• bugün (210)
  1. bir film izleriz, bazen sahneleri değil de hissettirdikleri kalır aklımızda. yabancı sinema dediğimiz şey işte tam olarak bu, bir coğrafyanın, bir kültürün ruhunu size fısıldaması. bazı filmler vardır, final jeneriği aktığında ekrana boş boş bakar ve aynı odada ama başka bir zamanda yaşarsınız bir süre. o an anlarsınız ki kader dediğiniz şey aslında bir filmin senaryosu gibi yazılmıştır çoktan; sadece izleyip akışına teslim olmak kalıyor bize. benim için en derininde iz bırakanlar hep kayıp ve özlem üzerine kurulu olanlar oldu; bir ayrılığın, bitmemiş bir cümlenin nelere mal olduğunu bir filmden sonra daha iyi anladım. hüzün dil evrensel değil mi, kalbimize hiçbir coğrafya işlemiyor çünkü? bu tarz filmler bizi kendimize yaklaştırıyor. (bkz: sinemanın bu hali)