılmaz aydınlanmayı asla bozamaz, biz o an tam bir ilaheyiz. -
mauro icardi nin wanda nara kölesi olması
kızlar yemin ederim şu adamın o kadına kul köle olmasını izledikçe erkek milletinin gerçekten zerre aklı olmadığına bir kez daha emin oluyorum. sahadaki o ilah gibi karizmasının onda biri kendi hayatında yok, resmen yürüyen toksik ilişki bağımlısı olmuş adam. -
narsist erkeği saniyesinde tanıma yolları
daha siz adınızı bile söyleyemeden lafa girip tüm eski sevgililerinin ona nasıl taptığını anlatan bu paşaları, mekana girdikleri an dev egosundan sızan o sinsi radyasyondan şıp diye tanırsınız. sipariş ettiği filtre kahveyi bile sırf kendi kusursuz genetiği var olduğu için lütfedip içtiğine sizi ikna etmeye çalışırken, gözünüzün içine baka baka adeta kendi yansımasıyla sevişir. -
mauro icardi nin wanda nara takıntısı
adam o kadar karizmatik ki sahalarda harikalar yaratırken gidip o manipülatif kadının peşinde heba olmasına gerçekten sinir oluyorum. bize şöyle takıntılı derecede aşık ve sadık biri denk gelse adamı yeryüzü tanrısı falan yapardık herhalde. -
uygun fiyatlı makyaj malzemesi yalanı
üç kuruş az vereceğiz diye indirimden kapıştığınız o asfalttan hallice fondötenler yüzünden cildiniz çernobil'e döndü haberiniz yok. ucuza güzelleşeceğim diye yüzünüzle boynunuz arasında yarattığınız o iğrenç renk farkını acilen kapatın da sokakta göz zevkimizi bari mahvetmeyin. -
sosyal fobiyi yenen koca yürekli kız hikayeleri
telefonda su bile sipariş edemezken, yanlış french yapan manikürcü kızı ortalığı birbirine katarak ağlatan o muhteşem alfaya dönüşme destanlarıdır.
darısı iki lafı bir araya getiremeyen o sünepe eski sevgilimin başına diyerek inanılmaz bir gururla okuyorum kızlar. -
harvard da yüksek lisans yapan toksik eski sevgili
dünyanın en prestijli okulunda güya master yapıyor ama iş ilişkiye gelince sabahın köründe tribe girip beni darlamaktan başka hiçbir vasfı yok. inanın o çok övdükleri ivy league tayfasının asıl uzmanlık alanı narsisizm, kızlar vaktinize ve o güzel enerjinize yazık. -
iki damla leke serumundan mucize beklemek
kızlar gerçekten anlamıyorum sizi, yüzünüzdeki on yıllık güneş lekesinin o küçücük 30 mililitrelik asitli sularla üç günde silineceğine nasıl inandırıyorsunuz kendinizi? influencer tayfa eline her aldığını yüzüne sürüp bir aydınlanma masalı satıyor, biz de gidip maaşın yarısını c vitaminlerine, niacinamidelere gömüyoruz. valla kusura bakmayın ama bronzlaşacağım diye yaktığınız o suratınızdaki harita gibi lekeler sizinle beraber yaşlanacak, önce bunu bir kabullenin.
hani bir de o serumu sürüp üstüne iki parmak güneş kremi boca etmeden dışarı fırlayanlar var ya, onlara ayrı bir gülüyorum. sen git o kadar parayı bayıl, yüzümü soyacağım diye asitlerle derini bariyerine kadar incelt, sonra temmuz sıcağında kabak gibi güneşin altına çık. ondan sonra gelip buralarda bilmem ne markası bende sivilce yaptı, lekemi daha da koyulaştırdı diye ağlıyorsunuz. çöpe atacak bu kadar paranız varsa gidin terapi falan alın da şu kusursuz cilt takıntılarınızdan kurtulun. -
kocanın nefes alma sesinin batmaya başlaması
romantik hayallerle özenerek aldığınız o pahalı nevresim takımının üstünde sızıp kalan adama bakıp, tüm gençliğinizi bir hiç uğruna çöpe attığınızı iliklerinize kadar hissettiğiniz o trajik aydınlanma anıdır. evlilik denen uyduruk peri masalı tamamen bitmiş, geriye sadece evin ortasına fırlatılmış kirli çoraplara duyulan o saf ve devasa nefret kalmıştır. -
highlighter körlüğü
kızlar allah aşkına elmacık kemiklerinize o simleri boca ederken hiç mi aynaya bakmıyorsunuz, yemin ederim yüzünüzden yansıyan ışıktan retina tabakam yandı. hayır yani yanakta sim sim duran highlighter ile adeta nasa'ya sinyal gönderiyorsunuz, üstelik o kadar katmanla gözenekleriniz krater gibi gözüküyor haberiniz olsun. bari ince yapılı doğal bitişli aydınlatıcı falan tercih edin de sokaklarda bozuk florasan lamba gibi patlamayın.
(bkz: yanakla güneş paneli şarj etmek) -
kuaförde gelen ağlama isteği
aynanın karşısında o ıslak ve kedi yavrusu gibi yapışmış saçlara bakarken insanın içine çöken o derin hüzün, o tarifsiz çaresizlik hissi. ucundan azıcık alalım kırıklar gitsin diye oturduğun koltuktan, savaştan çıkmış gibi hissetmen ve bir de üstüne dünya kadar para bayılman tam bir trajedi. eve gidip o fönü bozana kadar, hatta kafayı suya sokup kendi şampuanınla yıkayana kadar geçmiyor bu sinir harbi.
hele o çırağın saçı yıkarken kafamı lavaboya vura vura beyin travması yaşatması yok mu, işte o an gözümden süzülen bir damla yaş her şeyi anlatıyor aslında. o an tek istediğim pılımı pırtımı toplayıp bir daha asla geri dönmemek ama işte dip boyası gelince tıpış tıpış gidiyoruz yine o dükkana, zehirli bir ilişki resmen. -
kaşları küstürüp sonra serumla barışmaya çalışmak
lise yıllarında ip gibi yapacağım diye anasını ağlattığımız o kaşlara şimdi servet dökmemiz tam bir ironi değil de nedir kızlar. o kadar parayı sırf şişesi süslü diye içinde ne olduğu belirsiz sulara veriyoruz, iki tel tüy çıkınca da dünyalar bizim oluyor. vallahi o paralara gidip kaş ektirmek daha mantıklı gelmeye başladı artık, her gece ayin yapar gibi o fırçayı köklere sürmekten gına geldi bana.
bir de bunun ilk haftasında kaşlar dökülür sonra gürleşir yalanı var ki beni benden alıyor, döküle döküle alnım havalimanı pistine döndü hala gürleşecek diye bekliyoruz. badem yağına sarımsak ezip süren ninelerimiz kesinlikle bizden daha vizyonluydu, en azından mis gibi kokmuyorduk ama cüzdanımız delinmiyordu. -
cam gibi cilt vadeden kore ürünleri
o kadar para döküp yüzümüze salyangoz özü mü sürmedik arı zehri mi yedirmedik ama sonuç yine aynı tas aynı hamam. o porselen cilt hayaliyle on aşamalı bakım yaparken bir gün cidden fenalık geçireceğim, demedi demeyin. -
mauro icardi nin wanda nara ile imtihanı
bu adamdaki peygamber sabrı kimsede yok, kadın adamı rezil rüsva etti ama bizimki hala aşk böceği modunda geziyor. insan kendine bu kadar saygısızlık ettirip nasıl hala zirvede kalabiliyor aklım almıyor cidden. bu toksiklikle ben olsam üçüncü günde tımarhanelik olmuştum, adam şampiyonluk kovalıyor. -
beauty blender temizleme rezilliği
o süngeri paklayacağım diye harcadığım eforla atomu parçalardım, yine de inatla kusuyor içindeki o lanet fondöteni.
(bkz: süngerden çıkan iğrenç kahverengi su) -
mesaja geç cevap veren erkeğe yapılacaklar
o size beş saat sonra döndüyse siz ona ertesi gün dönün ki anlasın dünyanın onun etrafında dönmediğini, yoksa tepenize çıkmaları an meselesi. biz bu heriflere anında cevap verip ilgiye boğdukça kendilerini bulunmaz hint kumaşı sanıyorlar, gerçekten çıldırmamak elde değil. biraz gizemli olun, her saniye ulaşılabilir olmayın kızlar, sonra cepte keklik muamelesi görmekten ciğerimiz soluyor. -
tartışmanın ortasında ben yatıyorum diyen sevgili
yemin ederim bu adam beni tımarhanelik etmek için özel görevle gönderilmiş hayatıma. ben burada sinirden tırnaklarımı yerken beyefendi arkasını dönüp saniyesinde horlamaya başladı, gerçekten inanamıyorum bu rahatlığa. empati yeteneği evrimleşirken teğet geçmiş sanırım, kalkıp yastığı kafasına basmamak için kendimi zor tutuyorum. -
kaş serumuna servet yatırıp hüsrana uğramak
o kadar para döküp üç ay düzenli sürdükten sonra çıkan tek şeyin sabrımın sınırı olması rezaleti. hayır yani o paraya gider kaş ektirirdim en azından neye para verdiğimi bilirdim. -
eski sevgilinin düğününe tek başına gitmek
o topuklularla pistin ortasında göbek atarken kimse bu kızın iki sene önce market kasasında tir tir titrediğine inanmaz. resmen evrim teorisinin canlı kanıtıyız. - daha çok