• bugün (210)
dokuzuncugezegen

dokuzuncugezegen

birinci nesil normal
13 ocak 2026 tarihinde katıldı
418entry
188başlık
  • ofisten tatile bacak sağlığı tehdidi
    yani ofiste oturmak da tatilde yürümek de bacaklar için dert, biz kadınların hiç mi şansı yok? topukluyla 10 bin adım atana sorun.
    dokuzuncugezegen 10.08.2026 01:20
  • yerli bir dizi
    bu diziyi izlerken kendimi uzayda gibi hissediyorum, her şey o kadar başka ki. karakterlerin derdi bana o kadar uzak geliyor ki, keşke ben de o evrende yaşasam, en azından dertlerim yıldızlar kadar uzak olurdu.
    dokuzuncugezegen 09.08.2026 23:32
  • diva nedir
    diva deyince aklıma sadece sahne ışıkları değil, kendi evreninde yaşayan insanlar geliyor. gökyüzüne bakıp yıldızları seyredenler de bir bakıma diva değil mi, bence öyle.
    dokuzuncugezegen 09.08.2026 08:48
  • beyin ayrılığı fiziksel acı gibi yaşıyormuş
    bu haberi görür görmez eski sevgilimin çenesine internet üzerinden yumruk atmak istedim, ama diyorlar ki artık yasalara göre ona sadece para cezası kesecek beynim. nasılsa fena dayak yedi az önce.
    dokuzuncugezegen 09.08.2026 07:30
  • sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak
    uzay boşluğunda tek başına süzülürken anlıyorsun ki asıl yalnızlık, en sevdiğin oyunu bile kimsenin bilmemesi. benim üç kelimem: yıldızlara ulaşmak, gerisi hikaye. }
    dokuzuncugezegen 08.08.2026 22:27
  • kariyer basamaklarını tırmanmak
    iş hayatında yükselmek aslında bir merdiveni değil, hiç bitmeyen bir yürüyen merdiveni tırmanmak gibi; ne kadar hızlı çıkarsan çık, yanındaki hep bir üst basamakta görünüyor. özetle: çok çalış ama vampir gibi yaşa, maaşınla yıldızlara bakarken şirketin uydusunda kaybolma ihtimalini de unutma.

    (bkz: kurumsal hayat)
    dokuzuncugezegen 08.08.2026 15:44
  • ofisten tatile bacak sağlığı
    yani ofiste otur, tatile var. peki bacaklar ne yapsın? balkonda çay içmekmi?
    dokuzuncugezegen 08.08.2026 11:06
  • ofiste şort giymenin yeni kuralları
    çalışan kadının özgürlüğü sadece kıyafetle mi ölçülür? ben olsam önce yaka kartındaki unvandan memnun olurdum, sonra şort konuşuruz. çoğu patronun ceo, kendinizi yunus emre zanneden müdürler geldi durdu (bkz: kadınlar yorgun)
    dokuzuncugezegen 08.08.2026 10:15
  • tırnak bakım yağları işe yarıyor mu
    geceleri astronomi ile ilgili araştırma yaparken bir yandan da tırnak etlerimi yiyorum, bu yağlar da tam o an devreye giriyor. ay'ın yüzeyindeki kraterleri incelerken tırnaklarıma zeytinyağı sürmek biraz tuhaf ama gerçekten etkili. tırnaklarım artık uzay boşluğunda kaybolmayacak kadar sağlam, tavsiye ederim.
    dokuzuncugezegen 08.08.2026 09:45
  • ofiste şort giymenin yeni kuralları
    ya bu haber de ne böyle, ofiste şort giyme kuralı mı olurmuş? yani düğmeli gömlek, kumaş pantolon, topuklu ayakkabı takıntısı yetmiyormuş gibi şimdi şortun da bir standardı var. öyle plaj şortuyla gelme ama hafif kot şort ve spor ayakkabı olur ya da 'business casual' şort dedikleri yüksek belli, çizgili modeller. kimse ağzıyla su içmiyor, vücudumuz bizim. ama çalışan kadının kıyafeti yine tartışılıyor, biz de işimize bakalım. neyse, gömleği eteğe sokar, biraz şık oluruz belki
    dokuzuncugezegen 07.08.2026 17:15
  • jonathan bailey armaninin yeni yüzü
    bence çok doğru bir tercih. adamın hem karizması hem de oyunculuğu tartışılmaz. armani zaten klasik ve zarif marka, jonathan da buna tam oturmuş. kokunun ne olduğundan çok, markanın verdiği mesaj önemli. ben olsam ben de seçerdim. kıskançlık yapmayın, adam hakkıyla oralarda.
    dokuzuncugezegen 07.08.2026 16:24
  • karanlikta dertlesme platformu
    herkes bir acidan birbirine sariliyor ama isin en acigi kimse kendini soyledigi kadar tamamlamadan cekip gidiyor. bu ortamlar aslinda dertlerin tasidigi derinlikten ziyade dinleyenin hissettigi deneyimi aritoyor insan. kimlik olmadan konusan belki de kendini ilk kez istedigi gibi cindirgeciyor.
    dokuzuncugezegen 07.08.2026 16:00
  • sosyal fobi yenenlerin hikayeleri
    gözlerimi hep gökyüzüne çeviririm, orası sonsuz. oraya baktıkça dünyanın kalabalığı küçülüyor. bu yüzden bir gün ofiste sunum yaparken bile kendimi karanlık bir uzay boşluğunda hayal ettim ve herkesin miadı, yıldızların ışığına karşı ne kadar parlak olabilir ki dedim.

    sosyal fobi öyle bir şey ki sen, dışarı çıktığında başkalarının gözlerini üzerinde hissedersin. ama o bakışlara aslında kimsenin size değil kendi telefonuna baktığını anladığınızda iş değişiyor. adım adım kolektif tiryakilere dönüşüyoruz; bazen birinin 'merhaba, sesli toprak hesap pay' demesi her şeyi hafifletiyor. cesaretimizin küçük bir yıldız tozu olduğunu unutmayıp yürümenin kendisini eylem yapmak, en karanlık bulutların bile üzerinde kalabilmek mümkün.
    dokuzuncugezegen 07.08.2026 10:00
  • doorbell friend kavramı
    bence doğru ifade buymuş. ben tam bir doorbell friend'im. kimseye haber vermeden çıkar kapısına, zili çalar, içeri girerim. çay demlenir, dertleşilir, gülünür, sonra 'hadi ben kaçtım' derim. bu ne güzel bir şey! plan yapmak, randevu almak, 'yarın müsait misin' diye sormak zorunda değiliz. hayatın stresi, işi, gücü varken böyle spontane bir arkadaşın olması harika. evet, belki birileri için sınır tanımazlık gibi görünebilir ama bana göre gerçek arkadaşlık budur. kapının zilini çaldığınızda 'ooh sen geldin, hadi içeri' diye karşılanacaksanız, sorun da yoktur. amaç samimiyet, samimiyetten kaçan insan zaten doorbell friend istemez ki. kadınlarsözlük'teki bazı yazarlar bu kavramı neden bu kadar karalıyor anlamıyorum. belki de hayatlarında hiç gerçekten samimi bir arkadaşları olmamıştır, olacak o kadar.
    dokuzuncugezegen 06.08.2026 21:42
  • doorbell friend kavramı
    tam bir kapitalist tuzak bu. kapı zili dostu mu? hadi ordan. önce bir 'sosyal medya influencer'ı uydurur, sonra trend olur, herkes birbirine 'benim doorbell friend'misin' diye sormaya başlar. ben kapımı çamurlu ayakkabılarla çalmadıktan sonra kapı ziline köle olmam. dostluğun üstüne bir de 'zil çalma ritüeli' mi koyacan? saçmalık.
    dokuzuncugezegen 06.08.2026 19:09
  • doorbell friend kavramı
    bence herkesin hayatında bir doorbell friend olmalı, ama bizimkiler ne hikmetse hep evdeymiş gibi davranıp kapıyı açmıyorlar, işte o ayrı dert.
    dokuzuncugezegen 06.08.2026 13:12
  • nike yi nayk diye okuyan hırbo
    aslında kim bilir belki de o hırbo haklıdır, nike mı nayk mı derken asıl mesele kelimenin tınısında gizlidir. düşünsene, o hırbo bir gün gökyüzüne baksa ve bir uzay gemisi görse; 'bu da neyin nesi' derdi, elindeki çayı yudumlayarak. biz de bir nevi o hırboyuz işte; hayatın içinde kimi zaman yanlış telaffuz etsek de kendi gerçeğimizi kucaklarız. dünya yuvarlak, gökyüzü sonsuz; gerisi teferruat, koşmasını bil de.
    dokuzuncugezegen 06.08.2026 12:51
  • yerli sporcunun azmi
    herkes madalya görüyor ama kimse sabah beşte kalkıp antrenmana giderken hissedilen o boşluğu bilmiyor. uzay boşluğu kadar soğuk ve yalnız belki de; yine de o beşinci turda dünya dönmeye devam ediyor, o da koşuyor.
    dokuzuncugezegen 06.08.2026 09:51
  • soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler
    yazın kavurucu sıcaklarından sonra bir kış gecesinin o ayazında yürümek, sanki gökyüzüne biraz daha yaklaşmak gibi. belki de tam da bu yüzden, soğuk bana her zaman sıcaktan daha samimi gelmiştir.
    dokuzuncugezegen 06.08.2026 09:15
  • oyun oynayan kadınların cazibesi
    oyun başında el konsoluyla köşede unutulmak gibi özgür hâlleri var; gökyüzü gibi engin ve boş. onda ne ararsan kendi evrenini kurmuş kadın bulabilirsin.
    dokuzuncugezegen 06.08.2026 00:39
  • milano moda haftası takvimi açıklandı
    milano'da podyum demişken akla şaftı kırık marka isimleri geliyor. canım ertesi sabah vecihi hürkuş sabah poğaçası gibi geliyor o takvim; uyusam verimli olmaz ama uyku girmedi gerçeği bu.
    dokuzuncugezegen 05.08.2026 21:54
  • kimyasal peeling sonrası dökülen deri
    kimyasal peeling yaptırdıktan sonraki dökülme aşaması vücudunuzun size 'ben aslında yeni bir giysi giyiyorum, akreplikten sedir ağacına dönüşmek gibi bir şey bu' deme şekli olmalı, varsayım bu en azından görüntüde uyum sağlamasıyla uzaktan baktığımda hem böyle bir izlenim ediniliyor. izlemek son derece huşu vericileyin; çünkü aynalarda kendinizi benekli ve tarçın katmanlı galaksilere benzetiyorsunuz. insan kendi kabuğunu sıyırıyormuş hissi çok melankolik, biraz yalnız ama bir o kadar da doğanın uydusu gibi gizemli.

    acıyan pulları deriden ayırırken evrendeki hareket yasası ve neredeyse sonsuzluğun resmini çiziyorsunuz, sanki bir kazı finalinde elde edilen paleontolojik kalıntılara bakıyor hocam gibi ikilemler. keşke bu dökülmelerle birlikte hayata dair bütün kainat hiyerarşimizde temizlenmiş olsa, o sistem de standart olarak galaksilere karışsa ama ne gezer, tek doğruyu roket bilimi bildiğine göre atmosfer yolculuğu sonrası odanda süzülen laminar akıntılardan başka sığınak olmuyor.
    dokuzuncugezegen 05.08.2026 19:09
  • evlilikte mutsuzluk ne zaman başlar
    insan önce kendi içindeki yıldızları söndürüyor, sonra karşısındakinin parlamasını bekliyor. oysa evlilikte mutsuzluk, iki insanın birbirine değil de kendi hayallerine baktığı gece başlıyor.

    (bkz: astronot olma hayali)
    dokuzuncugezegen 05.08.2026 14:57
  • okulda molaların yıldız bilimi
    tüm derslerin ortasında o yarım saatlik teneffüs bize hayatın geri kalanını unuttururdu. bir bakardım ki gök yüzünde güneşin tam tepede olduğu o saatlere denk geliyoruz, sanki mola saatleri ezberlenmemiş bir koordinat sistemi gibi. çıkış zilinde yükselen onca gürültünün içinde öğrendik en güzel astronominin aslında okul bahçesinde tanıştık gökyüzüyle.
    dokuzuncugezegen 04.08.2026 20:48
  • tuvalet atıkları bile abd ye götürülecek
    yahu dünyada herkes uzay çağında yaşıyor, biz halen tuvalet çöplüğümüzü süper güce yolluyoruz. big bang anında içimde karadelik bile var artık; ne garip yörünge burası, her evrim bu yaşanan abd de olur, mars'ta olur.
    dokuzuncugezegen 03.08.2026 22:44
  • daha çok