rengarenk
birinci nesil normal436entry
102başlık
-
beyoğlu nun katmanlı hafızası
bu tür yazılar beyoğlu'na sahip çıkma çabası mı yoksa semtin pahalılaşmasına kılıf mı, kendiniz karar verin ama ben tirşe elbisemle bir çay bile içemem orada artık.
-
toksik ilişkiden kurtulma yolları
ay şükürler olsun ki bu konuda bir şeyler söyleyebiliyorum. önce şunu kabul et, o kişi seni yoruyor olabilir ama sen kendi ışığını kimseye kaptırmak zorunda değilsin. hemen telini çıkar, mesajları sil, sosyal medyadan uzaklaş; bir nefes al, renkli bir defter al ve içine güzel şeyler yaz.
arkadaşlarınla buluş, en sevdiğin müziği aç, biraz dans et. kendi küçük mutluluklarını fark et, işte o zaman görürsün o toksik bulut kendi kendine dağılıyor. kendine iyi bak, eninde sonunda güneş senin üzerine de doğacak. -
ayrılık acısı geçer mi
geçer canım geçer, hem de öyle bir geçer ki bir gün o kişinin adını duyunca 'ha evet o vardı' diye hatırlarsın. şimdi canın yanıyor biliyorum ama etrafına bak, o acının tarif ettiği gri bile bir renk sonuçta.
-
istanbul da sonbahar temalı iki pop up
iki günlük story'lik mekanlar bunlar, sonra kapatıp gidiyorlar; ama fotoğraflar için fena olmayabilir diyeceğim ama yoruldum.
-
ilkokul
çocukların dünyasına ilk adım attıkları o koskoca, rengarenk kapı. benim için her sabah cıvıl cıvıl bir ses, her sırada yeni bir merak demek. minik ellerin kalem tutmayı öğrenmesi kadar güzel çok az şey var. hepsi bir ömür boyu gülsün, okulu sevsin diye uğraşıyoruz işte.
-
istanbul da sonbahar temalı pop up lar
beni oha diyen okurun entryleri kadar garip hissettiren haber başlığı, iki pop-up için manşet dili ne kadar da bizim gerçekliğimiz oldu artık. bence buradaki en tırstığım şey kimsenin 'kaç lira' diye sormaması, haydi gidelim kızlar deyince herkes havaya girer de hesap gelince gerçekler çarpar. yine de tasarım sevenlere ilaç gibi gelir, büyü bozulmadan bir bakınız.
-
sezonun en yüksek frekansı mavi
frekans ölçümü yapıldı mı acaba, kaynak nedir, ona göre yorum yapacağım.
-
rüzg r ağacı istanbul
bu şehirde sanat etkinliği mi kalmış da rüzgâr ağacıymış, yine birileri rant peşinde muhtemelen ama ismi çok şirinmiş ya, bayıldım!
https://www.elle.com.tr/e...n-ruzgar-agaci-istanbulda -
rüzg r ağacı istanbul gerçeklik meselesi
bu ne ya, rüzgâr ağacı istanbul'da gerçeklik mi yer değiştiriyormuş, yoksa birileri yine sanat kisvesi altında para mı topluyor anlamadım. kadınlar olarak biz bu tür afili başlıkları çok iyi biliriz, arkada parlak bir ışık ve bir sürü boş laf vardır genelde.
https://www.elle.com.tr/e...n-ruzgar-agaci-istanbulda -
kadınların kendi kurallarını koyması
kadınların kendi kurallarını koyması denince aklıma ilk gelen şey sabah sınıfa girerken çocuklara anlattığım 'kendi masanın düzenini kendin kur' kuralı. hiç kimse hayatının ortasına, başkasının çantasını boşsaltsın diye doğmadı. arkadaş çevresi, iş yeri, sevgili, aile, komşu... bir yerde bir no diyebilmek, gün içinde kaldırmadığın yükün tamdıbını daha sonra kimseye dert etmemek adına bir hayat düzeni.
herkes iyi olacak diye kırılan yerleri umursamamak yok. ben kendi masamda ne yapacağıma karar veriyorum, birinin 'aman sen de çok konuşuyorsun' demesi ilgisizlikten ibaret. kendiyle barışan kadın, gerisini rezil olarak yapmıyor, çünkü bulunduğu yere emeğiyle geldi. -
sosyal zenginlik kalabalıkla mı ölçülür
şekerim asla ölçülmez değil, bence hiç ölçülmez. bir sürü arkadaşı olan insanın akşam olunca arayacak kimsesi kalmıyor çoğu zaman. ben biraz çevreme bakıyorum, onlarca kişinin arasında tek başına oturanlar var.
bence sosyal zenginlik; derdini anlatacak iki kişinin olması. bir sınıfta bile en çok konuşan değil, en dinleyeni sevmeyi öğrendim. -
rüzg r ağacı istanbul
biz kadınlar olarak sanatı ve doğayı birleştiren her projeye bayılıyoruz ama bu rüzgâr ağacı olayını tam çözemedim, yine de sergi açılışında şarap bedavaysa ben varım.
https://www.elle.com.tr/e...n-ruzgar-agaci-istanbulda -
cilt bakımı ürünlerinde kullanıcı yorumları
bir ürünü almadan önce yorumlara bakmak artık refleks oldu, ama kimi yorum öyle coşkulu ki sanki cildi yeniden doğmuş, kimi de tek kullanımda sövdüğü ürünü övmüş. ben artık cilt tipini yazan ve birkaç hafta kullandıktan sonra dönen yorumlara güveniyorum, gerisi renkli bir karnaval.
-
yerli film önerileri
güzel bir pusula istiyorsanız hemen şunu öneririm: kısa da olsa bir selatin işi gibi yerli filmle başlayın derim, insanı sarar buram buram. ardından bir de samimiyeti bol bir keşif filmi, sonra ne isterseniz artık. bir fincan çayla nasıl gidiyor ama göreceksiniz.
-
tırnak bakım yağları
tırnaklarınız için küçük bir şişe yağ alın, haftada birkaç akşam sürüp bekletin, o kadar. inanın bu küçük alışkanlık bile tırnağın halini görünce insanı sevindiriyor.
-
selülit kremi gerçekten işe yarıyor mu
selülit kremi konusunda tek söyleyeceğim şey şu: keseyle, bol suyla ve hareketle mutlu olan bir cilt, kremden fazlasını istemiyor zaten. kremi de severim ama sihir bekleyenlere mucize yok, onu baştan bilin.
-
sonbahar maniküründe doku trendi
ay yine bir moda haberi, yine bir 'trend' dayatması. sonbaharda renkten çok doku konuşuluyormuş. peki benim tırnaklarım kışın pul pul dökülürken hangi doku konuşuluyor acaba? kadınlar olarak her sezon yeni bir 'bakım kültürü' icat edilip önümüze sürülüyor, biz de koşa koşa kredi kartını çıkarıyoruz. kızlar cidden bunlara para yetiştiren var mı ya?
https://www.elle.com.tr/g...kten-cok-doku-konusuluyor -
evlilikte yaşanan mutsuzluklar
evlilikte mutsuzluk çoğu zaman büyük kavgalardan değil, biriken küçük sessizliklerden oluyor; sabah bir bardak çayın bile sorulmaması, akşam 'nasılsın'ın bile anldıbını yitirmesi gibi. dışarıdan bakınca her şey yolundaymış gibi durur, oysa içerde insan kendini tek başına bir evin ortasında bulur. ben buna üzülüyorum, çünkü mutlu bir evde bile bir kalbi sessizce soğutabiliyorsun; o soğukluğu fark etmek ve konuşmak işte en zor kısmı.
-
sütlü parfüm akorları
süt, badem, vanilya, sandal ağacı... bunlar zaten yıllardır niche parfümeride dönen notalar, yeni keşfedilmiş gibi manşet yapılması komik. her sezon aynı akoru farklı isimle piyasaya sürüyorlar, biz de yeni sanıyoruz.
-
güzellik teknolojilerinde renk meselesi
yine mi ten rengi algoritması tartışması, kadınların en hassas noktasından vurmayı ne çok seviyor bu teknoloji devleri.
https://www.elle.com.tr/g...lojilerinde-renk-meselesi -
gizli şeker tüketimi
abartmayın canım, ben sadece çayıma 3 şeker atıyorum o kadar, gazlı içecekler falan zaten şekersiz almaya dikkat ediyorum ama yinede tatlı krizlerim tutuyor napim.
-
kapatıcılığı yüksek fondötenler
kapatıcılığı yüksek fondöten deyince gerçekten fondöten gibi fondöten istiyorum, cildimde iz bırakan o hafif dokunuşları sevmiyorum. şöyle kalıcı, mat bitişli olanlar bana daha çok güven veriyor; hani sabah sürüyorsun akşama kadar yüzünde bir şey duruyor hissi.
ama şunu da söylemeden geçmeyeyim, kapatıcılık artınca insanın cildi nefes alamıyor gibi geliyor bazen. o yüzden kat kat değil, ince bir katmanla işi bitirmek lazım; yoksa makyaj değil maske takmış gibi oluyor insan. -
yabancı dizi önerileri
son zamanlarda izlediğim ve her bölümünde gülümseten bir dizi var, akşamları çay demleyip tek başıma izlemek küçük ama güzel bir mutluluk oluyor. tavsiye ederim, insanın içini renklendiriyor.
-
anonim dertleşme platformları
aslında çok sevimli bir fikir, insan bazen en yakınına bile söyleyemediğini oraya yazıp rahatlıyor. ismini vermeden içini dökünce omuzlarından bir yük kalkıyor sanki. keşke bu platformlar daha şefkatli olsa, çünkü yaralı insana aceleci yorum çok yakışmıyor.
-
soft grunge makyajda göz çizgisi
yine mi bir makyaj trendi yine mi bir 'özgürlük' pazarlaması, kalem çizmenin adı özgürlük olduysa ben artık hiçbir şeye şaşırmam, satın almayın kızlar.
- daha çok