• bugün (18)
  • 147 entry
  • 101 başlık

dokuzuncugezegen

birinci nesil normal 13 ocak 2026
  • narsist erkeği şıp diye anlama yolları
    kendi boş başarılarını saatlerce överken sizin ufacık bir derdinizi esnemekten çenesi çıkarak dinlemesinden o şişkin ego balonunu saniyeler içinde tanıyabilirsiniz kızlar. ilk buluşmada size değil de camdaki kendi yansımasına aşıkmış gibi bakıyorsa, o masayı hemen terk edip topuklarınızı vura vura koşarak uzaklaşın oradan.
  • toksik ilişkiden kurtulmanın cilde faydaları
    kızlar o narsist beyefendinin bitmek bilmeyen dramalarından kurtulduğum an yemin ederim yüzümdeki gözenekler bile kendiliğinden küçüldü. paşamın devasa egosunu besleyip sinir krizi geçireceğime iki kutu kaliteli kolajen içerim, en azından parlayarak yoluma bakarım.
  • aldatıldıktan sonra uyanan içsel fbi ajanı
    önce bi şok evresi oluyor, "benim aslan parçam yapmaz öyle şey" diyorsun ama içten içe kuruyorsun tabii. sonra bir gece yarısı o varoş kızın teyzesinin eltisine kadar stalklarken acı gerçek suratına sertçe çarpıyor. en kahredici olanı da kızın o vizyonsuz saçlarına bakıp aylarca para döktüğün kendi ışıltılı balyajlarına ağlaman oluyor kızlar, resmen pırlantayı bırakıp çakıl taşı almış vasıfsız.
  • sivilce izlerini silgi gibi silen kremler
    kızlar boşuna o kadar parayı minicik tüplere gömmeyin, hiçbirisi o kratere dönmüş yüzünüzü porselen falan yapmıyor. anca asit basıp derimizi yüzüyorlar, sonra üstüne bir ton da güneş lekesiyle uğraş dur. iki gram leke geçecek diye harita gibi gezmek isteyenler buyursun tonla para döksün.

    (bkz: mucize beklerken yüzü asitle yakmak)
  • iki hamlede erkeği köpek etme sanatı
    gidin bi saçınızı fönletip güzel kokun, zaten kafaları tek bir şeye çalıştığı için saniyesinde kapınızda kul köle oluyorlar.

    boşuna strateji dehası gibi planlar yapıp kendinizi yormayın kızlar, inanın o kadar kompleks canlılar değiller.
  • sosyal fobiyi yenip şirret birine dönüşmek
    eskiden kuryeden sipariş alırken elleri titreyen ben, şu an kuafördeki kalfayla ombremin tonu uymadı diye saç saça baş başa kavga ediyorum. terapi çok işe yaradı kızlar ama içimden cidden zapt edilemez bir çirkef çıktı.
  • erkeğe he diyip kendi bildiğini okuma sanatı
    kızlar inanın bana mutlu evlilik diye bir şey yok, sadece çok iyi manipüle edilmiş kocalar var. adam daha akşam yemeğinde ne yiyeceğine kendi karar verdiğini sanıyor oysa ben o menüyü üç gün önceden bilinçaltına ilmek ilmek işlemişim. adamlara her konuda "çok haklısın hayatım, en iyisini sen bilirsin" dediğiniz an o evde çözülemeyecek kriz, aldırılamayacak o çok pahalı çanta kalmıyor inanın bana.

    zaten olay tamamen adamı evin paşası olduğuna inandırıp bütün ipleri perde arkasından kraliçe gibi yönetmekte bitiyor. siz zannediyor musunuz ki o 40 yıllık mutlu ve tonton teyzeler gerçekten kocalarına tapıyor? hepsi ustalıkla evrimleşmiş birer kriz yönetimi uzmanı aslında. yani boşuna dırdır yapıp çenenizi yormayın, bırakın onlar evin direği olduklarını sansınlar, siz o sırada keyfinize bakın.
  • kore kozmetiği ile porselen cilt hayali
    kızlar yüzüme şu salyangoz özlü mucize kremi sürdüğümden beri cam cilt akımı falan yalan oldu bildiğin yağlı disko topu gibi parlıyorum. her gece o meşhur on aşamalı rutini tamamlayacağım diye canım çıkıyor, koreli kadınların güzellik sırrı dedikleri şey meğerse uykusuzluktan yığılıp kalmakmış.
  • eski sevgiliyi evrenden silme yöntemleri
    kızlar önce o evde unuttuğu ve bayılarak giydiği iğrenç kazağını derhal lavabo bezi yapıyor, bütün yağlı bulaşıkları onunla bir güzel siliyoruz. sonra o vizyonsuz sanki hayatımızda hiç var olmamış, adeta bir matris hatasıymış gibi davranarak en afili elbisemizi giyip kız kıza dışarı akıyoruz. inanın bana, o çulsuza harcadığınız gözyaşlarına acıyıp üstüne bir de kendinize gülme krizlerine gireceksiniz.
  • sabah 8 dersine fönlü saçla gelmek
    sabahın köründe o sıcacık yataktan kalkıp o saça nasıl jilet gibi fön çekiyorsunuz gerçekten aklım almıyor. ben amfiye devasa gözaltı torbalarımla ve eşofmanımla yuvarlanarak girerken kızımız kapıdan podyuma çıkar gibi süzülüyor. kesinlikle o okula sadece ders dinlemeye gelmediğine yemin edebilirim ama asla ispatlayamam.
  • ankara trafiğinde heba olan gençliğim
    evden pırıl pırıl çıktım, daha bilkent köprüsünü geçemeden stresten kapatıcım eridi aktı. hayır herkes aşırı önemli holding toplantılarına yetişiyor gibi neden sürekli üstüme direksiyon kırıyor anlamıyorum. kızılay'ın o bitmek bilmeyen kırmızı ışıklarında beklerken şakaklarımda iki tane beyaz tel çıktı yemin ederim.

    (bkz: eskişehir yolunda sinir krizi geçirmek)
  • aldatıldıktan sonra gelen fbi ajanlığı
    kızlar yemin ediyorum o sinsi boynuz kafamıza yendiği saniye beynimizin kullanmadığımız yüzde doksanlık kısmı aniden aktifleşiyor. iki damla gözyaşı silerken bir yandan herifin yedi sülalesinin e-devlet şifresini kırıp soyağacını döküyoruz önümüze.

    bana inanın aldatılan kadının mental uyanışı dünyadaki tüm nükleer santrallere tek başına enerji sağlar.
  • girl math
    nakit ödeyince bedavaya gelmiş sayılan o muazzam finansal dehamızı erkeklerin asla anlayamayacağı evrensel bir gerçektir. indirimden alınan o tasarım çantanın aslında bize para kazandırdığını sağır sultan bile anladı ama bu vizyonsuzlar hala kredi kartı ekstresi diye ağlıyor.
  • regl haftasında dünyadan nefret etmek
    nefes alan her canlıdan iğrendiğim bu lanet haftada sevgilimin sadece bana bakması bile sebepsiz yere ağlama krizi geçirmem için gayet yeterli bir sebep. hayır yani alt tarafı hormonlar çıldırıyor diye bütün insanlığın bana borçlu gibi davranmasını haklı kadın tribi olarak görmem çok mu abartı?
  • kızlara altın değerinde ilişki tavsiyeleri
    kadınlarsözlük ahalisi toplanın, o çok yoğun olduğu için saatlerce mesajınıza dönmeyen prensinizin aslında tuvalette bile elinden telefonu düşürmediğini anladığınız gün büyüyeceksiniz. sakın ama sakın o yazmadan o lanet olası ikinci mesajı atıp kendinizi indirim reyonu ürünü gibi ezdirmeyin. bırakın kendi fakir dünyasında o minik egosuyla oynamaya devam etsin, siz kusursuz saçlarınızı savurup sadece önünüze bakın.
  • eski sevgiliyi detoksla vücuttan atma yöntemleri
    kızlar en büyük taktik o vasıfsızın size aldığı ne varsa satıp parasıyla kuaförde radikal bir saç kesimi yaptırmaktır. sonra da o paranın üstüne ekleyip pahalı cilt bakım serumları stokluyorsunuz ki yüzünüzdeki o çökmüş mazi silinsin gitsin.

    sizi geceleri uyutmayan o narsist ve vizyonsuz eski sevgili mi üzecek, bırakın o engeli yiyip kendi çukurunda debelensin.
  • nikola tesla nın o inanılmaz toksik bekar aurası
    kızlar adam sırf inci küpe takıyorlar diye kadınların masasında bile oturmuyormuş, tam bir ıssız adam sendromu değil de ne bu. koca alternetif akımı bulup kendine şöyle vizyonlu bir partner bulamamak ve en sonunda gidip bir güvercine aşık olmak net bir bağlanma problemi hezeyanı bence.

    şu adamla iki gün aynı eve çıksak o laboratuvar incinlığından ve obsesif takıntılarından sinir krizi geçirir valizini kapının önüne koyarım valla, hiç boşuna romantize etmeyin.
  • la roche posay cicaplast baume b5
    influencer ablalarımızın yere göğe sığdıramadığı, sivilcemi söndürdü, bariyerimi onardı, toksik sevgilimden ayrılmamı sağladı diye öve öve bitiremediği o meşhur yara bere kremi. yüzüme ilk sürdüğümde florasan gibi parlayınca dedim herhalde cilt aydınlanması böyle bir şey. ama o vıcık vıcık yağlı dokusu en sevdiğim ipek yastık kılıfıma bulaştığında mucizenin sadece kupkuru ciltler için tasarlandığını çok acı bir şekilde anladım. eğer benim gibi karma ciltliyseniz, yüzünüze direkt tavada eritilmiş tereyağı sürmüşsünüz hissine kendinizi şimdiden hazırlayın.

    yine de dürüst olacağım, asit peelingi sonrası cayır cayır yanan yanaklarıma boca ettiğimde o korkunç kızarıklığı tek gecede sildi süpürdü. yani sosyal medyada abartıldığı kadar devasa bir güzellik iksiri değil ama kriz anlarında tam bir acil servis. pürüzsüz olayım umuduyla her gece tüm suratınıza sıvarsanız ertesi sabah çenenizde pörtleyen yepyeni kapalı komedonlarla bakışırsınız, benden uyarması. o minyatür tüpe o kadar parayı dökünce insan bekliyor ki hayatındaki tüm pürüzleri çözsün ama işte o işler maalesef o filtrelenmiş yüzlerdeki gibi kusursuz ilerlemiyor.
  • ayrılık acısını stalk yaparak taze tutmak
    kızlar kendimizi kandırmayalım, o acı öyle yogaya falan başlanarak hemen geçmiyor. önce en az bir hafta boyunca o yıkanmamış pijamalarla yatakta çürüyorsunuz, rimeliniz yanaklarınıza dövme gibi işleyene kadar ağlayıp whatsapp kız grubunuzun mental sağlığını çökertiyorsunuz. "adam zaten baştan aşağı vizyonsuzdu" diye saatlerce saatlerce gömüp, sonra gece yarısı fake hesaptan yeni takip ettiği o kızı stalklarken sinir krizi geçirme evresi zaten bu işin fıtratında var.

    ama sonra ne hikmetse bir sabah aniden "ben bu vasıfsız çirkinin arkasından mı yas tutuyorum" aydınlanmasıyla uyanıyorsunuz. işte tam o saniye acı falan kalmıyor. ışık hızıyla kuaföre gidilip o saçlar değişiyor, en iddialı kıyafetle sanki hayattaki en büyük yükten kurtulmuşsunuz gibi o kusursuz intikam storysi atılıyor. acı nasıl mı geçer? sizi zerre hak etmeyen o sümsüğün gece yarısı attığı o zavallı özlem mesajını okuyup, yüzünüzde sinsi bir gülümsemeyle görüldü attığınız an o acı sonsuza dek bitiyor.
  • erkek arkadaşa hediye alma saçmalığı
    kızlar cüzdanınızı kanatıp romantik bir tatil planlamak falan gibi devasa hatalara düşmeyin, inanın o mağara adamları sadece tek bir siyah pamuklu tişört ile de hayatta kalabiliyor.

    zaten ne alırsanız alın günün sonunda yine gidip o gıcık olduğunuz ofisteki kızın storysine gizlice bakacaklar.
  • kirpikleri arşa çıkaran efsane maskara
    kızlar valla instagram'daki o sponsorlu yalanlara kanıp cebinizi boşaltmayın artık, loreal telescopic dururken gidip o high end markalara böbreğinizi bırakmanıza hiç gerek yok. iki kat sürdüğünüz an kirpikleriniz kaşlarınızı geçip direkt alnınıza değiyor, ofisteki çekemeyen tayfanın hasetten çatlayan bakışları da cabası. akşam makyajı temizlerken gözünüzü oymak üzere bir miktar savaş veriyorsunuz tabi ama o kadarcık kusur kusursuz güzelliğimizin nazarlığı olsun.
  • gözeneklere beton döken tonik
    yüzümdeki o devasa ay kraterlerini anca inşaat dolgusu kapatır diyordum ki glikolik asitli tonikler imdadıma yetişti. kızlar cildim resmen pürüzsüz bir mermer gibi oldu, siz hala o anneannenizden kalma uyduruk gül sularıyla vakit kaybetmeye devam edin.
  • kurumsalda mansplaining
    hayatımda kendi raporunu yazmaktan aciz bir adamın bana bir saat boyunca işimi nasıl yapmam gerektiğini anlatması kadar sinir krizlik çok az an yaşadım.

    canım sen önce o cc'deki müdüre yaranma telaşını bir kenara bırak da kendi taslaklarını zamanında teslim etmeyi öğren, bana akıl vermeye sonra cüret edersin.
  • koç üniversitesi işletme erkeği
    sabahın köründe o koca jiplerine binip ellerinde iced latte'leriyle sanki holding yönetmeye gidiyormuş edasıyla kampüse girmeleri yok mu, gerçekten inanılmaz sinir bozucu. alt tarafı işletme 101 vizesine girip kantinde birbirinize anlamsız şakalar yapacaksınız, bu gereksiz özgüven nereden geliyor hiç anlamıyorum. bir erkeğin dar paça kumaş pantolon ve o iğrenç babet çorabı kombiniyle kendisini bu kadar havalı sandığını ilk kez görüyorum kızlar, allah hepimizi bu vizyonsuzluktan korusun.
  • üniversitenin ilk günü topuklu ayakkabı giymek
    ya gerçekten anlamıyorum, sabahın sekiz buçuğundaki hukuka giriş dersine podyuma çıkar gibi o on iki pontluk çivilerle tık tık tık diye girmeyi nasıl başarıyorsunuz? biz daha gözümüzdeki çapağı silmeye üşenip taytımızla kampüse sürünerek gelirken, o kusursuz fönünüz ve o topuklu sesiniz beynimin içini matkap gibi oyuyor. hayır canım, hocanın gözüne falan da girmiyorsunuz, sadece amfideki uykusuz ve bitkin hemcinslerinizin sinir sistemini çökertiyorsunuz.

    akşam eve gidince o ayaklar su toplamıyor mu kızlar gerçekten soruyorum? sırf kantinde havalı yürüyüş yapacağım diye o acıyı çekmeye, o arnavut kaldırımlı kampüs yollarında flamingo gibi sekmeye değer mi hiç bilmiyorum. ben oversize kazağım ve spor ayakkabımla arka sırada rahatça uyuklarken, sizin o gergin baldırlarınıza uzaktan bakıp inanın sadece acıyorum.
  • daha çok