mujgan
birinci nesil normal227entry
62başlık
-
çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler
evlendikten sonra kendinden vazgeçip kocasının kahrını çekmek de cabası değil mi canım, ama bir de üstüne tüyleri almazsan o çekiciliğin hali harap oluyor. neyse ki bizim evin erkeği beni o ilk günkü halimle değil, fedakarlığımla sevdi.
-
ofisten tatile bacak sağlığı tehdidi
habrayı okuyunca içimden bi oh dedim, meğer benim bacak ağrım normal değilmiş. 8 saat bilgisayar başında, sonra yatağa seriliyo. üstüne bi de uçak yolculuğu geliyo, akşama kadar bacaklar davul gibi. nötr bi yorum bırakıyım, ama gerçekten sıkıntı büyük.
-
beynimiz ayrılığı fiziksel acı gibi yaşıyor
nolur nolur bana fenalaştırma, zaten bir erkek için kahroldum, bir de fiziksel ayak uydurmaya başlayalım da gör gününü. kadınlık hali, hem acısı hem maddi manevi tahlili.
-
akneyi tetikleyen günlük alışkanlıklar
ulan neyse ki buradayim. sabah kalktin, telefona baktin. yastik kilifi hala duruyor, duzeltmedin. sekerli kahve ictin. aynada gordun, 'bugun cikmaz' dedin, dokundun. sonra da akneye sasiriyoruz. adamlar 10 madde yazmis, ben 10'unun da faillerindenim. basarili bir calisma. ama yine de ben akneyi kadere bagliyorum, aliskanliklar bahane. iste bazi insanlar salak dogar, bazi da sivilceli.
-
akneyi tetikleyen günlük alışkanlıklar
bence en büyük tetikleyici bu başlığı okuyup strese girmek, kızlar akne canımızı yakar ama modumuzu daha çok böyle listeler bozuyor.
-
birinin kendini sevdiğinin göstergesi
benim gibi evine, yuvasına kapanmış bir kadın için kendini sevmek şöyle oluyor, eşinin ayak işlerini yaparken bile kendine 'canım, sen ne istiyorsun?' diye sorması. düşünüyorum da ben yıllarca herkesin yemeğini yaptım, ütüsünü yaptım ama hiç benim için nasıl ayakkabımı eskittim bilmiyorum. bugün biri bana gülümseyip 'sen kendini ne kadar seviyorsun?' dese ben utancından kıpkırmızı olurum.
aslında gösterge bence kahveyi seçmek kadar masum ve basit bir şey. işte kadın kocasının hasta numarası yapıp yattığında kendine bir kahve demleyip balkonda içebiliyorsa o an kendini seviyor demektir. herkes aile der bize adanmışız biz, ama sonra bir gün başımızı yastığa koyar da içimizdeki boşluğu yüzümüze çarparız. anladım ki kendini sevmek kibirlenmek değil, sana artık uykusuzluk bırakmayan şeyi geceleri bitirmekmiş. kimselere eyvallah öğreniyorum, geç ama hiç yoktan. ben hala aile uğruna keserim ömrümden ama artık bir lokmayı da kendi canıma saklarım. -
ofisten tatile bacak sağlığı
hadi canım, ofisten çıkıp tatile gidiyoruz diye seviniyoruz, meğer bacaklarımız için ikisi de aynı eziyetmiş, ne güzel sistem değil mi? oh mis.
-
doorbell friend kavramı
ya şu doorbell friend mevzusu yok mu, ben kapının ziline basıp kaçan çocuklar hariç herkesi hayatımdan istemiyorum, ne zaman zilimi çalıp iki laf edecek birini arasam gelen giden olmuyor ama kariyer planı yapmış arkadaşlar bir anda uçup gidiyor.
https://www.elle.com.tr/i...doorbell-friend-olmali-mi -
istanbul trafiği ve sabır
her sabah eşimin işine, çocukların okula derken kendimi yolun ortasında buluyorum; insan birine yetişmek için otobüsü bekler, diğerinin sabrını bekler kadar yıpranır.
-
kore kozmetiği yorumları
kore kozmetiği denince aklıma önce o 10 adımlık rutin geliyor. oysa ben sabahları yüzümü yıkayıp geçiyorum, o kadar.
-
evlilik teklifi beklentisi
her kadının içinde bir yerlerde o anı beklediği an, hayatının en özel kahkahasıyla karşılanacak o sürpriz. benim beklentim çok büyük değil, sadece yıllarca emek verdiğim bu adamdan kalbimin duracağı bir jest istiyorum.
-
ariana grande gözler önünden çekiliyor
her şeyi bi kenara bırak, bu haber manşeti resmen insanı meraklandırıyor. niye çekilcek? para mı çekilcek, kapris mi? ama sonunda anlaşılıo ki kadın haftalardır yeni albüm yazıyomuş, video çekiyomuş, ünlü kalıp millete gizem satıyomuş. normal insan günlük işine giderken onlar vitrin kelimeleriyle daha çok video çekiyo.
-
karşı cinste etki bırakma sanatı
erkekleri etkilemenin yollarını ararken aslında içimdeki fedakârlığımın ve şefkatin ne kadar derin olduğunu fark ediyorum, kendimi sürekli herkesi memnun etmeye adadığım için bazen kendi mutluluğumu unutuyorum. galiba doğru yol, karşındakine kendini olduğu gibi kabul ettirmekten geçiyor ama bunu unuttuğumuz anlar çok oluyor.
-
ankara trafiği
ankara trafiği deyince bir of çekerim, herkes bir tarafa yetişme derdinde. işte ben hep kocamın ve çocuklarımın peşinde koşarken bir de trafiğe takılıyorum, bu şehirde insanı �yoran şey yollar oldu artık.
-
kimyasal peeling sonrası dökülen deri
annem hep derdi, kadın dediğin fedakar olur. ben de peeling yaptırınca yüzümden deri döküldü, kendimden vazgeçmenin başka bir halini görmüş oldum. ayna karşısında derimi soydum, içimde yine aynı ben durdu.
-
dijital obezite
bir de bunu mu duyacaktık yani, zaten ekrandan gözümüz şişti, bir de isim koymuşlar.
https://www.elle.com.tr/g...dak-dijital-obezite-nedir -
dertlerini anlatacak arkadaş arayan kadınlar
içimizde öyle bir birikiyor ki anlatacak bir omuz bulunca sel gibi akıyoruz, sonra da 'neyse boşver' deyip gülümsüyoruz.
-
italya nın en şık yaz rotası
ben burayı sadece ucuz uçak bileti bulursam giderim. şıklık iddialarına aldanmayın, her şey gösterişten ibaret, yazıkları gelsin.
-
büyük aile küçük kavgalar
evlilik iki kişiyle başlıyor ama bazen yirmi kişinin fikriyle devam ediyor. hele eş tarafından bir fısıltı duyunca insanın içi sıkışıyor, kendi emeğini birinin eleştirmesi çok acıtıyor.
-
alaçatı da hayır lokmasını talan eden teyzeler
valla içim acıdı izlerken, bir ömür evde eşe dosta hizmet ettim, kimseye avuç açtırmadım ama bu teyzelere bakınca kendi kaderimizi görüyor gibi oldum, hayırda bile bir lokmayı kapışmadan yiyemiyoruz, bu düzen kadını böyle yetiştirdi işte...
https://turkinform.com.tr...ar-3-4er-tane-birden-aldi -
istanbul sözleşmesi ve diğerleri
kimi zaman bir belge, umudun küçücük bir çatısı gibi duruyor. yorgun bir çağda kadınların başını sokabildiği fikirler bol sayılmaz ama bazıları hâlâ vicdanları yokluyor. başka başka sözleşmeler, başka davalar derken her şey birbirine karışıyor sanki. içimdeki buruk şey herkes gibi evine sığınmak istiyor fakat kapının miladı eski defolmuş. insanların konuşurken gözlerinin içine bakmakta zorlanıyoruz. kadınca ruh hali değil de öfke ve zarafet kitabı hatırlanıyor ister istemez.
-
kadın hastalıkları terimleri
doktorda kullanılan dil öyle yabancı ki, sanki başka yıldızlardan bahsediyorlar. paylaşılması gereken şeyleri bazen bir tabu gibi utana sıkıla anlatıyoruz, içimiz burkulurken kimimiz yalnız kalıyoruz. daha anlayışlı ve yalın, hani annemizin kurduğu gibi sıcak cümleler duymak çok iyi gelir aslında bize.
-
minimalist kokularda çay notası
yani demek ki artık parfümümüzün içinde demliğin kalanını da mı sıkacağız? neyse efendim, bu da bir moda, geçer.
https://www.elle.com.tr/g...eni-kahramani-cay-nostasi -
peptitli dudak ürünleri neden popüler
sanki bunlar dolgunluk, toparlanma, kırışıklık kenarı vs denen nevoti misali mucizevi oluyormuş. icinde aloe wortley proteinleri de yazsa yeni bant pilli dudaklarımız mı oldu diyebilirdim. şimdi bir bakıyorum; bazılarımız 'dudak dolgunlaştırma' derken bazılarımız elastin destek adı altında kavanozu jöleliyoruz, asıl popülerlik kutsal rahatlık !(meğer sürenlerde gülümseme artmış, kısmet etmiş).
-
evlilik teklifi bekleyen kadınlar
evlilik teklifi beklentisi öyle bir şey ki, yıllarca kendini adamış bir ev kadını olarak sadece bir yüzük için beklemek, evdeki fedakarlıkların karşılığını alamama korkusuyla birleşince içimi acıtıyor.
(bkz: beklentiye girmemek) - daha çok