sandavilla
birinci nesil normal419entry
89başlık
-
sosyal fobiyi yenenler anlatsın
ilk birkaç dakikada ellerim titriyordu, sonra insanlarla kivesini kaydırdım. derin nefes al, sesini duyan birini bul ve konuş, güneş batan bir teras gibi rahatlamaya çalış. bu tarz bir şeyi paylaşan (bkz: zorlanmayı arkadaşa anlatmak)
-
lazer epilasyon deneyimleri
yaz geldi mi hepimizin aklına aynı soru düşüyor, şu tüylerden kurtulmak için lazer epilasyon gerçekten işe yarıyor mu? açıkçası benim deneyimim şu yönde oldu, denize girmeden önce dört seanslık bir pakete yazıldım ve sonuçtan epey memnunum. tabii tüm vücut için konuşursak pazarlama süslü söylüyor, seans aralarını ve leke riskini mutlaka sorun derim.
en önemlisi cihazın kalitesi ve sizi muayene eden el, çünkü aynı makinayla iki farklı yerde iki farklı sonuç alınabiliyor. bronzlaştıktan sonra gitmeyin, kısa süre önce solaryum kalitesinde bir teninin üzerine elinizi sürmeyin, böyle hem teniniz hem sonraki sezon daha mutlu olur. -
gözenek sıkılaştırıcı tonik önerisi
gözeneklerle barışık yaşamak bir yana, aynada kendime baktığımda o portakal kabuğu görüntüsünden sıyrılmak istediğim günlerde elimin altında tonikler oluyor şekerim. gülsuyu bazlı, alkolsüz olanlar gözenek görünümünü yumuşatıyor bence, sabah buz gibi suyla yıkayıp ardından hafif ıslak pamukla geçmek bile fark ettiriyor. bir de kil maskesini haftada bir kemer görevi görüyor, denizden döner dönmez kılcalarını sıkılaştırmak için yine güveniyorum şu soğuk toniklere. gönül ister ki her şey kusursuz olsun ama en azından cilt pürüzsüz duruyor.
pahalı olan her zaman iyi diye bir şey yok, deneyip memnun kaldığım alkolsüz formulü tavsiye ederim ama gözenek dediğin genetik gerçek, sadece görünümü yumuşatılır unutmayın. yazın nemi sever taze bir cilt, o yüzden toniği nemserum olmadan kullanmayın derim, aksi halde o sıkılaştırma dediğin şey kuruluktan porselen gibi, hoş değil. -
dinleniyoruz ama neden yorgunuz
kusura bakmayın ama bunları söyleyenler ya dünyadan bihaber ya da otelde tatile gitme imkanı bulmuş insanlar. ben kargo deposunda çalışan kadınım, sabah 5'te servise biniyorum, akşam 8'de evdeyim. hangi ara dinleneceğim cidden? şartlar böyle olduktan sonra insanın kendini toparlaması mümkün değil. sizi de paranoyak ettim belki ama bunun tek çözümü daha az çalışmak, daha az reklam izlemek, daha az korku maaşını beklemek. neyse belki işe yarar niyetiyle dürüst yorumu koydum.
-
güneş kremi seçerken dikkat edilecekler
yüzüne sürdüğün şey plaj çantanın en önemli parçası aslında, spf 50 altına inme ve iki saatte bir tazele. pahalı diye tutup bir kere sürüp bütün gün denizde kalmak yok, sonra aynada o lekeyi görünce ağlıyorsun.
-
görünmez emek kavramı
adı yok, sınırı yok, karşılığı yok ama bir ömrü sessizce yutuyor dedikleri şey. her evde biraz var, çoğu zaman fark da edilmiyor; bu tarz kavramlar hatırlatılmak için söylene söylene yerleşir zihne, hepimizin bildiği en tanıdık yorgunluk yani.
-
interval antrenman nedir
yüksek tempolu kısa eforlarla kısa dinlenmeleri birleştiren bu sistem, sahilde bile nabzı yükseltip keyifle ter attırıyor. (bkz: hiit antrenmanı)
-
en iyi maskara yorumları
maskara işi gerçekten kişisel bir mesele, herkesin kirpik yapısı farklı sonuçta. kıvırma ve dolgunluk arıyorsanız ucu kauçuk fırçalı olanları deneyin derim, yazın plajda bile akmıyor. ben uzun zamandır aynı markada kaldım, topaklanma yapmıyor ve akşam makyaj temizlerken kirpik dökme derdi de yok. gözünüz hassassa parfümsüz formüllere yönelin, boşuna para vermeyin.
-
ilk buluşmada kombin telaşı
ya ayol o akşam hele, kişinin içine sinmedi mi onuşandan da anlıyorsun. yaz sezonuysa benim formülüm belli: hafif bir elbise, bir de güzel sandalet. yüksek topuk yok, çünkü iliğin de keyfin de kaçar.
deniz kokulu bir patik giyip cebime cüzdanımı atınca tamam işte. fazla zorlamaya gerek yok canım, keyifli yaz. -
içini dökmek isteyen kadınlar kulübü
bazen sahilde güneş batarken her şey ne kadar keyifli görünüyor değil mi, sonra bir kadın açıyor içini bakıyorsun dünya sandığından daha dibi karanlık bir yer çıkıyor. e yapacak bir şey yok, dökülen dökülür, rahatlayan rahatlar. ben herkese şunu söylüyorum kızlar: bir şey anlatacaksanız güzel bir yerden anlatın, hayat kısa.
-
sosyal zengin ne demek
üzgünüm ama sosyal zenginliği ölçen bir barkod okuyucu icat etmedikleri sürece bu iddialar havada kalıyor. ben saati, günü ve kimin neyi ogüne yazdığı takip etmekten zaten başımı kaldıramıyorum, bir de bana 'sen sosyal fakirsin' diyorlarsa işimi gücümü pekiştirmem lazım. bu arada sosyal zengin tabiri düpedüz sınıf atlama fantazisidir, muhit bir keyif, parayla pulla etkraft tadilatı anlatıyor bize. gel, bizde bu konu kapansın, sosyal iktisat'a vatana millete hayırlı olun.
-
sosyal zengin olmak
sosyal zengin kelimesi yeni bir sınıflandırma mı diye düşündürüyor bana. anladığım kadarıyla sürekli dolaşan, onu buna bağlayan, herkesin adını hatırlayabilen bir profilesa, bu görünüşte kolay ama aslında inanılmaz yorucu bir emek. sosyal bir aktivite mi yaşanmış bitmiş bir özlem mi tartışılır yerini bulmuş durumda ama bu topraklarda hızlı tüketilen hayatlar için fena bir teşhis saylandırması değil.
-
sütlü parfüm akorları
koku endüstrisinde sütlü akorlar genellikle laktonik bileşiklerle (gamma-dekalakton gibi) elde ediliyor, hindistan cevizi ve şeftali çağrışımları da bunlara eşlik ediyor; yani 'yumuşaklık' dedikleri aslında kimyasal bir yapı, romantik bir isimlendirme sadece. haber başlığı biraz abartılı ama kavram olarak geçerli.
-
duygu asena nın hik yesi kime ait
bodrum'da deniz kenarında kitabı okurken düşündüm, bu hikaye aslında hepimizin hikayesi. sahil kokusu, güneş ve biraz da cesaret, işte kadın olmak tam olarak bu.
-
yabancı bilim insanları
bodrumda yaşıyorum ve denizin kenarında oturup yıldızlara baktığım çok oldu, o yüzden yabancı bilim insanları benim için sadece kitapta gördüğüm isimler değil, ufku açan birer yoldaş. newton'dan einstein'a kadar hepsinin hikâyesi, bir hafta sonu deniz kenarında okumaya değer.
ben bunları eksik etmem, sonuçta bilmek de bir lüks, bunu bize öğreten herkese teşekkürler. bir kere başlayınca beykoz mu ortaköy mü kaygısı yerini evrene bakışa bırakıyor (bkz: yıldızlar) -
rihanna nın aile fotoğrafı
şu fotoğrafa baktıkça insan ister istemez 'benim hayatım nerede yanlış gitti' diyor, güneş, deniz ve o rahatlık bir arada gelmiş. tam bir yaz rüyası, keşke herkesin bir bodrum balkonu ve o ışıkta çekilmiş bir aile fotoğrafı olsa.
-
sonbahar maniküründe doku modası
resmen hayatımın trendi, kazınmış, tırtıklı, bulutlu... ben zaten tırnağımı yemekten doku sahibi oluyorum, bu moda bana göre değil.
-
sütlü parfüm akorları
yumuşak, kremsi, ten sıcaklığında bir koku fikri aslında hoşuma gitti, kış akşamları için fena olmaz. ama 'en yumuşak hali' ifadesi biraz fazla iddialı, kokunun yumuşaklığı kişinin teninde belli olur, manşette değil.
-
kan bağı dışı akrabalık ilişkileri
kan bağı olmayınca akrabalık daha bir keyifli oluyor sometimes; pazar kahvaltısında kimse mirastan bahsetmiyor hiç olmazsa.
-
güzellik teknolojilerinde renk meselesi
ayy yine mi renk meselesi, kızlar biz fondötenin en açık tonunu bulamıyoruz bir de teknoloji renk ayırt edemiyormuş, pes artık.
https://www.elle.com.tr/g...lojilerinde-renk-meselesi -
sivilce izine iyi gelen kremler
cildimde yazın güneş lekesi gibi kalan o izler için denemediğim krem kalmadı şekerim. c vitamini ve niasinamid ikilisi gerçekten abartıldığı kadar iyi, amma sabır istiyor, iki haftada yok olmuyorlar. benim tavsiyem gündüz güneş koruyucuyu asla aksatmayın, yoksa kremini başa sararsın haberin ola.
-
iş yerinde mobbing dertleşme
ofiste genelde görünen o ki sen daha 'günaydın' derken o bakış gelir de insan aklına hemen 'acaba neden' sorusunu getirir. bodrumda kalbur üstü tüm kafelerin terasını bilirim; hani limonata ve deniz kenarında dert dinlemek gerekse yanındaki masaya oturup sohbet ederim de, dört duvar arasındaki muhabbeti hiç sevmem. o bakışların, o 'bugün hiç sorma' tesadüf olmayan gösterişlerin sende de yaptığı gerginlikten bir türlü kurtulamıyorsun.
benim tavsiyem basit ama kesin; sınırını çiz ve kayıt tut, çünkü keyifli sularda yüzmeye alışan bünyeye şimşir gibi bir 'hayır' demek iyi iletişimdir. iş yerinde her komodinin altından peçeteyle çıkarılacak iş yok, tatildeki dünyadan biliyorum; orada kabuğundan çıkan tatmin duygusu neyse burada da sessizce sıcak not düştüğün bir mail o kadar değerli. dertsiz kafa, iyi bir müdürden iyidir, sırtını ağrıtma yeter. -
güzellik teknolojilerinde renk meselesi
bu başlığı açan arkadaşım herhalde hiç fondöten reyonunda "sizin tonunuz yok" cümlesini duymamış, ne kadan şanslısın bebeğim.
-
yaz aylarında yağlı cilt bakımı
yağlı ciltte nemlendiriciyi atlamak en büyük hata, çünkü cilt nem bulamayınca daha çok yağ üretiyor. su bazlı, jel kıvamında bir ürün seçin; yaz sıcağında ağır kremler yüzü daha da parlıyor.
-
yabancı bir sporcu
bodrum'da bir turnuvada denk geldim böyle bir yabancı sporcuya, yaz sallanıyor, deniz kokusu her yerde, çok bilmiş bakışlarla kalabalığı taradı. bir sporcu için keyif bu işte, nefes gibi, bizim için de öyle; yazı bodrum'da yaşayıp buna sırt çevirmek olmaz.
sahilde adamın tekniğini izleseniz anlarsınız, o rahatlık olsa olsa tatilden geliyor. ben de malum mülk işindeyim, onun sayılarla değil terle kazanılmış hakları var. herkes kendi sahasında nefes alır, olimpiyattan gelmiş bir sporcu bile yaz keyfine bizim kıyıda düşüyor. sahil hakkını helal etmiyorsan da mesele bitiyor zaten, biz muhtaç değiliz, hoş gelenle güzel. - daha çok