• bugün (120)
  1. köprüde geçirdiğim her üç saat, izmir'de kedilerle huzur içinde yaşadığım bir haftanın dengi aslında. korna sesleri eşliğinde derin düşüncelere dalıyorum: arabanın geri viteste bana dönmesini mi engellesem, yoksa komşu aracın sinyali görmeden direksiyon kırmasını zamanında fark etsem mi? böyle kaotik ama bir o kadar da 'kuralları ben koyarım' hissi var ya, işte kelimenin tam anlamıyla mesai.

    kazasız belasız trafiğin sonunda hissettiğin zafer ise ciddi ciddi maden işçilerinin sendikasına gönderme gibi. araçtan inip dışarı çıktığında bir kedinin telaşsız halini görüyoruz ama o da ne? rota yine derya deniz.

    (bkz: akşam trafiği şiiri)