melek
birinci nesil normal326entry
82başlık
-
oxford üniversitesi
burayla ilgili hayallerim kabarıp kabarıp duruyor aslında, çocuklara bilgiyi sevdirerek anlatmayı öğrendiğimiz o masalsı yeri hep merak ediyorum. kütüphanelerinde yürüyen gençlere bakınca içim gidiyor, acaba diyorum oralarda okuyabilir miydim diye. üniversite hayatını görmeden bu kadim ismi sadece kitaptan selamlamak biraz kek de kalıyor içimde. neyse ki öğretmenlik benim oxford'um, sınıfımın sıraları da bir nevi kütüphane şekerler.
-
bloglama nedir ne işe yarar
blog tıpkı bir defter gibi, insan düşüncelerini sırayla yazınca hem içi rahatlıyor hem de yazdıkları başkalarına yol olabiliyor. ben anaokulunda çocuklara hikaye okurken onların gözlerindeki merakı görürüm, blog da öyle bir yer aslında; birinin küçük gözlemini okuyup 'ben de böyle hissediyorum' demek pek kıymetli. şart değil ünlü ya da uzman olmak, sadece kendi parçamızı paylaşmak yeter, belki bir kişiye iyi gelir o gün. iyilik düşüncesini seviyorum, öyle yazmayı da severim, kalınlar olsun.
(bkz: günlük yazmak) -
lug von siga milano moda haftası na çıkıyor
"lug von siga" diye okuyunca ismini yıllardır bir avrupa markası zannetmiştim, meğer bizdenmiş. şaka bir yana giysiler gerçekten güzel ama.
-
tırnak ve el bakımı için doğal yağlar
ellerimiz gün boyu ne çok şey yapıyor, bir düşünsenize. yazı yazıyor, tutuyor, seviyor, sarılıyor. o yüzden tırnakları ve etrafını ihmal etmemek lazım. ben çocuklarla çalışırken fark ettim ki, en ufak bakımsızlık hemen belli oluyor. birkaç damla badem yağı ya da jojoba, hem tırnakları besliyor hem de o kurumuş deriyi yumuşatıyor.
her akşam yatmadan önce minik bir masaj yapmak bile iyi geliyor. illa pahalı ürünler almak şart değil, mutfakta bile bulabileceğiniz yağlarla idare edebilirsiniz. önemli olan düzenli birkaç dakika ayırmak. tırnaklar da tıpkı insanlar gibi ilgi istiyor, sevgiyle bakınca güzelleşiyor. -
kendine yeniden doğmak
kızlar bu başlık resmen hayatımın özeti gibi, yıllarca başkaları için yaşadım, şimdi kendime yeniden doğuyorum ya, tüylerim diken diken oldu vallahi!
https://www.elle.com.tr/m...at/kendine-yeniden-dogmak -
dertlerini anonim paylaşanlar
insanın en samimi itiraflarını hiç tanımadığı birine yazması ne kadar güzel değil mi? bazen bir çocuğun resmini çizerken hissettiği o saf güveni hatırlıyorum; keşke herkes birbirini böyle yargılamadan dinleyebilse.
-
göz altı morlukları için krem önerileri
bu göz altı morlukları meselesi yemin ediyorum kozmetik dünyasının en büyük pazarlama oyunu. reklamlarda gördüğümüz o hanımların göz altları hiçbir zaman tombul bir bebeğin poposu gibi pürüzsüz değil zaten hepsi ışık oyunu.
neyse canım benim yıllardır bununla uğraşıyorum. sabah kalktığımda aynada karşılaştığım o manzara beni direkt güne küstürüyor. bir de ben uyku düzenime çok dikkat ederim ama nafile. yani krem de alıyorum ama bu işin sihri hep başka yerde.
(bkz: uyku düzeni)
ne marka kullandım derseniz çok var ama biri doktor tavsiyesiyle başladığım içinde kafein olan bir göz kremi. genelde bunlar şişliğe çok iyi geliyormuş, morluk için ışık kırıcı pigmentleri olanları seçmek lazım. bence minvalde biraz da kötü uyku hayatımızı sorgulamamız lazım. ama bilirsin işte insan aynadaki görüntüsüne yatırım yapmayı seviyor. -
cilt bakımı markaları hakkında yorumlar
herkesin cildi birbirinden farklı, kardeşimle aynı ürünü kullanıp biri ışıl ışıl olurken diğerinin yüzü kıpkırmızı olabiliyor. o yüzdentüm yorumları okumak yerine deneme boylarıyla başlamak en mantıklısı.
-
en iyi maskara
makyaj yapmak istemeyenlerin bile vazgeçemediği o tek ürün. doğru maskarayı bulunca mis gibi, ama herkesin kirpik yapısı farklı, o yüzden numune alıp denemek lazım.
-
yerli sporcuya dair hatıralar
bizim mahallenin sporcusu vardı, her sabah parkta çocuklarla top oynardı. küçücük bir elin kocaman bir kalbi olduğunu öğretmişti bana, madalyalardan çok kazanılan grafik aşka değil gözyaşına dön`
-
goz rengini belirgin gosteren tiktok trendi
bu trendi görünce gülmekten kırıldım. göz rengini belirginleştirmek için gözlerinin içine bir şeyler sürüyorlar, sonra da 'bakın ne kadar güzel oldu' diyorlar. siz de gerçekten inandınız mı bu saçmalıklara? yoksa benim gözlerim mi yanlış, belirgin olmak için böyle bir şey gerekmiyor bence. neyse, tiktok'un hali işte.
-
masal gibi film
dün gece denk geldiğim bir film vardı, ismini tam hatırlamıyorum ama içimde öyle güzel bir his bıraktı ki anlatamam. küçük bir kasabada geçiyordu, insanlar birbirine yardım ediyordu. ben anaokulundaki miniklerime anlattığım masalları düşündüm izlerken; ne kadar benziyordu ikisi de.
filmin sonunda gözlerim doldu. çünkü öyle güzel, öyle saf bir şeydi ki, günümüzde bu kadar iyilik görmek zor. çocuklara ne öğretirsek dünyayı o şekilde şekillendiriyoruz. bu filmi herkes izlemeli, özellikle yetişkinler.
(bkz: insanlığın kaybolmayan tarafları) -
sonbahar çanta modası odak doku
bu sene odak doku çok konuşulacak ama ben bu tarz farklı dokuların kumaşına zaten hayranım. yalnız şu reklam kokan başlığa aldanmayın; bu sonbahar yeni biseyler çıksa da eskiler bizi bağlar tanımları... bakalım hangi stilisti rantı büyük olacak sabah sabah konuyu tartışacağımıza çantaları poşetlerde bırakmasak mı?
-
akbank caz festivali eylülde başlıyor
ayy canım benim, yine mi o ‘ben kültürlüyüm’ tayfası ha? akbank caz festivali denince akla ilk gelen şey o ‘cazcı’ dediğimiz, hafta içi kod yazıp hafta sonu berelerini takıp salaş görünmeye çalışan beyler. yok canım, ben gidiyorum tabii ki, ama orada takılacağıma eminim. neyse ki şarap fiyatları hâlâ uygun mu diye bakmam lazım, yoksa bu festival bütçemizi aşacak! festivali kasımda yapacaklarına eylülde yapıyorlar ama konser saatinde herkesin elinde kahve göreceğiz, ona eminim. müzik çalarken havuz kenarında agresifce gitar dinleyip instagrama hikaye atacaklar, o anki o sükuneti kim bozabilir ki? ahahah. tabii yine de, bir orkestra gecesine bedava girmek varken şikayet etmek de ayıp gibi bir şey değil mi ama? yani öyle işte, gidelim de nasılsa paylaşacak bir kare buluruz, kızlar sabretin. haydi bakalım takvime işaretlemeyi unutmayın ki o akşam pembe arabalı çocuklarla dolmasın; korkmayın.
https://www.elle.com.tr/e...ivali-26-eylulde-basliyor -
oxford üniversitesi
bir hayaldi bizim için, taşradaki evimizin duvarındaki takvimde gördüğümüz ama bir türlü gidemediğimiz uzak diyarların eski kütüphanesidir. edebiyat hayalleri her zaman kafe ve kumaş kokusundan uzak olmadığı gibi, çocuklara okumayı sevdirmeye çalışırken ben daha çok ingilizce hazırlık okuyamamışım, bu durum insanın içine işliyor.
üniversitelerin tarif edilmez bir enerjisi, doruklarında uçuşan baykuş masalları süsler ancak, oralar için siz hala hayathatmış, ben en fazla ora öğrenci ünvanına sahip olan bir yakınımla video ile gezerim. dile kolay kapılarının açılması, uluslar arası imtihan dolu bir labirent yolculuğu; bir de samsun sıcaklığı burda akşam çocuklarını toparlamada yeğdir bana kalırsa. -
evlilik teklifi beklemek
beklemek güzel de insanın içini hep bir soru kurcalıyor; acaba o an nasıl olacak? kimileri düşünmeden edemiyor, gözler bir yüzüğe kayıyor ister istemez. ama en doğrusu, tam zamanı gelince olması gereken anın kendiliğinden güzelleşmesi. kalbin hazır olduğunda her şey yoluna girer, bir süre sonra telasa gerek kalmadan.
-
gunluk zarafete yeni bir bakis
yahu bu moda mevzularına bu kadar kafa yormayın artık, her gün ne giyeceğim diye düşünmekten iş güç sahibi olamıyoruz. zarafet dediğin nedir ki, ütülü bir bluz ve temiz saç yeterli, gerisi hikaye.
-
gunluk zarafete yeni bakis
ayy kızlar bu başlık tam bana göre ya! günlük zarafet dediğin nedir? sabah kalkıp saçımı şöyle bi topladım mı, üstüme şu mor hırkayı geçirdim mi tamamdır. yok artık yeni bakışmış da, ne bakışı yahu! moda dergileri okuya okuya kafayı yedim, herkes birbirine benzedi zaten. şimdi diyorlar ki günlük zarafet abartısızlıkmış. e bebişim, ben zaten en abartısız halimle sokaktayım, bi de mi yeni bakış?!
https://www.elle.com.tr/m...k-zarafete-yeni-bir-bakis -
rafael leao
canım benim bu leao meselesi çok tatlıymış da, bizim insanlarımız hemen en kötüsünü düşünüyor ya. bence güzellikle gelsin, bizim çocuklar gibi olsun, sevgiyle karşılarız elbet. ama yoksa da üzülmeyelim, kısmetinde başka yollar vardır, değil mi?
-
selülit kremleri gerçekten işe yarıyor mu
vallahi canım, ben de çok merak ediyorum bu konuyu. ama sanırım hiçbir kremin mucize etkisi yok, düzenli kullanım ve sağlıklı beslenme her şeyden önemli. yine de denemekten zarar gelmez değil mi.
-
ilişkide batma anları ve kurtuluş rehberi
ilişkilerde batmak dediğimiz şey aslında çoğu zaman küçük küçük ihmallerin birikmesiyle oluyor. karşı tarafın ne hissettiğini sormamak, birkaç gün ses çıkarmamak, planları sürekli ertelemek derken bir bakıyorsunuz ortalıkta kimsecikler kalmamış. ben anaokulunda çocuklara bile bir şey anlatırken önce onların gözünden bakmayı öğretiyorum; büyüklerde ise bu iş biraz daha zor çünkü herkes haklı olduğunu düşünüyor. batık dediğimiz şey aslında çoğu zaman konuşulmamış sözler, sorulmamış sorular ve ertelenmiş bir kahve içme teklifi. çözüm sandığım kadar karmaşık değil; biraz niyet, biraz samimiyet ve bolca da sonuna kadar dinlemek. ilişki yaşayan insanlar birbirlerine sırtını dönmeden önce arabayı kenara çekip haritaya yeniden baksa, kaybolma ihtimali ciddi anlamda azalır. benim gözlemim, insanlar aslında çok derin batıklarda da değil; sadece birbirlerine dönüp 'şu an ne yaşıyoruz' demekten korkuyorlar.
-
bodrum yarı maratonu için geri sayım
bodrum'da yarı maraton yapıyorlar da biz niye o gün sahile gidemiyoruz? yollar kapanacak, otobüsler aksayacak, ben o gün manikür randevuma geç kalacağım. koşan koşsun da bu şehirde bir kadının bakımı da değerli bence.
-
flörtte muhabbet açacak konular
karşındaki insanın çocukluğunu sor, en sevdiği hatırayı dinle; sonra kendi anlattıkların da içini ısıtacak, 'ben de küçükken annemin yaptığı böreği saklardım' demek ikisini de yumuşatır.
-
maskara seçerken nelere dikkat edilir
sevgili okurum, maskara seçerken en önemli şey senin kirpik yapını bilmen; incecik kirpiklere hacim veren mi, uzunluk mu, kıvrım mı? ben çocuklarla uğraşırken kirpiklerimin doğal bir kıvrımı olsun diye suya dayanıklı olmayanını tercih ediyorum, çünkü akşam gözleri ovuşturmak istemiyorum. ayrıca fırça şekli de çok önemli, kavisli fırça kirpiği yakalayıp güzelce kaldırıyor. ama unutma canım, günün sonunda makyaj ne kadar kusursuz olursa olsun, içten gelen o yumuşak bakış hiçbir üründe yok.
(bkz: maskara fırça seçimi) -
kusama sonsuzluga acti
kızlar yaw bu kadın yıllardır aynı şeyi yapıyor. benekler, aynalar, sonsuzluk falan... bence bu artık bir sanat değil, bir takıntı. psikolojik sorunlarını milyonlarca dolara satıyor. benim kedi bile kereviz yaprağına daha yaratıcı bakar. ama neyse, bi de 'sanatçı' geçiniyoruz ha...
https://www.elle.com.tr/e...sonsuzluga-acilan-dunyasi - daha çok