- 201 entry
- 156 başlık
-
makyaj süngerinden yarım kilo fondöten çıkması
kızlar o süngeri sıktıkça içinden şarıl şarıl o lanet fondötenin akması beni gerçekten çıldırtıyor. o küçücük bedeninle yarım şişe pahalı fondöteni taa iliklerine kadar nasıl hapsettin be vicdansız.
en sonunda beyaz sabunla paramparça edene kadar çitiledim de anca o kendi iğrenç rengine dönebildi pislik. -
selülit kreminin işe yaradığı devasa yalanı
kızlar o janjanlı kutulara döktüğünüz servetle gidip aletli pilatese yazılsanız şimdiye taş gibi olmuştunuz ama siz hala oturduğunuz yerden mucize bekliyorsunuz.
kalçanıza yerleşmiş o devasa portakal tarlalarını günde iki kere sürdüğünüz nane kokulu uyduruk jellerin yok edeceğine inanmak düpedüz hayalperestliktir. -
kore kozmetiği bataklığı
kızlar allah aşkına yüzümüze salyangoz sümüğü süre süre hepimiz yosun tutmuş akvaryum cdıbına döndük farkında mısınız. cam cilt falan derken sabahları vıcık vıcık bir suratla uyanmaktan gına geldi artık bana. üç tane asyalı genetik olarak pürüzsüz diye hepimizin üst üste on adım uygulayıp asit ve esans komasına girmesi inanılmaz trajikomik cidden. bence paranızı o sosyal medyada şişirilen minicik şişelere gömmek yerine gidip efendi gibi dermatoloğa falan harcayın. -
at kılı fırçası mağdurları
selülitlere savaş açıp kuru fırçalama mucizesi masalına inanan masum kızlar olarak resmen kendimizi tuvalet fırçasıyla dövüyoruz. influencerlar yüzünden bacaklarımı pürüzsüz yapacağım derken orta çağ işkence yöntemleri uygulayıp derimi canlı canlı yüzdüm. canım acıya acıya o lanet fırçayı tenime sürttükten sonra bacaklarım tiftiklenmiş halı kenarı gibi oldu, o günlerce sızlayan kızarıklığa zerre değmiyor.
(bkz: selülitten kurtulmak için deriden olmak) -
chuck bass in toksik ama vazgeçilmez olması
kızlar kendimizi kandırmayalım, hepimiz o kadar sağlıklı ilişki uzmanı kesilip gerçek hayatta chuck bass gibi toksik ama tutkulu adamların kölesi olurduk. adam sırf yüzünüz gülsün diye gidip manhattan#039 ı alabilecek bir vizyon taşıyor, siz hala dan humphrey gibi ezikleri övüyorsunuz. bu müthiş vizyonsuzluğunuzla o şimdiki inanılmaz sıkıcı sevgilileriniz size gerçekten az bile. -
anonim dertleşme platformunda stalk itirafları
tam eski sevgilimin yeni varoş sevgilisini linçletmek için anonim takılıp "kızlar acaba ben mi abartıyorum" diye sahte drama yaratmalık harika bir ortam. ama ne hikmetse oradaki herkes anında ahlak bekçisi bir yaşam koçuna dönüştüğü için linç yemeden sinir krizi geçirip başlığımı siliyorum. -
lazer epilasyonda canı hiç acımayan kadın yalanı
kızlar hepimiz biliyoruz ki o şatafatlı güzellik merkezlerindeki sedyelere yatınca buz başlıklı bilmem ne cihazı bile olsa o son teknoloji dedikleri alet insanın ruhunu bedeninden söküp alıyor. "hiç acımıyor ya sinek ısırığı gibi" diye ortalıkta gezen o polyannalara kanıp tüm vücut paket aldım, seansın ortasında gözümden süzülen iki damla yaşla estetisyen ablaya az kaldı dimi diye yalvarmaktan helak oldum resmen.
hayır bir de kesin dökülme garantisi verip altıncı seanstan sonra bitmeyen tüyler için suçu sizin hormonlarınıza atmaları yok mu, insanı gerçekten çileden çıkarıyor. hani bebek gibi pürüzsüz olacaktık, hani o sosyal medyada ballandıra ballandıra anlatılan alexandrite cihazı mucizesi bizim için de geçerliydi? bildiğin kalan o ince tüylerle mutlu mesut yaşamayı öğreniyoruz sürecin sonunda, olan yine bizim kredi kartı limitlerine oluyor maalesef. -
c vitamini serumuyla cam cilt hayali kuranlar
kızlar yüzümüze asit sürüp pürüzsüz parlayacağız diye o minik turuncu şişelere dünyanın parasını bayılmayalım, inanılmaz bir hızla bariyerimizi çökertip kıpkırmızı geziyoruz.
sivilce lekelerim geçecek derken yüzüm hassasiyetten alev alev yandı, şimdi resmen ağlayarak onarıcı bariyer kremi arıyorum.
(bkz: cilt bariyerini kendi ellerinle yok etmek) -
bilkent işletme kızlarının zara kaban üniforması
daha kasım başı demeden kampüsü ele geçiren bu bej kabanlı klon ordusu yüzünden kütüphaneye girerken kendimi üretim hatası defolu bir tayt gibi hissediyorum. derse mi giriyoruz yoksa markanın yeni sezon lansmanına mı belli değil, inanılmaz bir pişti travması yaşatıyorlar. -
kaynana görümce koalisyonu
pazar kahvaltısında birbirlerine bakıp sinsice göz süzdüklerinde anlıyorsunuz ki o masada yenen aslında menemen değil düpedüz sizin gençliğiniz. bu ikisinin bir araya gelip de bana sinir krizi yaşatmadığı tek bir gün bile nobel barış ödülünü hak eder yemin ediyorum. -
narsist erkek turnusolu
bütün akşam sadece kendi muhteşem hayatını ve eski sevgililerinin ne kadar sorunlu olduğunu anlatıyorsa arkanıza bile bakmadan kaçın kızlar. garsona sipariş verirken bile gökyüzünü o yaratmış gibi kasılıyorsa tebrikler, nur topu gibi bir narsist buldunuz. -
vize haftası kütüphane kombini
o efor sarf edilmemiş gibi duran oversize kazağın altına çektiğin tayt için günlerce düşündüğünü hepimiz biliyoruz tatlım, kimi kandırıyorsun.
sırf crush'ın o lanet olası anatomi kitabının arkasından sana baksın diye sabahın köründe elmacık kemiklerine sürdüğün o aydınlatıcı florasan gibi parlıyor ve hepimizi kör etti, biraz vizyon lütfen. -
kadın kadına sohbet adı altında dönen entrikalar
elti ve görümce krizlerimizi kusup bütün zehrimizi akıttığımız kadınlarsözlük sayesinde yemin ederim terapiste vereceğim para cebimde kalıyor. buradaki dramı ve acımasız linç kültürünü pembe dizilerde bile bulamazsınız, resmen mükemmel bir kaos yuvası. -
kız grubundan aforoz edilip anonimlere dert yanmak
kendi yaptığım aşırı rezil toksiklikleri kankalarıma anlatıp linç yemektense buradaki tanımadığım zavallılara ağlayarak anlatıyorum, inanın böylesi çok daha vizyonlu. kimliğim gizliyken o çöp eski sevgilimi şeytan yapıp en masum mağdur kadın rollerine girmek benim tek gerçek terapim. -
aldatıldıktan sonra gelen ilahi aydınlanma
aldatıldığını öğrendiğin o ilk an dünya başına yıkılıyor ama ertesi sabah o ezik vasıfsızın hayatından çıktığı gerçeğiyle uyanınca bir anda podyum mankenine dönüşüyorsun. adamın senin yerine tercih ettiği o varoş kızı gördükten sonra gelen "ben bu çöp tenekesiyle mi vizyonumu düşürmüşüm" aydınlanması sağ olsun, egom resmen nirvanaya ulaştı. kimse benden gidip arabesk dinleyip yas tutmamı beklemesin, onun kaybettiği kaliteye acıyıp direkt pilatese ve kuaföre koşuyorum. -
yüzü disko topuna çevirmeyen nemlendirici arayışı
sabah sürdükten tam on dakika sonra alnımda patates kızartabileceğim ürünleri bana mat bitişli nemlendirici diye kilitleyen kozmetik sektörüne hakkımı asla helal etmiyorum.
allah rızası için sürdüğümde yüzümü florasan lamba gibi parlatmayacak o mucizevi kremi bulan varsa allah aşkına acil yeşillendirsin. -
sadece kadınların alındığı sohbet siteleri
yemin ederim hayattaki tek terapim toksik erkek yalanları dinlemekten kusma raddesine geldiğimde soluğu kadınlarsözlük gibi mekanlarda almak. kızlar resmen birbirimizi gömerken bile öyle bir zarafetle yapıyoruz ki, içeride dönen o sinsi ama elit kaos insanı inanılmaz hayata bağlıyor.
dışarıdan melek sanılan pelinsuların sahte kız kardeşlik masalları arkasında birbirine nasıl estetik laflar soktuğunu okumak cidden en pahalı antidepresandan bile daha etkili. -
ilişkide sorun çözemeyen erkek vizyonsuzluğu
adamla oturup şu aramızdaki problemleri iki yetişkin gibi konuşalım diyorum, bana sanki çince kuantum fiziği anlatıyormuşum gibi bomboş gözlerle bakıyor. sinir krizi geçirmemek için kendimi zor tutuyorum, gerçekten bunların genetiğinde sorun çözme yeteneği falan tamamen sıfır. -
kadınlara altın değerinde ilişki tavsiyeleri
kızlar size yemin ediyorum o çok satan kitaplardaki "kaçıngan bağlanıyor canım, üstüne gitme" lafları koca bir yalan. bir adam size saatlerce mesaj atmıyorsa muhtemelen ölmüştür ya da başkasıyla instagramdan dmleşmek gibi çok mühim işleri vardır. "cool kadın olayım" derken kendi sinir sisteminizi çökertmeyin. adamın zekası veya vizyonu size yetmiyorsa, onu düzeltmek için efor sarf etmeyin. gidin o eforla cildinize hyalüronik asit serumu falan sürün, yemin ederim yüzünüze daha çok faydası dokunur.
neymiş efendim, ilişkide az konuşup hep bir gizemli olacakmışız. kusura bakmayın ama iki lafı bir araya getiremeyen dümdüz tipler için dilsiz rahibe taklidi yapıp kendimi daraltamam. en başından sınırınızı net çizin, baktınız anlamamazlıktan geliyor anında kapıyı gösterin. hayat cidden bomboş erkek triplerini çekmek için inanılmaz kısa. -
bacaklardaki o lanet olası batıklar
kese yapa yapa bacaklarımda deri ndıbına bir şey bırakmadım ama o pislik kıl kökleri inatla derinin altında halay çekmeye devam ediyor. kuru fırçalamadır, asit tonikleridir derken maaşın yarısını kozmetiğe gömdüm sonuç yine harita gibi yara bere içinde bir cilt. lazer epilasyonu bulana nobel barış ödülü falan verilmeli yoksa ömrüm banyoda kendimi zımparalamakla bitecekti. -
nivea böğürtlenli dudak kreminin verdiği özgüven
lisedeyken bunu sürüp okul tuvaletinde kendimizi kırmızı halıda yürüyen diva sanıyorduk kızlar itiraf edelim. alt tarafı dandik bir nemlendirici ama dudakta bıraktığı o hafif bordo renk hepimize inanılmaz derecede gereksiz bir mac diva ruju kibri veriyordu. -
erkeklerin evlilik teklifi vizyonsuzluğu
onca yıl hevesle bekledikten sonra sıradan bir kafede kuru kuru evlenme teklif eden erkek bütün hayat enerjimi tek hamlede sömürmüştür. insan en azından instagramda hava atmam için bi zahmet paraya kıyıp mekan kapatırdı, cidden vizyonsuzlukta sınır tanımamak diye buna denir. -
cam cilt vadeden kore kozmetiği rezaleti
kızlar kusura bakmayın ama o on adımda cam cilt rutini falan tamamen bir para tuzağı. yüzüme salyangoz sümüğünden tutun da asya'nın bilmem ne dağındaki yeşil çay yaprağına kadar sürmediğim şey kalmadı. sonuç ne derseniz, porselen gibi bir cilt beklerken bildiğiniz ergenlik sivilcelerimle yüzleşip adeta gençliğime döndüm. üstelik bu ürünlere yatırdığım o korkunç paralarla asya turuna çıkar, inanın o salyangozları bizzat yerinde ziyaret ederdim.
bir de o öve öve bitiremedikleri influencer kızlarımız var, hepsi pürüzsüz genetik mirasını bize kore mucizesi diye satıyor. anladık canım, en çok sen parlıyorsun, en nemli cilt senin ama o bitki özlü tatlış serumlar bizim anadolu coğrafyasının kireçli sularında maalesef işlemiyor. siz siz olun o minicik şirin pembe kutulara kanıp da cildinizi laboratuvar faresi gibi asit deneklerine çevirmeyin. -
mauro icardi yi görünce gelen fenalık hissi
adam ekranda her belirdiğinde o sarı saçlarına bakmaktan resmen tansiyonum düşüyor, ellerim falan titriyor. wanda gibi zevksiz bir paçozun bu yürünen heykeli nasıl kafeslediğini düşündükçe sinirden evi darmaduman edesim geliyor. -
dolar kurunu zara sepetinden takip etmek
eskiden sepete attığım o basic tişörtlerin fiyatı her sabah uyandığımda güncelleniyor, yemin ederim merkez bankası başkanı falan bu kadar stresli değildir. maaş yattığı an o sepettekileri onaylamazsam akşdıbına resmen göz göre göre fakirleşiyorum. artık indirim falan da bekleyemem, ülkede acilen kur garantili kozmetik ve tekstil sistemine geçilsin de hiç değilse şu pürüzsüz cildimiz stresten bozulmasın. - daha çok