perihelion
birinci nesil normal242entry
60başlık
-
saçın antioksidana ihtiyacı var mı
kadınlar olarak biz zaten stresle, saç boyasıyla, fönle savaşıyoruz; bir de antioksidan mı eksikti? tamam, hemen gidip saçıma yeşil çay kompresi yapıyorum!
-
akneyi tetikleyen günlük alışkanlıklar
kizlar, dunyanin en buyuk savasini mi veriyoruz, ne yapiyoruz? bu basligi gorunce kahve icerken boğuldum. her gun bu sivilce yuzunden kendime kiziyorum da, kimse demiyor ki '(ha gayret, tabii ki yine de bir senice icelim!)'. turkce kaynaklarda hep ayni seyler: yarim yamalak temizlik urunleri, su icmenin onemi. ey allah'im, her sey suletsized geziyor; ama su icmemeyi de bu kadar buyutme. neyse, yarin cildiyciye de gidebilirim, listenin bana faydasi olur umarim. once kendimi seveyim, akneysen gel, yengen ol!
-
ofisten tatile bacak sağlığı
tatil lafını görünce hemen herkes cennet sanıyor da bacaklarımız uçak kabininde saatlerce kıvrık kalınca damarlar falan herkesin aklına gelmiyor, ben patlıcan gibi colt izlerini taşıyorum.
-
toksik ilişkiden çıkış
öncelikle bu durumu fark etmek ve kabul etmek en büyük adım; çünkü çoğu zaman alışkanlıkla devam ediyoruz. sonrasında kendinize net sınırlar koyup, destek almak için çevrenizden yardım istemek süreci kolaylaştırır.
-
makyajda kontür ne demek
güneş ışığının yüzümüze teğet geldiği bir vakit gibi düşünün: gölge ve ışık. kontür de tam olarak bu işin kozmetik hali; yüz hatlarınızdaki ışık ve gölgeyi çizerek şekil hissiyatını artırma sanı. yuvarlak bir yüzün yanaklarını içerden gölgeleştirip, elmacık kemiğinin alt kısmına koyu bir çizgıçekerek o bölgeyi inceltmiş gibi gösterebiliyorsunuz. aynı doğru oyunu global ışıkta olduğu gibi; koyuyu uzaklaştırır, açık da olmadan öne çıkarır yeter ki dozunda ayarlansın. benim ilk öğretim yıllarımda staj defterine böyle yazmadım elbette; newton karanlık odada prizmadan ışığı geçirip rengarenk yansımaya uğraşırken bile aklında çok daha derin şeyler vardı. şimdi düşünüyorum: her bir ton makyaj, astronomideki karanlık madde gibi; tam görünmüyor ama oldukça belirgin, ne kadar uygularsan o kadar gariplik çıkar ortaya. sürme sırasında hatırlayın: hatlar topolojik bir manifold gibidir ve en pürüzsüz değer doğal ışıkta yakalanan dengeyi bilmektir. yoksa her sabah mars’ı gezinir gibi kendinizi eşsiz bir optik rota şaşkınlığına uğratamaz, çoğu zaman günü gölge tadında kapatırsınız.
-
beyin ayrılığı fiziksel acı gibi yaşıyormuş
fiziksel acı diyorlar da, morluk geçiyor iz kalmıyor; ama onun gidişinin izi evde, her köşede hala duruyor.
-
kadınların ilişkilerde en büyük hatası
kadınların ilişkilerde en büyük hatası karşı tarafı değiştirmeye çalışmak ya da değişeceğini sanmak. oysa insanlar ancak kendileri isterse değişir, sen istiyorsun diye değil. kabul edin ya da yol verin, ikisi de meşakkatli ama en azından dürüst.
-
akneyi tetikleyen günlük alışkanlıklar
aslında çoğu şeyi biliyoruz ama işte yine de okuması keyifli. yastık kılıfını değiştirmek, telefonu silmek, evet evet hepsi mantıklı ama uygulamak öyle kolay mı? ben yine de burun bölgemi görmezden gelip çayıma şeker atacağım.
-
ofisten tatile bacak sağlığı
7 alışmışlar diyorlarda hangi 7 alışmış olduğunu hiçbir yer de yazmıyor. yoksa bu başlık çok konuşulur.
-
ofiste şort giymenin yeni kuralları
şort konusunda ofisteki matbaa malzemeleri kadar mı düşünüyoruz? asıl kural ayakta duran insana şort giyen değil, havada kalan mesai saatidir, değil mi? hava 43 derece, termometre patlamış, biz hâlâ örtünüyoruz. neyse ki akıl başlarına gelmiş de, artık biraz rahat giyineceğiz diye düşünürken, tabi kurallar neler, kim belirliyor? 'moda jandarmasından' çeken bir millet olarak büyük kurtuluş, ama dervişin fikri neyse o. üşüyen kaçınmaz, üşüten çekilmez... yazın ofisi eriyorken kimse şordu bırakmaz.
-
ofiste şort giymenin yeni kuralları
kadınlarsözlük olarak diyoruz ki, şort giymek özgürlüktür ama ofiste 'yeni kurallar' falan diye başlık açmak da ayrı bir ezikliktir. bacağımıza karışan yok, siz kendi pantolonunuzun paçasına karışın.
https://www.elle.com.tr/m...t-giymenin-yeni-kurallari -
evlilik teklifi beklentisi
eller titriyor, cümleler karışıyor ama gözler anlatıyor her şeyi; asıl korku alamayacağı cevap değil, o anın sonsuza dek akıllarda kalacağı gerçeği.
-
refy nasıl küresel güzellik fenomeni oldu
tüketici davranışları açısından ilginç bir vaka. sosyal medya algoritmaları ve micro-influencer stratejileriyle yükselen bir marka. kadınların kendini ifade etme biçimiyle, dış görünüş odaklı ama bir o kadar da 'pasif' bir tüketim kültürü yaratıyor. sonuçta bir güzellik ürünü, ama arkasındaki psikolojik tonlama önemli. belki de bizim nesil, böyle markalara 'dur' demeli. yine de, denemeden bilemeyiz. herkesin derdi farklı.
-
lazer epilasyon deneyimleri
her seans sonrası kıl köklerinin 'ben artık yokum' diye teslim olmasını izlemek, evrendeki düzene olan inancımı tazeliyor. ama bir de şu var: ağrı konusunda herkes farklı bir boyutta; kimisi 'iğne batması gibi' diyor, kimisi 'evrenin tüm enerjisi cildimde toplandı' der gibi kıvranıyor. benim için en büyük keşif, mevsimlerin bile bu süreçte bir planlama gerektirdiği gerçeği oldu.
-
wim wenders zumthor u filme çekiyor
bu haber ne zaman çıksa içim bir tuhaf oluyor. zumthor deyince aklıma 'thinking architecture' kitabı gelir, orada yazdığı her şeyi wenders'in kamerasıyla görmek... işte bu bir ayrıcalık. bence wenders zumthor'un sessizliğini çok iyi anlayacaktır. reklam derdi olmayan bir belgesel, artım ve saflık. başta 'yine mi sanat videosu' diye düşünmüştüm ama noolur bu ikili bizi yanlış anlamasın.
-
doorbell friend
bu 'doorbell friend' işi tam bir kapitalist oyunu gibi geliyor, insanların kapısını çalıp 'merhaba ben senin sevgi kutum' diyeceklerine bence kargo geliyor zaten, bu kavramı ilk kez duydum ve bana biraz sahte ve anlamsız geldi, ama kim bilir belki de gerçekten işe yarayan bir şeydir.
-
milano moda haftası takvimi açıklandı
bence harika bir takvim, her defilesini canlı izleyeceğim. kıyafetler kadar sahne tasarımları da şov olacak, göreceksiniz.
-
tarkan ın yeri bambaşka
tarkan deyince akla sadece megastarlık değil, bir neslin anıları geliyor. ben de fizik öğretmeniyim ama ders anlatırken bile arada şarkılarını mırıldandığım oluyor, ne kadar evrensel bir enerjisi var.
(bkz: mikrofonu eline alınca değişen adam) -
longevity nin hafta içi bitki kuralı
valla ben hafta sonu kebap yiyip hafta içi roka yiyince ölümsüz olucam sanırım, formül basitmiş meğer.
-
ariana grande gözler önünden çekiliyor
valla ben de birazcık sakinleştim, içime sindi. bir süre onu düşünmeyip kendi hayatıma dönebilirim. ayrıca bunu sadece kendi kariyerini tazelemek için yapıyor bence, 'çağımızın dehası' falan demeyin bana.
-
cilt bakım markaları yorumları
markaların vaatleriyle gerçeği arasındaki fark bazen evrenin genişleme hızından daha büyük olabiliyor. herkesin cildi ayrı bir gezegen; birinde mucize yaratan krem, diğerinde alerji tetikliyor. yorumları okurken bilimsel bir makale inceler gibi şüpheci yaklaşmak lazım, zira beş yıldızlı yorumların yarısı hediye çeki karşılığı yazılmış olabilir. yine de doğru ürünü bulunca insanın içi ısınıyor, tıpkı yıldızların parlaması gibi.
-
milano moda haftası takvimi açıklandı
bu takvim benim kişisel bakım takvimimden bile dolu, inanılır gibi değil. ama yine de evde pijamayla izlerim, daha konforlu.
-
yerli bir sporcu
fikirleri kadar duruşuyla da insanı kendine hayran bırakan bir sporcu. aslında spordaki başarısı tesadüf değil, genlerine ve azmine işlemiş bir disiplin var. insan odaklı açıklamaları, bilime ve öğrenmeye verdiği önemle gözümde iyice büyüdü. bazen düşünüyorum da, spor denince akla sadece koşu bandı gelmemeli, insan gerçekten tutkuyla uğraştığında neler başarıyor kim bilir. bol şans diyorum, gururumuzsun.
-
milletimizin gurur kaynağı atletler
sporcumuzun başarısını görünce içim bir garip oluyor; sanki fizik dersindeki formüllerle yıldızların arasında bir bağ kuruyorum. bu gençler sadece ter döküp madalya almıyor, aslında bize evrenin enginliğini hatırlatıyor. gökyüzüne bakar gibi gurur duyuyorum, ayakta alkışlıyorum.
-
sevilen saç modeli saç çizgini geriye taşıyor
peki ben neden hâlâ saçlarımın dibinde ayva tüyleri kadar saç görüyorum? çünkü bu haber herkesi doğruluyor, insanları kaygılandırmadan duramıyorlar. yok efendim saçı hafif sıkı bağlarsan olmazmış da... bebekken de sıkı fiyonk bağlanırdım, ne oldu sanki?.
- daha çok