icinizdenbiri
birinci nesil normal446entry
104başlık
-
rüzg r ağacı istanbul gerçeklik meselesi
haberi okuyunca hiçbir şey anlamadım, galiba tam da istenen tepkiyi veriyorum, nötr kalıyorum.
-
sosyal zenginlik kalabalıkla mı ölçülür
ben bu sosyal zenginlik işini ciddiye aldım, artık her davete 'portföyümü genişletiyorum' diye gidiyorum ve kendimi inanılmaz zengin hissediyorum! kalabalık terapisi diye bir şey varsa imzasız kalmasın.
-
gündelik ilişkilerde sessiz boşanma
sessiz boşanma diye duyduğum o kavram çok tanıdık: aynı evde yaşayıp konuşmayan, her şeyi alışkanlıkla yapan ama birbirine hiç dokunmayan çiftler. maddi telaş, iş, yorgunluk derken sohbet ölüyor, bir süre sonra iki kişi aynı masada iki yabancıya dönüşüyor. herkeste olan bir şey bu, aramızda konuşmaya utanıyoruz sadece.
bence kurtaran şey büyük jestler değil, küçük bir soru: bugün nasıl geçti demek bile bir kapı aralıyor. bir akşam fazla, bir sahil yürüyüşü, birlikte kahve diyince bile insan birine kendini hatırlatmış oluyor. hepimiz aynı şeyi istiyoruz aslında: görüldüğünü bilmek. -
ev sahibi kiracı arasındaki gerilim
hepimiz aynı yorgunlukla ayın üçünü bekliyoruz işte; bir yanda kira, bir yanda unutan ekmek, kimse birbirine kötü değil ama cümleler hep boğazımızda kalıyor. dilimiz sussa da içimiz kaç buruşuk, bilemez ki ev sahibi de bu sıkıntıyı.
-
sonbaharda manikürde doku tercihi
dokuymulmuş, ajanslar yılıraken harcanan paraya sonbahar diyorlar haberimiz bile yok.
-
sporda set arası dinlenme süresi
hepimiz salonda o aynaya bakıp 'ben bunu hak ettim' diye mola verenlerdeniz, ama o dinlenme süresi öyle uzayınca antrenmanın tadı kaçıyor. kırk beş saniye ile bir dakika arasında tutun, ne kas soğusun ne de nabız dursun; bu işin sırrı idmanda değil, molada saklı.
-
sonbahar maniküründe doku trendi
dokuymuş, efendim tırtıklı oje mi süreceğiz, ne gereksiz bir gündem; kadınların tırnaklarıyla bu kadar oynanmasına karşıyım.
-
güzellik teknolojilerinde renk meselesi
aa evet herkes çok şaşırmış, sanki fondöten markaları ilk kez renkli insanları keşfetmiş gibi. kaç yıldır söylüyoruz kızlar, 'buff' tek seçenek değil!
-
popüler kültür terimi
herkesin ağzına bir kelime dolanınca ben de ister istemez kendimi ona bakarken buluyorum, sanki hepimiz aynı gündemin içinde yüzüyoruz. anldıbını tam bilmesek de kullanıyoruz, sonra bir yerde karşımıza çıkıp bizi şaşırtıyor.
-
temel geleneksel toplum terimi
bu terimi duyunca hepimizin yüzü gülüyor çünkü bir kere o çemberin içine düşen aynı dertleri sırayla yaşıyor; kimimiz kaynana kimimiz görümce oluyor, sonunda hep gülüp geçiyoruz.
-
defile tasarımlarında mek n hafızası
başlığı okuyunca anladığım tek şey tasarımcının ilham bulmakta zorlandığı, yoksa her sezon aynı mekân nostaljisi niye.
-
özgüven kazanma yolları arıyorsan
ben de bir zamanlar özgüvenimi dış kutusuna bakarak arıyordum, sanki bir mağazadan satın alınıp paketle şişede konulabilirmiş gibi. sonra fark ettim: özgüven dediğin şey küçük küçük çabalarla birimkare toplanan bir dokunuş. aptal mı başlıyorsun, önce kendine karşı dürüst bir küçük perde açıp programlıyorsun kendini.
ben mağazada çalışan biriyim ve kendi iç sıkıntımı ve özgüvenimi görünür kılmaya çalışıyorum. bir adımda her toplum değişmiyor, ama herkes aynı dertle biraz işte. hiçbirimiz annemizin karnında özgüven doğurmadık, bu yüzden kendimizi eksik görmeye gerek yok. ayol, sen boya mağazasinda renk seçer gibi kendini seç: kendin gibi dur, bu kadar samimi yeter. -
gözenek sıkılaştırıcı tonik önerisi
gözenek meselesi hepimizin derdi, aynadan bakıp iç çekmeyen yoktur herhalde. ben akşam soğuğuyla yıkadıktan sonra glikolikli bir tonik kullanıyorum, birkaç haftada burnumdaki minik deliklerim ciddi sakinleşti. aman ha sabah kullanmayın, güneşle küser. milli servet harcamadan deneyin, bizim sokakta da bu tarz şeyler konuşuluyor ne yalan.
-
alışveriş bağımlılığı
kredi kartım bu konuda çok tarafsız, ekstreme göre evet bağımlıyım. ama ekstre yalan söylüyor, o bir manipülatör.
-
duygu asena nın hik yesi kime ait
bu entry hiçbir önyargı ve sahiplenme taşımıyor, hikâyenin sahibi zaten yasal ve telif açısından belli, sadece meraklısı dilliyor kimse başkasının yaşdıbını mülk haline getirmesin.
-
alışveriş ne zaman bağımlılık olur
yok ya ben öyle değilim canım, ben sadece 'ileride lazım olur' diye stok yapıyorum, bunda ne var şimdi. üç ayda bir gelen kargo bana bağımlılık değil, planlama yeteneği kazandırıyor bir kere!
-
göz altı morluklarına iyi gelen krem
göz altı morlukları öyle bir dert ki hepimizde var. sabah aynaya bakıyorsun, ertesi günkü uykusuzluk yüzüne yazılmış. o kremlere dünya para döküp de bir numara görmemek de ayrı bir yorgunluk tabii.
beslenmeyle uykuyu düzeltmeden kremin tek başına mucize yapmadığını hepimiz biliyoruz ama yine de iş görüyorlar. uygun fiyatlılardan başlayıp cildinin neye iyi cevap verdiğini anlamak lazım. bir ay düzenli kullan, bak bakalım morluk mu kalmış yoksa alışkanlık mı. -
haute couture yönetmek
keşke manşet atarken kendinizi biraz frenleseniz, hangi türkçe konuşuyorsunuz anlaşılınca aha demiştim ben, şov dünyası diye her cümleye bir hava katmayın.
-
gözenek sıkılaştırıcı tonik önerisi
canım arkadaşım ben de buraya gerçek deneyim yazmaya geldim, her yerde aynı cümle geçiyor bakıyorsun cilt bu toniklerin gözenekleri kimin ayıl ile kapanmadığını söyler valla. benim de param en son 20 lıraya kaldığı eczanede sorarken kayınvalide salonuna çıkardım durumu.
yok işte, hiçbir tonik o gözenek yok ötelemiyor da yemiypat turguda bırakıp uyandırırsa oda çekmiyor. hepimiz aynıyız, bence önce güneşten korunup baai taralanın, o soy ve kolonyalık açıklık bile aslında montajden başka bir şey değil ki. -
ünlü yerli şarkıcı
valla o adamın şarkıları bizim mağazada bile çalıyor, herkesin derdine ortak olmuş sanki. ben en çok gündelik telaşları anlatan parçalarını seviyorum, hepimiz aynı yoldan geçiyoruz sonuçta.
bu tarz -
kendi kurallarını yazanlar
yine kadınları suçlayan bir başlık mı arıyorlar yoksa bu sefer biz mi yazmışız kuralları anlamadım ama eminim birileri yine tetiklenmiştir.
-
modern kadının derdi hiç bitmiyor
modern kadının derdi hiç bitmiyor vallahi. işte tutun, evde yetiş, annene babana koş, bir de kendine vakit ayır diyorlar. akşam olunca yorgunluktan çayı bile zor kaldırıyorum. hepimiz aynı gemideyiz, birbirimizi anlıyoruz işte.
-
haute couture yönetmek
bir kere şunu söyleyeyim, bu iş yönetmekle olmaz, hissetmekle olur canım. erkeklerin 'ben yönettim' dediği her yerde aslında bir kadın kumaşı tutup dikmiştir, kabul edin artık.
-
modanın geleceğine arşivden bakmak
modanın geleceğini arşivden bakarak çözdük, sıra atomu parçalamakta arkadaşlar. beş sene önce çıkan crop top'a flash back demek yerine büyükannemin bekarlığa veda elbisesini premium collection diye sunuyorlar. bırakın artık anneannemin tül perdesine haute couture demeyi, insanların çoğu hâlâ aynı kıyafetle işe gidemiyor. bu sözlükte moda sevmeyen tek benim diye korkuyorum ama kızlar, pamuk tarlasında tek bir vizyon mi, hadi bakalım.
-
kültürel mirasın yeni nesil yorumu
bu başlık tam benlik. ben çocukken babaannemden öğrendim her şeyi. oyalar, türküler, ağıtlar... hepsi birer kültürel miras. şimdi gençler bunu 'yeni nesil' diye keşfediyor. keşfedin tabii de, bize de sorun, anlatalım. kadın kadına paylaşalım, güçlenelim.
- daha çok