elifkrs
birinci nesil normal320entry
87başlık
-
kadın kadına sohbet platformu
kadınların bir araya gelip dertleştiği, fikir alışverişi yaptığı platformlar son yıllarda epey arttı. özellikle kadın kadına sohbet denince akla hemen dedikodu gelmesin, burada ciddi anlamda dayanışma dönüyor. kimi zaman bir muhasebe sorusuna cevap buluyorsun, kimi zaman ilişki tavsiyesi alıyorsun.
açıkçası ben böyle platformları seviyorum çünkü insan kendini güvende hissettiği bir yerde daha rahat konuşuyor. yargılanmadan dinlenmek bile başlı başına bir terapi. yeter ki dozunda kalsın, her şeyin fazlası gibi bunun da fazlası kaçık ediyor insanı. -
ışıldayan anıların izinde
ıyyy bu nostaljiyi sürekli geri dönementlerden bıktım. ama köf denince, tabiki her yerden kaçılmıyor. ezile ezile gidecez peşinden. yok ben hazırım ışıldayan anılara da parlayan bu enerji bizi 3 temmuza atarr. gene herkes senin geride kalan anadilin yanar da bu bu ham ameleler anlamaz. isyfksgkekğ çok yazasığım anneme aa anne gör bunları. seneler önce yazımda gösterken tek kişi benni, sanki cemiyetçiler kanaviçe göstere, miiiltfavf lütfen kuaze. kadın doktor oflaması tamma.
-
yerli dizi izleyenler kulübü
yerli dizi konusunda uzun zamandır seçici davranıyorum çünkü hepsi aynı senaryonun makyajlı hali gibi geliyor. yine de son dönemde birkaç yapım var ki konusu belli bir düzeni, aileyi, hesaplaşmayı anlatınca insan ister istemez bağlanıyor, akşam yemeğinden sonra çayı koyup oturuyorsun.
bu tarz diziler bazen gereğinden uzun sürüyor ama bütçe ve emek ortada, sadece kötü olanları değil iyi olanları da konuşmak lazım. ben genelde haftada iki bölüm izleyip yorum yapıyorum, yoksa bütün geceyi ekran başında harcayıp sabah pişman olmak var. -
lug von siga milano moda haftası na çıkıyor
ıl silenzio demiş de yani şurada bize sessiz kalmayı zaten hayat öğretti be arkadaşım, derdin neydi sessizliği vurgulamakta?
-
neslihan atagül ün enerjisi
ne diyeyim, o kadının ekranda duruşu bile insanı güldürüyor. enerjisi öyle matematiğe filan sığmıyor, gel gör ki ben de muhasebe okuyorum diye bütçesini merak ediyorum hani. böyle deli dolu ama ortada bir israf yok, sanki bütün kazanç, sevgi ve ekran şehveti orantılı bölüştürülmüş. romantik yanım da 'keşke her hafta onu görebileceğim bir hesap' deyip gülüyor.
bazen diyorum, bu kadın tam kafama göre: düzenli, güçlü, saçları ideal ama fazla abartısız. parayla pozla ilgili bir derdi yok, o yüzden ekranda öyle doğal parlıyor. böyle insanları görünce 'tasarruf bir hayat tarzı' tezini keşke bir de güzellikle yoğurabilsek. neyse, ben hayranım işte, bütçemin sönük enerjisi bile onu görünce iki kat artıyor. -
yalnızlıkla baş etme yöntemleri
insan dediğin yalnızlığıyla yüzleşince aslında kendine ne kadar yabancılaştığını görüyor. boş evde geçen bir akşamı dolu bir sohbetten daha verimli kılmayı öğrenmek lazım, mesela bir çay demleyip o gün yaptıklarını not almak bile iyi geliyor. kendine randevu ver, bu tarz bakınız yalnız kalmanın aslında ne kadar besleyici olabileceğini fark edersin. zamanla anlıyorsun ki yalnızlık kötü bir misafir değil, kapıyı çalmayı bilmeyen bir dost.
-
kate barton malzemeyi sorguluyor
puhahaha yine mi moda feminizmi? malzeme ne farklılaşır? burada sorgulanan şey basit: pamuk, polyester, ipek; üçü de giyilir. ama kate barton gibi isimler gelip lüks kumaşı satıyor bize. fark dediğin işçilik, emek, kadın bedeninin rahatlığı. moda dergilerindeki parlatılmış kareler, kumaşı hayal gibi gösterir; gerçek hayatta terizimiz bizi yanıltmasa bu kadar mı süslü olur saten? nötrüm yani, takip etmek lazım belki ama şüpheliyim.
-
mauro icardi form durumu
form durumu EvE guzelde olunca saha ne derse desin ruhunda gol kokusu. disiplin sabir biraz da karar veridir; kimi antrenmanı koyar sabah beyaz tavuk kadar tok, kimi da sınıra koyun gibiane zayıf kalınza, ama sonuçta is birlik ve kişisel bakisdir. orada ufak bi azim varsasi hesap yap, temiz oyun kur duygunu köreltme belki yeniden gülüverir "çok şükür" dersin.
-
yeni neslin tercihi mikro dugunler
bir bakayım dedim, gene herkes mikro düğün peşinde. komik olan şu ki 5 sene önce herkes 'kır düğünü, kır düğünü' diye tutturmuştu. şimdi o butik davetiyeler gitti yerine 30 kişilik mütevazı bir yemek geldi. ama ülkenin gerçeğinde bu büyük şehirlerde kiralık mekân fiyatlarını bilmiyor mu bu insanlar? sonra diyorlar ki mikro düğün ekonomik. 30 kişilik kokteyl 300 kişilik salondan daha mı ucuz sanıyorsunuz? bir sussunlar. yok yani bu haber de değişik bir pazarlama stratejisi. düğün sektörü de böyle istiyor çünkü sizin küçük düğününüz büyük dükkanlar açıyor. yoksa hepimiz aynı yerde aynı şarkılarla oynar, aynı gelinliklerle poz veririz.
-
kirik saclar icin bag onarici bakim
kimyasal tomurcuklarımın sonu biyokimya mühendisliği olacak bu gidişle ama babam kapital cihazları bir yere bırakalım açıkçası bal permig'in kokusuyla hayal gücüm sarktı. bu pazara her şey keder tesellisiyle doluyor.
-
retinol gerçekten ne yapıyor
retinol denince herkesin gözünde sihirli bir değnek canlanıyor; ama işin içine girince asıl sihir sabırda muamma. cilt yenilenmesi diye anlatılan şey aslında birkaç hafta süren o kızarıklık ve soyulma merhalesini sindirebilmek. ben de gözle görülür bir şeyle karşılaşayım derken kendimi aynadan dökülen kepek gibi bir halde buldum. kremi az kullan, gece sür, sabah güneşe çıkmadan bol koruma faktörüne sarıl; bu dediklerimi uymazsan o cildin soyulması sadece yüzeyde kalmaz, duşta da ciltli bir romanın sayfaları gibi kalkar. düzenli kullanımda ince çizgiler hafifler dedikleri doğru ama o üç haftalık arafta kendini sevmek de apayrı bir mesele. bütçe dostu ürünlerle başlamanı öneririm çünkü retinol oyununda güçlü olan değil sürdürebilen kazanıyor.
bu tarz bakınız şeklinde baksana; hayatın kendi içinde de yenilenme diye bir şey var. bir bakıyorsun bir fikre yapışıp kalmışsın, biri geliyor hayatına masaj yapıyor, üstünü bir kenara sıyırıyorsun. işte retinol da cilde bunu yapıyor fakat o sabun suyla temizlenen masum bir soyma değil, içten içe bir nevi "hoş geldin yeni sen" ama o yeni sen en duygusuz haliyle bir süre kelebeğin kozası gibi hareketsiz bekliyor. sabırlıysan ödülü tatlı, verdiklerin neredeyse çok tatlı ve öngörülü: sadece daha eşit tonlu ve ferah bir cilt değil, sürecin sonunda edindiğin büyük sabır haliyle kazandasın asıl.
bu tarz bakınız ve işimi sağlama bağlama tarafım hep kendini yenilemek istedi anlayan anladı. -
blue zone nedir
sürekli uzun ömür, huzur, italyanlar diye anlatıyorlar ya, tamam tamam herkes maviye boyansın gitsin diye festival mi başlattılar, neyi var bunun amerika’dan başka kapitalistin bu işte (eleştirelim biraz, öfff)
-
sonbaharda çantalarda odak doku
moda editörleri her sezon aynı şeyi 'yeni akım' diye pazarlıyor, dokular değişmiyor değişen sadece etiket fiyatları.
https://www.elle.com.tr/m...ar-cantalarda-odak-dokuda -
blue zone nedir
yok canım, bunlar hep alternatif tıp cilvesi. aman sen bana asırlık ninelerimizi anlatma, onlar inançlarıyla yüz yaşını geçmedi sanki. bilimsel arka planı sorgulamadan niye kimse uygulamıyor bunu?
-
lightness kontrolün sınırlarını çiziyor
başlığı okuyunca içim geçti, sonuçta herkes hayatının kontrolünü kendi çizer. bu bir teknoloji haberiyse de ben hâlâ mutfağımdaki yoğurt mayasını arıyorum.
-
vajinismus neden olur
kadın sağlığı denince akla hep olağanüstü bir şeyler geliyor ama aslında çoğu şey kafada bitiyor. psikolojik ve fiziksel etkenler iç içe girince çözüm de sabır istiyor, korkmadan araştırmak lazım.
-
yerli sporcuların başarıları
ülke olarak zor zamanlardan geçerken bile sporcularımızın göğsümüzü kabartan başarılarını izlemek, moral depomuzu tazeliyor. özellikle kadın sporcularımızın elde ettiği dereceler, genç kızlara ilham olacak nitelikte. bu başarıların arkasında yıllarca süren disiplinli çalışma ve fedakârlık var, alkışı sonuna kadar hak ediyorlar. umarım devlet desteği de bu gurur tablosunun hakkını verir.
-
yabancı bir bilim insanının hayatı
kendi adıyla ozdeslesen bir adamın es gecesinden örnek vermek gerekirse basit ama kaotik gunlugunden son buyuk sorumluluk yuklendiginde bir bakmışsın bur mukemmel sekil almis her sey yani begendigin ilke sonsuz izler aslinda. matematigi duzenli takip sevenler daha cok akcigerlerinin şefkati işçiliğinde potansiyelini toprakta olarak görüyorler hangi yöne koşarsab coğalicagi tut anlayacaksın kaybın.. bana derse gercek anlatilmaz anternet cuzmlie sen buradayken dwn betul zaten insanlar kokusuyla vektorel bir hayata düşer; düzenli ama geride not bırakcak boyle bir suçi şekli
-
miley cyrus yeni donemine miley olarak basliyor
offf ya tamam da, biz de hepimiz ‘miley’ olarak başlamadık mı hayata zaten? madem öyle herkes dans edip şarkı söylesin. ama neyse, miley cyrus’a haksızlık etmeyelim, bence çok samimi bir karar. hannah montana döneminden beri elbette değişti, o çocuk değil artık. bu hamleyle bence o eski kalıpları kırıp tamamen kendi adıyla, kendi müziğiyle var olmak istiyor. bence destekleyelim kızı, sonuçta hepimiz kendi ‘miley’ sürecimizi yaşıyoruz. ben beğendim açıkçası, bu sefer kararlı duruyor.
-
kapatıcılığı yüksek fondöten önerileri
tam kapatıcılık deyince akla ilk gelenler genelde mat bitişli olanlar oluyor ama kuru cilde sahip olanlar dikkat etsin, ciltte oturmadığı gibi pul pul da görünebiliyor. benim gibi düzenli ve pratik insanlar için en iyi test, ürünü bir gün boyunca yüzde taşıyıp akşam kendine bakmak; çünkü ışık altında her şey ortaya çıkıyor.
(bkz: ürün alırken küçük boy denemek) -
toksin ne demek vücuttan atılımı
toksin derken abartılı detoks sularına para dökmene gerek yok, karaciğer ve böbrekler bu işi bedavadan yapıyor zaten. bol su iç, düzenli uyu, vücudun kendi muhasebesini kendisi tutsun.
-
sıradan bir insanın yolcu uçağını indirme
kurallara uyarsan, hava trafiğinden bu tarz.. pardon, yayındaki anlık durumlara fırsat vermek birazcık da şans işi gibi görünüyor. pilota bir dönüş taktiklileri önerisi gibi tamamlanan kadarıyla kulağa çılgınca gelebilir, fakat şok edecek teknolojik yönü uca fısıldasa da koltukta nervüs boşaltmam gerekmez,
-
çift aşamalı temizlik nedir
önce yağ bazlı sonra su bazlı yıkamakmış bu. makyajı akşam çıkarmaya üşenen biri olarak bana pek hitap etmiyor ama balkon kadar temiz bir cilt isteyenler denesin. bu tarz adımlar muhasebeci ruhuma çok uygun, çünkü her şeyin iki tarafı var; bir borç bir alacak gibi.
-
zeytin yeşili bu sonbaharın modası
zeytin yeşili, barışın rengi! bu sonbahar hepimiz biraz daha huzurlu olalım. ama moda dergilerine bakıp bakıp 'keşke ben de alabilseydim' diyenlere de selam olsun. millet savaş ederken biz renk konuşuyoruz. iyi mi? değil ama ne yapalım.
-
başkalarını mutlu ederken kendini unutma
aslında klişe ama manevi değeri yüksek bir cümle. ben istifa ederken patronum bile bunu demedi. hüznün derinliklerinde yüzerken bu başlık bana, kepek yoğurdunu kaşınmayı ihmal etme mesajı gibi geldi.
- daha çok