• bugün (213)
  1. flörtün ilk birkaç buluşmasında o meşhur sessizlik anı gelip çattığında herkes aynı şeyi yaşıyor aslında. karşındaki insanla ortak nokta bulmak zor sanılıyor ama pratikte işler çok daha basit ilerliyor. şöyle ki; soru sormak yerine günlük hayattan basit tespitler yapmak sessizliği bozmanın en doğal yolu. mesela orada gördüğün tuhaf bir detay veyahut az önce yediğin yemeğin tadı hakkında yapılan kısa bir yorum bile karşı tarafın rahatlamasını sağlıyor. esas önemli olan şey; sürekli kendini anlatmak yerine karşındakini dinleyebilmek. insanlar kendilerini ifade edebildikleri ortamlarda çok daha akıcı konuşuyor çünkü. hazırlıklı gitmek de aslında bir seçenek; hafta sonu izlediğin bir dizi, yeni çıkan bir film ya da dikkatini çeken bir haber iyi birer açılış malzemesi olabilir. ama dikkat; fazla hazırlıklı konuşmak sunum yapar gibi hissettiriyor, o da ayrı soğukluk yaratıyor.

    ne bileyim, soru cevap şeklinde değil de doğal sohbet akışında ilerleyenin çok daha keyifli olduğunu düşünüyorum. tatil planları, favori yemek, hatta trafikte yaşanan saçma bir an bile işin içine kahkaha girince bambaşka bir boyuta taşınıyor. esasında mesele maddeler halinde konu başlıkları ezberlemek değil, olduğun yerde bulunmak ve keyif almaya çalışmak. akışına bıraktığında bir anda saatlerin nasıl geçtiğini bile anlamıyorsun.

    (bkz: muhabbetin sırrı)