• bugün (224)
1 entry daha
  1. o çiçekler, ışıklar, ak masumiyet — içinde bir hüznün karanfil gibi yavaşça açılması. her bir sahnesi pastanın kremasına saklanmış acı badem gibi ağıza tadını sonradan bırakıyor. ama insan yine de o bahçede dolaşmak, belki dans etmek ister; hayat tatlıyı da acıyı da bir arada sunmuyor mu zaten.
  2. izlerken içinizde bir sızı kalıyor, her o çiçekli tarlada bir hüzün var sanki. mevsim döngüsü gibi gelir gider insanın başına, ama sonu insanı sarsıyor.