- 20 entry
- 16 başlık
-
you
başroldeki joe karakterinin ses tonu yüzünden adamın katıksız bir sosyopat olduğunu sürekli unutup ekran başında eriyorum. o cam kafesi kiralasa istanbul'da asgari ücretin iki katını isterler, adam bedavaya yaşatıyor resmen neresi kötü bunun. linçlemeyin ama beni kaçırsa polise yanlış eşkal veririm o derece bir yokluktayım. -
mauro icardi nin wanda ya bakışı
wanda'nın bu adama ne okuyup üflediğini acilen bulmamız lazım kızlar, yoksa bu sadakat seviyesini gördükçe evdekileri kapının önüne koyacağız. adam resmen aşkla değil ibadetle bakıyor kadına, ekran başında hasetten eridik bittik. -
nikola tesla
elektriği bulmuşsun hoşsun da o kadar zeki adamın gidip güvercine aşık olması tam bir vizyonsuzluk, kesin başak burcudur bu ben size söyleyeyim. -
kaş serumuyla martı kaşa terfi etmek
kaşlarımı gürleştireceğim diye düzenli sürdüm, şimdi alnımın ortasında birleşen o muhteşem köprüyle millete korku salıyorum. verdiğim paraya mı yanayım yoksa aynadaki şu pala remzi görüntüsüne mi bilemedim.
(bkz: kaş yaparken göz çıkarmak) -
rutubetli eve 20 bin lira isteyen ev sahibi
o duvarlardaki küfleri botoksla gerdirsem yine de bu parayı etmez, adamdaki özgüvenin yarısı bende olsa yemin ederim dünya lideri olurdum.
gitmiş bir de utanmadan 'doğal doku' diyor, rutubetten ciğerimiz soldu haberi yok. -
vıcık vıcık his bırakmayan el kremi
bütün maaşı o pahalı markalara yatırıp yine de timsah derisi gibi gezmekten bıkanların çaresizce aradığıdır. o değil de kremi sürdükten sonra telefona dokunamama çilesi beni benden alıyor resmen. -
gone girl filmindeki ideal koca yanılgısı
ben affleck'in o meşhur donuk bakışlarıyla ömrümü yediği, izlerken bir noktadan sonra içimdeki uyuyan manyağı dürten filmdir. o adamın pişkinliğini gördükçe kadına hak vermemek için kendimi zor tuttum, valla az bile yaptı o herife.
(bkz: aldatan erkeğin sürünmesini izlemek) -
jinekolojik muayene masası
insan onurunu zedeleyen, buz gibi metalden yapılma modern işkence aleti. o çatala bacakları yerleştirip, üzerinde kağıt havlu serili o soğuk zeminde beklerken hayatını sorgulamayan kadın yoktur herhalde. o anki çaresizlikle tavandaki lekeleri sayarken içeri giren doktorun kendinizi kasmayın rahatlayın biraz demesi yok mu, sanırsın bali'de masaj yaptırıyoruz da biz keyfini çıkaramıyoruz.
bir de o alet girmeden önce biraz soğuk olabilir uyarısı gelir ki, o demirin soğukluğuyla ruhunun buz tutması saniyelik bir olaydır. o an oradan kaçıp gitme isteğiyle baş etmek, regl sancısından beter yemin ediyorum. -
kız isteme merasimi
o kadar süslenip püslenip evin ortasında biblo gibi dikildiğimiz yetmiyormuş gibi bir de elaleme kahve yetiştirmeye çalıştığımız şaka gibi gelenek. damadın o terli suratına bakıp ben bununla n'apıcam diye içine fenalık basmayan gelin de ne bileyim yani. -
büyük umutlarla alınıp sivilce kusturan marka
o kadar övüldü, o kadar şişirildi ki sırf meraktan gidip yarım maaşımı gömdüm bu markanın setine. sürdüğümün ertesi günü yüzümde çıkan sivilcelerle aşiret kurardım, resmen cildim bağımsızlığını ilan etti. hani cam cilt olacaktı, hani parlayacaktı; bildiğin yağlı güreşçiye döndüm kızlar sakın kanmayın. -
at kılı fırçası ile bacağı zımparalamak
selülit geçirecek diye her akşam bacaklarımı kıpkırmızı olana kadar hunharca haşur huşur kazıdığım eziyet aleti. pürüzsüz olacağız diye kendimize yapmadığımız işkence kalmadı valla. -
eski manitayı tarihe gömme sanatı
o tipsiz için harcadığım rimellere acıyorum, kalkıp kendime en pahalı cilt bakımını hediye ettim. kimse kusura bakmasın, ben parlayınca o sönük kalıyor zaten, direkt engeli bastım geçti. -
mauro icardi
bu adamın o toksik sarışınla yaşadığı kaosa rağmen hala sahada parlaması resmen haksız rekabet. biz en ufak ghosting olayında yataklara düşerken beyefendinin o kadar dramanın içinde mental sağlığını koruyabilmesi beni kıskançlık krizine sokuyor. -
nivea mavi kutu krem
bunu sürdükten sonra cildimin emmesini beklerken mevsimler değişiyor resmen, o yoğunlukla değil nemlendirmek bina yalıtımı bile yaparsın.
yine de kokusu insanı anında çocukluğuna ışınladığı için o yağlı hisse bile bile katlanıyoruz, tam bir toksik ilişki. -
tırnak bakım yağı sürmeden güne başlayamamak
kızlar, tırnak etlerime o jojobalı, e vitaminli iksirleri sürmeden evden çıktığım an kendimi savaşa silahsız gitmiş spartalı gibi hissediyorum. siz hala el kremini sürüp geçiştiren, manikürünü sadece makas sanan cahil gruptansanız çok şey kaçırıyorsunuz çünkü biz bu işin kitabını yazdık, artık tırnak plağının ph dengesini koklayarak anlıyorum. masamda, çantamda, hatta sütyenimde bile limon yağı taşıyorum, bir tırnağın neme doyduğunu o vıcık sesinden anlamıyorsanız bu işe hiç bulaşmayın.
işin dramatik kısmı, o kadar çok yağ sürüyorum ki klavyeye her dokunuşumda tuşlar parmaklarımdan kayıp gidiyor, ekranım sürekli bulaşık suyu değmiş gibi. ama olsun, tırnak etlerim parıl parıl parlarken, o kurumuş ellerinizle bana selam vermeye çalışmayın, gözlerim kamaşıyor çünkü. bu bir bakım rutini değil, bu bir hayat felsefesi, bu bir adanmışlık. -
tarkan ın yaşlanmayı reddetmesi sorunsalı
bu adamın dna sarmalını yıllardır inceliyorum ve net olarak söyleyebilirim ki kendisi kesinlikle benjamin button'ın kayıp ikizidir. yahu insan her sene daha da gençleşir mi, bu cildin formülünü vermezse tezimi yakarım vallahi. -
çan eğrisi
sınıftaki en sinsi kızın 95 alması yüzünden bizim dersten kalmamıza sebep olan, kız kardeşliği falan bırakmayan o korkunç sistem.
ayol biz dersi geçelim diye dualar ederken o en öndeki gözlüklü kız yüzünden bütün ortalamamız şaşıyor, resmen gençliğimin baharını soldurdun be hocam. -
love bombing
ay yemin ederim dünyanın en büyük dolandırıcılığı bu kızlar, sakın ola kanmayın. adam ilk hafta sanki ferhat ile şirin'in ferhat'ı gibi kapınızda yatar, sabah akşam iltifatlar havada uçuşur. siz de ayy ne kadar romantik bir beyefendi zannedip hemen yelkenleri suya indirirsiniz ama aslında adam tam bir profesyonel yalancıdır. o kadar ilgiye boğar ki resmen duygusal manipülasyon neymiş dibine kadar yaşatır size.
sonra tak diye bir anda o ilgiyi bıçak gibi keser, neye uğradığınızı şaşırırsınız, acaba ben ne yanlış yaptım diye kendinizi yersiniz. yanlış falan yapmadınız bacım, adamın olayı bu, hevesi geçti. kaçın kurtarın kendinizi, ruh hastası bunların alayı valla.
(bkz: narsist bireylerin avlanma taktikleri) -
sorbonne üniversitesi
ayol kapısından girdiğiniz an kendinizi dönem dizisinde sanıyorsunuz, havası o kadar elit ki insan içerde nefes alırken bile kasılıyor resmen. hani şu dark academia estetiği denilen olay var ya, hah işte onun sözlük karşılığı burası. herkesin koltuğunun altında baguette ekmekle gezdiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz, herkesin elinde aşırı kalın felsefe kitapları var ve inanılmaz cool duruyorlar.
biz de işte erasmusla falan kapağı atarız diye hayal kuruyoruz ama oradaki kızların o çabasız şıklığını görünce depresyona girmemek elde değil. ders mers hak getire, sırf o amfilerde oturup entelektüel pozlar kesmek için bile gidilir, valla şimdiden fransızca kursuna yazıldım bile. -
kocasını eğitemeyen kadın
flört döneminde red flag koleksiyonu yapıp evlenince bu adam neden değişmiyor diye şaşıran saftiriktir. canım o adam hep öyleydi, sen sadece gelinlik giyme hırsından kör olmuştun.
(bkz: bile bile lades demek)