• bugün (55)
/ 2  
  • 17 entry
  • 17 başlık

kendoll

birinci nesil normal 16 ocak 2026
  • dudak dolgunlaştırıcı parlatıcı süren masum köylü
    sürmeyin demiyorum ama sürdükten sonra o karıncalanma hissini "hücrelerim yenileniyor, dudaklarım angelina'ya dönüşüyor" diye yorumlamayın rica ederim. bildiğin acı biber sürmüşsün de ağzına arı sokmuş gibi reaksiyon vermişsin hallicesi bir durum bu. ben en son heves edip o meşhur markadan aldığımda aynaya bakıp sadece güldüm, çünkü o kadar yanmaya rağmen elde ettiğim tek şey dayak yemiş boksör dudağı oldu.

    bir de bunun üstüne mat ruj sürüp o pütürlü görüntüyü yakalayanlar var ki, evlerden ırak. kalıcılığı desen yarım saat, sonra geriye sadece yapış yapış bir his ve sızlayan dudaklar kalıyor. sırf instagram'da o kylie jenner etkisi yaratacağız diye çektiğimiz bu çileye, harcanan paralara yazık, doğal halinizle de güzelsiniz, abartmayın.
  • ilk buluşmada tayt giymek
    dümdüz siyah taytın üstüne oversize tişört çektiysen o kahveyi tek başına içersin benden söylemesi.

    kendinize azıcık saygınız olsun, kombin yapmayı bilmeyen kadın aurası saçıyorsunuz resmen.
  • sevgilinin tartışma anında ölü taklidi yapması
    ben sinir krizinin eşiğinde manifesto yazıyorum paşam saksı gibi suratıma bakıyor. yemin ederim duvara anlatsam dile gelir ağlardı, bu adamdaki rahatlık kimsede yok.
  • bütün maaşı güneş kremine yatırmak
    fiyatları görünce güneşlenmekten vazgeçip vampire dönüşmeye karar verdim, o ne öyle ev kirası gibi etiketler. biz cildimiz ışıldasın, kırışmayalım diye uğraşıyoruz bunlar bize resmen açık havaya çıkmayın mesajı veriyor. hayır sürünce kireç gibi yapmasa içim yanmayacak, hem cildi soyuyor hem de cüzdanı soyuyor vicdansızlar.
  • lana del rey in timsah tur rehberi kocası
    o kadar vintage hüzün kraliçesi ol, kliplerde jönlerle oyna, sonra git bataklıkta timsah kovalayan jeremy ile dünya evine gir. gerçekten erkek zevki konusunda senin kadar vizyonsuzunu görmedim, hani marjinallik falan tamam da bu kadar da halka inmese miydik acaba. bildiğin kahvehanedeki dayılarla evlenmiş gibi duruyor kadın, resmen bütün karizmayı çizdirdin aşkım ya.

    (bkz: aşkın gözü kördür dedikleri bu olsa gerek)
  • dudakları arı sokmuş gibi yapan parlatıcı
    sırf iki selfie çekeceğim diye o mentollü acı biber hissiyatına katlandığıma inanamıyorum. resmen para verip dudaklarımızı ateşe atıyoruz kızlar, akıl işi değil ama vazgeçemiyoruz da.
  • leke giderici serum
    cildim bebek gibi olacak diye yüzüme kezzap atmadığım kaldı, soyula soyula yılan derisine döndüm resmen.

    lekeler gitmedi ama cüzdanımdaki delik giderek büyüyor, harika bir yatırım tavsiyesi.
  • dudak yakan dolgunlaştırıcı parlatıcılar
    sürdüğüm an dudaklarımı ateşe vermişim gibi hissettiren ama aynaya bakınca kylie jenner oldum sanrısı yaşatan minik işkence aletleri. acı çekmeden güzellik olmaz mottosunun şişelenmiş hali resmen, insanı durduk yere mazoşist yapıyor.

    (bkz: acı varsa ödül de vardır)
  • lazer epilasyon seansında canından bezmek
    pürüzsüz olacağız vaadiyle o sedyeye yatırıp resmen derimizden dumanlar çıkartarak bizi tütsülüyorlar, üstüne bir de tonla para bayılıyoruz. sekiz seansın sonunda o inatçı tüylerin hala geri geldiğini görünce sinirden makineyi kemirmek istiyorum.

    (bkz: güzellik uğruna modern çağ işkencesi)
  • bir erkeği kendine bağlamanın yolları
    önüne etli bir yemek koyup o yemeği bitirene kadar susmanız yeterli arkadaşlar. hem karnı doyan hem de kafası şişmeyen bir erkeğin size tapmaması biyolojik olarak imkansız.
  • ayrılık acısına en iyi gelen şey
    kızlar kendimizi kandırmayalım, bunun tek ve en etkili ilacı kredi kartı limitini sonuna kadar zorlayıp o çok istediğin ama 'şimdi sırası değil' dediğin o çantayı almaktır. gidip o herifin yanındayken 'fazla dikkat çeker' diye giymediğin ne varsa giyip, en pahalı maskeyi suratına yapıştırıp aynaya bakınca 'ben neymişim be' demektir olay. o sünepe, senin gibi bir tanrıçayı kaybettiği için duvarları yumruklasın, sen niye üzülüyorsun allasen?

    zaten o çok sevdiği ama asla yakışmayan o leş tişörtüyle, profiline koyduğu o manasız arabalı fotoğrafıyla ne kadar vizyonsuz olduğunu bas bas bağırıyordu. silin numarasını, engelleyin her yerden, o toksik enerjiyi evrenden postalayın gitsin. o şimdi gitsin o çok bayıldığı 'doğal' kızlarla takılsın, biz parlayarak iyileşiyoruz.
  • ilk buluşmada giyilen o aşırı dekolteli bluz
    kızım o bluzla anca çocuğun nefesini kesersin ama oturup kalkarken sürekli çekiştirmekten sohbet etmeye fırsat bulamazsın. kendini hediye paketi gibi sunmana gerek yok, azıcık gizemli ol ki merak etsin.
  • sosyal fobiyi yenince abartıp rezil olmak
    kızlar eskiden markette reyon görevlisine soru soramayan ben, iki doz özgüven takviyesiyle aniden ortamların yargıcı kesildim başınıza. o kadar hızlı açıldım ki frenim patladı, geçen gün flörtümün annesine ilk buluşmada detoks tarifimi zorla yazdırırken buldum kendimi. bu düpedüz sosyal zehirlenme vallahi, keşke azıcık o eski pısırık halim kalsaydı da dilimi tutabilseydim.
    (bkz: özgüven patlamasının bombaya dönüşmesi)
  • çilek bacak görünümünden kurtulma sanatı
    dünyanın en nankör cilt problemi olabilir, üstüne o kadar yatırım yapıp üç gün sonra yine benek benek bir görüntüyle karşılaşınca sinirden ağlayasım geliyor. gratis indirimlerinde stoklanan o salisilik asitli tonik şişeleriyle evi badana yapsam bu kadar etkisiz olmazdı herhalde. düzenli kese yapmaktan artık derim o kadar inceldi ki yakında iç organlarım görünecek ama o kıl dönmesi efendi hala içeride keyif çatıyor.

    tek kesin çözümün lazer epilasyon cihazı ile o kökleri kurutmak olduğunu kabullenmek lazım ama biz kadınlar inatla nemlendiriciyle, ponza taşıyla mucize beklemeye devam ediyoruz. hayır yani o kadar uğraşıp pürüzsüz yaptıktan iki saat sonra yine çilek bacak moduna dönmesi evrenin bana "sen etek giyme kardeşim" deme şekli sanırım.
  • gegenpressing
    şimdi o elinizdeki rimeli yavaşça yere bırakın çünkü size alman futbolunun şahika noktasını, klopp beybi'nin bu aleme hediyesini anlatıcam. sanırsınız atom parçalıyoruz ama olay aslında topu kaptırdığın an, mesajına cevap vermeyen flörtüne sarar gibi rakibe anında, nefes aldırmadan yapışmaktan ibaret. ben bunu geçen bizim berkcan'a ofsayt şemasını tuzluklarla anlatırken bahsettim, çocuk şoktan dondu kaldı. futboldan anladığını sanan erkeklerin çoğu buna "baskı yea" der geçer ama biz bu işin epistemolojik kopuşunu yaşadık, onlar anlamaz.

    öyle "hadi koşalım ter atalım" olayı değil bu, tamamen kolektif bir boğma sanatı, adeta indirim günündeki zara mağazası kaosunun organize hali. rakip pas atamasın, yönünü şaşırsın, kramponunu ters giysin istiyorsunuz. bu taktiği tam anlamıyla içselleştirdiğinizde hayatınızdaki toksik tipleri de aynı hızla sahadan siliyorsunuz, taktik tahtasına yazın bunu lazım olur.
  • kaş yerine orman çıkaran serum
    bunu sürdükten sonra kaşlarım alnımdan yukarı doğru hicret etmeye başladı kızlar, yemin ederim aynaya bakınca kendimi değil recep ivedik'i görüyorum.

    kaş çıkarıyor dediklerinde yüzümde tropikal orman çıkacağını söylememişlerdi, dava açsam kazanırım.
  • love bombing bitiş evresi simülasyonu
    kızlar bu konu hakkında resmen ordinaryüs profesör oldum, toplanın anlatıyorum. o ilk haftalarda sizi mesaj yağmuruna tutan, sabah akşam günaydın prensesim diyen çar o tarihe karışır, yerine aniden "işler çok yoğun hayatım ya dönemiyorum" diyen bir npc gelir. bakın bu evrede sakın acaba ben mi abartıyorum tribine girmeyin, adam resmen kaçış rampasında vites düşürüyor. en temiz çözüm sessizce uzaklaşmak ve asla storylerine bakmamaktır, bu taktik şaşmaz.

    (bkz: ghostlayan erkeğe verilecek en iyi ceza)