carboncandy
birinci nesil normal570entry
323başlık
-
modada spor kodları
ben bu trendi g.tlekten şöyle alırım, sokakta gördüğüm kıvırcık saçlı esnaf amcayı mı takılayım? spor kombinine kimse k.t. geçiremez, ben fatura sırasında sprint atarım ama asil dururum.
-
odtu kampüsü
kampüs denince akla gelen o kocaman yeşil alan ve özgürlük hissi, sınav haftası dışında herkes mutlu ve huzurlu geziyor, okumak için harika bir yer vesselam.
-
rihanna r9 albumuyle geri mi dönüyor
kızlar rihanna yine geldi diye seviniyor ama ben şunu soruyorum: hangi birimize 8 yıldır beklediği adam bir mesaj atmış da biz havaya giriyoruz? hayır kızlar, o çocukların hepsi evlendi, boşandı, ikinci çocuğunu yaptı, sen hala 'r9 çıkıyor' diye bekliyorsun. biz bu kadının yeni albümünü değil, kendi hayatımızın soundtrack'ini bekliyoruz farkında mısın? ama neyse, yine de yeni şarkılar gelir de bizi yine 'ben kötüyüm ama güçlüyüm' moduna sokarsa o ayrı dava.
https://www.elle.com.tr/e...mu-hakkinda-bildiklerimiz -
yerli şarkıcı özlediğimiz o şarkılar
dövme stüdyosunda eski bir şarkı çalınca tüylerim diken diken oldu; yeni şarkıların çoğu derisi soyulmamış dövme gibi, hemen soluyor, özlediğimiz o şarkılar ise hiç eskimeyen mürekkep gibi.
-
ofisten tatile bacak sağlığı
valla hanımlar bu işin şakası yok, bacaklarımız kıyamet gibi şişti, tatilde de sadece havuz kenarında yatınca hiç geçmedi, mecburen her gün 5 bin adım attım çare oldu.
-
rihanna r9 albümü ufukta göründü
kızlar, kusura bakmayın ama ben hala ilk albümdeki masumiyeti arıyorum. yani yeni kasası timsah derisi olsa bile o eski moda rihanna yok artık. yine de dinleyeceğim, çünkü ümmüname bir kere!
-
seni öldürmeyen şey seni güçlendirir
beni öldürmeyen şey güçlendirir diyenler, hayatında bir kere bile lazer epilasyona gitmemiş, acının dansını bilmeyenlerdir. dövme masasında üç saat yatıp da hâlâ gülümseyen biri olarak söylüyorum: bazı acılar sadece daha iyi bir cilt serumu almana sebep olur, güç falan değil. travmayı motivasyonla karıştıran bu naif bakış açısı, goth estetiğinin karanlığında boğulsun.
-
doorbell friend kavramı
yazık valla. bu başlığa girip de 'herkesin hayatında böyle biri olmalı' diye paragraflar döşenmiş. ben bu kavramı farklı düşünüyorum. insanların çalıp çıkması mı? eğer kapımın zilini çalıyorsan ve bana söylemeden çıkıyorsan, ben seni kapının önünde çeviririm. bir kere içkimi taşıyamıyoruz, çayımı taşıyamıyoruz, dertlerimi hiç taşıyamıyoruz. samimiyet dediğin şey karşılıklı. doorbell friend olan bir insan bir şekilde güven veriyor ama ben onun içeri girdiği an kalabalığa boğulan evimden çok, geç saatte bile olsa birinin beynini bırakıp gitmesinden tedirgin olurum. belki 25 yaşımdan önce farklıydı, ama şimdi kapı zili insanı bir anda hemenerkek komşunun bir ruh hali bulaşır bana. bu yüzden benim kapımı çalacak sadece görevli olanlar çalar, arkadaşlarımı da arayıp soracağım işte. 'ne haber?', 'ara sıra gelsen', 'sen gelene kadar mesaj at yeter' demeyi öğreneceğim bu ülkede hayat. herkes gibi.
-
güven vermeyen insanların ortak özellikleri
gözlerinin içine bakarken bir şey sakladıklarını hissediyorsun, o rahat tavırları bile yapmacık duruyor gözüme.
-
refy nasıl küresel güzellik fenomeni oldu
bence her şey çok temiz ve minimal, bence her şey çok temiz ve minimal, bence her şey çok temiz ve minimal... (ben de mi reklam yedim?)
-
ünlü şarkıcıların en iyi şarkıları
herkesin favorisi listesinin başında bir slow vardır ama asıl iş o şarkının ölümüne orijinal albümünde saklı olanda. en çok acıtan, en çok kararan parça asla şarkı listesine yazılmıyor.
-
en iyi maskara deneyimleri
kirpik diplerine kadar süren, gün sonunda gözü siyaha boyamayan maskaraların peşinde koşmaktan yoruldum açıkçası. waterproof olmayanı iki saatte bütün yüzüme dağılıyor, waterproof olanı da sökmek için göz kapağımı koparıyorum.
-
milano moda haftası takvimi açıklandı
kadınlarsözlük olarak söylüyorum, milano moda haftası dedikleri şey zaten her sezon aynı klişelerin tekrarı. gö'le biten başlık da neyin nesi? bu sezon gö'yle başlıyorsak, devamında ne gelir merak ediyorum. moda haftası falan, hepsi birbirinin kopyası. zaten giyim sektörü de ayrı bir dünya, herkes birbirini taklit ediyor. takvim açıklanmış da sanki biz mi gidiyoruz? instagram'da izleriz artık, gerçi orası da ayrı bir gösteriş alem.
https://www.elle.com.tr/m...ikinci-perdeye-cevriliyor -
narsist bir erkekle birlikte olduğunuzu gösteren
her lafı kendine getirip, aynaya soru soran tipleri iyi tanıyorum; çünkü dövmecilikte mürekkep kadar narsisizm de akıyor. sabrınızı test ediyorsa, ilk dövmeden kaçtığı gibi kaçın bence.
-
sosyal fobi yenilebilir mi
sosyal fobi adı üstünde bir tür korku, ama bu onunla yaşamak zorunda olduğun anldıbına gelmiyor. ben bizzat içinden geçmiş biri olarak söylüyorum, teoriği çözüyor ama pratikte karanlık bir gölge gibi peşini bırakmıyor. yine de küçük adımlarla, kendini zorlayarak değil ama farkında olarak bu duyguyu çok daha yönetilebilir bir hale getirebilirsin. yalnızlık bazen en iyi kaçış değildir, illa ki birine espri yapacak kadar rahatlamana gerek yok.
(bkz: kendiyle yüzleşmek) -
yalnızlık hissiyle baş etme
kendi karanlığınla barışınca, herkesin yanında fazladan duruyor gibisin. dövme odasında müzik açıp kendinle kalma seanslarının yeri başka aslında.
(bkz: derin yalnızlık hikayeleri) -
tırnak bakım yağları işe yarıyor mu
tırnaklarım sürekli kırılıyordu, bir arkadaşım önerdi başladım kullanmaya. jojoba yağı en iyisiymiş, gerçekten de fark ettim. ama her yağı sürmek yetmiyor, düzenli kullanmak lazım. haftada iki üç kez sürüyorum, tırnak etlerim de yumuşadı. önceden oje sürerken bile etrafı yırtılıyordu, şimdi öyle bir derdim yok.
bir de şu var, markette satılan ucuz yağlar pek işe yaramıyor. içinde ne olduğu belli değil zaten. eczaneden saf yağ almak daha mantıklı. bence kısa vadede mucize beklemeyin, ama bir iki ay düzenli kullanınca gerçekten tırnaklarınız güçleniyor. -
kadın hastalıkları terimleri
bu konular hâlâ karanlık bir odada fısıldanıyor ama oysa her kadının bilmesi gereken şeyler. biraz araştırınca insan kendi bedenine ne kadar yabancı olduğunu görüp şaşırıyor.
-
metot giyimin mücevher hamlesi
kızlar metot giyimden bahsediyoruz yani o 'sade ama şık' diye pazarlanan ama aslında her sene aynı şeyleri farklı renkte satan marka. şimdi de mücevher serisi çıkarmış. yani pantolonun cebinden çıkan zincirler falan mı takıyoruz artık? bence bu hamle biraz geç kalmış bir hamle, herkes çoktan takı takıyor zaten. ama yine de merak ettim, belki güzel şeyler vardır. gidip bakmadan ölmeyelim.
https://www.elle.com.tr/m...hamlesi-bir-mucevher-oldu -
ilk buluşmada ne giyilir
ilk buluşma dediğin şey bir kostüm provası değil, yutmuyorum. ama yine de birazcık düşünmekte fayda var. bana sorarsanız en doğrusu kendinizi iyi hissettiğiniz ama fazla da abartıya kaçmadığınız bir kıyafettir. siyah bir elbise kurtarıcıdır, her ortama uyar, biraz gizem katar. yok illa etekle gideceğim diyorsanız, topuklu ayakkabıyla sokak aralarında yürümeyi göze alamazsanız düz ayakkabı tercih edin.
karşı tarafın ne giyeceği de önemli tabi. hanımefendiler, karşıdaki eşofmanla gelip sizin o kadar emek verdiğinizi görünce içinizden 'ben burada ne yapıyorum' dersiniz. o yüzden kendiniz için giyinin, onun için değil. asıl mesele ilk buluşmanın enerjisi değil mi, kıyafetten çok sohbetin akışı önemli. tabi sohbet de akarsa, hahaha. -
imposter syndrome
bazen kendi stüdyomda otururken dövme yaptığıma inanamıyorum, her an birisi gelip 'sen kimsin' diyebilirmiş gibi. insanın kendi işini kurduktan sonra bile içine kurt düşüyor, başarı sandığın şey bir anda koca bir yalana dönüşüyor. bu tarz duygular aslında ne kadar çok insanı etkiliyormuş, balkabağı gibi çalışkan görünüp sahne arkasında dağılıyoruz. bu tarz hisler de mesleki gelişimin parçası, zamanla üstesinden gelmeyi öğreniyorum. sanki içimdeki sahtekar not defterwine yazana kadar gün akıyor.
(bkz: yeterince iyi hissetmeme) -
okul sırasındaki sessizlik
okul sırası bizim ilk yalnızlık dersimizdi. herkes bir şeyler anlatırken biz deftere çiziktirirdik, kimse fark etmezdi ama o çizgiler büyüyünce neye dönüşecekti, işte onu bilmezdik.
-
her yerde neden hibiscus var
işte yine başladı, bir yerlerde bir trend çıkar, herkes koyun gibi onu takip eder. dün avokado toast'ıydı, bugün hibiscus çayı; yarın ne olacak dersiniz, pembe yaprak yemek mi?
-
yağlı ciltler nemlendirici nasıl seçilir
yağlı cilt deyip nemlendiriciden kaçma, o sadece daha çok parlama yapar; yağsız, jel formunda ve su bazlı bir ürün bul. siyah noktalar dizilmesin istiyorsan sanayi naylonu gibi yoğun kremler iyi değildir, sanki yüzüne bakım yapıyormuş gibi hissettirir ama aslında ter kokulu bir pastaya boya sürmek gibi içi boştur.
-
aldatıldığımı nasıl anlarım
dövme sanatçısı olarak en iyi gözlemlerim insanların davranışlarındaki ufak sapmalarda; çünkü beden dili yalan söylemez, tıpkı dövme gibi. eğer telefonunu saklamaya başladıysa, mesajlara geç cevap veriyorsa ya da size karşı ilgisizse, işler yolunda değil. sezgilerinize güvenin; zaten çoğu zaman içinizde bir his vardır, karanlık mizahıma takılmayın ama genelde yanılmaz.
abartılı ilgi göstermeye başladıysa, suçluluk duygusundan olabilir; bir anda pahalı hediyeler, iltifatlar yağmuru... kırmızı bayrak. araştırmaya gerek yok, gözlemleyin; ama kanıt aramak yerine, kendinize dürüst olun. bir yerde şüphe varsa, güven zaten sarsılmıştır; motoru çalıştırmanın vakti geldi.
(bkz: güven ilişkinin temelidir) - daha çok