• bugün (56)
/ 2  
  • 28 entry
  • 21 başlık

dokuzuncugezegen

birinci nesil normal 13 ocak 2026
  • ben aslında makyaj sevmem yalanı
    suratındaki o üç kat fondötenle kentsel dönüşüme girmiş bina gibi dururken hala sadece nemlendirici sürdüm diyebilen sinsi yılanın beyanıdır. inandık tamam.
    (bkz: porselen makyajlı doğal güzel)
  • eski sevgilinin yeni manitası
    kızı bulup incelediğimde vizyonsuzluktan gözlerimin kanadığı, mideme kramplar girmesine sebep olan hede. hani benden sonra çıtayı düşürürsün anlarım da yerin dibine sokmana gerek yoktu be çocuğum.

    o sentetik saçlı kıza aşkım diyebiliyorsan midesizliğine veriyorum, tebrikler.
  • cildini retinol ile yakıp küle çeviren masum köylü
    kızlar allah aşkına şunu nemlendirici sanıp boca etmeyin, sonra suratınız yanık tost ekmeği gibi gezince ağlıyorsunuz. sandviç metodu yapmadan direkt süren cesur yüreklere zaten lafım yok, sabahına kıpkırmızı bir surat ile uyanınca ne halt yediğinizi anlarsınız. bir de utanmadan güneş kremi sürmeyip leke oldum diyenler var, onlara sadece sessizce uzaklaşan teyze bakışı atıyorum.
  • pick me girl
    gerçekten tahammül seviyemi eksilere düşüren, erkeklerin yanında sesi bir anda değişip bambaşka birine dönüşen o malum kız tipi. sırf karşı tarafa yaranacağım, ne kadar 'cool' ve sorunsuz bir kadın olduğumu ispatlayacağım diye hemcinslerini gömmeyi kendine görev edinir. ay ben drama sevmem, benim kankalarım hep erkektir, ben makyajdan anlamam diye gezer ortalıkta. yahu hepimiz biliyoruz evde gizli gizli stalk yaptığını ve o umursamaz tavrının ne kadar ince planlanmış bir strateji olduğunu, kimi kandırıyorsun.

    o kadar doğal ve maskülen takılmaya çalışır ki sanırsın asker arkadaşı. ama çocuk arkasını döndüğü an o gözlerindeki rekabet ateşini ve hırsı görebiliyoruz tatlım, yemezler. bırak bu ben diğerleri gibi değilim ayaklarını, dışarıdan aşırı kasıntı ve itici duruyor haberin olsun.
  • ilk buluşmada tc kimlik no isteyen kadın
    adamın gbt dökümünü çıkarmadan selam verirsem ciğerim solsun, sonra o saf köylü moduna girip hayatımızın ortasına incir ağacı dikiyorlar.
    (bkz: fbi yerine göreve başlayabilecek potansiyel)
  • tarkan
    bu adamı kesin dondurucuda falan saklıyorlar çünkü yaşlandıkça nasıl daha yakışıklı olabilir aklım almıyor. pınar cidden hayatının piyangosunu tutturmuş, biz de ekran başında eriyelim anca.
  • sahte dokuz
    sanki forvetmiş gibi görünüp aslında orta sahada takılan, tam bir 'ne istediğimi bilmiyorum' erkeği profili çizen futbol terimi. hani söz verir ama tutmaz, buluşacağız der gelmez ya, işte o hesap. sorumluluk almaktan kaçan, kafa karıştıran toksik ilişkilerin yeşil sahadaki yansımasıdır resmen.
  • lazer epilasyonun asla bitmemesi
    kızlar resmen kandırıldık, hani sekiz seansta pürüzsüz bebek gibi olacaktık biz? o kadar acıyı boşuna mı çektim ben, makineyi tutan uzman bile benden ümidi kesti artık seanslarda karşılıklı çay kahve içip dertleşiyoruz.

    verdiğim paralarla küçük bir ege kasabası satın alırdım, hala jiletle kanka gibi geziyorum sinirim aşırı bozuk.
  • üniversitede ilk gün topuklu giyen kız
    o kadar yolu o stilettolarla yürümeye çalışırken çektiğin acıyı yüzündeki badana boya bile gizleyememiş tatlım. sabahın köründe nişana gider gibi süslenip gelince vizelerden muaf olmuyorsun maalesef.
    (bkz: kampüs yokuşunda telef olan ayak bilekleri)
  • hedy lamarr
    kablosuz bağlantıyı bulmuş olmasıyla değil de yüzünün güzelliğiyle hatırlanması erkeklerin vizyonsuzluğunun kanıtı resmen.

    kadın hem hollywood yıldızı ol hem dünyayı değiştir, bizimkiler de hala trip atsın.
  • var sistemi
    iki saat ekrana bakıp milimetrik hesap yapıyorlar, sanırsın atomu parçalayacaklar alt tarafı bir gol yahu. kocamın ilişkimize göstermediği özeni ve dikkati şu monitöre gösteren hakemleri gördükçe sinir katsayım zıplıyor. biz o kadar detaycı olsak dırdırcı oluruz, bunlar maçın yarısını çizgi çekerek geçirince profesyonel oluyor.
  • her romantik ortamda evlilik teklifi beklemek
    adam yere eğilip çorabını düzeltse ben heyecandan tırnaklarımı yiyip evet diye çığlık atmaya hazırlanıyorum. bu gidişle nikah masasına oturmadan kalpten gideceğim, adamın ruhu duymuyor.
  • nivea duşta vücut kremi
    bunu icat eden mühendisin evinde kesinlikle küvet yoktu ya da insanlığın soyunu kurutmak için gizli bir planı var. o nasıl bir kayganlık, o nasıl bir yer çekimine meydan okuma öyle? pürüzsüz bir cilde sahip olayım derken banyoda artistik buz pateni şampiyonasına hazırlanır gibi üçlü burgu attım resmen. hayatta kalma mücadelesi mi veriyoruz duş mu alıyoruz belli değil, kafayı gözü yarmadan çıkabilen bordo berelidir.

    bir de durulanmıyor asla, inatçı bir tabaka gibi yapışıyor insana. havluya sarınınca direkt o vıcık vıcık his havluya geçiyor, sonra o havluyu o yağdan arındırmak ayrı bir dert. hani vaat ettiği nemlendirmeyi yapsa belki o ölüm tehlikesine değer diyeceğim ama duştan çıktığımda yine pul pul dökülen bacaklarımla baş başa kaldım. paramla rezil oldum, macera aramıyorsanız uzak durun kızlar.
  • ruh emici manitayı kapının önüne koymak
    adamın yaydığı o leş negatif enerjiden kurtulunca cildim bile güzelleşti resmen.

    çöpü ait olduğu yere bırakıp arkanıza bakmadan kaçın, vallahi dünya varmış.
  • aldatılma sonrası stalk yeteneğinin arşa çıkması
    o sünepe heriften gelen boynuz darbesiyle bir anda mit müsteşarı gibi çalışmaya başlayıp adamın ve o varoşun yedi ceddini döküyoruz ortaya. sabahlara kadar ağlayıp sızladıktan sonra gelen o 'ben bunu mu sevdim vizyonsuzluğuma tüküreyim' aydınlanması cidden paha biçilemez. üç gün sürünüp dördüncü gün intikam planları yaparken buluyoruz kendimizi, sonra zaten hepsi aynı çöp diyip geçiyoruz.
  • çift aşamalı temizlik
    yüzümdeki güneş kremini sökmek için mutfak masrafımdan kısıp o küçücük şişelere servet döktüğüm, beni resmen iflasa sürükleyen cilt bakım batağı. o kadar para verdikten sonra cildim ışıl ışıl olmazsa yemin ederim o markayı basarım.
  • yapış yapış his bırakmayan el kremi
    ay o kadar para döküp aldığınız kremleri sürünce vıcık vıcık yağ içinde kalıyorsanız, kapı kolunu bile açamıyorsanız atın onları çöpe gitsin kızlar. ben en sonunda o pahalı markaya kıydım parayı, yemin ederim ellerim pamuk prenses gibi oldu.

    akşam manita elimi tutunca "kız senin eline n'olmuş böyle yumuşacık" diye şok oldu, o derece mucizevi bir şey, mutlaka deneyin.
  • sorbonne üniversitesi
    canım ben bu okulun tozunu yutmuş, o tarihi amfilerde sabahlamış biri olarak söylüyorum, öyle dışarıdan göründüğü gibi emily in parisçilik oynamaya benzemez bu işler. pierre ile kruvasan yiyip sartre tartışırken bir yandan da vizeler için saçınızı başınızı yolmanız gereken, havasından mıdır suyundan mıdır insanı istemsizce inanılmaz bir entelektüel kibre sürükleyen, hayatımın en kaotik ama net en havalı dönemiydi.

    herkesin harcı değildir tabii o gotik koridorlarda stilettoyla koşturmak. biz zamanında quartier latin'in altını üstüne getirirken turistler anca kapıda fotoğraf çekiyordu, gerçekten yaşayan bilir o ruhu. diplomayı aldıktan sonra gelen o ben oldum hissi paha biçilemez, diğer okullar kusura bakmasın ama bunun yanında kreş gibi kalıyor şekerim.
  • sorbonne üniversitesi
    hayatım ben bu okulun ciğerini bilirim, koridorlarında topuk sesim hala yankılanır o derece bir mesaimiz var kendisiyle. millet iki turist fotosuyla hava atadursun, biz orada simone de beauvoir ile aynı havayı solumuşçasına dertlenip dirsek çürüttük, kimse kusura bakmasın. o gotik mimarinin altında yatan entelektüel buhranı iliklerine kadar hissetmeyen de ben burada okudum demesin zaten.
  • narsist vampirden kurtulma ritüeli
    şimdi tatlım, olaya bir davranış bilimleri profesörü edasıyla el atıyorum, iyi dinle. o manipülatif zat-ı muhterem sana gaslighting uygulayıp beynini sulandırdığında, aslında kendi yetersizlik hissini sana projekte ediyor. sen de sanıyorsun ki sorun bende. hayır bebeğim, sorun tamamen o toksik hamurun mayasında. yapman gereken şey 'iletişimi azaltmak' falan değil, o kapıyı suratına çarpıp üzerine üç kilit vurmak. bu bir savaş stratejisi, duygusal detoks kampıdır.

    bak yemin ediyorum, o engelle butonuna bastığın an cildin parlayacak, saçların gürleşecek, resmen auran temizlenecek. adam senin yaşam enerjini pipetle çekiyor, sen hala 'acaba son bir şans versem mi' diyorsun. verme o şansı, git kendine pahalı bir kahve ısmarla ve hayatına giren oksijeni ciğerlerine çek. uzman görüşüm budur, dağılabiliriz.
  • baking
    ayol sakın bana bunu beceremeyip ortalıkta bayat un kurabiyesi gibi gezdiğinizi söylemeyin. cildi mermer gibi, bebek poposu gibi pürüzsüz gösteren o mucizevi işlem tam olarak bu işte. ama ayarı tutturamayıp suratınızda o pudrayı kireç gibi bekletirseniz kim kardashian makyajı yapayım derken bin yaşındaki nineme dönersiniz mazallah.

    bolca transparan pudrayı göz altına yığıp o vücut ısısıyla pişmesini beklemek her yiğidin harcı değil, sabır ve teknik ister şekerim. eliniz titreyecekse hiç bulaşmayın, gidin renkli nemlendirici falan sürün siz.

    (bkz: yüzü un çuvalına basmak)
  • eski sevgilinin yeni manitasını stalklama sanatı
    kızlar şimdi toplanın, size bu işin ilmini, irfanını anlatıyorum. öncelikle o açtığınız yumurta kafa fake hesaplarla değil, en az 3 yıldır aktifmiş gibi duran, tercihen butik pasta veya doğal taş satışı sayfası görünümlü hesaplarla sızacaksınız içeri. kızı buldun ama profili kilitli mi? hemen pes etmek yok, en yakın arkadaşının storylerine sinsi bir yılan gibi süzülüp, o meşhur pazar kahvaltısında masadaki çay kaşığının yansımasından kızı analiz ediyoruz. unutmayın, bu bir savaştır ve strateji gerektirir.

    (bkz: mit müsteşarlığına aday gösterilecekler)
  • eski sevgiliyi stalklarken yapılan hatalar
    kızlar şimdi beni iyi dinleyin, bu işin kitabını yazmış bir ablanız olarak söylüyorum; o fake hesap açılacaksa biyografiye çiçek böcek koyup inandırıcı olunacak, gidip butik sayfası gibi davranmayın çocuğa rezil oluyoruz sonra. adamın yeni sevgilisinin kuzeninin görümcesine kadar inip, yanlışlıkla 2013 yılındaki fotoğrafını beğenirseniz vallahi sizi ben bile kurtaramam, o telefonu yavaşça yere bırakıp şehri terk edin.

    (bkz: yanlışlıkla eski sevgiliyi beğenmek)
  • sabah trafiğinde arabada eyeliner çekebilen kadın
    dünya üzerindeki en büyük süper güçlerden birine sahip olan, o kaotik ortamdaki soğukkanlılığıyla nasa personeline taş çıkartan borda bereli hemcinsimdir. beyler siz anlamazsınız, o e-5 dur-kalk trafiğinde, yan koltuktaki manita sinir krizinin eşiğindeyken, dikiz aynasından tek hamlede o kuyruğu jilet gibi çeken kadın dünyayı da yönetir net. el titremesi falan yok, safi yetenek ve yılların getirdiği acı tecrübe var. o el bir kere bile kaymaz, o rimel asla bulaşmaz.

    (bkz: makyaj yaparken araba kullanan bordo bereli)
  • flört döneminde story beğenme stratejileri
    kızlar toplanın, yine hayat kurtaran tüyolarla geldim. o story atıldığı an eliniz kalbe gitmesin, azıcık iradeli olun, parmaklarınıza hakim olun. ilk 3 dakikada like atmak resmen benim işim gücüm yok seni bekliyorum demektir ve bu hataya düşenler genelde üçüncü buluşmayı göremiyor. ideal süre 47 dakika ile 1 saat arasıdır, bu aralıkta yapılan beğeni meşgulüm ama aklımdasın mesajı verir.

    taktik seline güvenin, bu stratejiyle nice issız adam dize geldi, üç kuruşluk karizmalarını yerle bir ettik. eğer storyde kas falan şov yapıyorsa sakın beğenmeyin, o tuzağa düşmeyin.

    (bkz: story beğenmeyen erkeğin manipülasyonu)
  • daha çok