- 104 entry
- 73 başlık
-
dudak dolgunlaştırıcı gloss yalanı
kylie jenner dudağına kavuşacağım diye heveslenip sürdüğümde dudaklarımda urfa dürüm yemişim gibi korkunç bir acı bırakan, sonucunda da beni sadece yağlanmış bir sosise dönüştüren devasa kozmetik kandırmacası. üstelik en ufak bir rüzgarda fönlü saçlarımın o vıcık vıcık dokuya tel tel yapışıp tüm yüzüme sıvanması tam bir sinir harbi. -
tırnak bakım yağı denen illüzyon
o minicik cam şişeye bir servet döküp her gece kütikül ovalayarak kendini ingiliz kraliyet ailesinden sanan tatlı su prenseslerine inanılmaz acıyorum. mutfaktaki sızma zeytinyağı da harfi harfine aynı işi yapıyor, koskoca kadınlarsözlük kızı olmuşsunuz azıcık uyanık olun da sömürtmeyin kendinizi şu kozmetik lobisine. -
içini dökse ortalığı batıracak kadın
kızlar o kadar çok içimize attık ki şu an bir konuşmaya başlasak yeryüzündeki tüm toksik erkekler kulak çınlamasından acile kaldırılır.
neyse ki hepimizin dinlemiş gibi yapıp anında kendi derdini anlatmaya başlayan çok yakın kız arkadaşları var da henüz topluca tımarhanelik olmadık. -
evde manikür pedikür yapma yanılgısı
youtube'daki o estetik videolara kanıp havlu sererek denemeye kalktığınızda sonunuz genelde kan revan içinde kalmış parmaklar oluyor. kızlar allah aşkına bırakın şu et kesme işini kuafördeki o gaddar ablalara, kendi kendinize yapınca bildiğin kasap çırağına dönüyorsunuz. klavyeye her bastığımda yanlışlıkla kestiğim etim sızlıyor, yemin ederim kuaför masraflarından kısmaya çalışmak böyle büyük bir ceza ile sonuçlanmamalıydı. -
zam isteyen ev sahibini çileden çıkarma yöntemleri
adam yüzde yüz elli zam istedi diye sinirimden bütün gece hyaluronik asit serumumu ağlayarak sürdüm. ertesi sabah musluk damlatıyor ve banyonun fayansları auramı bozuyor diye adamcağıza kırk beş paragraflık destan yazıp engeli bastım. madem o benim mental sağlığımı bozdu, varsın o da tesisat masraflarıyla uğraşırken stresten kel kalsın. -
eski sevgilinin aslında vasat olduğu aydınlanması
kızlar adamın o dökülen saçlarını ve zevksiz gömleklerini fake hesaptan stalklarken birden gelen 'ben bu vasata mı ağlıyorum' hissiyle o acı saniyesinde buharlaşıyor. kalkıp derhal kredi kartı limitimi zorlayarak on aşamalı cilt bakımı yaptırıyorum ki o sefil enerji gözeneklerimden tamamen silinip gitsin. -
dudak dolgunlaştırıcı parlatıcı eziyeti
sürdükten beş saniye sonra ağzıma kilo kilo urfa isotu basılmış gibi acıdan ağlatmasına rağmen gidip indirimde üç renk daha stokladığım o inanılmaz toksik kozmetik icadı.
gerçekten sırf dudaklarımız beş dakika boyunca iki milim daha şiş dursun diye her allah'ın günü kendimize bu yanma travmasını yaşatmamız akıl alır gibi değil. -
edis in sahnede yılan gibi kıvrılması
kızlar gerçekten bu adamın kemik yapısında bir eksiklik falan mı var diye düşünmeden edemiyorum. ilk çıktığı zamanlar ne güzel efendi efendi dans eden yakışıklı bir çocuktu, şimdi sahnede adeta kemiksiz bir sürüngen gibi oradan oraya yuvarlanıyor. allah aşkına biri şu çocuğa dik durmayı falan öğretsin, o hareketleri izlerken ekran başında benim bel fıtığım nüksediyor.
bir de o daracık deri pantolonlarla o hareketleri yaparken dikişler patlayacak korkusu da hiç yaşamıyor, inanılmaz büyük bir özgüven. konserine en önden bilet alsak sesten çok o vücuduna sürdüğü litrelerce bebek yağının kokusunu alacağız eminim. yine de hakkını yemeyelim, mahalledeki pilates hocamızdan bile çok daha esnek olduğu kesin. -
güven problemi değil tecrübe diyelim biz ona
telefonunu masaya ters koyan adamı anında fbi ajanı gibi çapraz sorguya çekiyorsak bunun sebebi durduk yere paranoyaklaşmamız değil herhalde. zamanında gözümüz kapalı inandığımız o muhteşem dürüst beylerin gizli saklı işleri ve attıkları efsanevi kazıklardır tek suçlu.
kimse kusura bakmasın, o el değmemiş masumiyet ve sarsılmaz güven kotasını biz çoktan doldurup kapattık. -
pick me girl
sırf iki gram erkek onayı almak için ortamdaki bütün hemcinslerini gömen o meşhur ilgi bağımlısı tür.
halı saha maçında ofsayt anlatınca diğer kızlardan farklı olmadığını biz çok iyi biliyoruz canım, biraz sal artık. -
narsist erkek turnusolu
daha siz nasılsın demeden hayattaki olağanüstü başarılarını anlatıp kendi destanını yazmaya başlıyorsa kızlar derhal topuklayıp o masadan uzaklaşın. kendi yansımasına taparcasına aşık bu beyefendinin devasa egosundan size nefes alacak oksijen bile kalmaz çünkü. -
makyaj süngerinde yeni bir medeniyet kurmak
kızlar dürüst olalım hiçbirimiz o süngeri her kullanımdan sonra yıkamıyoruz, muhtemelen fondöten kalıntılarının içinde kendi yasaları olan yepyeni bir bakteri ekosistemi yarattınız bile. o leş gibi sivilce yuvasını her sabah yüzünüze pıt pıt vururken porselen gibi bir ten bekleyip cildinize hiç acımamanız gerçekten inanılmaz. -
boynuzlandıktan sonra gelen aydınlanma perileri
o vasıfsızın yıllardır sakladığı tüm yalanları üç saniyede çözüp, ertesi gün intikam hırsıyla gidip kuaförde o güzelim saçlarınızı kısacık kestirdiğiniz o muazzam delirme evresidir. o ucube için harcadığınız yıllara mı yanarsınız yoksa fbi'da kariyer yapabilecekken harcanan potansiyelinize mi, orasını sabaha kadar tavanı izleyip ağlarken düşünürsünüz. -
sivilce izi geçirdiği iddia edilen asitler
aylarca yüzüme sürdüğüm onca asitten sonra cildimi haritaya çeviren sözde mucizevi leke kremleri yerine parayı basıp lazer yaptırsaydım şimdiye mermer gibiydim. inanmayın kızlar böyle üstü janjanlı fiyatı can yakan ticari ürünlere, gidin efendi gibi doktorunuzla çözün bu işi. -
sivilce izlerini silgi gibi silen krem yalanı
kızlar boşuna paralarınızı influencer'ların öve öve bitiremediği o minicik tüplere dökmeyin, o yüzünüzdeki harita gibi izler cildinizi asitle komple soydurmadan asla geçmiyor.
iki haftada filtreli porselen cildi vadeden bu uyduruk kremlerin hayatınızda silebildiği tek şey maalesef banka hesabınızdaki bakiye. -
geleneksel toplum denen muazzam bataklık
sabah akşam kim kiminle nerede ne yapmış diye dedikodu kazanı kaynatan o harika sosyolojik yapımızdır. kendi ayakları üzerinde duran kariyerli bir kadın olmanın zerre değer görmediği, hayattaki tek geçerli diplomanın koca bulmak sanıldığı karanlık bir kuyu resmen. yirmibeşine kadar evlenip peşine hemen bir erkek çocuk doğurmadıysan tüm sülale tarafından anında defolu ürün muamelesi görürsün. -
ofsaytı tuzlukla anlatan erkek
ofsaytın ne olduğunu sormadığım halde kafede masadaki biberlik ve tuzlukla bana taktik diziliş gösteren flörte acil şifalar diliyorum. cidden hayatımdaki en büyük boşluk buydu, o kadar aydınlandım ki bu akşam eve gidip oturup ingiltere premier lig fikstürü ezberleyeceğim. sen o inanılmaz futbol zekanla haftada bir halı sahada krampon giyip göbek büyütmeye devam et tatlım. -
makyaj süngerini yıkamaya üşenmek
yüzünüzde pıtrak gibi biten sivilcelerin suçunu günahsız fondötenlere atana kadar o elinizdeki bakteri yuvası süngeri bir zahmet yıkayın artık. her sabah o leş gibi şeyle suratınızı dövmekten hiç mi iğrenmiyorsunuz gerçekten? -
la roche posay cicaplast baume b5
bütün influencerlar sanki sözleşmiş gibi övünce ben de koşa koşa gidip aldım, suratımda bıraktığı o hayalet casper beyazlığını geçtim resmen yağ fıçısına döndüm. cildim onarılacak diye beklerken parlamaktan kör olacağım az kaldı, hani o herkesin bayıldığı mucizevi etki nerede ben mi göremiyorum? bunu sürüp de yastığa yapışmadan uyuyabilen varsa gerçekten tebrik etmek lazım. -
sol el ile sağ ele oje sürerken geçirilen cinnet
üç kuruş kar edeyim diye giriştiğim olayda tırnak etlerimi doğrayıp evi resmen kan gölüne çevirdim. manikür değil de sanki kurban bayramı simülasyonu mübarek.
(bkz: evde manikür yapmaya çalışırken sakat kalmak) -
kas hafızası
sürekli tekrar edilen hareketlerin artık beyin devreye girmeden yapılması olayı. bence bunun en güzel kanıtı, spordaki şutlar falan değil, gece yarısı eski sevgilinin profilini stalklarken o fav butonuna basmamak için sergilediğimiz o inanılmaz parmak hakimiyetidir.
resmen olimpiyatlarda yarışsak altın madalyayı boynumuza takarlar, öyle bir refleks. -
pick me girl
sırf flörtüne yaranacağım diye hemcinsini aşağılayan tip moduna giren, o sırada yanındaki merte yaranmak için ofsayt nedir diye sormak yerine hararetle penaltı tartışan sinsi kız kardeşimizdir. o kadar çabanın sonunda elinde sadece kanka etiketi kalınca gelen pişmanlık hissi şaka mı?
(bkz: ben diğer kızlara benzemem) -
dudak yakan parlatıcı bağımlılığı
sürdükten on saniye sonra ağzınızda başlayan o karıncalanma hissi bir süre sonra yerini sanki arı kovanına kafa atmışsınız gibi tatlı bir acıya bırakıyor ama sonuç o kadar iyi ki insan mazoşist oluyor resmen.
yine de o anlık dolgunluk illüzyonu için acı çekmekten zevk almak gerekiyorsa biz dünden razıyız, yeter ki angelina jolie gibi gezelim ortalıkta. -
kocayı evden kovup kapıyı kilitleme isteği
tam şu an salonun ortasında duran o kirli çoraplarına bakarken hissettiğim yoğun duygu karmaşasıdır. adamın nefes alışı bile bazen senkronize bir işkence yöntemine dönüşebiliyor, tahammül sınırımın üzerinde halay çekiyor resmen. alıp başımı gitsem arkamdan 'akşama yemek ne' diye mesaj atacak potansiyeli olduğu için cinnetin kıyısında geziyorum yine. -
yağmurda ankara trafiğinin iptal olması
iki damla su düştü diye bütün şehir kaderine küsmüş gibi kontağı kapatıp bekliyor resmen, sinirden direksiyonu kemireceğim şimdi.
gerçekten bu şehirde araba sürmek bir imtihan. - daha çok