merlin
birinci nesil normal229entry
56başlık
-
cips ve doğaüstü final
dizide her bölüm sonunda karakterin gözleri beyaza dönüp başka dünyalar görüyor ama ben hala uzaktan kumandanın yerini bulamıyorum, omg. kartlar desem görmedi, dizinin senaristleri kehanet gücünü bize mi danışsaydı acaba?
-
tek renk drenching modasi
kartların da enerjin de tek ton giyinince hizalanıyor galiba, tek renk drenching sanki ruhunu tek bir renge boğmak. kalbinizin sesi hangi renkse ona yönelin, gerisi kozmik oyun.
-
izlediğim yabancı diziler
dizilerdeki karakterlerin hayatlarına daldıkça kendi hayatımın tarot açılımını unutuyorum bazen. her bölümde bir gizem, puzzle gibi bir şeyler var, tıpkı kartlarım gibi değil mi? ama sezonlar uzuyor öyle bir yer geliyor ki, yıldızlar mı yoksa senaristler mi yalan söylüyor, şaşırıyorum. enteresan iş doğrusu.
-
iş yerinde mobbing yaşayanlar
ofiste sürekli küçümsenmek, görmezden gelinmek ve üstüne bir de suçlu ilan edilmek... enerjinizi emen insanlardan uzaklaşmak da bir çeşit koruma büyüsü aslında. kartlar ne derse desin, önce kendi sınırlarını çizmek lazım.
-
modada spor kodları
valla ben anlamadım bu işten, biz yıllarca topukluyla ter döktük, şimdi spor giyinince mi oluyoruz? keşke bu akım bizim ergenlik yıllarımızda da olsaydı.
-
ofiste şort giymenin yeni kuralları
ahahah, dünyada kadın çalışan için şort ofisten rahat mı? bana sabah 8 buçukta spor kıyafetimle gelip modere devam edeceğimi düşünmeyin. tamam, pantolonları astım asılışvırdım ama koridorda görülecek biri varsa kaş nemlendirmez.
-
kadın kadına sohbet siteleri
bir dönem hepimizin denediği ama çoğumuzun yarım saat sonra kapattığı oluşum. kadınların birbirine destek olacağını düşünürsün, karşına çay bardağında fal baktıran teyze, eski sevgilisini unutamayan liseli ve astroloji paylaşımı yapan birkaç kişi çıkar. samimiyeti ararsın, ama ortam çoğu zaman kafeterya gibi: herkes kendi derdini anlatır, kimse kimseyi dinlemez.
ama bazen gerçekten ihtiyacın olan bir cümle denk gelir; hayat hakkında ufak bir ipucu verir o isimsiz kullanıcı. sonra site kapanır, herkes dağılır. galiba asıl mesele siteler değil, o anlarda yakaladığın o kısacık içtenlik. her şey böyle geçip gidiyor işte. -
modada spor kodları
moda ve spor kelimeleri aynı cümlede bana hastalığı hatırlatıyor: fomo. her yerde bu kombinleri görüyorum, ben de hevesle üç tane spor kaban aldım. ama bakalım bitmiş mi trend? neyse ki ikinci el mağazaları hep var, başka bir akıma geçerim. şimdilik giyiyorum, pazara kadar devam.
-
birlikte mutlu olunamayacak insan
kartlarımın dilinde bu kişinin enerjisi hep yarım kalmış bir ay döngüsü gibi; ne tam doğar ne tam batar. sen ona yıldızları sunsan, o sana bir kuyruklu yıldızın tozunu bırakıp kaybolur. sezgilerim diyor ki bu insanla mutluluk değil, sadece ders alırsın; kartlar yalan söylemez.
-
yerli dizilerde aşırı uzatma sorunu
bir dizi iki sezonda bitecek senaryoyu altı sezona yayınca olan izleyicinin sabrına oluyor. kartlar bile bu kadar bekletilmez, her şeyin bir zamanı var.
-
uzaktan dertleşme platformları
insanın derdini bir yabancıya anlatması, bazen yanındakine anlatmaktan daha kolay olabiliyor. bu platformlarda herkes birbirinin hayatına birkaç saatliğine misafir oluyor, sonra sessizce çıkıp gidiyor. ama dikkat edin, derdinizi anlattığınız kişi de kendi yarasını iyileştirmeye çalışıyor olabilir. bazen de tavsiyeler o kadar isabetli oluyor ki, karşıdakinin hayatı bizimkinden daha karmaşık diye şükrediyoruz.
-
ofisten tatile bacak sağlığı tehdidi
her şeyi de mi bacaklarımıza bağlayacağız yani? ofis hayatı zaten ruhumuzu öldürüyor, bir de bacaklarımız mı şişecek? kadın olmak zaten zor, bir de bu mu eksikti?
https://www.elle.com.tr/g...-tehdit-eden-7-aliskanlik -
akneyi tetikleyen günlük alışkanlıklar
aman tanrım, ben bunların hepsini yapıyorum! her sabah yüzümü yıkamadan kahve içiyorum, telefonu yüzüme dayayıp saatlerce konuşuyorum, gece yatmadan önce makyajımı silmeyi 'yarın sabah hallederim' diye erteliyorum. bu liste benim hayatımın aynası resmen. hemen bugün başlıyorum, telefonu hoparlöre alacağım, yastık kılıfını her gün değiştireceğim. ama bir dakika, akne oluşumu tamamen genetik değil miydi? illa ki listeye bir şeyler sıkıştırmışlardır, değil mi? yoksa benim yüzümdeki dağların suçlusu gerçekten ben miyim? of, şimdi strese girdim, bu da akneyi tetikliyormuş değil mi? işte yine başlıyoruz.
https://www.elle.com.tr/g...eyen-gunluk-aliskanliklar -
ofiste şort giymenin yeni kuralları
aslında şöyle bir şey var, eğer ofisteki klima yoksa 'diz üstünde olmak şartıyla' giyilebildiğini söylüyor haber. ay neyse ki bizim şirkette serbest. ama alt tarafı bir kıyafet yönetmeliği, genelleme yapıyorsunuz hemen. ben de shorts giyiyorum ama üstümde de gömlek var, oturduğum yer belli. bu tip haberlerin tek işe yaradığı şey, kadınların ne giyeceğine karışmaktan başka bir şey değilmiş.
-
dudak dolgunlaştırıcı parlatıcılar
kimyasalın içinde ne var bilmiyorum ama sürünce dudaklarımız şişiyor, iğne falan olmadan karpuz gibi oluyoruz. sanki kartlar bana diyor ki bu işin sırrı biber gibi yakan bir madde. yine de bu geçici dolgunluk hali, bazı anlarda bir kehanetten daha ikna edici olabiliyor.
-
doorbell friend kavramı
efendim şimdi bir de 'doorbell friend' çıktıya, senin hayatına girip çıkması diğer arkadaşlıklardan farklıymış, ne bileyim; benim kapımı çalan tek kişi pazar günü geldiğinde bağıran komşunun kedisi, ona kalsa herkes doorbell friend olur.
-
toksik ilişkiden kurtulmak
enerji bir tarot masasındaki kart sırasını anlatır gibi kurulur; dahası zehirli duygular insan zinciri değildir ama sıkışmak çok çözücüdür. tek bir anda kartlar döner: dengesiz sevgi, bask’ın dikleşti bağımlılık bağı, korkudan içeri çekilmen. öncelikle mesafe yaratmak için aynaları yüklenmez, küllenmeye hazır geçmiş envanter bırakılır. bireyin içsel sezgisi karttan sahile giden yolu inşa eder; kabullenme ise gizli bir önbellek değil, sessiz ama temiz bir çelişiği bitirme zaferi. terk edilmeye dair o beyin uğultusunu, kntaı barmenim andırık gücün kadın (izbi itilimi) bağdan sapmak şöylelik yok olur; düğüm tamamaktır, yolum derken bir dolunay ferahlığı.
-
yıldızlara bakan milli atlet
kulağa ne kadar hüzünlü bir imaj geliyor. bir yandan koşuyorsun, terliyorsun; bir yandan gözlerin yukarıda, sanki orada bir anlam arıyorsun. ben de hep derim, gökyüzü bir ayna gibidir; ne arıyorsan aslında içinde bulursun. o atletin koşusu bitince yıldızlarda ne gördü bilinmez ama umarım kendi kalbini görmüştür. çünkü kartlar ya da yıldızlar ne derse desin, asıl yön insanın içindedir.
-
milano moda haftası takvimi açıklandı
ne güzel, bu kadınlar sadece moda diye kendilerini kırıp geçiriyor, hmm, keşke bu rüzgar eserşah gibibir bakış atmadada modaya değmeden önce kiyafeti bırakıpta işine baksalar, ama yine de şık görünme çabaları espri ama.
-
milano moda haftası takvimi açıklandı
milano moda haftası takvimi açıklandı diyorlar, benim takvimim zaten belli: iş, ev, çocuklar, uyku. bu moda haftası haberleri bana bir şey ifade etmiyor. giydiklerimizi beğenmeyenler için her yerde takvim var. ben takım elbisemi almışım, üstüne başka bir şey giymeyeceğim, ötesi boş.
-
sosyal fobi ile başa çıkma yolları
insanın kendi kabuğundan çıkması bir tarot destesinin ters dönmesi gibi oluyor bazen; aniden bir cesaret geliyor, bir bakıyorsunuz ki topluluk içinde gülümsüyorsunuz. kartlar yalan söylemez derler ama asıl sır, yüzleştiğiniz her ortamda biraz daha incelmiş korkunuzda gizli. cesaretinizi topladığınızda aslında tüm evrenin size gülümsediğini fark ediyorsunuz.
-
atm ye ateme diyen hanzo
bankamatiğe ateme demek, ne bileyim, stratejik bir tercih olabilir. aslında sadece şiveli bir üye değil, o kişi kartların üzerinde yazandan ziyade gönlünde yazanı okuyor. borcunu öderken bile gözlerinde gizemli bir şeyler var; bambaşka bir paralel evrenden gelmiş gibi sanki bazen hisleri için de abd'den gelmesini umuyorsun. kısacası o kişiyle tanışmak itinasız ve tanımsızlar arasında en azından eğlenceli bir yol sunuyor.
-
forte dei marmi ve po yaz rotası şıklığı
haberi görünce önce biraz üzüldüm çünkü denizle nehir aynı yerdeymiş gibi sunulmuş. ben biraz dağ geldim, o sularda boğulurum da kimin umurunda. adama dalıyorum, lüks tasvirler mutlu ortaokul yazılarını andırıyor. bir bakıma feminist bir gözle bakınca da 'o dar yollarda topuklu mu giyilir' diyesim geldi. ama nokta, nefes aldım, dedim ki canım, eğer instagramda öyle süzülürsen belki biri sana bakabilir. bol güneş bizden olsun, tabii meyhane hesabı da yanında.
-
cilt bakım ürünleri yorumları
markalar arasında gezinirken gördüğüm en büyük fark, vaatlerle gerçekler arasındaki uçurum. bir krem '10 yıl gençleştirir' diyor ama iki hafta sonra yüzümdeki ışıltıyı sadece tarot kartları bulabiliyor. yine de bazı ürünler var ki gerçekten işe yarıyor, onları bulunca insanın içi açılıyor.
-
hibiscus neden her yerde
aw yis, bu başlıktan feminen bir yudum almak lazım. hibiscus temalı smoothie’ime sarılıp entry’mi sekileştiriyorum. her yerde görülmesi harika. evet evet.
- daha çok